İnterneti unutun, yasakları delmek için OUTERNET geliyor >> Uzaydan uydu yayını ile herkese ücretsiz Wi-Fi internet

d26416Outernet mühendislerinin bir planı var: Uzaydaki iletişim uydularından yararlanarak tüm dünyaya ücretsiz Wi-Fi internet yayını yapmak istiyorlar. Uydu anteni ile Digiturk TV izleme mantığını internetle birleştiren bu sistem, internet yasaklarını delmek için özel olarak geliştirildi ve 2015’te hizmete girecek. Ücretsiz Outernet’i kullanmak için internet şirketine veya telefon operatörüne abone olmaya gerek yok.

Outernet’in yörüngeye yerleştireceği yüzlerce küçük uydu Dünya’nın tamamını kapsama alanına alarak cep telefonları, tablet ve bilgisayarlara internet yayını yapacak. Böylece interneti sansürleyen Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerdeki milyarlarca kullanıcı internete engellenmeden ulaşabilecek. Outernet, veri yayını (datacasting) ve uzun menzilli Wi-Fi teknolojisini kullanarak interneti dünyaya TV yayını formatında dağıtacak.

Sistemin tek eksiği ise TV kanalları gibi tek yönlü yayın yapması ve karşılıklı etkileşime izin vermemesi. Peki, Outernet sistemi nasıl çalışıyor ve gerçekten klasik internetin veya meshnet’in yerini alabilecek mi? Outernet’i Türkiye’deki internet sansürünü aşmakta ve engellenen sitelere ücretsiz ulaşmakta kullanabilir miyiz?

 

 

1-1142Uzaydan gelen internet outernet

Dünya’nın en saygın teknoloji yayınlarından Wired dergisinin kurucuları arasında yer alan Kevin Kelly, geçenlerde basına verdiği bir demeçte internet hakkında yanıldıklarını söyledi. Kelly 20 yıl önce Wired dergisini kurarken, interneti uydu TV sistemine benzetmişti.

Kevin Kelly ve doksanların teknoloji guruları için internet dediğimiz şey, bilgisayar ya da telefonla web sayfalarında gezinmek değil, 5000 kanallı uydu TV izlemek veya eski TV kanallarındaki teleteks sayfalarında dolaşmak gibiydi.

 

Kısacası internet tek yönlü bir yayındı ve interneti televizyon gibi izleyecektik; ama sosyal medyada olduğu gibi oturup cevap yazmayacak, tweet atmayacak veya blog açmayacaktık. Sadece bize sunulan içeriği izlemekle yetinecektik.

Kelly’nin hayalindeki internet buydu ve kendisinin de söylediği gibi, aradan geçen 20 yıl teknoloji gurularının ne kadar yanıldığını gösterdi. Oysa Outernet projesini başlatan Medya Geliştirme Yatırım Fonu MDIF uzaydan kişiye özel Wi-Fi yayınına geçerek, 2015 yılında bildiğimiz interneti “uydu TV”ye dönüştürmeye hazırlanıyor.

 

 

Yirmi yıl geriye gidiyoruz

Yaz başında Vagus TV’yle yaptığım röportajlarda devletler ile şirketlerin özgür ve ücretsiz internet fikrinden hiç hoşlanmadığını söyledim. Özgür interneti gözetleyemezsiniz, özgür interneti kullanıcıların kişisel verilerini alıp pazar araştırmaları yapmakta veya kişiye özel online reklam göstermekte kullanamazsınız.

Özgür internette insanların YouTube’dan video klip paylaşmasına telif haklarını ihlal ediyor diye engel olamazsınız veya internette hangi siteleri gezip hangi tweetleri paylaştığını takip ederek kullanıcıları fişleyemezsiniz. En önemlisi de özgür internet ücretsizdir. Böylece telekom şirketleri ve telefon operatörlerine abone olmadan internete girebilirsiniz.

İşte bu yüzden devletler ve şirketler özgür interneti sevmiyor, meshnet gibi özgür internet projelerini engellemeye çalışıyor. Öyle ki telif hakları lobisi ile MÜYAP gibi kuruluşların elinden gelse, zamanı 20 yıl geriye alarak interneti tümüyle kapatırlardı.

 

 

Outernet internetin gözetlenmesine engel olabilir mi?

Hollywood gibi kurumlar, büyük yazılım şirketleri ve müzik yapımcıları internetten para kazanmanın yöntemini, açık kaynak paylaşımlarını, remix kültürünü bilmedikleri için internetin özgür olmasını da istemiyorlar. Bunun için bir copyright lobisi kurmuş durumdalar. İnterneti gözetleme ve teknik takip ile kontrol altında tutmak istiyorlar.

Aslında bizi bir müzik CD’sindeki 10 şarkıya 30 TL para verdiğimiz, üstelik bu şarkılardan sadece ikisini beğendiğimiz ve 3 ay sonra da CD’yi bir daha dinlememek üzere tozlu raflara kaldırdığımız 90’lara geri döndürmek istiyorlar. Torrent’tan mp3 indirmek veya internette radyo dinlemek en büyük kabusları.

Peki, Outernet’in uydu internet sisteminin bundaki rolü ne? Özgür interneti mi koruyorlar; yoksa özgür interneti tümüyle ortadan kaldırıp, George Orwell’ın 1984 romanında anlattığı gibi tek taraflı bir Büyük Birader propaganda sistemini mi getiriyorlar? Bunu anlamak için Outernet’in nasıl çalıştığına bakmamız ve teknolojisini görmemiz gerekiyor.

 

 

Hücresel Wi-Fi yayını

Eskiden cep telefonlarına mobile phone veya smartphone demezlerdi. Cell phone derlerdi. Biz cep telefonu diyoruz, ama İngilizce cell phone terimi hücresel yayın teknolojisine karşılık geliyor; yani bir baz istasyonu olacak ve kapsama alanındaki bütün telefonlar bu baz istasyonunu kullanarak çağrı yapacak veya internete girecek.

Outernet bunu uydu yayınları ile bir adım ileriye taşıyor. Sonuçta bugün baz istasyonları paylaşımlı yayın yapıyor ve bu nedenle baz istasyonlarının bant genişliği de paylaşımlı olarak kullanılıyor. Örneğin kapsama alanında 1000 telefon varsa bunların hepsi mevcut bant genişliğini kullanıyor.

Bu yüzden hiçbir telefon operatörü bize maksimum 3G hızı garanti edemiyor. Bir baz istasyonuna yüklenen çok sayıda telefon varsa kapsama alanındaki herkesin internet hızı düşüyor (ki bunu işyerlerindeki yerel ağlarda birçok bilgisayar açıkken görebilirsiniz). GSM operatörleri de abonelik sözleşmelerindeki karınca duası yazılarda bunu belirtiyor zaten.

 

 

Kişiye özel Wi-Fi

Outernet bu engeli kişiye özel Wi-Fi yayını ile aşıyor ve bütün telefonlarla bilgisayarlara mümkün olan maksimum bant genişliğini, maksimum hızı ve sinyal kalitesini sağlıyor. Outernet’in sistemini üç kelime ile tanımlayacak olsaydık “uydu TV net” diyebilirdik.

Kullanıcı Datagram Protokolünden (UDP) yararlanan Outernet, uzaydan bilgisayarlarımıza uydu yayını yapacak. Biz de internet yayınlarını TV izler gibi alacağız ve “önceden belirlenmiş” web siteleri arasında uzaktan kumanda ile kanal değiştirir gibi gezineceğiz. Bunun için telefon tuşlarını kullanacağız.

 

 

 

Küp uydu.Mini iletişim uyduları

Outernet sistemi uzayda alçak Dünya yörüngesine yerleştirilecek olan yüzlerce minyatür uydudan oluşuyor. Yer istasyonları bu uydulara özel seçilen web sitesi yayınlarını (webcast gibi video haberler ya da podcast gibi radyo programları dahil) radyo sinyalleriyle gönderecek. Bu yayınlar tıpkı televizyonda tekrarı yayınlanan diziler gibi uydudan sürekli tekrarlanacak.

Outernet kullanışlı tasarımıyla Afrika, Kuzey Kore ve Çin’in kırsal kesimleri gibi yoksul bölgelerdeki insanların internet yayınlarını sıradan özellikli telefonlarla (akıllı telefon kapsamına girmeyen cep telefonlarıyla) almasını kolaylaştırıyor. Bunun için DVB, Digital Radio Mondiale gibi endüstri standardı protokollerden ve deneysel UDP tabanlı Wi-Fi çoklu yayın teknolojisinden yararlanıyor.

 

 

TV izler gibi internet

Ancak bu yüksek hızın büyük bir bedeli var: İnternet televizyona dönüşecek. Sosyal medyayı kullanıp haberleri beğenemeyeceksiniz, istediğiniz siteye giremeyeceksiniz, haberleri paylaşamayacaksınız ya da altına yorum yapamayacaksınız. Kısacası sizi neyle “beslerlerse” onunla yetineceksiniz. Tıpkı TV seyircisi gibi koltuğunuzda pasif oturacaksınız.

Peki, biz sırf “aptal kutusu” olarak nitelediğimiz TV’deki siyasi propagandadan ve reklam esaretinden kurtulmak için internet kullanmaya başlamamış mıydık? Örneğin ben internet sayesinde 10 yıldır TV izleme gereği duymuyorum. Bir iki istisna dışında istediğim hemen her şeye, haber programları ve maçlara YouTube’dan erişebiliyorum.

Bugün Tarihin Arka Odası’nın bütün bölümlerini veya yabancı dildeki belgeselleri Yotube’dan istediğiniz saatte izleyebilirsiniz. Bunun için PVR kayıt özellikli Digikutu almanıza gerek yok. Youtube’da duraklat tuşuna basmanız yeterli. Hem de reklam dinlemeden, kötü dublaja katlanmadan veya Digiturk’te HD yayınlara ekstra abonelik ücreti vermeden.

 

 

Özgür internet mi aptal internet mi?

YouTube ve Vimeo’da en yeni belgeseller yüksek çözünürlüklü olarak HD kalitesinde veriliyor. Ayrıca aklımıza hayalimize gelmeyen bir sürü ilginç video kanalı var ve bunların büyük çoğunu yine bizim gibi serbest kullanıcılar amatör olarak işletiyor. Örneğin 1OneMinuteNews kanalına göz atabilirsiniz. İngilizce bilenler için tüm içerikte otomatik altyazı seçeneği mevcut.

Ancak dünyanın geri kalanı bizim kadar şanslı değil. Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerde internete ağır sansür uygulanıyor. Bu ülkeler YouTube’dan yararlanamıyor ve yakında yeni internet sansür yasası sayesinde biz de bu kategoriye gireceğiz. İnternet tümüyle kesilmese bile alternatif haber siteleri/sayfaları engellenecek.

Outernet’in iddiası da bu: Mısır’daki Arap baharında olduğu gibi, interneti kesen ülkelerde insanların telekom şebekesi kullanmadan internet yayınlarına ulaşmasını sağlamak.

 

 

Tepeden inme, pardon uzaydan gelme internet

Biliyorsunuz, buna benzer bir uygulamayı Google Mısır’daki olaylar sırasında yapmış ve Mısır devleti interneti kestiği zaman, halkın cep telefonlarından SMS göndererek tweet atmasına imkan tanımıştı. Outernet sayesinde, kullanıcılar SMS yoluyla ve özellikli telefonlardaki (feature phone) basit uygulamaları kullanarak uydu internet yayınlarına erişebilecek.

TV kanalları gibi rating bazlı bu sistem, telefonlarda hangi web sitelerinin daha çok “izlendiğine” de bakacak ve popüler web sitelerini görmek için bir trend topic listesi oluşturacak. Böylece en popüler haber sayfalarını daha sık gösterecek. Oysa bu seçici sistem de yeni bir internet sansürü olabilir. Ya Twitter’da olduğu gibi Trend Topic manipülasyonu yapılırsa?

 

 

Twitter’da sahte Trend Topic 250 TL

Al Jazeera Turk’ün 23 Şubat 2014 tarihli haberine göre Türkiye Haziran ayından beri bunu yapıyor: İnternette otomatik yazılımlarla açılmış on binlerce sahte Twitter hesabı var. Bu sahte hesaplar özel botlarla tek bir bilgisayardan yönetiliyor. Böylece KDV hariç 250 TL’ye Twitter’da istediğiniz etiketi (hashtag’i) trend topic listesine sokabiliyorsunuz. Hem dünyada hem Türkiye’de!

Yine Al Jazeera Turk’ün haberine göre, bu yazılımın gelişmiş bir versiyonu da Mart ayındaki belediye seçimleri öncesinde ve genel seçimlere kadar uzanan sürede, muhalefete karşı karalama kampanyası yürütmekte kullanılacak. Sahte hesaplar belediye başkanı adaylarına karşı binlerce yandaş tweet atacak ve onlara Twitter’dan cevap yetiştirecek. Bu senaryoyu aklımızda tutarken şunu da düşünelim:

 

 

Katılımcı olmayan internet, internet değildir

İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler’in ve Müttefiklerin uçaklardan attığı propaganda kâğıtlarını hatırlıyor musunuz? Hani Hollywood filmlerinde vardı: O kağıtlarda herkes işine geleni yazıyordu. Hitler Müttefikleri kötülüyordu, Müttefikler de Hitler’i. Olaylara 70 yıl sonra tarihin penceresinden baktığımızda kimin haklı olduğunu görebiliyoruz ama ya şimdi? Ya bizzat olayların içinde yaşarken yoğun propaganda ve bilgi kirliliğine maruz kaldığımızda olanlara nasıl objektif bakacağız?

Şimdi Türkiye’de internet kesilse veya internet bugünkünden çok daha ağır bir sansüre uğrasa (ki ülkemizdeki yeni yasa Suriye’de uygulanan internet sansür sistemine çok benziyor) ve biz de internet yayınlarını Outernet uydularından alsak gerçekten özgür olabilir miyiz? Telefon ekranında okuduklarımıza ne kadar güveneceğiz, ne kadar inanacağız? Katılımcı olmayan internet, internet değildir.

 

 

İnternetin bütün esprisi blog yazmak, sosyal ağları kullanmak, açık kaynak projeler geliştirmektir, bilgiye özgürce ulaşmaktır. İnternetin sağladığı en büyük özgürlükler insanların kendi fikrini internette ifade edebilmesi ve buna ek olarak halk gazeteciliği, kitle kaynak (crowdsourcing), sızıntı gazeteciliği gibi iletişim olanaklarıdır.

Outernet’te bunların hiçbiri yok ve sadece 80 yıldır alıştığımız pasif TV yayınları gibi internet yayınları olacak. Türkiye’de internet kesilirse Outernet bize çare olabilir; ama bunun dışında Outernet’in özgür internetle uzaktan yakından alakası yok. Tersine, yukarıda belirttiğimiz gibi, hangi internet sayfalarını açtığımızı rating sistemiyle takip ederek bizi gözetleyecek. 🙂

 

 

Afette yardım çağrısı ve online eğitim

Bununla birlikte Outernet’in büyük faydaları da var. Örneğin, bugün Dünya’da internete ulaşan veya ulaşma potansiyeli olan 4 milyar insan yaşıyor. Bunların çoğunun akıllı telefonlara, özellikli telefonlara, kablolu internete ve Wi-Fi kablosuz ağlara kapsamlı erişimi yok. Çünkü yaşadıkları ülkelerde baz istasyonu sayısı çok az ve yaygın internet şebekesi yok.

Outernet’in diğer faydası ise afet durumunda hayat kurtaracak olması: 17 Ağustos 1999 depremini unutmadık. Böyle bir felakette telefon hatlarının kesildiğini biliyoruz. Uydu yayını ile internet ise, insanların göçük altından hızla kurtarılması ve bölgeye yardımların hızlandırılması için acil durum iletişim kanalı olarak kullanılabilir.

 

 

Outernet işte bu bağlamda herkese iletişim imkanı sunacak ve Kuzey Kore gibi ülkelerin can damarı olacak. Ancak aynı zamanda, Batının çıkarları için Çin gibi ülkelerde karışıklık çıkarmak amacıyla propaganda makinesi olarak da kullanılabilir. Sonuçta Outernet, kâr amaçlı olmayan MDIF fonu tarafından geliştirilen bir proje. Bu fonun arkasında kimler var ve bu parayı veren kişilerin amacı ne?

Outernet’in büyük bir ihtiyaç olduğunu yadsımıyorum, ama dikkatli olmamız ve internet özgürlüğünü korumamız gerekiyor. Outernet bu haliyle Türkiye’de internet yasaklarını delmekte kullanılamaz. Çünkü hangi siteye gireceğimize biz karar veremiyoruz ve Outernet rating sistemi ile hangi siteye girdiğimizi takip ediyor fakat Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok: Elimizde zaten özgür internetin çaresi var.

 

 

Gerçek Outernet, meshnet

Dünyada Outernet adında başka bir topluluk daha var, ama meshnet tabanlı bu topluluğun MDIF’in geliştirdiği Outernet uydu sistemiyle hiçbir ilişkisi yok. Polonya merkezli bir kablosuz meshnet topluluğu olan bu Outernet’e üye olan kullanıcılar akıllı telefon, tablet veya bilgisayarlarını OLSR yönetimindeki mesh ağlar için yapılandırmış bulunuyor.

İnternete ücretsiz erişim sağlayan bu sisteme isteğe bağlı olarak katılan kullanıcılar, kendi kablosuz bağlantı routerları üzerindeki bant genişliğini diğer kullanıcılarla paylaşıyor ve böylece bakım masrafı gerektirmeyen düşük maliyetli bir altyapı ile internete giriyorlar.

 

 

İşte bu nedenle meshnet kullanıcıları aslında internete girmek yerine, kendi özgür internet ağını oluşturuyor. Sistem tümüyle komünitelerle, yani yerel topluluklarla işliyor. Bugün meshnet hem isteyen mahallenin kendi arasında küçük özerk bir internet ağı kurmasını hem de dış dünyadaki global internete girmesini sağlıyor.

P2P sistemine dayalı olan meshnet, Outernet uydu çözümü gibi tek yönlü bir yayın sistemi değil, gerçek bir interaktif iletişim modeli. Karşılıklı özgür etkileşimi teşvik eden meshnet, interneti blog ve sosyal ağlarla katılımcı olarak kullanmaya izin veriyor.

Meshnet bugün dünyada Amerika’dan Afrika’ya kadar her yerde hızla yaygınlaşıyor ve gelecekte tümüyle merkezi internetin yerini alma potansiyeli taşıyor. Türkiye’de Korsan Parti meshnet için çalışıyor. İşte bu yüzden yoksul ülkeler ve Türkiye için Outernet yerine önce Özgür İnternet Meshnet diyoruz.

 

 

Outernet’te ne yayınlanacak?

İnternet haberleri: Uluslararası ve yerel haberler, tahıl fiyatları, Bitcoin haberleri.

Uygulamalar ve internet içeriği: Ubuntu & OpenStreetMap, Wikipedia, film, müzik, oyunlar.

Online eğitim ve kurslar: Khan Akademi, Coursera, British Council LearnEnglish, Sınır tanımayan Öğretmenler gibi bulut okulu programları.

Acil çağrılar: Telefon hatları veya internet kesildiğinde alternatif iletişim. Savaş ve afette küresel uyarı ağı.

 

Outernet’i kim kuruyor?

Aaron Rogers: Proje Mühendisi, Q Space Systems
Branko Vukelic: Yazılım Geliştirici, Monwara Digital Products
— Edward Birrane: Telekom Protokolleri, Tolerant Network Solutions
Syed Karim: Kurucu ve Proje Lideri, Media Development Investment Fund

 

Outernet: Tüm dünyaya ücretsiz internet? Pek değil!

 

 

 

5 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*