Stonehenge Anıtını Kimler İnşa Etti?

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-ettiİngiltere’deki tarih öncesi Stonehenge anıtını kimler, ne amaçla inşa etti? 5000 yıllık anıtı oluşturan dev taşlar nereden geldi? Bu bir gözlemevi mi, yoksa anıtmezar mı? Peki 10 bin yıl önce Stonehenge sahasında ne vardı? Arkeologların 2019’da açığa çıkardığı yeni Stonehenge gerçeklerini görelim.

Stonehenge nedir ve ne işe yarar?

İngiltere’nin Wiltshire beldesi, Amesbury kasabasının 3 km batısında, Salisbury ovasında yer alan Stonehenge, iç içe geçmiş taş halkalardan oluşan ve yaklaşık 5000 yaşında olan bir anıt. İngiltere’de yeni taş ile tunç çağının en önemli arkeolojik kalıntısı olarak kabul edilen Stonehenge 4 metre yüksekliğinde, 2,1 metre genişliğinde ve 25 ton ağırlığında olan dikilitaşlardan inşa edilmiş bulunuyor.

Gerçi bunlar Wikipedia’yı açınca kolayca bulabileceğiniz standart bilgiler. Ancak, sıra yukarıdaki sorulara gelince işin rengi değişiyor. Bilim insanları son 2 yılda Stonehenge anıtını kimlerin, ne amaçla inşa ettiği hakkında yeni bilgiler elde etti. İnşaatta kullanılan taşların nereden geldiğini de buldu.

Biz de barizi söyleyerek başlayalım: Stonehenge’i insanlar inşa etti, uzaylılar değil. 😉 Oysa Youtube ve internette Stonehenge ile ilgili yalan-yanlış arkeolojik bilgiler dolaşıyor. Ben de bu yazıda sizlerle anıt hakkındaki en güncel bilgileri paylaşacak ve gerçekten neler bildiğimizi anlatacağım.

İlgili yazı: Mini Füzyon Roketi ile 3 Ayda Mars’a Gidin

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

Stonehenge’i uzaylılar dikmedi; ama Ay gözlemleri, yaz-kış gündönümü, Ay ve Güneş tutulmaları için kullanılan bir gözlemevi olabilir. Mezarlık olduğu kesin.

 

Stonehenge anıtında 80 dikilitaş

Turistik merkezlerin ve uzaylı komplo teorilerinin gözbebeği Stonehenge toplam 80 dikilitaştan oluşuyor ve menhir olarak adlandırılan bu taşlardan 43 tanesini bugün de görebilirsiniz. Geri kalanların ise çukurları var ama kendisi yok. Biz de bu kayıp taşların tarih boyunca bölgede dikilen diğer binalarda kullanılmak üzere yerinden söküldüğünü düşünüyoruz.

Elbette 5000 yıl önce her biri 25 tonluk 80 dev taşı uzaktaki taş ocaklarından getirip Stonehenge sahasına dikmek büyük marifet. Özellikle de kutsal yer olarak kabul edilen anıt sahasının en az 10 bin yaşında olduğunu düşünecek olursak bu büyük bir mühendislik başarısı.

Nitekim 2,3 milyon taş bloktan oluşan Kufu (Keops) piramidi kadar büyük olmasa da Stonehenge, Eski Mısır’dan bu kadar uzakta inşa edilen en büyük anıttır. Yine de Stonehenge’i inşa edenlerin, anıtın 2019 yılında bu kadar ünlü olacağını akıl edebildiklerini sanmıyorum. Ancak şeytan tüyü var burada. 😉

İlgili yazı: Satürn Halkaları Neden Hızla Yok Oluyor?

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Stonehenge anıtını kimler inşa etti?

Arkeologlar Stonehenge’i yüz yıldır araştırıyor ve buna rağmen anıtın çözülmemiş birçok gizemi bulunuyor; ama Stonehenge’in nasıl inşa edildiği gibi bazı soruları da yanıtlamayı başardık. Kimler inşa etti sorusu ise şimdilik cevapsız kalıyor:

Örneğin, gezilerini hicivli bir dille anlatan Evliya Çelebi gibi, İngiliz tarihini de abartılı bir şekilde aktaran Monmouthlu Geoffrey 1100 yılında, Stonehenge’i büyücü Merlin’in diktiğini öne sürdü. Kral Arthur efsanelerinden türetilen teoriye göre Merlin, Stonehenge’i savaşta ölen askerlerin anısına büyüyle dikmişti.

Üstelik anıtın büyük taşlarını da Afrika’dan gelen dev zenciler getirmişti! Tabii insanlar Stonehenge’i ilkel aletlerle inşa etmek için gereken tarih öncesi mühendislik bilgisini pek heyecan verici bulmadıkları için bu hikayeye inandılar. 🙂

Neyse ki modern tarihçiler buna daha gerçekçi çözümler bulmaya çalıştılar ve bir süre boyunca Stonehenge’i Romalılar veya Girit’teki eski Miken uygarlığının inşa ettiğini düşündüler. Bunun için makul sebepleri vardı: Stonehenge’i son 3000 yıl içinde birçok farklı uygarlık farklı amaçlarla kullanmıştı; ama yeni kanıtlar anıtı bambaşka bir kültürün diktiğini gösteriyor.

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Nereden biliyoruz?

Radyokarbon tarihleme yöntemiyle: Bu metot arkeologların eski anıtların ne zaman yapıldığını belirlemekte kullandığı en yaygın ve kolay yöntemdir. Sonuçta taşların tarihini, taşların yanında yakılan ateşin bıraktığı küllere ve kömür izlerine bakarak tespit ediyoruz. Kömürleşmiş ve taşlaşmış odun parçaları radyoaktif karbon atomları içeriyor. Bu da ateşin yakıldığı tarihi gösteriyor.

Nitekim kalıntılarda bulunan karbon 14 atomunun yarı ömrü bellidir; yani karbon 14 atomlarının yarısı yaklaşık 5730 yıl içinde, beta bozunumu ile Azot 14’e dönüşüyor. Kısacası Karbon 14 tabanlı radyokarbon tarihleme yöntemi, bu atomu içeren ateşlerin ne zaman yakıldığını gösteriyor.

Bu da 11 bin yıla kadar olan bütün anıtların yapım tarihini bulmamıza izin veriyor. Daha eski yapılar için de yarı ömrü daha uzun olup kömürde bulunan diğer radyoaktif atomlara bakıyoruz (Radyoaktif bozunum için Bkz: Radyoaktif Atıklar Lazerle Temizlenecek)

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

 

Stonehenge detektifleri

Şimdi diyeceksiniz ki “Ama hocam, incelediğiniz kömür kalıntılarını oluşturan ateşin yakılma tarihi ile anıtın inşa tarihi farklı olabilir.” Tabii ama aç ayı oynamaz, yani anıtı inşa edenlerin ara sıra yemek pişirdiğini düşünmek gerekir. Biz de bölgede bulduğumuz en eski kamp ateşi kalıntısına bakarak Stonehenge’in en erken ne zaman yapıldığını tahmin edebiliriz.

Arkeologlar da öyle yaptılar. Hatta eski ateş izlerine ek olarak, bölgeye gömülmüş insanların kemikleri ve diğer arkeolojik kalıntılardaki radyoaktif atomlara da bakarak sonuçları kesinleştirdiler.

Böylece Stonehenge’in 5000 yıl önce inşa edildiğini, inşaat sahasının da en az 10 bin yıldır insanlar tarafından kullanılmakta olduğunu buldular. 5000 yıl önce Kral Arthur, Merlin, Romalılar ve Mikenler olmadığı için Stonehenge’i başka bir kültür inşa etmiş olmalıydı.

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Peki kim yaptı?

Bunu bilmiyoruz. 5000 yıl önce Mısır’da yazı vardı ama İngiltere’de yoktu. Ayrıca Stonehenge bir günde, piramitler gibi 20 veya 100 yılda inşa edilmedi. İnşaatı 1500 yıllık bir süreye yayıldı. Bu süreçte anıtı birçok kültür kullandı ve tarih öncesinde ilk taşı dikenler de tarih sahnesinden silinmiş oldular.

Örneğin, anıtın inşaatında kullanılan taş aletlerin radyokarbon tarihlemesine baktığımızda; bugün anıtı çevreleyen dairesel hendeğin 5000 yıl önce kazıldığını ve bunun inşaatın ilk yapı elemanı olduğunu biliyoruz. Öyle ki bu tür hendekler tarih öncesi taş yapıların ayrılmaz bir parçasıdır.

Dahası Stonehenge’in içinde 5000 yıl önce yakılmış insanların kömürleşmiş kalıntılarını da bulduk. Bunlar da anıtın içindeki çukurlara gömülmüştü. Ancak, Stonehenge’in alametifarikası olan dikilitaşlar (menhirler) bu dönemde, yani ilk inşaat evresinde dikilmedi.

Anıtın ana bileşeni olan taşların 5500 yıl önce Galler bölgesindeki başka bir anıtta kullanıldığını ve Stonehenge sahasına sonradan getirildiğini saptadık. Sonuç olarak Stonehenge’i kimin inşa ettiğini bilmiyoruz; ama ne zaman ve hangi aşamalarla inşa edildiğini biliyoruz. Bu da en azından anıtsal yapıyı kimlerin inşa etmediğini gösteriyor.

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

 

Stonehenge nasıl inşa edildi?

Bu sorudan kastımız taşların hangi taş ocaklarından çıkarıldığı, inşaat sahasına nasıl getirildiği ve nasıl dikildiğidir. Bunun için önce Stonehenge taşlarını sınıflandıralım; çünkü anıtımız için elimizde iki tür anıttaş (megalit) var: Dikilitaşlar (menhirler) ve sarsenler. Sarsenler, aralıklarla yerleştirilmiş dikilitaşların üzerine koyulan yatay taş dilimlerdir.

Sarsenler 22 ton çekiyor ve Stonehenge sahasında yere serilmiş olarak bulunan mavi renkli taş dilimler de 4-5 ton ağırlığında oluyor. Siz de 43 taşı iki dış halka ve at nalı şekilli iki iç halkada görebilirsiniz.

İnşaat tekniğine gelince: İşçiler önce çukurları açtılar, sonra dikilitaşları çukurlara koydular ve ardından çok sayıda işçi bu taşları halatlarla çekerek yerine dikti. Sonra da dikilitaşların üzerine yatay taşlar; yani günümüz terimiyle pervazlar yerleştirildi. Bunları muhtemelen tahta iskeleler kullanarak yerleştirdiler ve inşaat bitince iskeleleri söktüler.

Ancak, taşları basitçe üst üste koyduklarını düşünmeyin: İşçiler taşların kenetlenmesini kolaylaştırmak için üstüne delikler ve oluklar açtı. Böylece kenar ve köşelerden iç içe geçmelerini sağladı (Tıpkı Ikea’dan aldığınız geçme mobilyaları kurar gibi).

İnsan becerisine güvenin

Tamam, bunlar 5000 yıl öncesine göre gelişmiş mühendislik teknikleri; ama piramitlerle aynı seviyede olan teknolojiler ve kesinlikle uzaylı eseri değiller. Sonuç olarak Stonehenge inşaatçıları büyü yerine kas gücü, makara ve halatlardan yararlandılar. Ayrıca 1500 yıllık modifikasyon sürecinde, başta mavi taşlar ve çukurlar olmak üzere birçok yapı elemanın yerini değiştirdiler.

İlgili yazı: Kara Delik Motorlu Uzay Gemileri

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

Stonehenge inşaatı. Temsili.

 

Stonehenge taşları nereden geldi?

Ancak, arkeologlar ve tarihçilerin en merak ettiği konu Stonehenge’i kimin inşa ettiği değil. Asıl soru o taşların nereden ve nasıl geldiği: Öncelikle sarsenler tıpkı Mısır piramidi bloklarında olduğu gibi kumtaşından yapılmıştır. Mavi taşlar ise volkanik granit (riyolit), dolan taşı (dolerit), feldspatlı kumtaşı ve kireçtaşı gibi kaynaklardan gelmiş olabilir.

Bunları neden sıraladım derseniz: Mavi taşların Stonehenge gizemini aydınlatacak en önemli ipucu olduğunu söyleyebilirim; çünkü kireçtaşı ve feldspatlı kumtaşı İngiltere’nin farklı bölgelerinden, hatta İrlanda’dan gelmiş olabilir. Bilim insanları da önce mavi taş jeolojisini analiz ettiler, sonra Amerika’ya özgü mavi taş kaynaklarını listeden çıkardılar ve İngiltere’de bulunan taşları sıraladılar.

Böylece Stonehenge taşlarının nereden geldiğini araştırmaya başladılar ve tabii ki en büyük sürpriz, mavi taşların Stonehenge’in inşa edildiği bölgede bulunmadığıydı! Taşlar başka yerden getirilmişti.

Şansımıza taşların şekli ve jeolojisi nereden geldiklerini gösteriyor. Sonuçta taşların içindeki mineralleri analiz edip radyokarbon tarihleme yapan arkeologlar, sarsenlerin Marlborough Downs yöresinden geldiğini buldular. Burası Stonehenge’e 32 km uzaktadır.

Asıl Stonehenge bombası

Stonehenge’de bulunan mavi taşlar ise Preseli Tepeleri’nden gelmişti ki bu tepeler anıta 200 km’den daha uzak olan Galler bölgesinde yer alıyor. 😮 Hatta arkeologlar 2015’te yaptıkları bir araştırmada taşların kazıldığı taş ocağını da buldular.

İlgili yazı: Evrenin En Büyük Yıldızı UY Scuti mi?

 

Stonehenge taşları nasıl geldi?

Ağaçsakal gibi ayaklanıp gelmedikleri kesin. Bu kadar ağır taşları insanların nasıl taşıdığına gelince, hamal gibi sırtına vurup taşımadıkları da kesin. Espri bir yana, jeologlar gerçekten bu taşları insanların getirdiğine inanmıyorlar.

Bunun yerine, 10 bin yıl öncesine dek etkili olan son buzul çağında oluşan buzulların, yavaş bir akışkan olarak toprağın üzerinde kayarken mavi taşları da söküp yanında getirdiğini düşünüyorlar. Öyleyse mavi taşlar teknik adıyla buzulların taşıdığı stalaktitlerdir.

Nitekim buzullar kendi ağırlığı altında eziliyor ve alt kısımları sıvılaşıyor. Alt kısmını bir anlamda kendi suyuyla yağlayan buzullar taşları önüne katarak toprakta dev buzul oyukları ve buzul vadileri açıyor. Buzul çağı sona erip de geri çekildiklerinde ise mavi taşlar bugün bulundukları bölgeye varmış oluyor.

İlgili yazı: Evren Bir Simülasyon mu?

 

Arkeologlar karşı çıkıyor

Oysa çağdaş arkeologlar, Stonehenge mavi taşlarının kaynağı olarak jeologlara çekici gelen bu teoriye basit bir nedenle karşı çıkıyor: Kanıt yok; çünkü Salisbury ovasında eskiden buzullar olduğuna dair hiçbir iz yok. Ovada ne buzul oyukları, ne de buzulların getireceği moloz yığınları görülüyor. Rasim Öztekin’in GORA filminde dediğine benzer şekilde, gezegenin düz ovası işte.

Öte yandan, arkeologlara göre mavi taşları taşımak için insan becerisi ve teknoloji yeterlidir: Tıpkı Eski Mısırlıların bazı piramit bloklarını taşımak için yaptığı gibi, Stonehenge inşaatçıları da kayaları sala koymuş ve bunları nehir boyunca halatlarla çekerek yerine ulaştırmış olabilir. Hatta bu senaryoyu desteklemek üzere, Stonehenge sahasına ulaşan eski akarsuların haritasını çıkaranlar bile var.

2016 yılında ise Londra Üniversitesi Akademisi (UCL) öğrencileri daha basit bir çözüm önerdiler: Taşları bildiğiniz karada taşımak. Bu işi lafta bırakmayan üniversite öğrencileri, kendi teorilerini test etmek amacıyla bir anıttaşı dönemin teknolojik imkanlarıyla karadan taşımayı da denediler.

Antik Japonya’dan esinlenen öğrenciler, toprakta patika açıp üstüne yuvarlak kütükler yerleştirdi ve ardından bunların üzerine tahta bir kızak koydular. Kızağa da 1 tonluk mavi taş yüklediler ve hızını alamayarak bunu Londra’nın Gordon Meydanı’nda bir uçtan diğer uca çektiler. Aslında 10 kişilik halat gücüyle mavi taşı saatte 3,5 km hızla taşımayı başardılar. 🙂

Hangisi doğru?

Yaşam ve bilgelik bilimden ibaret değildir; ama bilim her şeyin bilimsel açıklamasını yapabilir. Oysa bazen bilimsel soruları yanıtlamak için yeterli veri yoktur. Bu yüzden insanların Stonehenge taşlarını nasıl taşındığını bilmiyoruz. Ne olsa 5000 yıl oldu be kardeşim; ne yol kaldı, ne iz… Üstelik yukarıdaki açıklamaların hepsi doğru olabilir. Taşları tek yöntemle taşımalıyız diye bir kaide bulunmuyor.

İlgili yazı: Bilimsel Okuryazarlık Düzeyini Ölçmenin 2 Yolu

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Öğrencilere ders

Türk üniversiteleri her zaman yeterli bütçeye ve bürokratik esnekliğe sahip olmayabilir; ama öğrencilerimiz Londra Üniversitesi Akademisi öğrencilerinin yaptığı gibi sınırlı imkanlarla bilimsel araştırma yapabilirler. Yeter ki yapsınlar ve bunları internette iyi duyurarak halktan destek alsınlar.

Biz de Stonehenge anıtıyla ilgili bütün soruları yanıtlayamamış olabiliriz; ama bilimsel, deneysel düşünce sayesinde elimizde kısmi cevaplar var ve artık bu tarih öncesi yapıyla ilgili doğru soruları sorabiliyoruz.

İlgili yazı: Gezegenler Güneş Çevresinde Nasıl Dönüyor?

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Stonehenge neden inşa edildi?

Britanya yarımadasının eski sakinleri bu kadar uğraştığına göre önemli bir amacı olmalı. Biz de Stonehenge’in yaz ve kış gündönümünü veya Ay-Güneş tutulmalarını gösteren eski bir gözlemevi olabileceğini düşünüyoruz. Ancak, kesin kanıtlara göre Stonehenge öncelikle bir anıtmezardır.

Nitekim anıtın altından ölünce yakılmış 60 kişinin külleri çıktı. Stonehenge’in kullanımda olduğu yüzlerce yılı dikkate alırsak toplam gömü sayısının 150’yi bulabileceği de söyleniyor. Örneğin, en son 2008’de genişletilen Stonehenge kazılarında, arkeologlar özellikle insan küllerine odaklandılar ve asıl bunları kararlı izotop analizi denilen en yeni radyokarbon tarihleme yöntemiyle analiz ettiler.

Karbon 14 tarihlemenin tersine, bu yöntemde 5000 yılda fazla bozunmamış olan radyoaktif atomlara bakıyoruz. Böylece cisimlerin yaşını ortaya çıkarmanın yanında, çürümeden veya yanmadan önceki orijinal kimyasal bileşimini tespit ediyoruz (küllere bakarak ceviz odunu yanmış demek gibi).

İnsanların külleri ise bize hayatta iken hangi nehirden su içtiklerini ve hangi tarladan, bostandan gelen sebzeleri tükettiklerini söylüyor. Bu da örneğin işçilerin İngiltere’nin neresinden geldiğini ve taşları da nereden getirdiğini söyleyebilir; yani gelecekte Stonehenge’i kim inşa etti sorusunu da yanıtlayabilir!

İlgili yazı: Başka Gezegenlerin Gözüyle Güneş

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Ölülerde ne bulduk peki?

Öncelikle külleri gömülen bazı insanların yöre sakini olduğunu bulduk. Diğer kalıntılar ise Devon ve Galler gibi uzak yörelerden gelen insanlardı ki büyük taşların da Gallerden geldiğini söylemiştim. Oysa bu verileri alıp cesetleri yakmakta kullanılan odunların kimyasal bileşimiyle karşılaştırdığımız zaman, bazı cesetlerin uzak köylerde yakıldıktan sonra Stonehenge’de gömüldüğünü görüyoruz.

Sonuç olarak uzaktan yakından belli bazı insanların Stonehenge’e gömüldüğü anlaşılıyor. Acaba neden? Belki de yıllar önce başka ülkelere göç eden, ama ata topraklarına gömülmek isteyen uzak akrabalardı. Belki de Stonehenge göçebeler tarafından inşa edilmiş veya kullanılıyordu. Her durumda Stonehenge’i birden fazla kültürün kullandığını ve belki de birden fazla halkın inşa ettiğini belirttik.

Bunun sebebi ise Salibsbury’nin İngiltere’nin en verimli ovalarından biri olmasıdır. Nasıl ki ülkemizin incilerinden Pamukkale ovası Laodikeia ve Hierapolis gibi iki büyük antik şehre ev sahipliği yapıyor, Salisbury ovasında da çok sayıda kültür yaşamış bulunuyor. Bunlar ovada yüzlerce mezarlık açmışlar.

İlgili yazı: Evrenin En Sıcak Gezegenleri KELT 9b ve Kepler 70b

Stonehenge-anıtını-kimler-inşa-etti

 

Öyleyse sırada ne var?

Yeraltını gören terahertz radarlar ve lazer ışınlarını kullanan arkeologlar Stonehenge gizemlerini aydınlatmaya devam edecekler. Sonuçta teknoloji temel bilimlerle gelişiyor ve yepyeni bilimsel araştırmalar yapmamızı sağlayarak dünya hakkındaki bilgimizi genişletiyor.

Gerçekten de bilgi güçtür; ama bilgelik asıl kudrettir, yavaş şehir konseptli Sığacık’ın Kaleiçi Teos pazarında göreceğiniz türden sakin güçtür. İnsanlığın kendini ve Dünya’daki yaşamı yok etmesini önleyecek olan şey de bu sakin güçtür.

Günümüzde zihinlerin bilgi bombardımanına uğradığını ve kalpten ziyade aklın eğitildiğini görüyoruz. Oysa etik değerlere odaklanarak değer zinciri yaratırken aklımızı ve vicdanımızı birlikte kullanmalıyız. Kibre kapılmadan tutkularımızın peşinden koşmalıyız.

Unutmayalım: Bir gün Mars’a yerleşeceğiz ve Mars’ta yaşamak için geliştirdiğimiz teknolojiler, aynı zamanda Dünya gezegenini kurtarmamızı, bizzat Dünya’yı Dünyalaştırarak eski haline getirmemizi sağlayacaktır. Bunun için gereken politik, ekonomik ve kültürel motivasyonu sağlayacaktır.

Geleceğe bakış

Hocam oradan oraya sıçradınız ve çok uzağa gittiniz derseniz Mars’ta hayat aramanın, Türkiye’deki Salda gölünden başladığını söyleyebilirim. Uzaklara gidelim ama bahçemizi de temiz tutalım diyorum. İngilizlerin Stonehenge’de ve bizlerin Göbeklitepe’de ortaya çıkardığımız insanlık mirası bunun en güzel örneği. Hayat ve insanlık yolunda küçük, kararlı ve hızlı adımlar atın. En mutlu günlerde sağlıcakla kalın.

5 Yeni Stonehenge Gerçeği


1Craig Rhos-y-felin: a Welsh bluestone megalith quarry for Stonehenge

2 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir