Özgür İnternet Meshnet >> Merkezi internete alternatif “gayri merkezi” meshnet interneti gözetlemeyi zorlaştırıyor

İnternet özgürlüğümüzü hızla kaybediyoruz. Edward Snowden, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı NSA’in PRISM sistemi ile, Almanya başbakanı Merkel’e kadar tüm dünyadaki internet trafiğini gözetlediğini geçen yaz açıkladı. Mısır’daki Mursi olayları sırasında internet iletişimi kesildi ve son olarak İran aynısını yaptı. Suriye’deki çatışmalar sırasında da internetin kesildiğini biliyoruz.

Ancak bizde de durum pek farklı değil: Geçen yazımızda belirttiğimiz gibi, 5651 sayılı kanunda yapılacak değişiklikler yarın oylanacak ve bu sansür yasası meclisten geçerse, internet servis sağlayıcıları ile hosting firmaları hem internette hangi sayfaları gezdiğimizi hem de Twitter’da ne yazıp hangi kelimeleri aradığımızı takip edecek. Ayrıca bu log kayıtlarını 2 yıla kadar saklayacak.

Üstelik uygunsuz (?) içeriği sansürlemek için web sayfaları kelime bazında engellenecek. Bir zamanlar Youtube’un kapalı olması gibi, pek çok bağımsız haber sitesi VPN kullanmadan açılmayacak. ISP’ler ile hosting firmaları devlet kontrolündeki Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne zorla üye yapılacak ve Türkiye’de internet tek noktadan gözetlenerek sansürlenecek.

BThaber dergisinin 20 Ocak 2014 tarihli sayısında, merkezi internetin insanları tek noktadan gözetlemeyi kolaylaştırdığını söylemiştim. Bu noktada özgür internet meshnet, yani “mesh ağlar” devletlerle şirketlerin kontrolündeki merkezi internete alternatif bir “gayri merkezi” iletişim ağı olarak ortaya çıkıyor. Öyleyse meshnet’in halk arasında yaygınlaşması için ne yapabiliriz?

 

 

Bağımsız telekom şebekesi eşittir özgür internet

Meshnet eşler arası (P2P) dağıtık bir internet ağı olarak kullanılabiliyor. Günümüzde Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde belediyelerden hastanelere ve bireysel kullanıcılara kadar her alanda, merkezi internet, yani bildiğimiz internet meshnet’e transfer olmaya başladı.

Meshnet internete merkezi telekom şebekesini kullanmadan bağlanıyor ve işte bu nedenle devletin vatandaşları internette gözetlemesini zorlaştırıyor. Bunun detaylarını Gezi olaylarından sonra yayınlanan İnternet Öldü, Yaşasın Meshnet yazısında anlatmıştım.

 

 

İnterneti nasıl gözetliyorlar?

Kısaca açıklayacak olursak: NSA gibi istihbarat örgütleri insanları sadece çerezler, javascript, e-tag (elektronik etiket) ve “browser parmak izi” gibi yöntemlerle gözetlemiyor; çünkü kullanıcıların bu yöntemlere karşı önlem alarak internette kendini gizlemesi oldukça kolay. İnternette Teknik Takibi Önleme yazısında anlattığımız üzere, sıradan bir kullanıcı birkaç basit adımda bu gözetleme yöntemlerini bir ölçüde engelleyebilir.

NSA günümüzde PRISM sistemini kullanıyor ve bu sistemin bir parçası olarak doğrudan telekom şebekesine kaynak yapıyor. Nitekim bazı internet servis sağlayıcıları (ISP’ler) istihbarat örgütlerinin telekom şebekesinden geçen internet trafiğini izlemesine, kaydetmesine ve analiz etmesine izin veriyor.

Türkiye için de aynı şey söz konusu: 5651 sayılı kanunda yapılacak değişiklikler meclisten geçerse, bizde de buna benzer bir sistem kurulacak. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) çok sayıda savcı ve eski MİT üyesi alınıyor. TİB Türkiye’deki ISP’lerin sağladığı veri trafiğini gözetleyecek. Öyle ki şimdiden Vagus TV gibi bağımsız haber sitelerine erişimi engellemeye başladı (VPN kullananlar bu sitelere girebiliyor).

 

 

Kullanıcıları IP adresinden değil, davranışlarından tespit ediyorlar

NSA gibi kurumlar, VPN kullanarak IP adresimizi gizlesek bile, telekom şebekesinden geçen şifreli VPN trafiğini özel programlarla analiz ediyor ve ismi bilinmeyen anonim kullanıcıların “davranış profillerini” çıkartıyor. Böylece “Bu saatte internete girip bu kelimeyi arayan kişi ancak Hüseyin olabilir” gibi bir çıkarımlama yaparak, VPN kullanıcılarının kim olduğunu tahmin edebiliyorlar. Bunun için anonim kullanıcıların trafiğini birkaç hafta gözetlemeleri yeterli oluyor.

Bu sistem günümüzde daha çok özel takip altındaki kişiler için uygulanıyor, ama bilgisayarlar da gittikçe ucuzlayarak hız kazanıyor. Yakında herkesi bu şekilde analiz etmeye yeterli bilgi işlem kapasitesine ulaşacaklar. Sonuçta bütün bunlar merkezi internet sayesinde mümkün oluyor ve internet az sayıda telekom şirketinin ve cep telefonu operatörünün elinde. Örneğin Türkiye’de 3 değil, tam 47 GSM operatörü var ama sadece 3 şirket pazara hizmet verebiliyor. Akıllı telefonlar yaygınlaştığı için günümüzde GSM tekeli kurmak ISP tekeli kurmaktan daha avantajlı.

 

 

Devletler ve şirketler merkezi interneti neden kurdu?

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak’ın sözlerini okuduktan sonra, ister istemez devletin Türkiye’de yapay bir telekom tekeli kurduğunu düşünüyoruz.

Arıak şöyle diyor: “Bu yeni 44 işletmecinin devlete daha fazla hazine payı ödemesi isteniyor ve bu şirketlerin vatandaşa hizmet sunmak için mevcut cep telefonu işletmecilerine yaptıkları başvurular da bugüne kadar sonuçsuz kaldı.” 3 büyük şirkete rakip çıkmasın diye diğer şirketlerin önünü kesiyorlar.

 

 

Bir meshnet şeması.Merkezi internet vatandaşa işte böyle zarar veriyor: Öncelikle internet erişimi sağlama yetkisi az sayıda şirketin elinde olduğu için interneti pahalı kullanıyoruz (rekabet yok). İkincisi, bu yöntemi dünyada çok sayıda devlet uyguluyor ve böylece interneti tek noktadan kolayca gözetleyebiliyorlar. Az sayıda operatör olunca, bir devletin telekom şirketlerine interneti gözetlemeleri için baskı yapması kolaylaşıyor: “Beni dinlemezsen rakip operatörlerin önünü açarım, pazar payını kaybedersin.”

Bizdeki yasa tasarısı ise interneti gözetleme angaryasını, tüm masraflarıyla birlikte telekom şirketlerinin sırtına yüklüyor. Böylece telekom şirketleri interneti devlet için gözetlemek zorunda kalıyor. İşte merkezi internetin en büyük zararı bu: Özgür interneti yok etmek.

 

 

Kablosuz meshnet şeması.Merkezi internet yerine, gayri merkezi meshnet

Meshnet farklı. Meshnet’te bir kurum veya kullanıcı merkezi telekom şirketlerinden bağımsız olarak kendi internet şebekesini kuruyor. Örneğin doğrudan uyduyla internete çıkarak, internet erişimini yaşadığı sokaktaki evlerle “mahalle radyosu yayını” gibi paylaşıyor. Böylece vatandaş interneti ucuza ya da düşük maliyetli olarak kullanabiliyor.

Üstelik meshnet sunucu-istemci tabanlı merkezi bir mimari ile çalışmadığı için insanları IP adresi ile takip etmek zorlaşıyor. Bir kullanıcı internete meshnet ile bağlanarak bunun üstüne VPN ile TOR browser gibi bir hizmet kullanırsa ve İnternette Teknik Takibi Önleme yazısında anlatılan diğer kimlik gizleme yöntemlerinden yararlanırsa, o kişinin internette gözetlenmesi oldukça zorlaşacaktır.

 

 

Meshnet tek başına yetmez

Peki meshnet kusursuz bir çözüm mü? Meshnet kullanan herkes internette görünmez mi oluyor? Hayır, Meshnet kullanırken dikkat etmek gereken üç risk var: Öncelikle meshnet’le internete girmek demek, bugün aslında “gözetlenmesi zor mesh ağları kullanarak, gayet kolay bir şekilde gözetlenen internete girmek” anlamına geliyor.

Kısacası bütün internet meshnet’e taşınmadıkça, meshnet’in kullanıcılara yüzde 100 anonimlik sağlaması, kişiyi tümüyle gizlemesi mümkün değil. Örneğin meshnet’le internete girip Facebook hesabınızı açarsanız veya internet bankacılığı sayfasına giriş yaparsanız sizi takip ederler.

İkincisi, meshnet ve Silk Road gibi hizmetler (dark web olarak adlandırılan karanlık internet) çocuk pornosu, uyuşturucu kaçakçılığı, silah ticareti gibi suçları gizlemek için de kullanılabiliyor. Elbette hukukta bir ilke vardır: Kötü niyetli kişilerin bir sistemi kötüye kullanması, o sistemin yasaklanması anlamına gelmez. Dolayısıyla üç-beş çürük elma yüzünden vatandaşa özgür internet sağlama potansiyeline sahip olan Meshnet’i eleştirirken objektif olmamız gerekiyor.

 

 

İnternette özgür olmak için.Meshnet bildiğimiz internetten nasıl daha güvenli olabilir?

Bugün internetten bir torrent dosyası indirmeye kalktığınız zaman karşınıza sahte torrent dosyaları çıkabilir. Bunlara fake torrent diyoruz. Ancak torrent sitesine dikkatle bakarsanız, her torrent dosya linkinin yanında bir rating bölümü göreceksiniz. Ratingi yüksek dosyaları indirmek daha güvenlidir ve çoğu zaman, bazı dosyaların fake (sahte) olarak işaretlendiğini ve paylaşımdan kaldırıldığını görebilirsiniz.

Bunun güvenli meshnet ile yakından alakası var. Bir kere hem meshnet hem de BitTorrent gibi uygulamalar P2P (eşler arası) sistemlerden yararlanıyor. Meshnet üzerinden yasa dışı içerik paylaşanları bu tür bir rating sistemi ile denetlemek her zaman mümkün. Hatta uTorrent kullanarak bir torrent dosyası indirirken bazı eşleri (bazı bilgisayarları) engelleyebildiğiniz gibi, meshnet’e katılan, meshnet ile internetini başkalarıyla paylaşan bazı kullanıcıları da engelleyebilirsiniz.

 

 

Bunun için kullanıcıların IP adresini veya gerçek adını bilmenize gerek yok. Anonim kullanıcı adlarını (takma adları veya geçici adresleri), o kişinin gerçek IP adresini bilmeden engellemek mümkün. Aslında buna benzer bir yöntemi gelişmiş uTorrent kullanıcıları bugün de uyguluyor. uTorrent’ı güvenilir bir VPN hizmetiyle birlikte kullanıyorlar. Ayrıca bilgisayarlarına PeerBlock yazılımını kuruyorlar.

Bu yazılım Hollywood film yapımcıları gibi bazı şirketlerin sponsorluğunda olan P2P karşıtı ajansların (anti P2P) torrent’ta kimin hangi dosyayı indirdiğini gözetlemesini önlüyor. PeerBlock, torrent’a sırf insanları gözetlemek için bağlanan kişilerin bilgisayarlarını engelliyor. İnternet suçlarını önlemek ise ayrı bir konu, buna başka bir yazıda geri döneceğim ve web sitesi sahiplerinin bir yandan internet suçlarını önlerken, diğer yandan tıklama oranlarını artırarak nasıl para kazanabileceğini anlatacağım. Yalnız…

 

 

…Meshnet karanlık internet değil, özgür internet

Bu noktada dikkat etmemiz gereken bir detay var: Meshnet, dark web değildir ama dark web meshnet ile birlikte kullanıldığında, yasa dışı işlerle uğraşan kişilerin takip edilmesi zorlaşabilir. Yine de meshnet’e giren herkesin suçlu olmadığı gibi, meshnet’e giren herkesin otomatik olarak dark web’e girmesi gibi bir durum da söz konusu değil. Nasıl ki bazı gece kulüplerine, özellikle VIP barlara bir tanıdığın adını vermeden giremeyiz, dark web’e de yolunu yordamını bilmeden giremeyiz.

Ayrıca, dark web internetin Google gibi arama motorlarıyla indekslenmeyen kısmıdır. Adı dark web diye burada sadece “kötü adamların” dolaştığını düşünmeyelim. İnternet bir buz dağı ise, Google ile arayıp bulabildiğiniz siteler internetin yalnızca yüzde 30’luk bir kısmını oluşturuyor. Bu aslında buzdağının suyun üstünde görünen kısmı.

Bir de suyun altında olan görünmez kısmı var. İşte buna dark web diyoruz (mercek altında olmayan internet) ama bu tanım dark web’in yasa dışı olduğu anlamına gelmiyor. Dark web tümüyle yasa dışı sitelerden oluşmuyor. Dark web’i başka bir yazıda inceleyeceğim fakat şunu belirtmek gerekir: Meshnet ile özgür internet gelirse, insanlar da gözetlemeden kurtulmak için karanlık web’e inmek zorunda kalmazlar. Karalık Web’i kötü adamlar değil, merkezi internet ve teknik takip yaratıyor.

 

 

Meshnet ne zaman ortaya çıktı?

Kablosuz meshnet 2004 yılında Güney Afrika’da ortaya çıktı ve telekom altyapısı olmayan, yani kablo şebekesi yetersiz kalan yoksul Afrika ülkeleri arasında yayıldı. Ancak günümüzde meshnet’le en çok silahlı kuvvetler, örneğin ABD ordusu ilgileniyor. Bunun sebebi savaş meydanında düşmanın bilgisayarları dinlemesine imkan vermeden güvenli kablosuz bağlantı kurmak.

Örneğin, General Dynamics Kanada şirketi, sıcak çatışmalarda kullanılmak üzere MESHnet® adlı bir entegre ses ve veri dağıtım sistemi geliştirdi. Tek başına bu bile, silahlı kuvvetlerin meshnet’in internette gözetlemeyi zorlaştıran bir teknoloji olduğunu bildiğini gösteriyor. Ordu kullanıyorsa meshnet işe yarıyor.

 

 

Sadece özgür internet mi? Hayır, meshnet hayat kurtarıyor!

8 Kasım 2013’te Haiyan Tayfunu Filipinleri vurdu ve sadece Filipinlerde 6201 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Elbette bu güçlü kasırga nedeniyle internet ve telefonlar kesildi. Oysa 1999 Gölcük depreminden bildiğimiz gibi, doğal afetlerde göçük altında kalan insanları ilk gün içinde kurtarmak can kaybını önlemek açısından şart.

Oysa Filipin nüfusunun yüzde 90’ı cep telefonu kullanıyor. Büyük telekom şirketlerinin santralleri yıkılsa ne olur? Bu telefonlar üzerinden acil bir meshnet kurtarma hattı kurulsaydı, çok sayıda kişinin hayatını kurtarmak mümkün olurdu. İşte bu yüzden Türkiye’deki belediyeler metro Ethernet hattını kullanmak yerine kendi meshnet sistemini kurmalı. Böylece afetlerde insanlara daha hızlı yardım edebilirler.

 

 

Meshnet’in dağıtık yapısının gücü

Meshnet kurmak aslında kolay. İşini bilen birkaç IT uzmanı kablosuz modemler, kablosuz routerlar, üniversite kampüslerine hizmet veren türden kablosuz uzak erişim noktaları ve akıllı telefonlar kullanarak her mahallede meshnet kurabilirler.

Bu da savaşta, yangında, afette internet bağlantısının asla kesilmemesi anlamına gelir. ISP’ler devreden çıkacağı için ücretsiz internet yaygınlaşacak, yerel yönetimler ve bireysel kullanıcılar internette kendi “e-komünitelerini” kuracaktır. Meshnet herkese özgür ve ücretsiz ya da düşük ücretli internet erişimi anlamına geliyor. Ekonomik ve politik açıdan devletlerin ve internet devlerinin meshnet’i sevmemesi normal.

 

 

Meshnet kurmak isteyenlere birkaç ipucu

Meshnet eskiden bilgisayarlarda kullandığımız doğrudan kablo bağlantısının bir versiyonudur. Bir de bilgisayarları tek tek elle bağlamak yerine, otomatik bir yazılımla birbirine bağlıyoruz. Meshnet üzerinde her bilgisayar ve telefon yerel ağ bağlantısını komşu dairelerle, eve gelen misafirlerin tabletleriyle paylaşabiliyor. Meshnet ile internete girmek için merkezi bir otoriteye, bir telefon santraline veya internet şirketine gerek yok. Kablolu ve kablosuz mesh ağlar var. Kablolu ağlarda sinyal kalitesi yüksek, ama kablosuz ağları gözetlemek daha zor.

Meshnet’te “iletişim düğümleri” kullanılıyor Her akıllı telefon bir iletişim düğümü olarak çalışıyor ve yakınındaki telefon ya da modemlerle haberleşiyor. Hem başkasının internete girmesini sağlıyor hem de kendi internete giriyor. Bu yüzden meshnet’e “kulaktan kulağa internet” de diyebiliriz. Meshnet’e girdiğimiz zaman telefonunuz veya bilgisayarınız hem sunucu hem de istemci olarak çalışacaktır. Torrent sisteminde de “eşler” bu şekilde çalışıyor zaten.

 

 

Göçebe internet meshnet

Meshnet aynı zamanda tam anlamıyla göçebe veya gezici internet olarak tanımlanabilir. Örneğin evde akıllı telefonunuzla sokaktaki meshnet’e bağlanırsınız ama yolda giderken, caddede önünden geçtiğiniz diğer sokaklara da geçici hizmet verebilirsiniz. Arabada giderken bile internetinizi başkalarıyla paylaşabilirsiniz.

Meshnet düğümleri kendini sinyal kalitesine ve meshnet’e bağlı kullanıcı sayısına göre otomatik olarak yapılandırıyor ki siz bunu uTorrent ile torrent dosyası indirirken zaten görüyorsunuz. Bazı eşler (peer) torrent’tan çıkarken, başka eşlere otomatik olarak bağlanıyor ve dosyanızı onların bilgisayarlarından indiriyorsunuz.

Dolayısıyla meshnet’in gayri merkezi olmasının iki sebebi var: 1) Telekom şirketi kullanmıyorsunuz. 2) Kablosuz meshnet söz konusu olduğunda, her an başka bir modeme veya akıllı telefona bağlanabiliyorsunuz. Tek bir sabit şebeke yok.

 

 

 

Meshnet’te interneti kesemezler

Mısır’da meshnet olsaydı, meshnet’e bağlı bütün kullanıcıların telefonlarını bu insanları dağın başında olsalar bile tek tek bulup kapatmadan meshnet’i kesemezlerdi. Türkiye’de cep telefonu abonesi sayısı 68 milyon. Yarısı meshnet’e bağlı olsa sizce interneti kesebilirler mi? Bu sayıya bir de Türkiye’deki kablosuz modem sayısını eklersek bunun mümkün olmadığını görüyoruz.

Meshnet işte bu yapısıyla yoksul bölgelere gıda yardımı yapılmasını kolaylaştırıyor. Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için herkese özgür ve ücretsiz internet sunuyor. Meshnet’i bulut okullarıyla birlikte kullandığımızı düşünelim. Büyük ölçekli online açık kurslar (MOOC) yakın gelecekte hemen herkese Harvard’dan mezun olma şansı sağlayacak. Bulut okulları meshnet’le birlikte kullanıldığını zaman, insanlar İtalyan Lisesi’ne para vermek zorunda kalmadan, İtalyan Lisesi’nin sunduğu kadar iyi bir eğitim alabilecekler.

 

 

Meshnet: karanlık internet yerine aydınlık web

Meshnet’in merkezi bir otoriteye bağlı olmadığını, merkezi telekom şebekesi ya da telekom şirketi kullanmadığını söyledik. Dikkat edecek olursanız, yazımızın başında verdiğimiz örnek bile şart değil. Meshnet’le internete girmek için uyduyla internete çıkmaya bile gerek yok.

Meshnet kendi bağımsız özgür internetini kurabilir. Mahalleye kendi internetinizle yayın yapabilirsiniz. Bütün dünyayı kapsayan bir “yerel ağ” düşünün. Merkezi telekom şebekesi kullanılmadığı için, devlet sizi evinizde dinlemek istiyorsa kapınızın önüne bir dinleme minibüsü yanaştırması gerekiyor.

 

 

Tam olarak kurulmuş global ölçekli bir Meshnet’te insanları dinlemenin tek yolu bu. Tabii Türkiye’deki 70 milyon vatandaşı yolda, işte, evde bu şekilde peşine minibüs takıp tek tek dinlemek imkansız :). Ancak meshnet’in en büyük yararı insanlara internette seçim özgürlüğü tanıması:

Dark web’den söz ettik. Dark web’in karanlık internet olmasının asıl sebebi kanun kaçaklarının interneti suiistimal etmek istemesi değil dedik. İnternette herkesi gözetliyorlar ve bunu yasa dışı yöntemlerle yapıyorlar; hukuka, insan haklarına aykırı olarak yapıyorlar. İnsanlar da bunu önlemek için karanlık interneti kullanıyor. Karanlık internet, internetin yüzde 70’ini oluşturuyor!

 

 

İnternete video oyunu gibi yeni “modlar” eklemek

Oysa özgür internet meshnet sayesinde karanlık web’e gerek kalmayacak. İnsanlar kendini gizlemeden VE bu yüzden gözetlenmeden internette dolaşabilecekler. Bu da yukarıda anlattığımız rating sistemi ile suç unsurlarının internette gizlenmesini zorlaştıracak. Meshnet insanların internetin tamamına erişmesini sağlıyor. Her yerel yönetimin, her topluluğun kendi internetini yaratmasını sağlıyor.

Tıpkı online video oyunlarındaki loncalar gibi (guild) kendi internetinizi kullanıyorsunuz. Video oyunlarına resmi olmayan, oyunun hayranlarının ücretsiz geliştirdiği yeni oyun konuları (modlar) ekler gibi interneti de modifiye edebilir ve böylece kendi özgür e-komünitelerinizi oluşturabilirsiniz.

İşte meshnet’in asıl yararı bu. Komüniteler, topluluklar ve yerel yönetimler için kendi internetini yaratma fırsatı: tıpkı mahalle radyosu gibi sadece belirli bir bölgede üretilen, komünitelere özgü yerel içerikler ve bu içeriklerin meshnet sayesinde bütün dünyayla ücretsiz olarak paylaşılması. Yoksul bölgelerde eğitim ve fırsat eşitliği.

 

 

Kooperatif internet meshnet

Pantheon-Assas  (Paris 2) Üniversitesi’nden Primavera De Filippi, şu anda Harvard Hukuk Fakültesi Berkman İnternet ve Toplum Merkezi’nde meshnet konusunu araştırıyor ve özellikle devletlerin meshnet’i engellemek için kullandığı yasal düzenlemeleri inceliyor. Çünkü meshnet’in yaygınlaşması için bazı hukuk engellerinin ortadan kalkması gerekiyor.

Meshnet ülkemizde yasak değil ve Korsan Parti Türkiye meshnet’i uygulamaya sokmak için çalışmalarını sürdürüyor, ama Türkiye’de doğrudan uydudan internete bağlanmak için kayıt olmak zorundasınız. Bu tür takip ve kayıt altına alma uygulamaları var.

 

 

Ayrıca meshnet altyapısı tek bir zengin kişi tarafından bağış yaparak kurulmuyor. Meshnet’e kooperatif usulü herkes katkıda bulunuyor. Herkes cebinden üç-beş kuruş çıkarıp bir modem veya router satın alıyor. Bütün bu sisteminin finanse edilmesi için kooperatif şirketler ve kooperatif bankaları gerekecektir. Sonuçta meshnet’in kurulması ve bakım-onarımının yapılması gerekecek. Tüm bu detaylar için de ülkelerin daha esnek yasal düzenlemeler yapması gerekiyor.

Yine de umutluyuz. Bu tür uygulamalar dünyada hızla yaygınlaşıyor: 2010 Haiti depreminin ardından Avustralya afetlerde internet iletişimini sağlamak için Serval Projesi’ni geliştirdi. Mısır’da da hükümetin işine gelmediğinde interneti kesmesini önlemek için Open Mesh Projesi başlatıldı. Çünkü iletişim özgürlü anayasal bir haktır ve hiçbir şekilde sınırlanamaz.

Batılı ülkeler de meshnet’e dahil olma yolunda ilerliyor. İspanya’da on yıldır faaliyet gösteren guifi.net ve Almanya’da Freifunk gibi örnekler var. Amerika Birleşik Devletleri’nde de Yeni Amerika Vakfı desteği ile (New America Foundation) Açık Teknoloji Enstitüsü (Open Technology Institute) Commotion Wireless projesini geliştiriyor.

 

 

Meshnet bugüne kadar neden yaygınlaşmadı?

Devletler meshnet’i merkezi takibi zorlaştırdığı için istemiyor. Şirketler ise interneti vatandaşa ücretli abonelikle sağlıyor. Meshet kullanıcıları internete ücretsiz girecek ve bu şirketlerin işine gelmiyor. Bağımsız Meshnet Hollywood film yapımcılarının, müzik yapımcılarının, internet devlerinin, büyük yazılım ve video oyunu firmalarının da işine gelmiyor. Çünkü bu şirketler kullanıcılara online reklam göstermek için insanları internette takip etmek istiyor.

Meshnet’in yaygınlaşmasını geciktiren diğer sebep ise, modemlerden akıllı telefonlara kadar bütün internet teknolojisinin telekom şirketlerine göre tasarlanmış olması. Telefon ve modemleri kablosuz meshnet için kullandığımız zaman sinyal kalitesi düşüyor, internet hattı paylaşımlı olduğu için internet hızı yavaşlıyor. Örneğin Kadıköy ilçesine alternatif fiber optik hat çekmek büyük para gerekiyor ve belediye bunun için kazı yapmaya asla izin vermeyecektir.

Bu da Avrupa’nın tersine, Türkiye’de meshnet’i düşük hızlı kablosuz bağlantı çözümleri ile sınırlıyor. Yaygın bir meshnet için gerçekten özgür yerel yönetimlerin, sadece belediyeler değil, yerel toplulukların, komünite ve kooperatiflerin desteği şart. Özellikle bağımsız belediye başkanları buna öncülük edebilir.

 

 

Meshnet çok hızlı yaygınlaşırsa tehlikeli bile olabilir

Devletler meshnet’in kokusunu aldı ve internet gibi merkezi bir meshnet kurarak vatandaşları “özgür internetle” aldatmak için şimdiden çalışmalara başladı desem bana inanır mısınız? Örneğin ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Seattle şehrindeki sokak lambalarına mini baz istasyonu olarak takılan “beyaz meshnet kutuları” sağladı.

Seattle Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı bu sistem, güya polis otoları ve itfaiye araçlarına depremde hatlar kopsa bile internete erişim kabiliyeti kazandıracak. Ancak devlet destekli bu “meshnet kutuları” aynı zamanda sokaktan geçen kullanıcıların telefonlarını dinliyor, internetini takip ediyor. Bu da vatandaşı dinleme minibüsü olmadan şehrin her yerinde dinlemenin bir yolu. Vatandaşın meshnet’ine sahip çıkması, komünitelerin kendi meshnet’ini kurması gerek.

 

 

 

 

3 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir