Uzaydan-arkeoloji-yapay-zekayla-nasıl-yapılır

Uzaydan Arkeoloji Yapay Zekayla Nasıl Yapılır?

Uzaydan-arkeoloji-yapay-zekayla-nasıl-yapılırBilim insanları Dünya yörüngesindeki uyduların toprak altına nüfuz eden radarlarını kullanarak yeraltındaki arkeolojik kalıntıları görüntülüyor. Yapay zeka algoritmaları yardımıyla yeraltı mezarlarının haritasını çıkarıyor. Arkeologlar bunun için yapay zekayla roket bilimini birleştirip uzaydan arkeoloji tekniğini geliştirdiler. Böylece Sudan’ın İslamiyet öncesi ve sonrasındaki tarihini aydınlattılar. Halkların göç hareketlerini ve Sudan’da eskiden kimlerin yaşadığını öğrendiler. Nitekim 90’lardan beri bu yöntemle Eski Mısır piramitleri ve mezarlarının haritasını da çıkarıyorlar.

Sonuçta yeraltında farklı dönemlere ait olup binlerce yıllık bir geçmişe uzanan çok sayıda arkeolojik kalıntı bulunuyor. Ne bunları tek tek kazmaya yetecek zaman ne yetişmiş insan gücü ne de bütçe var. Üstelik 500 ila 1000 yıl önceki kalıntılar da üst üste binmiş durumda. Hele sürekli iç savaş çıkıp askeri darbe yapılan Afrika ülkelerinde istikrarlı ve güvenli bir şekilde kazı yapmak da çok zor. Öyle ki bütün tarihi eserleri onlara zarar vermeden, kültürel ve doğal dokuyu bozmadan gün ışığına çıkarmak imkansız. Peki yapay zeka destekli uzaydan arkeoloji bu sorunları nasıl çözüyor? Hep birlikte görelim:

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

 

Göbeklitepe için uzaydan arkeoloji yapalım

Şimdi size modern arkeolojinin eğlenceli, heyecan verici ve son derece merak uyandırıcı öyküsünü anlatacağım. Yapay zekada hangi alana yoğunlaşayım diye merak eden öğrenciler de bunu okusun. 😊 Doğu Sudan’daki Kassala kentinden 5 saat kadar uzaklaşınca bir grup antik mezara denk gelirsiniz. Bir grup demişken, yüzlerce ve binlerce mezar var. Araştırmacılar bu arkeolojik kalıntılar hakkında yıllardır yazıyor ama mezarlar ulaşımın güç ve iklimin zorlu olduğu bir yerde olduğundan bölgede kazı yapamıyorlar. O zaman da bilgiler eksik kalıyor.

Zaten arkeoloji gibi büyük dikkat isteyen bir işte yüzlerce mezarı tek tek incelemek gerekir ve kimsenin de buna vakti yok. Böylece arkeologlar yeni bir yöntem kullanmaya karar verdiler. İstatistik biliminde, dijital pazarlamada ve hatta teleskoplarla yıldız kümelerinin haritasını çıkarmakta kullanılan “küme analizi.” Oysa buna geçmeden önce Doğu Sudan’daki mezarlarla ilgili biraz daha bilgi verelim; çünkü bunlar iki gruba ayrılıyor. İslamiyet öncesi mezarlar ve İslamiyet sonrası mezarlar. Peki nedir bunlar?

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

Uzaydan ve yıldızlardan arkeolojiye…

 

Uzaydan arkeoloji ve türbeler

Tarih öncesine uzanan en eski mezarlar höyük ve kurgan dediğimiz tipte. Bunlar yerden yükselen yapay tepeler ama İslamiyet’le birlikte inşaat teknikleri işin içine giriyor ve kubbeler ortaya çıkıyor. Ne de olsa kubbe sadece cami kubbesi gibi kaseye benzeyen yuvarlak şekilleri kapsamaz. Aynı zamanda resimdeki gibi topraktan yükselen dikdörtgen yapıları da içine alır. Sudan’da ise kubbeler bizdeki türbelere karşılık geliyor. Höyükler bölgede bulunan yığma taş ve topraktan yapılmışken “kubbeler” başkalaşım geçirmiş sert kayalardan elde edilen taşlardan oluşuyor. Bunlar 1300 ila 500 yıl önce inşa edilmişlerdir.

Bölgede tarih öncesi ve İslamiyet sonrası mezarların bir arada bulunması arkeologlar için çok ilginç. Böylece Doğu Sudan’a hangi halkların ne zaman göç ettiğini öğrenecek potansiyele sahipler. Dolayısıyla Sudan’ın kültürel ve tarihsel geçmişini ortaya çıkaracaklar. Irak bölgedeki binlerce mezarı tek tek ziyaret edip kataloğa geçirmek mümkün olmadığından uzaydan arkeoloji işte burada devreye giriyor:

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

 

Uzaydan arkeoloji küme analizi

Uzay boşluğunda yerçekimi olmadığı için yön duygusu yoktur. Bu sebeple yüzlerce ve binlerce ışık yılı uzaktaki yıldız kümelerini ancak karşıdan görebiliriz. Bunları üç boyutlu değil, iki boyutlu yassı desenler olarak görürüz. Bu yüzden de hangi yıldızın hangi yıldızın önünde yer aldığını anlamayız. Kümelerin içindeki yıldızların nasıl hareket ettiğini bilemeyiz. Hangi yıldızların birbirinin çevresinde döndüğü ve hangisinin yakın olduğunu da seçemeyiz. Öte yandan istatistikte küme analizi denilen bir yöntem vardır. Özellikle de Neyman-Scott küme analizi çok kullanışlıdır.

Söz konusu yıldızlar olduğunda Newton mekaniği ve görelilik teorisini kullanarak yerçekimini hesaba katarız. Bu da bize hangi yıldızların birbirine yakın olduğu hakkında bilgi sağlar. Kısacası küme analizi yıldızları gruplamaya imkan tanır. Arkeologlar da küme analizi yapan yapay zeka algoritmaları ile uzaydan fotoğraf çeken uydu teknolojisini birleştirdiler. Hatta yeraltına nüfuz eden uydu radarlarını kullandılar. Böylece Doğu Sudan’daki mezarları kazmadan içinde ne olduğuna baktılar.

Mezarlardaki eşyaları görmek mümkün değildi ama yeraltındaki mezar gruplarını görmeyi başardılar. Sonuçta uydulardan fotoğraf çekince sadece yer üstünü görürsünüz ve uydular da arkeolojik kalıntılar arasındaki tarihsel veya fiziksel bağları çıkaramaz. Bunu anlayacak kadar zeki değildir. Oysa Sudan’ın cenaze kültürünü ve diğer geleneklerini araştıran arkeologlar için mezarları hangi tarihte kimlerin açtığını bilmek önemlidir. Peki Neyman-Scott küme analizi nasıl çalışır?

İlgili yazı: Uyumak için beyne gerek yok. Peki neden uyuyoruz?

Mezarların sınıflandırması. Yeşil noktalar.

 

Neyman-Scott küme analizi nasıl çalışır?

Dijital pazarlamada küme analizi bir müşterinin davranışlarına bakarak onun hangi demografiklere ait olduğunu çıkarmaya yarar. Buna da davranış modelleme (attribute modelling) deriz. Küme analizi sayesinde müşterilerin Y kuşağı veya Z kuşağı olduğunu anlarsınız. Uzayda ise küme analizi hangi yıldızların birbiri çevresinde gruplandığını gösterir. Örneğin bir bölgede normalden hızlı hareket eden yıldızlar varsa bunların bir yıldız kümesinin yerçekimi merkezinde dönerken hızlandığını düşünebilirsiniz. Yıldızlar merkeze yaklaşırken hızlanacak ve merkezden uzaklaşırken yavaşlayacaktır.

Kısacası küme analizi algoritmaları nesneler arasındaki ilişkiye bakar ve bunları bağıntılarına göre kümelendirir. Buna karşın standart küme analizi yıldızları, müşteriler ve hatta Doğu Sudan’daki türbeleri diğerlerinden bağımsız olarak değerlendirir. Oysa ne fizik ne sosyal hayat ne de arkeolojide öyledir. Her şey birbirine bağlıdır. Bunu yıldızlar ve yerçekimi merkezi örneğinde gördük. Neyman-Scott küme analizi de bağıntılara bakar. Bitcoin gibi dağıtık sistemlere uygun olarak ortak çekim merkezinden dışa doğru dallanıp budaklanan veri noktalarını çözümler. Nasıl derseniz hemen aşağıda açıklıyorum:

Zaman neden geleceğe akıyor?


İlgili yazı: Dünyadaki En Ölümcül 5 Toksin Nedir?

 

Uzaydan arkeoloji küme analizi

Standard küme analizi bir yağmur ormanındaki ağaç gruplarını bulmanızı sağlar. Sonuçta bütün ormanlar küçük korulardan oluşur. Neyman-Scott küme analizi ise hangi ağaçların birbirine yaklaşık eş uzaklıkta olduğunu gösterir. Bir ağacın tohumlarından yeşeren genç ağaçların ebeveynin çevresinde nasıl gruplandığına işaret eder. İşte uzaydan arkeoloji için bu çok yararlıdır. Örneğin Kassala bölgesini gösteren uydu fotoğraflarında mezarların yer şekillerine göre nasıl dağıldığını gördük. Kısacası mezarların ağ topolojisini çıkardık. Bu da mantıklı. Kimse kolay kolay yamaçta mezar inşa etmez.

Engebeli arazide mezarları tepelerde veya tepelerin eteklerinde açarsınız ki toprak kaymasında gömüler açığa çıkmasın. Buna ek olarak yamaçta çukur kazmak da zordur. Daha kazarken tepenize çökebilir. Hatta yağmurlu bölgelerde tepeleri seçersiniz. Yoksa vadideki mezarları su basabilir. İşte bu mezarları gruplandırmak için bir bağıntıdır. Bunun dışında arkeologlar az sayıda höyük ve türbe mezarlı incelediler. Bunların da genel olarak hangi tarih aralığında olduğunu buldular.

İşte bunları baz alıp ebeveyn veri noktası olarak kullanarak bunlardan dallanıp budaklanan mezar kümelerini araştırdılar. Böylelikle 6 ana türbe kümesi buldular ki hepsini yer şekilleriyle açıklamak mümkün değildi. Türbeleri yerçekimi gibi birbirine çeken bir şeyler vardı. Kültürel bağlar… Mesela her ailenin kendi mezarlığı ve her kabilenin de kendi mezarlık alanı olurdu. Böylece türbelerin Kassala bölgesinde yaşayan Beja halkına ait olduğunu ortaya çıkardılar:

İlgili yazı: Zamanda Yolculuk Etmenin 9 Sıra Dışı Yolu

İstatistikte küme analizi.

 

Umarım Göbeklitepe’de kullanırız

Nitekim bu araştırmalardan yeni şeyler öğrendiler. Arkeologlar Kassala’daki Müslüman Beja halkına ait türbelerin, önceden tahmin edilen sınırdan 60 km güneye uzandığını buldu. Öyle ki çok daha fazla sayıda Beja türbesi var ve bunlar çok daha geniş bir alanı kaplıyordu. En eski kayıtlara göre bölgeye 2000 yıl önce yerleşen Bejalar daha büyük bir bölgede etkindi. Kısacası yalnızca türbeler değil, İslamiyet öncesi türbeler de Bejalara ait olabilirdi! Bu da mantıklı aslında… Doğu Sudan’ın en eski popülasyonlarından biri Bejalarsa bunların Arap göçlerinden etkilenip Müslüman olması normaldir.

Siz de yeşil Sahra neden 4000 yıl önce çöl oldu diye sorabilirsiniz. Yerkabuğunun nasıl oluştuğu ve kıtaların neden kaydığını merak edebilirsiniz. Antropik ilke bağlamında evrenin insanlar için mi yaratıldığını ve paralel evrenler varsa nerede olduğunu araştırabilirsiniz. Bilimin henüz yanıtlamadığı 7 ilginç soruyu ve insanlığı yok edebilecek en tehlikeli 5 teknolojiyi hemen inceleyebilirsiniz. Hızınızı alamayarak Stongehenge anıtını kimlerin inşa ettiğine göz atıp piramitleri uzaylıların inşa ettiği söylentilerini 14 kanıtta çürütebilirsiniz. Kendinizi cesur hissediyorsanız doğadan aldığımız 4 yapay zeka algoritmasını ve Mars’ta neden insan kanından harç yapmayı planladıklarını da şimdi görebilirsiniz. Bilimle ve sağlıcakla kalın. 😊

Metaverse çılgınlığı nedir? Facebook neden Meta oldu?

1Creating the funerary landscape of Eastern Sudan
2Sudan Notes and Records
3Cluster Analysis

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Exit mobile version