İnsan Türü Konuşmayı Ne Zaman ve Nasıl Öğrendi?

insan-turu-konusmayi-ne-zaman-ve-nasil-ogrendiİnsan türü konuşma dilini ne zaman ve nasıl geliştirdi? Atalarımızın gırtlak yapısı, dil kemiği, kasları ve ses telleri konuşmaya ne zaman elverişli oldu? Örneğin soyu tükenmiş olan Neandertaller ve Heidelberg insanı bizim gibi konuşabiliyor muydu? Biz insanlar gibi bütün sesli ve sessiz “harfleri” söyleyebiliyor muydu? Konuşmayı nasıl becerdik? İnsan dilinin evrimi 7 milyon yıl öncesine uzanıyor.

Konuşmayı çözmek

Öncelikle insanı insan yapan başlıca şey duygularımız değil, düşüncelerimizdir. Hayvanlar da insanlar da korkabilir ve sevinebilir ama sadece insan karmaşık düşünceler üretebilir. Bu da konuşma diline bağlıdır. Düşünce mi önce geldi yoksa dil mi sorusu size yumurta mı tavuktan çıkar yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu gibi gelebilir ama aslında öyle değil. Hintli bilge Gandi’nin “sözlerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür” dediği gibi modern dil de modern düşünceden önce gelmiştir. İnsanlar konuşmayı beceremeseydi mantık ve matematik gibi karmaşık sistemleri de geliştiremeyecekti.

Peki konuşma nasıl evrim geçirdi? Eski insan bilimciler (paleoantropologlar) gırtlağımızdaki dil kemiğinden ses yolumuz ve ses tellerimizin anatomisine kadar bir çok noktayı araştırıyor. Bu organların büyüklüğü ve birbirine oranını inceliyor; çünkü hangi sesi çıkaracağınız organlarımıza bağlı. Gırtlak yapımız farklı olsaydı i, e gibi sesliler veya p, t gibi sessizleri söyleyemezdik. Bu da eksik alfabe gibi dilimiz, düşüncelerimiz ve zihnimizi sınırlandırırdı.

Gerçi konuşma organları kolay kolay fosilleşmez. Ses tellerini bulmak imkansız, hasar görmemiş küçük ve narin dil kemiği fosillerini bulmaksa çok zordur. Yine de atalarımızın boyun kemikleri vb. konuşmanın nasıl evrim geçirdiği konusunda bize bilgi veriyor. Konuşmanın hikayesi 400 milyon yıl önce başlıyor:

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

insan-turu-konusmayi-ne-zaman-ve-nasil-ogrendi

İnsanlar Neandertallerle karşılaşıyor.

 

Konuşmayı sökmek

360-400 milyon yıl önce ilk dört ayaklılar karada yaşamaya başladı ve akciğerlerle birlikte hareket edebilen kaslı bir dil geliştirdiler. İnsan dili de bunları incelikli bir şekilde kontrol ederek ürettiğimiz karmaşık seslere dayanıyor. Bundan sonraki aşama ise insansıların kuyruksuz ve kuyruklu maymunlardan ayrılmasıdır. Öyle ki şempanze ve bonobolar kuzenimiz olmasına rağmen atamız değildir. Şempanzeler insandan genç bir tür olup bizimle aynı atadan gelir.

İngilizce ape dediğimiz kuyruksuz maymunlar bizimle yüz ifadesi, el-kol hareketleri ve hatta ezberlenmiş bazı sözcüklerle iletişim kurabiliyor. Yere işaretler de çizebiliyor ama bunu pek azı yapıyor. Ayrıca insan gibi konuşamıyorlar. Buradan da konuşma dilinin insan türünde zamanla ortaya çıktığını anlıyoruz. Şempanzelerle ortak atamız da büyük olasılıkla insan gibi konuşamıyordu. Maymunlar Cehennemi veya Lucy gibi filmlerden etkilendiyseniz maymunların asla insan gibi konuşmayı öğrenemeyeceğini belirtelim. En azından insanların soyu tükenmediği süreceNeden mi?

Bir kez zeki Homo sapiens ortaya çıkıp diğer insan türlerini bünyesinde erittikten sonra (örneğin Neandertal genleri içimizde yaşıyor) yeni zeki türlerin ortaya çıkmasını engelleyen evrimsel bir baskı oluştu. İnsanlar zirve yırtıcı olarak besin kaynaklarına egemen oldular ve bu da diğer türlerin zeki olmasını engelledi. En basitinden dik yürüyen insan Homo erectus ilkel silahlarla çok iyi bir avcıydı ki insan beyni sırf pişmiş et yediğimiz için (yeterli enerjiyle) büyüyüp gelişti.

Güney maymunları

Dahası doğal kaynakların optimize edilmesi ihtiyacı diğer maymunların insan gibi evrim geçirmek yerine ormanlarda vahşi yaşam sürmesini gerektiriyordu. Mademki bu maymunlar büyük bir beyni destekleyecek kadar besin bulamayacaktı öyleyse ormanlarda yaşayacak kadar, yani goril ve şempanze kadar zeki olmaları yeterliydi. Demek ki konuşma dili Homo cinsinde gelişti ama he şeyin bir öncesi vardır:

Homoların atası olan Australopithecuslar bizim gibi konuşamıyordu (bu isim güney maymunu demek ama aferensisler kuyruksuz maymunlardan evrim geçiren bir insansı türüdür). Oysa 3,3 milyon yıl önce yaşayan bu türün gırtlak yapısı kabaca insana benziyordu. O dönemde Kenya’daki Turkana gölünde beliren Kenyathropus platyops türünün de ilk aletleri ürettiğini, yani teknolojinin bile insan icadı olmadığını belirtelim. Her durumda modern ses yoluyla ilgili elimizdeki en eski fosiller genç bir Australopithecus afarensis iskeletinden kalmadır:

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

Büyütmek için tıklayın.

 

Konuşmayı başlatan dil kemiği

Afarensis iskeletinin bu özel parçasına dil kemiği diyoruz. U şekilli bu kemik gırtlağınızda, çene kemiğinin hemen altında yer alır ve başka kemiklere bağlı değildir. Kemiği bağ dokuları ve kaslar yerinde tutar. İnsanlarda dil kemiği dil kaslarına bağlanan önemli bir parçadır. Şempanzelerde de dil kaslarına bağlıdır. Oysa onlarda ve diğer birçok kuyruksuz maymunda gırtlak hava kesesi denilen dokuları da destekler. Hava keseleri maymunları hızlı ve derin nefes almaktan kaynaklanan tıkanmayla baş dönmesi gibi yan etkilerden korur. Böylece insanlardan çok daha uzun bir süre çığlık çığlığa yardım isteyebilirler.

İnsanlar hava keselerini evrim sürecinde kaybetmiştir. Böylece daha incelikli sesler çıkararak konuşabilirler. Dil kemiğini doğrudan dil kasına bağlarsanız yalnızca yüksek sesleri değil, aynı zamanda çok karmaşık sesleri de çıkarabilirsiniz. Ayrıca hava keselerinin dijital ses sistemlerindeki normalleştirme özelliği gibi yüksek ve alçak sesler arasındaki farkı azalttığını biliyoruz. Özellikle tiz sesleri orta kademeye çekiyor. Bu da 5 + 1 ses kayıtlı bir filmi dört hoparlörden dinlemeye benziyor. Hava keseleri tizleri azaltıp sesi boğuklaştırıyor.

Australopithecus afarensis de hava keseleri vardı ve insan gibi konuşamıyordu. Dil kemiği ise daha çok şempanze ve gorillerinkine benziyordu. Oysa dil kemiği insanlarda o kadar işe yaradı ki Australopithecuslardan bize kalan tek iskelet parçası dil kemiği oldu. Aslında ince ve narin dil kemiği konusunda çok şanslıyız. Bundan sonraki kemiği aferensisten 3 milyon yıl sonra yaşayan bir türün iskeletinde bulduk. Homo cinsinin bir üyesinde… Bu kez İspanya’da, Pirenelere yakın Sima de los Huesos’tayız (kemik çukuru). İtalyanca kaynaklar 430 bin yıllık bu çukurun Dünya’da açılan ilk mezar olabileceğini söylüyor.

Kimin çukuru derseniz

Heidelberg insanından söz ediyoruz ki bu tür Homo sapiens’in doğrudan veya ana atası olabilir. Nitekim bizler Homo sapiens denilen insan türünün üyesi değiliz. Onun bile 20 bin yıl önce soyu tükendi. Homo sapiens sapiens denilen alt türüz, yani düşündüğü üzerine düşünen insan (Bkz. Çoklu Adem). Nitekim insan türleri 500 bin yıl önce Doğu Afrika’dan çıkıp Akdeniz Bölgesine yayılmaya başladı. Öncelikle Arap yarımadasıyla Anadolu ve İspanya’ya göç ettiler. Bu bağlamda Heidelberg insanı Homo sapiens ve Neandertallerin atası veya yakın akrabamızdı. Yine de eksik ve kırık dil kemikleri aferensislerden çok bizim dil kemiğimize benziyordu. Peki Heidelberg insanı konuşabiliyor muydu?

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

Sohbet koyu.

 

Konuşmayı kesen hava kesecikleri

Homo türlerinin, en azından Heidelberg insanın hava kesesi yoktu. Yine de sadece dil kemiği benzerliğine dayanarak bizim gibi konuştuklarını söyleyemeyiz; çünkü insanların kendine özgü bir ses yolu var. Siz de gırtlağın üstündeki ses yolunu ikiye bölebilirsiniz. Yatay kısmı ağzımız ve dikey kısmı da yutağımızdır. Yetişkin insanlarda bunlar eşit uzunluktadır. Bu da a, i, u seslilerini hem de çok belirgin olarak seslendirmemizi sağlar. Üstelik hemen tüm dillerde bu üç sesli vardır. Türkçede ince sesliler de var ama bunlar a, i, u’nun varyasyonlarıdır.

Buna karşın insanbilimciler insansı atalarımızda yutak ve ağzın aynı boyda olmadığını düşünüyor. Hatta Neandertallerin yutağının ağızdan kısa ve ağzının da insandan büyük olduğunu düşünüyorlar. Bebeklerle şempanzelerde de böyledir ve bu yüzden a, i, u seslerini iyi çıkaramazlar. Peki bu Neandertallerin insan sesi çıkaramadığı anlamına mı geliyor? Acele etmeyerek kanıtlara bakalım.

İspanya’daki fosiller bu konuda ipuçları sağlıyor; çünkü orada neredeyse eksiksiz bir kafatasıyla yedi omur kemiği bulduk. Böylece Neandertallerde ağız kısmının yutaktan sadece biraz kısa olduğunu anladık. Kısacası bu fosil 10 yaşındaki bir çocuk gibi konuşabilirdi. Öyleyse en azından yakın atalarımız da a, i, u seslerini çıkarabiliyordu.

Neandertallere yakından bakalım

Eski insan bilimciler Fransa’da 50-70 bin yıl önce yaşamış yetişkin bir Neandertalin kemiklerini birleştirip ses yolunu yeniden oluşturduğu zaman ilginç bir şey gördüler. Üst ses yolunun yatay kısmı (ağız) dikey gırtlaktan sadece biraz kısaydı. Bu da Neandertallerin insanların çıkardığı bütün sesleri çıkarabildiğini gösteriyordu. Üstelik elimizde insan gibi konuşabileceklerine dair başka kanıtlar var. Biri İspanya’daki bir sit alanında 43 bin yıl önce yaşamış bir bireye ait. Bu eksik dil kemiğini insanlardan ayırt etmek imkansız. Diğeri ise İsrail’deki Kebara mağarasında 63 bin yıl önce yaşamış bir bireyin kemiği. Bilim insanları bu kemiği bilgisayarlı tomografiyle tarayınca içyapısının da insan gibi olduğunu gördüler! 😮

İlgili yazı: 18 Ayda Nasıl 24 Kilo Verdim?

Solda Australopithecus. Sağda Paranthropus robustus.

 

Konuşmayı gösteren kanıtlar

Pekala… Neandertaller insan sesi çıkaracak altyapıya sahipti. Ya kulaklar? Neandertaller bütün insan seslerini duyacak kadar iyi işitiyor muydu? Doğrusu bütünlüğünü koruyan Neandertal iskeleti bulmak zor ama birçok kafatası bulduk. Böylece Neandertal kulak kanallarının büyüklüğü ve şeklini ölçtük. Hatta kulak kemikleri bile bulduk; çünkü bunlar şakak kemiklerinin içinde yer alıyor. O zaman tekrar geriye giderek Australopithecus africanus ve Paranthropus robustus gibi uzak atalarımıza bakalım. Bunların kulak kanalları şempanzelerden çok bize benziyor.

Aslında kulak zarı kafatasına biraz daha kısa ve geniş bir kanalla bağlanıyor. Çekiç kemikleri de bize benziyor ama orta kulaktaki örs ve üzengi kemikleri daha çok şempanzelere benziyor. Bu atalarımızın nasıl duyduğunu modellediğimizde ne insanlara ne de şempanzelere benzediğini görüyoruz. İkimiz arasında bir yerdeler… Açıkçası orta perdeden sesleri şempanzelerle insanlardan çok daha iyi işitiyorlardı. Duyma becerisi ise Homo cinsinin ortaya çıkmasıyla insanileşiyor.

Homo erectus ve Neandertaller büyük olasılıkla bizim gibi duyuyordu. Evrim sürecinde orta perde seslere duyarlılığımız azaldı ama işitme frekansı aralığımız genişledi ve tiz sesleri daha iyi duyar olduk. Bu da t, k, f, s seslerini daha iyi çıkarabildiğimiz anlamına geliyor. Nitekim insan dilini hayvanlardan ayıran en temel yapısal özellik sessiz harfleri kullanmamızdır. Tüm bu değişiklikler de dil kemiğine bağlıdır. Özellikle Neandertal insanından itibaren konuşma becerisinin bugünkü seviyeye ulaştığını görüyoruz. Peki dil nedir? Bu da çok tartışmalı bir konu:

İnsan dilinin kökenleri

Öncelikle Neandertaller bizim gibi duyarak konuşabiliyorsa neden insan diline sahip olmasınlar? Ayrıca insan dilini dediğimiz şey nedir? Muhtemelen Homo erectuslar, belki de Homo habilislerin ortaya çıkmasıyla insan dili de gelişmeye başladı. Bu durumda dilimiz en az 2,5 milyon yıl önceye uzanıyor. Platyopsların da dil becerisi olmadan ilk taş aletleri yapabileceğini sanmıyorum. Öyleyse konuşmayı sökmek için 3,3 milyon yıl öncesine gidebiliriz. Modern dil ise modern konuşma altyapısıyla birlikte gelişmiş olmalı. Peki ya insani davranışlar?

İlgili yazı: 5 Soruda Paralel Evrenler

insan-turu-konusmayi-ne-zaman-ve-nasil-ogrendi

 

Neandertaller konuşmayı beceriyordu

Sözlerimiz düşüncelerimiz oluyorsa insan gibi konuşan tüm canlılar insan gibi düşünebilecek demektir. Peki Neandertaller bizim gibi düşünebiliyor muydu? Bu konuda ipuçları var: Yaşlılar ve yaralılara bakıyor, takı takıyorlardı. Bu da süslenme gibi kültürel unsurlar demektir. Öyleyse efsane, masal ve hikayeler de anlatıyorlardı. Yoksa hikaye anlatıcılığını bizden önce Neandertaller mi geliştirdi? Peki biz geliştirdiysek Neandertaller bizden bir şeyler öğrenmiş olabilir mi?

Neandertal kadınlarının çocuklara bakmak yerine erkekler gibi ava çıktığını sanıyoruz. İnsanlar ise cinsiyet temelli işbölümü yapmıştır. Bu durumda Neandertal zihni bize ne kadar benziyordu? Bugün bir Neandertal klonlamayı başarsak ve okula göndersek dış görünüş hariç insana benzer miydi? Yapılan araştırmalar Neandertallerin 130 bin yıl önce ölülerini gömdüğünü gösteriyor. Bu durumda öbür dünya ve tanrı inancı da var mıydı? Kanımca homo cinsine ait bir türün beyin kapasitesi insan gibi düşünmesine el veriyorsa mutlaka insan gibi düşünecektir.

Neandertallerle bilişsel yetilerimizi karşılaştırmayı çok isterdim ama bu imkansız. Bugün bir Neandertali insan gibi yetiştirsek bile doğal ortamında nasıl davranacağını bilemeyiz. Yine de DNA’mızda Neandertal genleri taşıyoruz. Bu da Neandertallerle düzenli ilişkiye girerek ürediğimizi gösteriyor. Bu yakınlık ancak ortak dil ve zihniyetle mümkün olabilir. Peki ilk insan nerede ve ne zaman yaşadı?

Onu da Gerçek Adem ve Çoklu Adem yazılarında görebilir, türümüzün 100 yılda nasıl evrim geçireceğine de göz atabilirsiniz. Tarihteki en büyük toplu soy tükenişi de Büyük Ölümle görebilirsiniz. Hızınızı olamayarak aşağıdaki Starbasekozan videosunda serseri gezegenleri de izleyebilirsiniz. Akşama Studio Canlı uygulamasında Bilimkurgu Sineması Atölyemiz var. Beklerim. Bilimle ve sağlıcakla kalın. 😊

Yıldızı olmayan başıboş gezegenler


1Communicative capacities in Middle Pleistocene humans from the Sierra de Atapuerca in Spain
2Micro-Biomechanics of the Kebara 2 Hyoid and Its Implications for Speech in Neanderthals
3Early hominin auditory capacities
4Evolution of Hearing and Language in Fossil Hominins

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir