Herkes Nerede? Uzaylılar ve Fermi Paradoksu

Herkes-nerede-uzaylilar-ve-fermi-paradoksuDünya dışı zeki uygarlıklar varsa neden gelip bizi ziyaret etmiyor veya uzaktan merhaba demiyorlar? Buna Fermi Paradoksu diyoruz. Oxford Üniversitesi bünyesindeki İnsanlığın Geleceği Enstitüsü, ünlü Drake denklemini kullanarak uzayda zeki yaşam olasılığını yeniden hesapladı. Öyleyse herkes nerede?

Fermi paradoksu ve TV yayınları

Fizikçi Enrico Fermi, 60 yıl önce “Herkes nerede?” diye sordu ve bunun net cevabını bulamayınca Fermi Paradoksu doğdu; çünkü uzaylılar varsa onları çoktan bulmuş olmamız gerekiyordu. Bunun sebebi ise TV ve radyo yayınları:

Sonuçta insanlar 1936’dan beri televizyon izliyor, TV yayınları radyo sinyalleriyle iletiliyor ve bu sinyaller uzaya yayılıyor. Öyle ki insan uygarlığı, TV yayınları başladığından bu yana 82 ışık yılı çapında bir küre içerisinde varlığını duyurdu, olası uzaylılara “Hey biz insanız ve Dünya’da yaşıyoruz!” dedi.

Buna ek olarak 120 yıldır radyo yayını yapıyoruz ve radyo yayını sinyalleri de 120 ışık yılı çapındaki bir küreye yayılmış bulunuyor. Üstelik buruşuk galaksi yazısında anlattığım gibi, Samanyolu sandığımızdan iki kat büyük çıktı ve güncel tahminlere göre Dünya benzeri 40 milyar gezegen içeriyor.

İşte bu yüzden uzaylılar varsa onları çoktan bulmuş olmamız gerekiyordu. Hayata elverişli 40 milyar gezegende yüzlerce dünya dışı uygarlık ortaya çıkmış ve bize radyo sinyalleri göndermiş olmalıydı.

İlgili yazı: Uzay Milleti Asgardia Kuruldu ve Başkanını Seçti

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Samanyolu Galaksisi’nde dünya dışı zeka var mı?

 

Fermi paradoksu budur

Gerçekten de radyo sinyalleri varken dünya dışı uygarlıklar bulmak için onlara gitmemize gerek yok. Onların da ışıktan hızlı yolculuğu keşfederek yüzlerce ışık yılı uzaktan gelip bizi ziyaret etmesine gerek yok. Basit TV yayınları yaparak uzaya rastgele radyo sinyalleri göndermeleri yeterli.

Bunun için Dünya’yı hedeflemeleri de gerekmiyor. Radyo dalgaları uzaya 360 derece yayılıyor ve yoluna çıkan bütün gezegenlere ulaşıyor. Doğrusu Fermi Paradoksu uzaylılar neden yok sorusunu yanıtlamamızı oldukça zorlaştırıyor. 🙂

Elbette uzaylıların bugüne dek hiçbir sinyal göndermemiş olmasını başka şekillerde açıklamak mümkün. Örneğin, uzaylılar kendi aralarında radyo sinyalleriyle iletişim kurmadıkları için bize radyo yayınlarıyla yanıt vermiyorlar diyebilirsiniz. Ben de bunu Harvard uzaylılar radyo sinyalleri gönderiyor dedi yazısında anlattım.

Ancak, sinyallerimiz onlara ulaşıyor ve bize cevap vermek istiyorlarsa kesinlikle anlayacağımız dilden radyo sinyalleri göndereceklerdir. Siz de buna karşılık, uzaylılar bizim farkımızda değil ve evrene başka türlü sinyaller gönderiyorlar diyebilirsiniz. Kısacası biz ilkel insanların bu sinyalleri fark edemediğini söylersiniz ve tartışma sürer:

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Fermi Paradoksu: Uzayda büyük olasılıkla hayat olmalı. Peki uzaylılar nerede? Neden Dünya’ya gelmiyor veya uzaktan merhaba demiyorlar?

 

Bu hikaye bitmez

İşte Oxford Üniversitesi araştırmacıları da topun bu iki kamp arasında, yani uzaylılar var diyenlerle yok diyenler arasında gidip gelmesinden sıkıldılar. Böylece Oxford bünyesindeki İnsanlığın Geleceği Enstitüsü (FHI) üyeleri, ünlü Drake denklemini kullanarak uzayda yaşam olasılığını tekrar hesaplamaya karar verdiler ve herkes nerede sorusunu yeniden sordular.

Araştırmacılar derken tam bir rüya ekipten söz ediyoruz: 20 yıldır dünya dışı uygarlıklar konusunda araştırma yapan Anders Sanberg, nanoteknoloji terimini ilk kez kullanan Eric Drexler ve yine Oxford’dan ünlü ahlak filozofu Tod Ord bu işe el attılar. Öyleyse biz de uzaylı aramaya Samanyolu Galaksisi’nden başlayalım.

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Dünya dışı zeka (ETI)

Enrico Fermi 1950 yılında Fermi Paradoksu’nu ortaya attığı zaman, Samanyolu’nda 400 milyar yıldız ve evrende 70 milyar trilyon yıldız olduğunu hesaplamıştı. Zeki yaşam dünya dışında çok nadir olsa bile, galakside bu kadar çok yıldız varsa uzaylıların bize çoktan merhaba demiş olması gerekir dedi.

O günden beri çok şey değişti: Örneğin biyolog Nick Lane Yaşam Neden Var adlı kitabında, uzayda en azından bakteri düzeyinde hayatın çok yaygın olduğunu belirtti. Samanyolu’nda Dünya benzeri 40 milyar gezegen ve yaşama elverişli 1 trilyon uydu var dedi.

Astrofizikçiler de 90 milyar ışık yılı çapındaki gözlemlenebilir evrende 2 trilyon büyük galaksi ve irili ufaklı en az 10 trilyon galaksi olduğunu hesapladılar. Galaksi başına 40 milyar Dünya benzeri gezegen olduğundan yola çıkarsak bu da evrende 8 milyar trilyon yaşama elverişli gezegen olabileceğini gösteriyor.

Öyleyse nerede bu uzaylılar?

Mesele dünya dışı zeka (ETI) olup olmadığı değil. Mesele zeki yaşamın uzayda ne kadar yaygın olduğu: Mesela Samanyolu’nda şu anda kaç dünya dışı uygarlık var? Peki çağdaşımız olan bu uygarlıklar bizden ne kadar uzakta? En az 2000 ışık yılı uzaktaysalar ve ışıktan hızlı yolculuk mümkün değilse bu süre zarfında ne bizim radyo sinyallerimiz onlara ulaşabilir ne de onların sinyalleri bize erişebilir.

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Büyütmek için tıklayın.

 

Drake denklemi nasıl çalışıyor?

Samanyolu’nda dünya dışı zeka bulma olasılığını hesaplamaya yarayan Drake denklemini adı üstünde, gökbilimci Frank Drake 1960’larda geliştirdi: N = R* x fp x ne x fl x fi x fc x L.

Öyleyse Drake denklemini çözelim. Denklemdeki harfler ve parametrelerin ne anlama geldiğini gösterelim. (N) galaksimizde var olan ve iletişim kurabileceğimiz uygarlıkların sayısı ve bu sayıyı aşağıdaki parametreleri birbiriyle çarparak buluyoruz:

  • Galaksimizdeki ortalama yıldız oluşum hızı (R*),
  • Gezegenleri olan yıldız sayısı (fp),
  • Yaşama elverişli gezegen sayısı (ne),
  • Yaşam geliştirecek gezegenlerin sayısı (fl),
  • Zeki yaşam geliştirecek gezegenlerin sayısı (fi),
  • Bilgi-iletişim teknolojileri geliştirecek uygarlık sayısı (fc),
  • Ve bu uygarlıkların uzaya sinyal göndermeye başlaması için geçmesi gereken süre (L)

İlgili yazı: 18 Ayda Nasıl 24 Kilo Verdim?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Enrico Fermi, kendi adıyla anılan Fermi Paradoksu’nu geliştirdi.

 

Kaç çıktı?

Drake denklemine göre, Samanyolu’nda önümüzdeki 1000 yıl içinde iletişim kurabileceğimiz 20 ila 100 milyon dünya dışı uygarlık olmalı! Çılgınca bir tahmin ve bu tahminde yazımızın sonunda değerlendirmek için aklınızda tutmanızı istediğim iki nokta var:

1) 20 ila 100 milyon o kadar büyük bir tahmin aralığı oluşturuyor ki buna tahmin diyemeyiz. Bu elimizdeki bilgiler denklemi çözmek için yetersiz demektir. Bir denklemde böyle keyfilik olmaz. 2) Samanyolu’nda 100 milyon uygarlık varsa onların bizi çoktan bulmuş olması gerekiyordu; yani bu Fermi Paradoksu sayılmaz. Uzaylılar Taksim’e inmedi. Demek ki galaksimizde 100 milyon uygarlık yok.

İlgili yazı: Gerçek Adem: İlk insan ne zaman yaşadı?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Anders Sandberg, Fermi Paradoksu’nu çözmek için dünya dışı gelişmiş zeka sayısını bulmakta kullanılan Drake denklemini yeniden çözdü.

 

Elebaşı Sandberg

Anders Sanberg bu belirsizliği çözmek için meslektaşlarıyla birlikte Drake denklemini yeniden ele aldı. Aslında Oxford’da transhümanizm ve ölümsüzlük için beyin simülasyonları alanlarında çalışan Sandberg yıllardır bu konuyu araştırıyor. 2017 senesinde de uzayda hayatla ilgili olarak Ölüm Uykusu Değil Ama Ezeli Uyku: Fermi Paradoksu’nu Çözmek İçin Yaz Uykusu Varsayımı başlıklı bir makale yayınladı.

Doğrusu bilim insanlarının daha kısa ve net başlıklar kullanması gerektiğini düşünüyorum. Ancak, bu esprili ve şiirsel ifadenin de çok net bir açılımı var: Sanberg diyor ki uzaylılar var, ama bir anlamda uykuya yatmışlar.

Buna göre uzaylılar evrene yayılmaya uygun ekonomik ve teknolojik şartların oluşmasını bekliyorlar; yani ışıktan hızlı yolculuk eden uzay gemileri, cesaretleri ve paraları yok! Bu yüzden Dünya’ya gelip merhaba demiyor veya uzaktan selam göndermiyorlar. Maddi imkanlarının ve teknolojinin yetersiz olmasını anladık da cesaret ne anlama geliyor peki?

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

2001: Bir Uzay Efsanesi filmine göre, insan türünün zeki olmasının sebebi, uzaylıların yolladığı bir robot sondanın ilkel kuyruksuz maymunların beynini geliştiren sinyaller yollamış olması. Buna göre evrende gelişmiş zeka çok nadir. Ancak, nadir uzaylılar evreni gelişmiş zekayla tohumluyor.

 

Stephen Hawking bizi uyardı

Cesaret kelimesi bu bağlamda uzaylıların sesini çıkarmaktan korktuğu anlamına geliyor: Biz insanlar ve galaksideki diğer uygarlıklardan çekindikleri için sinyal göndermiyorlar. Uzaylıların neden bizden korktuğunu ise asıl bizim uzaylılardan korkmamız gerektiğini söyleyen Stephen Hawking izah ediyor.

14 Mart 2018’de aramızdan ayrılan teorik fizikçi Hawking ve çılgın girişimci Elon Musk, bizi uzaylılar konusunda defalarca uyardı ve özetle dediler ki evrene sesimizi duyurursak işgalci uzaylıların dikkatini çekebiliriz. Uzaya zaten kontrolsüz radyo sinyalleri gönderiyoruz. Biz insanlar Kuzey Amerika yerlilerinin ülkesini işgal ettik. Madem öyle uzaylılar neden bizden farklı olsunlar?

Ancak, bu konuda en ciddi uyarıyı astrofizikçi Carl Sagan yapmış ve uzaya çanak antenle sinyal göndermenin tehlikeli olduğunu söylemişti: “Bu uygulama son derece aptalca ve çocukça. Garip ve belirsizliklerle dolu kozmosa adım atan biz en yeni çocukların uzun bir süre boyunca uzayı sakince dinlemesi ve anlamadığımız, hiç bilmediğimiz bir ormanda bağırmaya başlamadan önce, evren hakkında sabırla bilgi edinerek notlarımızı karşılaştırmamız gerekir.”

Peki uzaylıların bugüne dek ses etmemesini ekonomik, politik, etik ve teknolojik nedenlere bağlayabilir miyiz? Fermi Paradoksu’nun çözümü bu kadar basit mi? Uzaylılar bizimle konuşmak istemiyor mu? Yoksa bizi ilkel buldukları için kâle almıyorlar mı?

İlgili yazı: Europa ve Enceladus Okyanusları Hayata Elverişli

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Sandberg artık daha kötümser

Anders Sandberg ve meslektaşları son 1 yılda Drake denklemini yeniden çözdüklerinde maalesef sorunun cevabının o kadar kolay olmadığını anladılar. Makul bir tahminle bugün galakside insanlık seviyesinde olan en az 1000 uygarlık olmalı.

Buna bizden gelişmiş uygarlıkları eklersek sayı daha büyük çıkmalı. Kısacası sinyaller çoktan bize ulaşmış olmalı. Peki bütün bu uygarlıkların sesini çıkarmaya korktuğunu söylemek ne kadar mantıklı? Dünyada 1000 insanın aynı fikirde olduğu görülmemiş. Neden uzaylılar bu kadar kesin bir şekilde fikir birliği etmiş olun?

İlgi yazı: Füzyon Roketi için Helyum 3 Zaman Kristalleri

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu 

Büyük filtre

Anders Sandberg, Drake denkleminin yeni çözümüne geçmeden önce, Fermi Paradoksu’nu çözmek için bulduğumuz bütün bahaneleri tek tek çürütüyor:

  • Fermi Paradoksu’na cevaben evrende zeka nadir diyebiliriz; ama evren ve hatta galaksiler çok büyük. Bu yüzden hiç ses gelmiyorsa uzaylı zekası çok çok nadir olmalı.
  • Zeka uzun ömürlü değil ve dünya dışı uygarlıklar kendini nükleer savaşla veya Matrix filmindeki gibi kötü niyetli süper zeka geliştirerek yok ediyor da diyebiliriz. Ancak, büyük filtre denilen bu evrensel engele rağmen, içlerinden biri hayatta kalmayı başarsa bugüne kadar Dünya’ya ulaşmış olması gerekirdi.
  • Sonuçta ışık hızının yüzde 12’si ile giden füzyon roketlerini tasarlıyoruz ve uzaylıların da tasarlamaması için hiçbir neden yok. Dahası 200 milyon ışık yılı mesafede o kadar çok galaksi var ki buradaki uygarlıklar gelişmeleri için gereken 10 bin yılda bize sürüler halinde ulaşırdı. Hem de evrenin karanlık enerji yüzünden gittikçe hızlanarak genişliyor olmasına rağmen.
  • Uzaylıların aralarında anlaşıp toplu halde bizimle iletişim kurmamaya karar verdiğini söylemek de mantıksız. Bir kere bütün uzaylıların birbirine ulaştığını var sayamayız; çünkü bize de ulaşmış olmaları gerekirdi.
  • Susuyorlar, bizimle iletişime geçmiyorlar, teknolojik ermişe dönüşüp terk-i dünya ediyorlar diyebiliriz; ama trilyonlarca uzaylı nasıl aynı fikirde olabilir? Hepsi de susmaya veya ermeye nasıl karar verebilir? Sosyolojik açıdan bu çok iddialı bir önerme.
  • Biz insanlar daha şimdiden 3D printerlar geliştirdik. Öyle ki asteroitlere mikrop gibi bulaştıktan sonra 3D printerlarla kendini sürekli kopyalayarak 30 bin yıl içinde bütün galaksiye yayılacak robotlar üretecek teknolojiye sahibiz. Peki uzaylılar bunu yapamıyor mu? Fermi Paradoksu’nu çözmek için bütün bu sebeplerden daha ciddi açıklamalar bulmalıyız.

İlgili yazı: 5 Soruda Paralel Evrenler

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Gökyüzünü radyo teleskoplarla dinleyip uzaylı sinyalleri arıyoruz. Hatta uzaya merhaba sinyali göndermeliyiz diyenler var. Peki bu ne kadar güvenli?

 

Öyleyse Drake denklemi ne diyor?

Drake denkleminin en yeni çözümü, uzayda hayatın ne kadar yaygın olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok diyor; çünkü bunu hesaplamak için çok sayıda parametre belirlemeliyiz. Bunları belirlemek için elimizde yeterli bilimsel veri yok. Örneğin aşağıda sıralanan soruların yanıtını bilmiyoruz:

  • Hayat dünyada defalarca mı ortaya çıktı, yoksa sadece bir kez mi ortaya çıktı? Defalarca ortaya çıksa da günümüze köken organizmalardan sadece birinin evrim geçirmiş soyları kaldı.
  • Peki uzayda bakteri düzeyinde hayat yaygın mı? Dünya’da yaygın; ama insan gibi kompleks çokhücreli canlılara izin veren çekirdek zarlı (ökaryot) hücrelerin Dünya’da 4,5 milyar yılda sadece 1 kez ortaya çıktığını biliyoruz! Bu yüzden dünya dışı uygarlıklar da Sandberg’in dediği gibi çok çok nadir olabilir mi?

Kısacası bu konuda binlerce soru ve trilyonlarca kombinasyon çözmemiz lazım. Bunları yazmaya sayfalar yetmez ama aşağıdaki sorulara dikkatlice göz atın. Uzayda hayat konusundaki en basit soruların bile cevabını bilmediğimizi göreceksiniz.

İlgili yazı: Mobil İnternette Video İzleme Rehberi

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Çok fazla parametre var

  • Dünya benzeri gezegenler galakside ne kadar yaygın? Peki Dünya benzeri gezegen ne demek ve bunların içinde okyanusları olan silikat gezegenler, karbon gezegenlerden daha mı yaygın?
  • Bizimki gibi 8 gezegen içeren ve gezegenlerin Güneş’in ekvatoruna paralel dairesel yörüngelerde döndüğü güneş sistemleri ne kadar yaygın? Bu gezegenlerin kaçı yıldıza uygun uzaklıkta? Kaçı yaşama uygun kimya ve iklime sahip?
  • Kaçında atmosferi ve okyanusları temizleyen kıtaların kayması var ve kaç gezegende bu şartlar en az 1 milyar yıl daha sürecek? Kaç gezegenin ozon tabakası ve koruyucu manyetik alanı var? Kaçına Dünyamız kadar az göktaşı çarpıyor?
  • Peki kaç gezegenin yan yatarak hayata düşman iklim üretmesini önleyen uydumuz Ay gibi büyük kütleli bir çapa uydusu var? Kaçında ölçülü yükseklikte ve düzenli gelgit dalgaları görülüyor?
  • Kaç gezegende evrim uygun hızda ve çeşitlilikte sürüyor? Kaçında zeki uygarlıklar teknolojiyi geliştirene kadar soyunu sürdürmeyi başarıyor? Kaç uygarlık nükleer savaş, küresel ısınma, çevre kirliliği ve Matrix tarzı süper zekayla kendini yok etmekten kurtuluyor?
  • Güneş benzeri yıldızlar ne kadar yaygın? Kırmızı cüce yıldızların gerçekten kaçı hayata elverişli gezegenleri destekliyor? Galaksinin sarmal kollarında hayata elverişli kaç gezegen olabilir? Peki ya küresel yıldız kümelerinde? Galaksinin merkezinde, aylasında ve kenarında?
  • Nötron yıldızları, kara delikler, patlayan yıldızlar, radyoaktif gaz ve toz bulutları, galaktik jetler, gama ışını patlamaları gibi tehlikeler hayatın gelişimini ne kadar tehdit ediyor? Gezegenlerin kaçı hayatı zeki uygarlıklar doğuracak kadar uzun süre destekliyor (en az 4,5 milyar yıl)?

İlgili yazı: Dünyanın Derinliklerinde Yeraltı Okyanusu Bulundu

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Bu soruların yanıtını bilmeliyiz!

Bilmeliyiz, ama Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri keşfetmekte bile daha işin başındayız. Öyle ki bugüne kadar keşfettiğimiz 3000 öte gezegen Dünya benzeri gezegenlerin ne kadar yaygın olduğu hakkında bize fikir vermiyor. İstatistiksel olarak anlamlı bir numune seti oluşturmuyor.

Belki şaşkınlık verici bir durum ama haddimizi bilmemiz açısından önemli: Daha Güneş Sistemi’nde kaç gezegen olduğundan emin değiliz. Konstantin Batygin ve meslektaşları 9 gezegen olabilir diyor.

Bırakın öte gezegenlerde dünya dışı zeka aramayı, daha Güneş Sistemi’nde hayat aramaya doğru dürüst başlamadık. Örneğin Mars’ta, Jüpiter’in uydusu Europa, Satürn’ün uydusu Titan ve Enceladus’ta hayat olup olmadığını bilmiyoruz.

Bu yüzden Drake denklemindeki parametreleri neredeyse tümüyle kafadan atıyoruz! Mantıklı tahminler yürütmeye çalışırken zorlanıyoruz; çünkü her yeni bilimsel buluşla birlikte, Drake denkleminden çıkan dünya dışı zeka sayısı büyük değişiklikler gösteriyor.

İlgili yazı: Dünyanın En Büyük Radyo Teleskopu FAST

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

İstatistik zor bilimdir

Drake denklemini tahminlere dayalı parametrelerle çözmeye çalışmak, bizi galakside iletişim kurabileceğimiz uzaylılar olup olmadığı konusunda yanıltıyor.

İyimser tahminler yaparsak uzayda o kadar uzaylı çıkıyor ki nerede bunlar diye şaşırıp kalıyoruz (100 milyon uygarlık olabilir). Kötümser tahmin yaparsak galakside yalnız olduğumuz ortaya çıkıyor ve “Nasıl yani, hiç mi uzaylı yok?” diye üzülüyoruz.

Kısacası Drake denklemi bilimsel gerçeklere dayalı olmayan taraflı yorumlara karşı çok duyarlı bir denklem ve en iyi niyetli, en bilgili yorumlar bile tümüyle yanlış sonuçlar vermesine yol açabiliyor. Ancak, Anders Sandberg ve arkadaşları bütün bu zorlukları aşmak için bambaşka bir yöntem geliştirdiler ve Drake denklemini yeniden çözdüler.

İlgili yazı: Karanlık Enerji Evreni Nasıl Genişletiyor?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Nasıl bir sonuç çıktı?

Bu kez bilim insanları Samanyolu’nda bizimle iletişim kurabilecek kaç tane dünya dışı uygarlık var sorusu yerine, galaksimizde en az kaç ve en fazla kaç uygarlık olabilir sorusunu sordular.

Drake denklemine dahil edilmesi gereken soruların yanıtını bilmediğimiz için yeni tahminler de çok geniş istatistiksel hesaplamalar oldu; ama en azından, bize olası dünya dışı uygarlık sayısının sınırları hakkında fikir verdi:

İlgili yazı: Curiosity Mars’ta Organik Moleküller Buldu

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

İnsanlık yüzde 30 ihtimalle yalnız

Drake denkleminin en yeni çözümüne göre insanlar Samanyolu’nda yüzde 30 olasılıkla yapayalnızlar. Sandberg bu sonuca nasıl vardıklarını açıklıyor:

“Literatürdeki bütün mantıklı tahminleri aldık ve bunları denklem parametrelerine rastgele kombinasyonlarla ekledik. Örneğin, denklemdeki Dünya benzeri gezegen sayısını belki 100 kez hesapladık. Ardından çok parametreli denklemi binlerce kez çözerek bütün bu sonuçların istatistiki ortalamasını aldık. Buna rağmen uzayda yüzde 30 olasılıkla yalnız olduğumuzu gördük.”

Dahası Sandberg ve meslektaşları, dünya dışı uygarlık sayısını tahminlerle değil de güncel bilimsel verilere dayalı rastgele kombinasyonlarla hesapladıkları zaman, biz insanların galakside çok büyük olasılıkla yalnız olduğu sonucu çıktı.

İlgili yazı: Karanlık Madde Nedir ve Nerede Gizleniyor?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Kimse yok mu?

Aslında Drake denklemi galakside insanlardan başka kimse yok demiyor. Bunun yerine, dünya dışı uygarlıkların gerçekten ne kadar yaygın olduğunu hesaplayacak veriye sahip değiliz diyor.

Sonuçta uzaylılar varsa neden Taksim meydanına gelip bize merhaba demiyor veya en azından uzaktan selam söylemiyor sorusunun cevabını bilmiyoruz. Bu soruyu formüle eden Fermi Paradoksu’nun çözümü de başka bahara kalıyor.

Ancak, küçük de olsa bir yanıt bulmayı başardık ve şunu gördük: Elimizdeki bilimsel veriler ışığında insan uygarlığı büyük olasılıkla Samanyolu Galaksisi’nde var olan tek uygarlık. Ancak bardağa dolu tarafından bakmalıyız; çünkü bu sadece elimizdeki verilerin yetersiz olduğunu gösteriyor olabilir.

İlgili yazı: Gezegen Avcısı TESS Uzayda Hayat Arıyor

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Isaac Asimov haklı mı?

Daha doğrusu ünlü bilimkurgu yazarı Asimov uzaylılar hakkında hangi açıdan haklı olabilir? Bir yandan, Vakıf romanlarında söylediği gibi galaksideki yegane uygarlık olabiliriz. Diğer yandan, yaşadığımız evren gelişmiş bir süper bilgisayarın ürettiği özel bir simülasyon olabilir. Öyle ki galakside yalnız olmamızın sebebi bizzat süper zekanın tercihi olabilir:

Nitekim Asimov da insanların rastlantı eseri galakside yalnız olabileceğini kabul etmedi ve Sonsuzluğun Sonu adlı romanında, insanlığın zaman yolculuğunu keşfettiği uzak bir gelecekten söz etti. Buna göre insanlık zamanda geçmişe giderek geçmişi değiştirdi ve ortaya çıkan paralel evrenler içinde, bizlerin; yani atalarının Samanyolu’nda yalnız olduğu bir paralel evreni seçti.

Kozmik buyruk

Fermi Paradoksu çözümleri arasında buna kozmik buyruk teorisi diyoruz. Doğrusu kozmik buyruğa inanmıyorum, ama işimiz rastlantıya kaldıysa Asimov’la aynı fikirdeyim: İstatistiksel olarak galakside yalnız olmamız imkansız. Kaderimiz tesadüflere dayanıyorsa bir gün mutlaka dünya dışı zeka bulacağız.

İlgili yazı: Laboratuarda Mini Neandertal Beyni Üretiyorlar

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Ancak Sandberg’i de doğru anlayalım

Sonuç olarak uzayda uzaylı arayacaksak önce nereye nasıl bakacağımızı bilmemiz gerekiyor. Bakın Drake denklemini arkadaşlarıyla birlikte tekrar çözen Sandberg ne diyor?

Bizler galakside dünya dışı zeka arayan “SETI projesi nafile demiyoruz. Tersini söylüyoruz! Uzaylı olasılığını doğru hesaplamak için elimine etmemiz gereken çok büyük bir belirsizlik var. Önce verilerimizi netleştirmeliyiz. Yayınladığımız makalede bu belirsizliği gidermek için astrobiyoloji bilimini geliştirmemiz gerektiğini ve SETI projesini kullanmak zorunda olduğumuzu söylüyoruz.”

Gerçekten de Samanyolu Galaksisi’nde dünya dışı uygarlıklar olup olmadığını ancak gökyüzünü teleskoplarla araştırarak, Mars’ta hayat arayarak ve başka yıldızların çevresinde dönen yabancı dünyalara araştırma sondaları göndererek öğrenebiliriz.

İlgili yazı: Vücudunuzun Yarısı Başka Galaksiden Geliyor

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Mars’tan başlayalım

NASA’nın Mars’a gönderdiği Curiosity gezgini kızıl gezegende yaşama ait olabilecek izler buldu. Ancak, ne Curiosity ne de 2020’de Mars’a gönderilecek olan ardılı kızıl gezegende yaşam arayacak; çünkü bunun için yeterli donanıma sahip değiller. Dahası Mars’ta hayat olasılığı yüksek yerleri, örneğin kutup buzullarını bilerek ziyaret etmeyecekler.

Şimdi diyeceksiniz ki böyle saçma şey olur mu? NASA bizimle dalga mı geçiyor? Kesinlikle hayır. Bizler hiçbir sondayı mikroplardan tümüyle temizlemeyi başaramıyoruz. Bu çok pahalı bir işlem ve Curiosity benzeri robotlardaki bütün mikropları öldürmemiz mümkün değil.

Özetle NASA gerekli teknolojiyi geliştirmeden ve para bulmadan önce Güneş Sistemi’nde yaşam aramak istemiyor! Nitekim Curiosity 5 yıl önce Mars’a yanlışlıkla mikrop bulaştırdı. Neyse ki mikroplar Mars yüzeyinde çoğalamadan öldü. Peki ya çoğalıp her yere bulaşsaydı?

O zaman Mars’ta hayat varsa yerli bakterileri de öldüreceklerdi ve biz Mars’ta hayat bulsak bile; bu bakteriler orijinal mi, yoksa Dünya’dan gelen mikropların soyundan mı geliyor sorusunun cevabını asla bilemeyecektik.

İlgili yazı: 550 Gezegenli Kara Delik Güneş Sistemi

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

 

Sabırlı olalım

Kısacası sabırlı olmalıyız; ama Samanyolu’nda Dünya dışı zeka aramadan önce işe Güneş Sistemi’nden başlamamız gerekiyor. Mars dışında Jüpiter’in uydusu Europa, Satürn’ün uydusu Titan ve Enceladus’u araştırmalıyız. Nitekim NASA Europa’ya Europa Clipper uydusunu göndermeyi planlıyor. Titan’ın sıvı metan göllerinin diplerini ise nükleer denizaltıyla araştıracak.

Özetle Güneş Sistemi’nde hayat aramak, dünya dışı zeka olasılığını hesaplamak için gereken parametreleri netleştirmemizi sağlayacak. Böylece Drake denklemini nasıl çözeceğimizi gösterecek. Örneğin, Mars ve Europa’da hayat bulursak evrende yaşamın gayet yaygın olduğunu göreceğiz. Bu da Samanyolu’nda uzaylı uygarlığı bulma şansını artıracak.

İlgili yazı: Çıplak Tekillik: Kara Deliklerin İçini Neden Göremiyoruz?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu

Yoksa gelişmiş uygarlıklar biz onları bulmadan kendini yok ediyor mu?

 

Fermi Paradoksu’na dönelim

Aslında Mars’ta yaşam bulmak hem iyi, hem de kötü. İyi çünkü Mars’ta hayat bulacağız! Kötü çünkü Fermi Paradoksu’nu çözmek iyice zor olacak. Madem uzayda yaşam yaygın, uzaylılar nerede sorusu bir süre daha yanıtsız kalacak.

Diyeceğiz ki uzaylılar yoksa bunun doğal bir nedeni olamaz. Mars doğada yaşamın yaygın olduğunu gösterdi. Öyleyse uzaylılar ya birbirini yok ediyor ya da kendini yok ediyor. Bu durumda insanlık da küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, nükleer savaş ve Matrix benzeri süper zekayla kendini yok edebilir.

İlgili yazı: Ruslar Teleskopla Uzaylı Sinyali Aldı mı?

Herkes-nerede-uzaylılar-ve-fermi-paradoksu 

Sonsöz

Peki uzaylılar bize bugün Maraba Televole dese onlara nasıl cevap vereceğiz? Ne dediklerini anlayacak mıyız, anlasak da yanıt vermek isteyecek miyiz? Yanlış anlamaya dayalı bir yıldızlararası savaşı önleyebilecek miyiz? Bu soruların yanıtını İlk Temas yazısında okuyabilirsiniz.

Ancak asıl önemli olan, uzaylıların bize nasıl davranacağı değil de bizim onlara nasıl davranacağımız. Biz uzaylıların dünyasını Avatar filmindeki gibi işgal etmek istersek ve onlara İngilizlerin Kuzey Amerika yerlilerine davrandığı gibi davranmaya niyetlenirsek uzaylıların da bize kötülük edebileceğini düşünmemiz gerekir.

Stephen Hawking ömrünün son 5 yılında işte bunu söylüyordu ve siz de bütün söylediklerini Bizden İlkel Dünya Dışı Uygarlık Bulursak Ne Yaparız? yazısında okuyabilirsiniz.

Ancak, en iyisini galaksi kardeşliğinden söz eden Carl Sagan, 1980 tarihli ilk Kozmos belgeselinde söyledi: “Kozmik bakış açısından bakarsak hepimiz paha biçilemeyecek kadar değerliyiz. Bir insan sizden farklı düşünüyorsa bırakın yaşasın; çünkü evrendeki yüz milyar galaksi içinde o insandan bir tane daha bulamazsınız.” Barış ve kardeşlik sizinle olsun.

Herkes nerede?


1Dissolving the Fermi Paradox
2That is not dead which can eternal lie: the aestivation hypothesis for resolving Fermi’s paradox

3 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir