Mars’a Gidecek Yıldız Gemisi Neden Çelikten Yapıldı?

Mars-a-gidecek-yıldız-gemisi-neden-çelikten-yapıldıSpaceX şirketi Mars’a 100 yerleşimci taşımak için tasarlanan Yıldız Gemisi’ni çelikten üreteceğini duyurdu. Peki neden 60 yıllık roket geleneğiyle çelişerek yeni roketi 301 kalite çelikten imal etmeye karar verdi? Yıldız Gemisi Mk-1 prototipini önceki bölümde görmüştük. Bu yazıda ise Mars’a 100 kişi taşıyacak olan asıl Yıldız Gemisi’ni ve onu fırlatacak olan Super Heavy roketini inceleyeceğiz.

Neden çelikten roket?

Gündüz gözü metalik ışıkla parlayan çelikten roketleri, 1929’da yaratılan Buck Rogers ve 1934’te ona rakip çıkan Flash Gordon gibi en eski bilimkurgu çizgi romanlarından biliriz. Oysa son 60 yıla bakarsanız; Ay’a giden Saturn V’ten tutun da emekli uzay mekikleri ve 100 kez yeniden kullanılabilen Falcon 9 roketlerine kadar bütün araçların alüminyum kompozitlerden üretildiğini görürsünüz.

Nitekim paslanmaz çelik 1960’lardan bu yana roketlerin yakıt tanklarında kullanılmıyor. Bunun sebebi çeliğin sağlam ama ağır olmasıdır. Oysa hafif araçlar daha çok yararlı yük taşıyor ve az yakıtla daha hızlı gidiyor. Bu da maliyetleri düşürmenin yanı sıra roket menzilini uzatıyor. Şirketler işte bu yüzden çelik yerine alüminyumu tercih ediyor. Peki Yıldız Gemisi neden çelikten üretiliyor?

Sonuçta paslanmaz çelik bile zamanla paslanabilir! Örneğin 1957 yılında geliştirilen Atlas roketlerinin yakıt tankları hafif olması için çok ince çelikten üretiliyor; ama ince cidarlar paslanma riskini artırıyordu. Sadece 2,5−10 mm kalınlığında olan cidarlara boya da sürülmüyor ve böylece roketi daha çok hafifletmek amaçlanıyordu. Ancak, bütün bunlar hızla paslanmaya yol açıyordu.

Sonunda bilim insanları formülü ticari sır olarak saklanan ünlü WD-40 su geçirmez spreyini ürettiler ve yakıt tanklarını sprey sıkarak korumaya çalıştılar. İşte bu Yıldız Gemisi’ni çelikten üretme kararında büyük rol oynadı; çünkü kağıt gibi ince alüminyumdan üretilen roketler aslında balon gibidir ve yakıt tankları boşken yerde kendi ağırlığını bile taşıyamazlar. Bu roketler alüminyum folyo gibi buruşarak kağıttan şato gibi yıkılırlar. Ancak sağlam çelik bunu önler.

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

Yıldız Gemisi ve Super Heavy fırlatıcı.

 

Çelikten roket üretmeme sebepleri

Malzeme bilimi, kompozitler ve alaşımlar roket üretmek için çok önemlidir. Bunu derken de roketleri en hafif ve en sağlam malzemelerden üretmeyi kast ediyoruz. Nitekim çelik alüminyumdan 2,5 kat sağlamdır ama 2,5 kat hafif değildir. Bu yüzden de yörüngeye uydu ve insan taşıyan roketlerle Ay’a giden araçlarda gelişmiş alüminyum kompozitler kullanıyoruz.

SpaceX şirketi de Falcon 9 ve Falcon Heavy roketlerini alüminyumdan imal ediyor. Öte yandan, Yıldız Gemisi Dünya yörüngesi ve Ay’la sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki 10 yılda Mars’a ve 30 yıl içinde Jüpiter ile Satürn’e ulaşacak. İşte burada roket ekonomisi devreye giriyor: Sizin sadece yörüngeye çıkarken ucuz olan roket üretmeniz yetmez. Yararlı yük kapasitesi ve üretim maliyetleri açısından, gidiş−dönüş 12 ay sürecek Mars yolculuğunun tamamında ucuz olan roket geliştirmeniz lazım.

Üstelik Mars’a insan taşıyan roketler kızıl gezegende en az 6 ay geçirecek; mikro meteor yağmurlarına, aşırı soğuğa ve elbette toz fırtınalarına maruz kalacaklar. İşte o zaman kolayca yıpranan alüminyum kompozitler hiçbir işe yaramayacak. Bunun için çelikten roket gerekecek:

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

Mars’a inmekten çok kontrollü düşüş gerçekleştiren Yıldız Gemisi kızıl gezegene takoz gibi düşecek. Isınmaya karşı çelik şart.

 

Çelikten roket ve Mars atmosferi

En büyük sorun ise Mars atmosferine girişte karşılaşacağınız ısınma problemi: Maalesef Mars atmosferi sürtünme yoluyla araçları ısıtacak kadar kalın; ama Mars’a makul sürede gitmek için oldukça hızlı uçan araçları hava freni yöntemiyle yeterince yavaşlatamayacak kadar incedir.

Bu durum kızıl gezegene Curiosity gibi 900 kg’lık robot gezginler taşıyan roketler için bir sorun teşkil etmiyor; çünkü robotları Mars’a uzay kapsülüyle indirmiyoruz. Bunlar kendi başına iniyor. Oysa insanları taşıyan Yıldız Gemisi, Mars atmosferinde yavaşlamayacak kadar ağır olacak. Ayrı bir uzay kapsülü taşıma maliyetinden kurtulmak için de gezegene bir bütün halinde inip kalkacak.

Sadece o mu? Bu sayede astronotların sığınması için yaşam modülü işlevi de görecek. Üstelik Mars’a insan yollamadan en az altı ay önce (hem deneme amacıyla hem de yedek gemi olması için) Mars’a insansız bir yük gemisi indireceğiz (Yıldız Gemisi’nin kargo versiyonu).

Dolayısıyla atmosfere yüksek hızla giren ağır Yıldız Gemilerini ısı kalkanlarıyla korumamız gerekecek. Elimizdeki en iyi teknoloji de seramik karolardan oluşan mozaik ısı kalkanlarıdır. Oysa uzay mekiklerinde kullanılan ısı kalkanları ağır ve pahalı oluyor. Bunları Mars’ta onarmak ise ayrıca sorun çıkarıyor; ama çelikten uzay gemisi bu sorunu da çözecek. Nasıl derseniz:

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

Mars-a-gidecek-yıldız-gemisi-neden-çelikten-yapıldı

 

Kendi kalın gövdesiyle

SpaceX şirketi Yıldız Gemisi’ni 301 kalite çelikten üreteceğini duyurdu. Böylece alüminyum roketlerdeki bir problemi daha önlemiş olacaklar: Alüminyum çelikten daha çabuk ısınıyor ve ısıyı daha çabuk ileterek tanklardaki yakıtı buharlaştırıyor. Oysa biz roketin boyuna göre çok yakıt taşıması için hidrojeni sıvılaştırıyoruz. Böylece gaz halinden daha az yer kaplıyor.

Ancak, ısınan alüminyum gövde tanklardaki yakıtı buharlaştırırsa roket havaya uçabilir; çünkü buharlaşan yakıt basıncın artmasına neden olarak tankın yırtılıp parçalanmasına yol açabilir. Hidrojen gibi aşırı yanıcı bir yakıtın (Falcon 9, RP-1 zenginleştirilmiş jet yakıtı, yani gazyağı kullanıyor) oksijen tankları veya roket motoru aleviyle temas etmesi ise felaket olur.

İşte bu yüzden, yerde bekleyen roketlerin altında ateşlemeden önce bile dumanlar çıkıyor. Dumanlar roketin yerde beklerken ısınması yüzünden buharlaşan yakıttan geliyor. Bu durumda emniyet valfları açılıyor ve yakıt buharını roketten dışarı boşaltılıyor. Bu sorunu çözmek için uzay mekikleri ve Delta IV gibi roketler turuncu izolasyon köpüğüyle kaplanıyor. Peki çelikten roket neden daha yararlıdır?

Aynı zamanda yakıt tasarrufu yapmak için faydalıdır! Sonuçta çelik daha yoğun bir malzeme olarak geç ısınıyor. Soğutulmuş yakıt (genellikle sıvılaştırılmış gaz) taşıyan yüksek basınçlı yakıt tanklarını da güneşin sıcağından izole ediyor. Bu da buharlaşmayı azaltıyor. Yakıt buharı sıvı kadar yoğun olmasa da buhar çıkaran roketin yakıtı kısmen ziyan oluyor. Super Heavy roketi ise bunu hiç istemeyecektir:

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

 

Birinci kademe Super Heavy nedir?

Birazdan göreceğimiz gibi Yıldız Gemisi yerden tek başına kalkamaz. Bunun için Dünya’nın en güçlü ticari roketi olan Falcon Heavy’den bile 2 kat güçlü olan Super Heavy roketini kullanacağız. Her durumda, Mars’a gidecek bir gemi maksimum yük taşıyacak ve buharlaşma yoluyla bir damla yakıtı bile ziyan etmek istemeyecektir.

Buharlaşmayı azaltan çelik gövde bu açıdan da tasarruf sağlıyor. Böylece alüminyum roketleri bile ağırlaştırarak alüminyumun hafif olması avantajını sıfırlayan izolasyon köpüğü kullanmaya da gerek kalmıyor.  Buna karşın Super Heavy’nin öncüsü olan Falcon 9 roketlerinin tankları izole edilmiyor. Peki neden?

Yeniden kullanılabilen bir roket istiyorsanız roketi Dünya’ya geri getirmeniz gerekiyor. Bunun için de atmosfere girerken roketleri ters yönde ateşleyerek fren yapmak zorundasınız. Falcon 9 roketleri de bunu yapıyor; ama bu sebeple hem gidiş yakıtını, hem de dönüş yakıtını taşımak zorunda kalıyor. Bu da yararlı yük kapasitesini azaltıyor.

Özellikle de üst yörüngelere ağır yük taşımak Falcon 9’u zorluyor; çünkü hem roketin yakıt tüketimi artıyor, hem de geri dönüş için gereken yakıt kapasitesi azalıyor. Ağır yük taşıyan Falcon 9’ların Dünya’ya çakılmadan geri dönmesi daha zor oluyor. SpaceX bunu izolasyon köpüğü kullanmayarak ve böylece roketi hafifleterek aşıyor. Buharlaşmayı önlemek için de yakıtı son anda dolduruyor.

İnsan taşımak ayrı problem

Son anda yakıt doldurma işlemi kazayla roketin alev almasına yol açabileceği için risklidir. Hatta bir Falcon 9 roketinin taşıdığı Facebook internet uydusuyla birlikte yerde alev almasından sonra NASA, SPaceX’ten insan taşımak için yeni teknolojiler geliştirmesini istedi. Bu yüzden, NASA’nın Yıldız Gemisi insan taşırken son anda yakıt doldurmaya izin verme olasılığı düşüktür. Çelikten roketler ise yakıtı geç doldurma zorunluluğunu ortadan kaldırarak insanlı uçuşlarda fayda sağlıyor.

İlgili yazı: Unruh Etkisi ile Kendi Olay Ufkunuzu Yaratın

Ay’da Yıldız Gemisi.

 

Alüminyum ve çelikten roket rekabeti

Çeliğin bütün marifetlerine rağmen mühendisler alüminyum konusunda da ilerleme kaydettiler. Örneğin, alüminyum roket tanklarının içi izogrid denilen ızgara şekilli özel bir iskeletle kaplanıyor. Astar benzeri bu iskelet alüminyumun yapısal sağlamlığını artırıyor. NASA’nın 14 milyar dolara yaklaşan bütçesiyle hâlâ bitiremediği SLS roketi ve Atlas Agena D izogrid iç iskelet kullanıyor.

Oysa bu tür iç iskeletler alüminyum roket gövdesinin iç yüzeyine CNC makinesiyle kazınıyor. Bu da alüminyumun yüzde 90’ının ziyan olmasına yol açarak imalat maliyetlerini büyük ölçüde artırıyor. Bu nedenle SpaceX, izogrid yerine roket gövdesi ve tanklarının iç çeperini ince bir lityum-alüminyum alaşımıyla kapladı. Bu şekilde roket gövdesini iç iskelet olmadan sağlamlaştırdı.

Buna karşın, SpaceX sadece Yıldız Gemisi’nin yeni Raptor roket motorlarını test etmek amacıyla üretilen Yıldız Çekirgesi prototipinde karbon fiber kullanmadı. Sonuçta burada silindirik roket gövdesinden söz ediyoruz.

Ancak, karbon fiberin gücü liflerin yönünden geliyor. Silindirik bir gövdenin ise 360 derece güçlü olması; yani her yönden gelen bükülmelere dayanıklı olması gerekiyor. Bu nedenle karbon fiber gövdeler üst üste binen 4 ayrı katmandan üretiliyor.

Çok katmanlı imalat

Bu katmanlardan her biri sağ, sol, yukarı veya aşağı yönlerden gelen baskılara dayanıyor. 4 katmanlı karbon fiber gövdedeki farklı katmanların lifleri ızgara şeklinde iç içe geçmiş gibi oluyor. Bu da gövdenin her yönde dirençli olmasını sağlıyor. Ancak, karbon fiberin metrekaresi 135 dolar ve 4 katmanlı olduğunda da 440 dolardır. Sonuç olarak karbon fiber 50 metre boyundaki Yıldız Gemisi’nde kullanılamayacak kadar pahalı bir malzemedir. İşte size çelikten bir sebep daha!

İlgili yazı: Gezegenler Güneş Çevresinde Nasıl Dönüyor?

Mars-a-gidecek-yıldız-gemisi-neden-çelikten-yapıldı

Dünyanın en büyük ve güçlü roketleri. Büyütmek için tıklayın.

 

Çelikten gövde kolayca ölçeklenebilir

Unutmayın ki burada tek bir yıldız gemisinden söz etmiyoruz. SpaceX, tümüyle yeniden kullanılabilir olsa bile, Güneş Sistemi’ndeki yolculuklar için 30 yılda en az 100 Yıldız Gemisi ve Super Heavy birinci kademe fırlatıcısı üretecek. Çelikten roketler zaten ucuza gelecek (sadece çeliğin fire vermemesi yüzünden değil, üretim aşamasının hem hızlı hem de basit olması yüzünden) ve seri üretim maliyetleri daha da aşağı çekecek.

Gelelim atmosferde ısınma sorununa

Yıldız Gemisi’nin Mars’a inerken ve Dünya’ya geri dönüp iniş yaparken atmosferik sürtünme ile ısınacağını söylemiştim. Oysaki mesele sadece roketin sürtünme sebebiyle yanmasını önlemek değil. Bir de roket gövdesinin yapısal sağlamlığını korumak var. Mesela aşırı ısınmayı ısı kalkanıyla önleyebilirsiniz. Yine de uzay gemisinin sıcaklığı nominal değerin üstüne çıkarsa, bu kez de gövde yumuşayacak ve bükülüp parçalanmaya daha müsait olacaktır. İşte burada çelik çok dayanıklıdır.

Paslanmaz çelik bu açıdan hem alüminyum alaşımlar, hem de karbon fiber kompozitlerden kat kat üstün. Sonuçta Yıldız Gemisi Mars ile Dünya ve Dünya ile Ay arasında 20 yıl mekik dokuyacak. Bu sırada bakım onarım masraflarını azaltarak bakım süresini kısaltmak gerekecek.

Bu bağlamda Super Heavy birinci kademe roketi, Yıldız Gemisi’ni 65−75 km irtifaya çıkaracak. Bu sırada roketin hızı saatte 6000 ile 8300 km’ye çıkacak. Ardından Super Heavy Dünya’ya geri dönecek ki aslında Yıldız Gemisi’nden çok daha sık kullanılmış olacak. Neden derseniz:

Super Heavy 1) İnsanlı gemileri, 2) Yıldız Gemisi’ne Dünya yörüngesinde yakıt ikmali yapacak olan tanker gemilerini, 3) Uydu fırlatacak yük gemilerini ve 4) Ay’a gidecek gemileri fırlatacak. Bu sebeple daha çok yıpranmaya maruz kalacak. Çelikten üretilmesi bu açıdan da maliyetleri azaltacak.

Dünya atmosferinde fren yapmak

Super Heavy sadece yörünge altından geri dönüş yapacağı için Mars’a giden Yıldız Gemisi’nden çok daha yavaş bir iniş gerçekleştirecek. Ancak, Dünya’nın Mars’tan 994 kat kalın olan atmosferinin güçlü sürtünme etkisi ve fren yapmak için ateşlenecek roketler aracı oldukça ısıtacak. Tabii roket motoru çanları ısıya çok dayanıklı üretiliyor; ama Super Heavy’nin alüminyum yakıt tanklarını yüksek ısıdan korumak gerekiyor. Çelik gövde iyi yalıtım sağladığı için son derece pratik oluyor.

İlgili yazı: İnternette teknik takip ve gözetimi önleme rehber

Mars-a-gidecek-yıldız-gemisi-neden-çelikten-yapıldı

 

Yıldız Gemisi’ne çelikten gövde yetmez

Bunu geçmeden kısa bir bilgilendirme: Süper Heavy birinci kademe roket 9 metre çapında ve 68 metre yüksekliğinde olup Yıldız Gemisi’ni fırlatmak için 3300 ton yakıt taşıyacak. 37 Raptor motoru ile fırlatma sırasında 72 meganewton (MN) itiş gücü sağlayacak.

Fırlatma sırasında ağır yıldız gemisiyle dengeli uçabilmek için katlanabilen oynar yön kanatçıkları kullanacak (bunlar roketin tepesinde yer alacak). Oynar kanatçıklar hız kesmesine ve dengeli bir iniş yapmasına da yardım edecek. Super Heavy, altı adet katlanabilir ayağıyla Dünya’ya yumuşak iniş yapacak. Ancak çelik bir gövde bu iş yüküne dayanabilir; ama Yıldız Gemisi’nin de geri kalır yanı yok:

Bu kez 9 metre çapında, 50 metre yüksekliğinde olan ve 1200 ton yakıtla 100 tonu aşkın yararlı yük taşıyan bir uzay aracından söz ediyoruz. Yıldız Gemisi’nin 6 adet Raptor motoru bulunuyor ve büyük olanlar Dünya ile Mars atmosferinde, küçük olanlar ise uzayda çalışacak. Sonuçta bu araç 75 km yüksekliğe erişince Super Heavy’den ayrılarak uzaya kendi gücüyle çıkacak. Mars’a da kendi başına inip kalkacak.

Neyse ki sıvı hidrojenden daha az yanıcı; ama daha verimli olan sıvılaştırılmış metanla çalıştığı için ısınmaya bağlı yangın tehlikesine karşı daha güvenli olacak. Buna rağmen Mars’a inişte geminin sıcaklığı 1700 dereceye ulaşacak. Bu çeliği bile eritecek kadar yüksek ısıdır. Öyleyse Yıldız Gemisi’ni Mars’a iniş sırasında nasıl koruyacağız?

İlgili yazı: Yapay Zeka Nedir ve Nasıl Çalışır?

Roketler az yer kaplasın diye sıvılaştırılmış gaz veya yüksek basınçlı sıvı yakıt kullanır. Bunlar yerde beklerken buharlaşır ve tankı patlatmasın diye havaya salınır.

 

Isı kalkanı ve kurnazlık sayesinde

Yıldız Gemisi uzay mekiğinde olduğu gibi seramik karolar kullanacak. Normalde bunlar kalın, ağır ve pahalı olur ki siz de taşımanız gereken yakıtı azaltmak için geminizin hafif olmasını istersiniz. Oysa bu kez SpaceX kurnazlık yaptı ve bizzat iri çelik gövdeli Yıldız Gemisi’nin özelliklerinden yararlandı. Bakın nasıl?

Çeliğin ısıya dayanıklı olması, geminin atmosfere sürtünen yüzünün, arka tarafta kalan yüzünü ısıtmasını yavaşlatıyor. Böylece geminin iniş sırasında uzaya bakan tarafı daha az ısınıyor. Yıldız Gemisi’nin 9 metre çapındaki geniş gövdesi, geminin alt yüzünü saran alevlerin arka yüze ulaşmasını da önlüyor. Kısacası uzay aracımız kendi kendisinin ısı kalkanı oluyor.

Ayrıca seramik karoların arkasının ısınmasını önlerseniz gemiyi koruyacak olan ön yüzünün ısınmasını da yavaşlatırsınız. Özetle arka yüzü pek ısınmayan çelikten gövdeler; ön yüzü de çok daha ince, ucuz ve hafif seramik karolarla korumanızı sağlıyor. Çelikten gövde ısı kalkanı maliyetlerini de azaltıyor.

Asıl kurnazlık iniş açısında

Yıldız Gemisi Mars atmosferine çok yüksek hücum açısıyla girip neredeyse takoz gibi düşecek; yani burundan dalış yapmak yerine, koca gövdesini atmosfere yan tutarak iniş yapacak. Bu da inişten ziyade, kontrollü düşüş anlamına geliyor. Geminin geniş yüzeyi ise ince Mars atmosferinin bile aracı sürtünmeyle yavaşlatmasına imkan tanıyacak. Üstelik ilk girişteki ısınma hariç, inişin kalanında gövde sıcaklığının düşürülmesi daha da ince ve ucuz bir ısı kalkanı kullanmaya izin verecek. Kurnazlık budur!

İlgili yazı: Evrenin En Büyük Yıldızı UY Scuti mi?

Falcon 9 roketleri dünyaya geri dönüyor.

 

Terleyen yıldız gemisi

Gerçi o kurnazlıksa bir de dahice çözümler var: SpaceX, Yıldız Gemisi’nin atmosfere giriş sırasında uzaya bakacak olan tarafını insan gibi terleyerek soğutmayı planlıyor. Sonuçta geminin uzaya bakan yönü de çok ısınacak. Her ne kadar alt yüzü kadar ısınmasa da üst tarafın aşırı ısınması, yukarıda söylediğim gibi, alt yüzde daha kalın bir ısı kalkanı kullanmayı gerektirecek.

Oysa SpaceX geminin üst yüzünü gözeneklerle kaplamaya karar verdi ve özünde çift cidarlı bir roket gövdesi üretmeyi seçti. Öyle ki geminin iç gövdesi ile dış gövdesi arasında bir boşluk olacak. Bu boşluk geminin ana yakıtı olan sıvılaştırılmış metanla dolacak. İniş sırasında uzaya bakan taraf ısınacak ve metanın buharlaşmasına neden olacak. Metan gözeneklerden uzaya kaçarken gemiyi de soğutacak.

Tabii SpaceX gövdenin diğer yüzünü de seramik karolarla kaplayabilirdi. Hatta o yüz alt taraf kadar ısınmayacağı için zaten ince üretilen alt seramik karolardan bile ince olan, neredeyse kağıt inceliğindeki bir ısı kalkanı kullanabilirdi.

Ancak, geminin Dünya-Mars arasında defalarca gidip geleceğini unutuyoruz. Üst tarafa yerleştirilecek süper ince karoların ise alt taraftakilerin tersine, tek kullanımda eriyeceğini de unutuyoruz ki Yıldız Gemisi Dünya’ya geri dönerken bunlara ihtiyaç duyacak. Mars’ta yeni ısı kalkanı üretecek bir fabrika olmadığı için asıl bu büyük sorun çıkaracak. Terleyen uzay gemisi bu sorunu çözüyor ve geminin üst kısmını Dünya’ya dönerken de soğutmak mümkün oluyor.

İlgili yazı: İnsanlar Gelecek 100 Yılda Nasıl Evrim Geçirecek?

Mars-a-gidecek-yıldız-gemisi-neden-çelikten-yapıldı

Yörüngede yakıt ikmali yapan Yıldız Gemileri.

 

İki tür Yıldız Gemisi?

Bütün bunlara ek olarak SpaceX iki tür Yıldız Gemisi üretecek: Yörünge versiyonu ve Mars versiyonu (Ay’da atmosfer olmadığı için uydumuza giderken yörünge versiyonunu kullanacağız). Sonuçta yörünge versiyonu Dünya yörüngesi ile Ay’ın ötesine geçmeyeceği için terleyen soğutma sistemini kullanmayacak ve maliyetleri azaltacak. Mars versiyonu ise terlemeyi entegre edecek.

Ayrıca SpaceX önce yörünge versiyonunu üretecek. Bu model Dünya’ya dönerken Mars gemisi kadar ısınmasa da yıpranma izleri görülecek ki şirket, yörünge versiyonunun üst yüzünde kullanılacak olan ek karoların tek uçuşta eridiği yerlere ileride yine terleme sistemi yerleştirmeyi planlıyor; yani ilk gemiler aynı zamanda test yatağı olacak.

Nitekim Elon Musk hem parça değiştirmeyi önlemek, hem de gemilerin onarım için yerde yatmasına bağlı iş gücü kaybını önlemek amacıyla sıfır bakımla yeniden kullanılabilen yıldız gemileri istiyor. Bu da çok mantıklı: Otomobilinizle akşam eve döndüğünüzde onu en fazla park edersiniz. Her gece bakıma almazsınız. 🙂

Sonuçta SpaceX’in Mars’a 100 insan göndermek için tasarladığı Terleyen Yıldız Gemisi büyük oranda 301 kalite çelikten üretilecek. Peki nükleer roketlerle Mars’a sadece 3 ay ve 800 milyon km uzaktaki Jüpiter’e de 6 ayda ulaşabilir miyiz? Nükleer roketleri hemen okuyabilir ve bizi Güneş Sistemi’ndeki uzak gezegenlere taşıyacak olan mini füzyon roketlerini de şimdi görebilirsiniz. Komşu yıldızlara ulaşmamız ise ancak nükleer füzyon roketleriyle mümkün olacak. İyi tatiller ve bol güneşli günler.

Elon Musk Yıldız Gemisi’ni Anlattı


1Air Force requirements will keep SpaceX from landing Falcon 9 booster after GPS launch
2NASA’s Management of the Space Launch System Stages Contract (pdf)
3NASA FY 2019 Budget Estimates (pdf)
4Human Mars Mission ArchitecturePlanto Settle the Red Planet with 1000 People (pdf)
5SpaceX Starship

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir