Türkiye’de İnternete Yeni Sınırlamalar >> Hosting firması log tutacak, engellenen siteye DNS değiştirip girilemeyecek

Önce Gezi olaylarını yaşadık ve Türkiye’de bir Twitter belası olduğundan söz edildi. Ardından yolsuzluk operasyonları geldi ve bu hafta 5651 Sayılı Kanun hakkında yeni bir değişiklik teklifi hazırlandığı duyuruldu.1

Uzmanlar “web sitelerinin erişime engellenmesiyle ilgili değişiklik teklifi”nin bu haliyle geçmesi halinde, Türkiye’de kapsamlı bir internet sansür sistemi oluşabileceği endişesini taşıyor. Hukukçular ve akademisyenler teklif üzerinde çalışmayı sürdürüyor, dolayısıyla bazı sınırlamaların yumuşatılması söz konusu olabilir. Peki, teklif bu haliyle ne gibi sınırlamalar getiriyor?

 

 

352172-internetbancensorshipfirewall-1332176781-257-640x4801)      DNS değiştirerek siteye girmek mümkün olmayacak

Eskiden erişime engellenen sitelere DNS değiştirerek girmek mümkündü: DNS sunucuları, girmek istediğimiz web sitelerinin “ev adreslerinin” tutulduğu birer internet adres defteridir. Normalde, internete girerken hizmet aldığımız internet servis sağlayıcısının DNS sunucularını kullanıyoruz. Örneğin internete TTNET ile giriyorsak o şirket tarafından kullanılan DNS sunucularına ulaşıyoruz.

Türkiye’de erişime engellenen sitelerin IP adresleri DNS sunucusunda “bu site erişeme engellenmiştir” sayfasına yönlendiriliyor. Bu nedenle, erişime engellenen web sitelerini açmaya kalktığımızda karşımıza sitenin erişime engellendiği yazısı çıkıyor. Eskiden kullanıcıların bunu DNS adresini değiştirerek aşması mümkündü. Örneğin, Google veya OpenDNS’in sunduğu DNS sunucularındaki internet adres defterleri kullanılabiliyordu.

 

Ancak, yeni düzenleme değişikliğinde önerilen “IP tabanlı kısıtlama” yöntemi kullanıma girerse bu sitelere DNS değiştirerek erişilemeyecek. Örneğin XX.XXX.XXX.XX şeklinde bir IP adresini engellediğinizde, onun üzerindeki tüm alan adlarına da erişimi engellemiş oluyorsunuz. Bu durumda OpenDNS gibi alternatifler geçerli olmuyor, ama bilgisayarın kendi IP adresini kullanmayan VPN çözümleri bir alternatif sunuyor. İnternette teknik takibi önleme rehberi yazımızın standart kullanıcılara yönelik ilk bölümüne bakabilirsiniz.

 

 

2)      Anahtar kelimelerle adres tabanlı URL engelleme

Bir siteyi, örneğin Youtube veya Blogger.com gibi vatandaşların kullandığı genel siteleri uygunsuz olarak nitelendirilen içerik ve mesajlar yüzünden tümüyle kapatmak yerine, URL tabanlı anahtar kelime engelleme sistemi kullanılacak. Böylece “sakıncalı kelimeler” belirlenecek ve o kelimelerin geçtiği sayfalar, örneğin Türkiye’den Youtube’a girildiğinde açılmayacak.

Öte yandan, site kapatmak yerine sayfa engelleme yönteminin pratikte nasıl kullanılacağı ayrı bir konu. Tek tek sayfaları engellemekle yetinilecek mi? Bir blogdaki anahtar kelimeler engellenirse, o kelimelerin geçtiği konuyla alakasız sayfalar da erişime engellenmiş olmayacak mı? Sonuçta WordPress eklentileri otomatik anahtar kelime ilişkilendirme ve benzer yazıları gösterme imkanı sunuyor.

 

 

3)      Türkiye’deki yer sağlayıcılar, yani Türkiye’deki hosting firmaları, barındırdıkları sitelerden uyarı alan içeriğin çıkarılması istenebilecek. Yurtdışında barındırılan web sitelerinin hosting firmalarının IP adresleri de Türkiye’den erişime engellenebilecek.

 

4)      Hosting firmaları futbol federasyonunu veya düzenleyici kurumları andıran bir birlikten yetki belgesi alarak kayda girmek zorunda kalacak. Bunu yapmayan firmalara 50 bin TL’ye kadar para cezası öngörülüyor. Ayrıca, bu birliğin tüzüğü devlet kurumlarını tarafından onaylanmak zorunda bulunuyor.

 

 

5)      Hosting firmaları günlük tutacak; yani müşterilerine ait olan sitelerin trafik bilgilerini (kimin hangi sayfayı açtığını, hangi kelimeyi aradığını vb.) kayda alacak, log tutacak ve bu logları minimum 1 yıl, maksimum 2 yıl saklayacak. İnternette kişisel bilgilerin ne kadar süreyle saklandığı ise en kritik konu:

Size ait internet trafiğini takip etseler ve bu kaydı 1 ay tutsalar pek bir sorun yok. Kayıtların 2 yıl tutulması ise bu bilgilerin resmen evladiyelik olması demek. Sonuçta trafik bilgilerinin ileriye dönük olarak çeşitli amaçlarla kullanılması mümkün olacak. Tabii bu bilgilere erişen kurumların veriyi kendi sunucularında ne kadar saklayacağı, bunun bir sınırlamasının olup olmadığı ise apayrı bir konu. Kısacası, uzun süreli kayıt tutma uygulamalarında kolayca geriye dönük denetim yapılabilir.

 

 

6)      Düzenlemede hosting firmalarının aile ve çocukların sakıncalı içerikten korunması ve suçun engellenmesi için yaptırım beklemeden önlem alması gerektiği belirtiliyor. Buna sosyal medya ve internetteki sakıncalı ifadeler dahil olabilir.

 

7)      Erişim engelleme kararına uymayan firma yetkililerine hapis cezası verilecek.

 

8)      Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet ve bölge ayrımına dayanarak açıkça aşağılamak suç kapsamına giriyor.

 

 

9)      Uygunsuz bir paylaşım nedeniyle mağdur olduğunu öne süren kişi önce site sahibine, ona ulaşamıyorsa hosting firmasına başvuracak. Firma 48 saat içinde başvuruya cevap vermek zorunda olacak. Hatta mağdur kişi dilerse, doğrudan sulh ceza hakimine başvurarak sitenin engellenmesi veya içeriğin silinmesi talebinde bulunabilecek.

Hakim kararının hükümsüz olmasının tek yolu ise sakıncalı içeriği hosting firmasının ya da yayıncının silmesi. Bu da pratikte Türkiye’deki hosting firmalarının web sitelerinin sahiplerinin internette yazdıkları şeyleri kendi tercihlerine göre silebileceği anlamına geliyor. Bir anlamda bunu yapmaya mecbur kalacaklar.

 

10)   İnternetteki bir paylaşım yüzünden hak ihlaline uğradığı tespit edilen kişi, aynı sitede 1 hafta süreyle tekzip yayınlanmasını isteyebilecek. Tabii bunun Twitter gibi eski mesajların alta düştüğü sosyal ağlarda nasıl uygulanabileceği merak konusu. Örneğin, sakıncalı içeriğin olduğu tweetin yerine tekzip tweeti mi yayınlanacak? Bu tekzip tweeti zaten alt sıralarda kalmayacak mı? Twitter tekzip yayınlamaya nasıl ikna edilecek? Pratikte mümkün görünmüyor.

 

 

11)   Hakimler internetteki hak ihlallerine yönelik başvuru taleplerini 24 saat içinde karara bağlamak zorunda olacak. Bu kadar hızlı yapılacak bir değerlendirmenin ne kadar doğru olacağı, site yerine sayfa engelleme kuralına ne kadar uyulacağı ve “hakarete uğradım gibi muallak ifadelerden yola çıkarak” hareket etmenin ne kadar adil olduğu ayrı bir konu. Sonuçta sosyal medyada herkes bir şeyi kendine hakaret olarak alabilir. Nitekim İngiltere bu yılın Ocak ayında, sırf bu nedenle sosyal medyada genel hakaret ifadelerini suç olmaktan çıkardı ve sadece ağır hakareti suç kapsamına aldı.2

 

12)   Hakim kararına uymayan şahıslara 500 ila 1000 gün arasında adli para cezası verilmesi öngörülüyor.

 

13)   Bu konulardaki uygulama, kontrol ve site / sayfa engelleme yetkisi İnternet Geliştirme Kurulu‘da olacak.

 

 

Kanun değişikliği teklifinin gerekçesi “aile, çocuk ve gençlerin korunması ve elektronik istismarın engellenmesi” olarak gösteriliyor. Bir de teklif metninde kendini iyi anlatan şu ifade var: “Bilindiği üzere medya, neyin dikkate değer olduğunu ve toplumun neleri görmesi ve duyması gerektiğini belirleyerek önemli bir işlev üstlenmektedir. İnternet günümüz medyasında en yaygın kullanılan araç olarak öne çıkmaktadır.”

Çocukları koruma amaçlı düzenlemelerin, medya ve sosyal medya sansürüne dönüşmemesi için özen göstermek gerekiyor. Ülkemizde lifestyle tarzı “o mekana gittim, şunu yedim ve şunu giydim” sitelerinden başka sitelerin de bulunması ise, ifade özgürlüğünden KOBİ’lerin e-ticaret başarısına kadar birçok alanda önem taşıyor. Aksi taktirde, “etek” kelimesini filtreleyerek Türkiye’deki konfeksiyon üreticilerinin sitelerinin de açılmasını engellemek gibi istenmeyen durumlar görülebilir. İlgili teklifin metnine aşağıda ulaşabilirsiniz.

 

1http://web.tbmm.gov.tr/gelenkagitlar/metinler/266126.pdf
2 http://ukhumanrightsblog.com/2013/01/15/public-insults-to-be-legalised-but-grossly-offensive-messages-still-criminal/

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir