DNA Testi Yaparsanız Neler Öğrenirsiniz?

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsinizDNA testi sadece çocuğun babasının kim olduğunu anlamaktan ibaret değil. Genetik test yaptırarak ne tür besinler tüketip nasıl egzersiz yapmanız gerektiğini öğrenir ve aynı zamanda geleceğe dönük kanser riskini de belirlersiniz. Peki DNA testi ne kadar güvenilir ve bize ne kadar doğru bilgi veriyor? DNA’dan öğrenebileceğimiz 10 bilgiyi görelim.

DNA testi ile neler öğreniriz?

Örneğin bu testler hastalık riskini doğru ölçüyor mu? Yoksa genetik test şirketleri bazen bizi yanlış bilgilendirerek insan sağlığını tehlikeye atıyor olabilir mi? Bütün bu soruların yanıtını verebilmek için önce insan DNA’sının dev bir bulmaca olduğunu görmek gerekiyor.

Nitekim vücudumuzda yaklaşık 100 bin gen ve bunların içinde 25 bin aktif gen bulunuyor. Göz renginizden burnunuzun şekline ve lösemi riskine kadar her şeyi genler ile gen grupları belirliyor. Bu da insan sağlığını belirleyen trilyonlarca genetik faktör olması demek ve DNA testi ile hastalıklara karşı doğru bilgi edinmek işte bu yüzden zor oluyor.

İlgili yazı: Bilimin Henüz Yanıtlamadığı 7 İlginç Soru

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

Genetik testin sınırları

Bir de epigenetik faktörler var tabii: Epigenetiğin ne olduğunu daha önce anlattım ama özetle gen ifadesi demektir; yani sağlıklı olmak için sağlıklı genlere sahip olmak yetmez. Bir de bunların kendini düzgün ifade etmesi ve vücutta doğru şekilde aktive olması lazım.

Yoksa yanlış zamanda gereğinden şiddetli veya zayıf şekilde aktive olan sağlıklı bir gen de kansere yol açabilir. Ancak, DNA testi epigenetiği dikkate almıyor. Bu nedenle 30 yıl sonrası için kanser riskini genel yüzdelerle hesaplıyor; ama kişinin ne zaman hangi kansere yakalanabileceğini söylemiyor.

İşte bu nedenle genetik test sonuçlarında yüksek hata payı olduğunu bilmek gerekiyor. Elbette bir de meselenin etik boyutları var: Yumurtanın, spermin veya embriyonun genetiğiyle oynayarak tasarım bebekler ve genetik Süpermenler yaratma riski.

Bu da iki türlüdür

DNA testi teknikleri her yıl gelişiyor ki bir gün bunlar çok daha güvenilir olacak ve anne-babaların kendi tasarım bebeklerini oluşturmasını sağlayacak. Öyleyse genetik hastalıkları önlemek için insan DNA’sını değiştirelim ve yeniden yazalım derken; yanlışlıkla genetik Süpermenler yaratıp Hitler’in ari ırkına benzer bir ırkçılığı mı hortlatacağız? Peki ya tasarım bebekler hastalıklı doğarsa?

İlgili yazı: Yapay Zeka Nedir ve Nasıl Çalışır?

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

DNA testi için örnek alma teknikleri. Büyütmek için tıklayın.

 

DNA testi gerçeklerini görelim

Her ne kadar uygarlığımız DNA testi yapacak ve bilgisayar yardımıyla gen dizimizi çıkaracak kadar gelişmiş olsa da gen tedavisine daha yeni başlıyoruz. Kısacası DNA, insan yaşamının bütün sırlarını barındıran açık bir kitap değil; beden sağlığı konusunda neye ne kadar etki ettiği her zaman belli değil.

Bu nedenle sadece genlerinize bakarak yaşam tarzınıza, diyetinize ve ne tür egzersizler yapacağınıza karar vermek gerçekçi olmayacaktır. Bizler daha işin başındayız ve önce DNA harflerini, DNA dilini doğru okumayı öğrenmemiz gerekiyor.

Buna karşın genetik dili bilmek yetmez. Bir de o dille güzel romanlar ve şiirler yazmamız lazım. İşte genetik test sonuçlarını belirsizleştiren epigenetik faktörler burada devreye giriyor: Sigara içmekten tutunda da ani bir korku yaşamaya ve yaşlanmaya kadar hemen her şey genlerimizin ne zaman aktive olacağını belirliyor. Stresli anne-babaların kaygılarını çocuklarına epigenetik olarak aktardığı biliniyor.

Özellikle de gen ifadesine bağlı epigenetik faktörlerin, içinde bulunduğumuz ruhsal ve fiziksel koşullara ek olarak yaşlanma sürecinde de değiştiğine dikkat edersek bu testlerin ne kadar yetersiz kaldığını görüyoruz. Peki DNA şirketine yüklü paralar ödeyerek yaptıracağınız DNA testi size gerçekte ne söyleyebilir ve sağlığınıza ne kadar faydalı olabilir? Bunun için insan genomuna bakalım.

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

Genom nedir?

Genom, yani gen dizisi DNA’da yer alan bütün genlerin bir listesidir. Buna insan DNA’sını oluşturan yaklaşık 3 milyar baz çiftinin haritasını çıkarmak da diyebilirsiniz. Baz çiftleri merdiven basamaklarına benziyor ve kendisi de çifte sarmal şekilli bir merdivene benzeyen DNA’nın iki uzun şeridini birbirine bağlıyor. Baz çiftleri A, D, C, T harfleriyle adlandırılan 4 temel basamaktan oluşuyor.

İnsan DNA’sı dev bir organik molekül olduğu için kendisini oluşturan baz çifti basamakları da aslında daha kısa birer moleküldür. Nitekim A, D, C, T harfleri bu baz moleküllerinin baş harfleri oluyor: Adenin, guanin, sitozin ve timin.

Bu bağlamda genleriniz hücrelerin çekirdek DNA’sında ve hücrelerin enerji fabrikası olan mitokondri organcıklarında yer alıyor. Mitokondri ve çekirdek DNA’sındaki genler kromozomlar halinde paketleniyor.

Bunlar helezon plastikle sarılmış TV seti kablolarına benziyor ve insanlarda genellikle 46 kromozom bulunuyor. Eşeyli ürediğimiz için kromozomlarınızın yarısı anneden ve yarısı babadan geliyor. Ayrıca mitokondri DNA’nız sadece anneden geçiyor (detaylarını Gerçek Adem yazısında okuyabilirsiniz).

İlgili yazı: 10 Adımda kara deliğe düşen astronota ne olur?

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

1. DNA testi ile atalarınızı öğrenin

Son 20 yılda genleri okumayı öğrendik. Öyle ki DNA testi ile çocukların gerçek babasını tespit ediyor ve suç işleyenlerinin kimliğini, yere düşen saç tellerine genetik test yaparak öğreniyoruz. Dahası DNA testi ile atalarımızı ve soyumuzun nereden geldiğini tespit ediyoruz.

DNA testi aynı zamanda ırkçılık ve etnik ayrımcılık yapmanın ne kadar mantıksız olduğunu da gösteriyor: Örneğin, genetik olarak bir insanın Fransız olduğunu öne sürmesi yalnızca bir ölçüde doğrudur. Ancak, genlerin sekizde ikisi başka insan topluluklarına ait olmaktadır.

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

Büyütmek için tıklayın.

 

2. DNA testi ile hastalık saptamak

Genetik test yapmanın en bariz avantajlarından biri kalıtsal hastalıkları tespit etmektir. Örneğin, DNA testi sayesinde anneler sakat doğum yapma riskini görebilir ve beyindeki sinir hücrelerini öldüren Huntington hastalığına yakalanma olasılığını ölçebilirler; çünkü bu hastalık dördüncü kromozomda yer alan HTT adlı tek bir genin mutasyon geçirmesiyle ortaya çıkıyor.

Bu mutasyonda HTT geninin normalde 10 ila 35 kez tekrarlanması gereken parçası DNA üzerinde çok daha fazla kopyalanıyor ve HTT genini zehirli bir moleküle dönüştürüyor. Bu hastalık tek bir gene bağlı olduğundan, bunu DNA testi ile teşhis etmek daha kolay oluyor ki aynı şey orak hücreli anemi için de geçerli:

Bu kansızlık hastalığı da 11. kromozomdaki HBB geninin mutasyon geçirmesinden kaynaklanıyor ve kanda oksijen taşıyan alyuvarların büzülüp orak şeklini almasına yol açıyor. Bu da alyuvarların oksijen taşımasını zorlaştırarak kas problemlerine yol açıyor.

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

3. DNA testi ile alerjilerinizi öğrenin

Yüzde yüz kesin olmamakla birlikte DNA testi ne tür kimyasal maddelere ve besinlere alerjik olduğunuzu da söyleyebilir. Böylece glütensiz ekmek yemeniz gerektiğini öğrenebilir ve hangi ilaçlara alerjik olduğunuzu bilirsiniz.

Bu sayede soğuk algınlığını gidermek için aldığınız bir ilaca veya ameliyat olacaksınız anestezi ilaçlarına alerjik tepkiler vermekten kurtulmuş olursunuz. Bu bilgileri tıpkı kan grubunuz gibi Kızılay kartınıza yazabilirsiniz. Örneğin, kan pıhtılaşmasını kontrol eden VKORC1 geni mutasyon geçiren insanlar kan sulandırıcılara karşı çok hassas oluyorlar.

Bunlardan biri de VKORC1 pıhtılaşma enzimine yapışarak onu bloke eden ve kanı koyulaştırmasını önleyen Varfarin ilacıdır. Oysa bir hasta zaten az miktarda sağlıklı VKORC1 geni taşıyorsa Varfarin, hastanın kanı aşırı sulandırarak beyin kanamasına yol açabilir. Çok miktarda taşıyorsa bu kez de etkili olması için ilacın dozunu artırmak gerekir.

Kısacası DNA testi ile alerjilerin ve diğer mutasyonların tespit edilmesi hekimlerin doğru ilaçları doğru dozda yazmasını sağlıyor ki bu da yakın gelecekte kişiye özel, yani kişinin kendi bünyesine özgü ilaçlar üretilmesini sağlayacak. Böylece herkesin kullandığı genel ilaçların istenmeyen etkilerine maruz kalma olasılığınız azalacak ve ilaç tedavisiyle çok daha sağlıklı olacaksınız.

İlgili yazı: Olay Ufku Teleskopu İlk Kara Delik Resmini Çekti

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

Peki ya gen grupları mutasyon geçirirse?

İşte DNA testi sonuçlarının kişinin sağlığıyla ilgili yanlış teşhis koyma riskini artıran asıl sorun burada: Öyle hastalıklar var ki binlerce genin farklı ölçülerde mutasyon geçirip bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor; ama daha beteri de var:

Mutasyon geçiren onlarca gene rağmen kişi sağlıklı olsa da tek bir stresli gün geçirmek gibi epigenetik faktörler devreye girebiliyor ve bardağı taşıran son damla olarak hastalıklara yol açabiliyor. Açıkçası bu tür olasılıkları pikometre düzeyinde 10 dakikalık evren simülasyonları yapmayı başarana kadar öngörmemiz mümkün değil.

Şimdi pikometre, atomların boyunu ölçmekte kullandığımız mikroskobik bir ölçü birimidir ve metrenin trilyonda birine karşılık geliyor. Örneğin, hidrojen atomu baz elektron enerji değerindeki şekliyle 62 pikometre enindedir.

Biz de DNA testi ile insanların ömür boyunca hangi hastalıklara yakalanabileceğini ölçmek istiyorsak bilgisayarda pikometre boyunda atom ve molekül simülasyonları yapmamız lazım. Böylece çevre kirliliği yüzünden maruz kaldığımız kimyasal maddeler sebebiyle ne tür hastalıklara yakalanabileceğimizi makul kesinlikte ölçebiliriz. Kanser riskini de yüksek kesinlikle ölçeriz.

İlgili yazı: Holografik evren

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

4. Kanserin kesin tedavisi

Kanser dediğimiz şey benzer semptomlara yol açan yüzlerce farklı hastalıktan oluşuyor. DNA testi açısından bakarsak bu binlerce gen faktörü ve milyonlarca epigenetik faktörün bir araya gelmesi demek. Öyle ki bu  muazzam risk kombinasyonunu ancak bir kuantum bilgisayar hesaplayabilir.

Kanseri iyileştirmek bu yüzden zor. Oysa önümüzdeki 40 yılda, DNA testi yapan bilgisayarlarımız bu işlem kapasitesine ulaşırsa insan bedenindeki moleküler etkileşimleri gerçek zamanlı kamerayla izleyerek anlık mikro müdahalelerde bulunabileceğiz.

İşte o zaman kişiselleştirilmiş ilaçlar, nanoteknoloji ve kök hücre tedavisi gerçek zamanlı olarak birleşecek. Böylece hastalığa yakalanmak denen şey pratikte ortadan kalkacak. Belki de insan DNA’sındaki yaşlanmaya bağlı mutasyonları da tedavi ederek bedensel ölümsüzlüğe ulaşacağız.

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

İnsan sonrası dönem

Nitekim hastalıkları önler ve kaza veya cinayet gibi sebepleri saymasanız 1000 yıl yaşayabilirsiniz; ama 1000 yıl sonra kazada ölme riski yüzde 100 olacağı için gerisi zihninizi bilgisayara yüklemeye kalıyor.

İnsanların zihnini bilgisayara yükler ve bedenlerini klonlayarak dijital avatarları genç bedenlere indirirsek pratikte ölümsüz olabiliriz (Siz de bu tür bilimkurgu senaryolarını Arnold Schwarzenegger’in Altıncı Gün filminde, Altered Carbon ve Fringe dizilerinde bulabilirsiniz; ama filmlerde bulamayacağınız detayları Aşkın İnsan Üstün İnsana Karşı yazısında özetledim).

İlgili yazı: Laboratuarda Mini Neandertal Beyni Üretiyorlar

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

5. DNA testi ve boy potansiyeli

Gen grupları sadece hastalıklarla ilgili olmak zorunda değil. Bir de insan boyu gibi durumlar var. Örneğin, anne-babası uzun boylu olan çocukların da uzun boylu olma olasılığı yüksektir ama kesin değildir. Bir kişinin boyunu beslenme tarzı ve ne kadar spor yaptığı da etkileyebilir.

Bu durumda DNA’nız maksimum boyunuzu belirler. Diyelim ki 1,80 m. Ancak, epigenetik şartlar yüzünden 1,75’te kalabilirsiniz ve gelişim çağında imkansızı başarıp büyük bir mutasyon geçirmediğiniz sürece 1.80’i aşamazsınız.

Bununla birlikte insan boyunu belirleyen tek bir gen yok. 2014’te yapılan bir çalışmaya göre, insan DNA’sı üzerinde boyumuzu belirleyen 400 potansiyel lokasyon ve 700’den fazla gen varyasyonu var. Epigenetiği saymasak bile DNA testi, bunların hangisinin boyunuzu ne ölçüde etkilediğini nasıl bilecek? Sonuçta genlerin her biri insan boyunu 1 mm kadar uzatıyor veya kısaltıyor.

Elbette boyunuzu daha fazla etkileyen mutasyonlar da mevcut; ancak bunlar da birkaç cm’lik farkla sınırlı. Kısacası ve normal şartlarda, DNA’daki maksimum boy potansiyelinizden en fazla 6 cm kadar kısa olabilirsiniz. Peki neden insan boyunu bu kadar çok gen etkiliyor?

İlgili yazı: Laboratuarda İnsan Beyni Büyüttüler

 

Bunun nedeni bedenimiz

Bir kişinin boyunu bacak kemiklerinden büyüme hormonlarına kadar birçok şey etkileyebilir. Bunların her biri de kendi gen ve gen gruplarına bağlı oluyor. Üstelik bunları tek tek saptayabilsek bile, epigenetik nedeniyle, gelişim çağında hangisinin ne kadar etkili olacağını bilemeyebiliriz.

Nitekim bir insanın boyu sadece yüzde 60-80 oranında genetiktir ve DNA testi bunu görebilir; ama boyunuzun geri kalanı ortam şartları ile beslenme tarzından etkileniyor. DNA testi ile kanser riskini tespit etmek de bu tür zorluklara bağlı:

Örneğin, kişinin kanser riskini artıran bir gen mutasyonu taşıdığını görmek mümkündür.  Buna BRCA1 ile BRCA2 genleri de dahil ki bunlar meme ve yumurtalık kanserini etkiliyor. Ancak, bu hastalıklar tek bir mutasyona dayanmadığı için bu genleri taşıyanların mutlaka kanser olacağını söyleyemeyiz.

İlgili yazı: Beyin Programlayan Holografik Aygıt

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

6. Tip 2 diyabet ve obezite

DNA testi yapan şirketler, insanlara bu konularda bütün risk faktörlerini sağladıklarını öne sürüyor. Ancak, 2018 yılında ABD Ulusal Sağlık Radyosu’na konuşma yapan bir kardiyolog, insan genlerinin obezite ve diyabeti sadece yüzde 5-10 oranında etkilediğini söyledi.

Kısacası düzgün beslenmeniz şart ve genleriniz sağlıklı diye bunu geri plana atmazsınız. Özetle DNA testi kaderinizi belirlemiyor. Tersine, sağlığınızdan önce siz sorumlusunuz: davranışlarınız, yaşantınız ve beslenme biçiminiz sorumlu.

Bütün bunları göz ardı ederek yanlış beslenme ve yaşam tarzında ısrar etmek ise büyük sorumsuzluk olabilir. Dahası sizi yanlış teşhise bağlı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilir.

Özellikle de belli belirsiz DNA testi sonuçlarının psikolojik durumunuzu etkilemesine izin vermemelisiniz. Ancak, gerçek bir hastalık riskiyle karşılaştığınız zaman soğukkanlılığınızı koruyarak uzman hekime gitmek ve dediklerini yerine getirmek en iyi çözüm olacaktır.

İlgili yazı: RNA Yoluyla Genetik Hafıza Transferi Yapıldı

 

7. Örneğin depresyon

Yapılan araştırmalar kronik depresyonun genetik kökeni olduğunu gösteriyor; ama ona bakacak olursanız az ya da çok, sağlık durumunuzla ilgili her şeyin genetik kökeni var. Öte yandan, 2014 yılında yapılan bir araştırma, beyinde aktive olan genlerin en az beşte birinin depresyona yol açabileceğini gösterdi.

Öyle ki hem farklı depresyon türleri var, hem bunları psikiyatrik veya psikolojik sebepler etkileyebiliyor, hem de depresyona binlerce ve binlerce gen, milyonlarca gen kombinasyonla yol açabiliyor! Buna karşın depresyonun ana sebebi genetik değil.

DNA testi ile görülen genetik faktörler depresyonu yalnızca yüzde 40 oranında etkiliyor ve burada etkilemek anahtar kelime; çünkü genetik faktörler genellikle depresyonu tetiklemek yerine şiddetini belirliyor. Depresyon yüzde 50 oranında insan yaşantısından kaynaklanıyor.

İlgili yazı: DNA Katlama Sanatı ve epigenetik

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

8. Genetik soyağacımız

Mesele sağlık için DNA testi yapmaksa genetik hikayeniz genetik soyunuzdan önemli olabilir ve bunu bilimsel araştırma teknikleriyle açıklayabiliriz. Diyelim ki bir araştırmacı bir hastalıkla ilgili testler yapıyor ve Almanya’da o hastalığa ilişkin olarak A geni mutasyonunun öne çıktığını görüyor.

Öte yandan, bir diğer araştırmacı bu sonuçların güvenilir olduğunu doğrulamak istiyor. Bu nedenle de İspanya’daki bir grubu inceleyerek o gruptaki A geni mutasyonuna bakıyor ve görüyor ki İspanya’da yaşayanlar arasında ilgili hastalık için B geni mutasyonu öne çıkıyor.

Bu durumda kim haklı? Aslında ikisi de haklı olabilir; çünkü doğru cevap hem genetik soyunuza, hem de genetik hikayenize bağlıdır. Ne de olsa bütün insanlar Doğu Afrika’dan geldiler; ama binlerce yıldır farklı topraklarda yaşıyorlar.

İlgili yazı: Ahtapot DNA’sı Uzaylı mı?

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

Soyunuz nereden geliyor? Aslında ölçülebilir 8 farklı genetik kökeniniz var ve içlerinden bir-ikisi sevmediğiniz halklar olabilir. Genetik açıdan ırkçılık geçersizdir.

 

9. DNA testi ve genetik hikayemiz

Peki ya bir hastalığa birden fazla gen yol açıyorsa veya benzer belirtiler aslında farklı hastalıklara aitse? İşte bu nedenle potansiyel hastalıkları DNA testi ile belirlemek için genetik soyağacımız yeterli olmuyor. Hekimler aynı zamanda genetik hikayemizi bilmek zorundalar.

Bunu da tek bir kişiye DNA testi yaparak bilemeyiz. Her ülkeden binlerce kişinin katıldığı DNA testleri yapmalı ve bunları birbiriyle karşılaştırmalıyız.

Pikometre simülasyonlarına ek olarak hangi hastalıkların, hangi toplumlarda, ne tür faktörlere bağlı olduğunu öğrenmeliyiz. Bu da on yıllar alacak olan yüzlerce kapsamlı araştırmanın süper bilgisayarlar yardımıyla karşılaştırılmasını gerektirecektir. Tabii devletler araştırmacılarla doğru bilgileri paylaşırsa.

İlgili yazı: Sentetik DNA İle Çelikten Güçlü Örümcek İpeği

 

DNA testi ve numune sayısı

Devletlerin biyolojik silahlara karşı kendini savunmak amacıyla genetik veri paylaşımını ulusal güvenlik gerekçesiyle sınırlaması bir yana (bizdeki Oktar Babuna skandalını hatırlayın), nadir genetik hastalıklar için çok sayıda numune de bulmak zor.

Örneğin DNA’nın insan boyunu ne ölçüde etkilediğini görmemiz için 250 bin kişiye genetik test yapmamız gerekti (700 bin kişi de ikincil testlere katıldı). Peki ya ADNP sendromu gibi nadir hastalıklar için dünya çapında 250 bin kişiye nasıl DNA testi yapacağız? Neyse ki gezegende bu kadar çok sayıda ADNP vakası yok ve bu iyi bir şey; ama aynı nedenle bu tür hastalık risklerini belirlemek de zorlaşıyor.

İşte kuantum bilgisayarlarla pikometre ölçeğinde simülasyon yapmak bu sorunları giderecek. Gerçek hayatta hastalık risklerini tespit etmek için gereken veri toplama süreci yüzyıllar alabilir. Oysa kuantum bilgisayarlar milyar yıl sürecek araştırmaları birkaç yılda tamamlayabilir.

İlgili yazı: Bilim İnsanları DNA Üzerine Veri Depoladı

 

10. DNA testi hastalıkları teşhis ediyor

Her durumda insanlık DNA testinde büyük ilerlemeler kaydetti ve insan vücudunda ortaya çıkabilecek olan 2000 nadir ve standart hastalığı teşhis edecek kapasiteye erişti.

Ayrıca DNA testi ile kanser tedavileri planlayarak hastaların iyileşme şansını artırıyor ve ileride sağlık sorunları yaratabilecek sessiz genleri tespit edebiliyoruz. Yeni doğan bebeklere de DNA testi yaparak acilen tedavi edilmesi gereken bir hastalıkları olup olmadığını öğreniyoruz.

Kısacası DNA testi yapmak gittikçe yaygınlaşıyor ve işte bu yüzden insanların genetik testlerin neler yapabileceğini anlaması önem taşıyor. Ancak, DNA testlerinin sınırlamaları bir yana, dikkat çekmemiz gereken önemli bir nokta daha var:

İlgili yazı: AIDS’e Kesin Çare >> Doktorlar HIV virüsünü insan DNA’sından sildi

DNA-testi-yaparsanız-neler-öğrenirsiniz

 

Hangi DNA testi?

Dünyada çok sayıda farklı DNA testi bulunuyor ve genetik test yapan şirketler de bu farklı yöntemlerden sadece birini kullanıyor. Bu nedenle bazı DNA testleri, sadece bazı hastalıkları tespit etme açısından daha güvenilir oluyor. Bu da hangi şirketi seçtiğinize bağlı:

Örneğin, bazı testler tek nükleotid polimorfizmine bakıyor (SNP tekniği)). Bu teknikte DNA üzerindeki tek bir harfin insandan insana nasıl yer değiştirdiğine bakılıyor. Bu da antivirüs yazılımları gibi işliyor. DNA testi şirketi hastalık yapıcı genleri biliyor ve DNA’nızda bu genlerden olup olmadığına bakıyor.

Oysa bu tür testler az bilinen genetik hastalıkları gözden kaçırıyor ve DNA üzerinde etkisi bilinmeyen bozuklukları da tespit edemiyor. Nitekim sadece SNP’lere bakan bir test DNA’da fazladan kopyalanan, silinen veya yer değiştiren genleri göremeyecektir. Bunları diğer DNA testleri yakalayabilir.

Elbette bu SNP testlerinin hatalı olduğu anlamına gelmiyor. Sonuçta SNP testleri amacına uygun olarak çalışıyor. Ancak, ailenizde kalıtsal bir hastalık varsa DNA testi yapacak şirkete veya bir doktora bunu söyleyebilirsiniz. Böylece hangi testin size daha uygun olduğunu anlarsınız.

Sonsöz

Peki CRISPR enzimini kullanarak insan DNA’sını nasıl düzenler ve kök hücre tedavisiyle hastalıkları nasıl iyileştirebiliriz? Onu da Gen Makası ve Kök Hücreyle Lösemi ile Diyabet Tedavisi yazılarında okuyabilir; hatta Ahtapot DNA’sı Uzaylı mı? sorusunu araştırabilirsiniz. Özellikle de depresyon tedavisi için RNA ile Genetik Hafıza Transferi Yapıldı haberine bakabilirsiniz. Bilimle kalın.

Kişisel DNA testi çağı başladı


1Rare and low-frequency coding variants alter human adult height
2Meta-analysis of genome-wide association studies for height and body mass index in ∼700,000 individuals of European ancestry

One Comment

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir