En Çılgın Müzik İcatları >> Müzik Dinleme Zevkinizi Kökten Değiştirecek 13 Enstrüman

AudioOrb

Dünya ile ilişiğinizi kesen transparan müzik dinleme küreleri, şarkıyı beyninizin içinde çalan titreşimli kafa bantları, başınızı kutu gibi saran 4 yüzlü disko ekranları ve daha nice icat bu yıl müzik dinleme zevkinizi kökten değiştirecek. İçlerinden bir kısmı reklam ve tanıtım amaçlı, diğerleriyse sahne gösterilerinin ayrılmaz bir parçası.

Gerçek canlı müzik yapan “biyo-müzik” sistemi ile sanki uzaylıların eseri olan ve uzaktan el hareketleriyle çalınan uçuk tasarımlı temassız müzik aleti “Moog Theremin” gibi enstrümanların ise ayrı bir özelliği var: Bunlar şarkı dinlerken resmen müzik teorisine girmenizi ve müzik felsefesi yapmanızı sağlıyor. Dünyanın en çılgın 13 müzik icadına hemen geçelim:

1. AudıoOrb müzik yalıtım küresi

Ses küresi AudioOrb müziğin kaçış edebiyatı olduğu fikrinden yola çıkıyor ve sizi trafik gürültüsünü kesen saydam bir dinleme küresinin içine hapsediyor, fakat hapsetmek kelimesini sözgelimi kullandık. Aslında bu “ses küresi”ni kullandığınız zaman, altın kafeste yaşamaktan çok daha konforlu bir müzik ortamına giriyorsunuz.

Bir yandan gürültüyü kesen transparan plesikglas kürenin içinden çevrenize bakıyor ve güzel park manzarası ya da ormanın tadını çıkarıyorsunuz. Öte yandan da vücudunuza göre şekil alan akıllı yastıklara uzanarak 18 yüksek kaliteli hoparlör sayesinde benzersiz bir müzik keyfine dalıyorsunuz.

AudioOrb’u tasarlayan firma şimdilik sadece iki adet ses küresi imal ettiklerini söylüyor, ama 15 bin dolarlık fiyatına bakılacak olursa bunlar türünün ilk ve son örnekleri olabilir. 🙂

 

2. BatBand

Müziği kulak kemiklerine aktararak doğrudan beyninizde şarkı çalan BatBand’i şurada anlattım.

batband_090915_05

 

3. Bıomusıc canlı müzik sistemi

Plymouth Üniversitesi’nde araştırmalarını sürdüren ve kendisi de besteci olan Profesör Eduardo Reck Miranda, organik bilgisayarların öncüsü “cıvık mantar” ile dünyanın gerçekten canlı müzik yapan ilk biyo-müzik sistemini kurdu.

Biyo-müzik seti bilgisayar çiplerinin üzerinde yetişen ve ılıman ormanlarda bol bulunan cıvık mantar kolonisine bağlı standart bir piyanodan oluşuyor.

Profesör Miranda piyano çalıyor ve piyano tellerinin titreşimleri notalara karşılık gelen elektrik sinyallerine dönüşerek bilgisayar çipleri üstünde yetişen cıvık mantar hücrelerine iletiliyor. Mantar hücreleri de sinyallere tepki vererek kendi “müzik sinyallerini” yaratıyor.

 

Biomusic

 

Mantarla düet yapan virtüöz

Sinyaller piyano tellerini çalan elektromıknatıslar ile notalara dönüştürülüyor ve böylece Profesör Miranda ile düet başlıyor. Ancak bu basit bir müzik aleti değil: Biomusic sistemi bakteri, küf ve mantar kolonileri gibi küçük canlılarla bilgisayar işlemleri yapabileceğimizi göstermek için tasarlandı.

En canlı müzik

Ilıman kuşak ormanlarında bol bulunan cıvık mantar kolonileri, polietilen yaprakların üzerinde büyüyor ve bu yapraklar da analog bilgisayar devrelerinin üzerine yerleştiriliyor.

Böylece piyano virtüözleri ile cıvık mantar kolonisi aynı piyanoda düet yaparak canlı müzik kavramını başka bir boyuta taşıyor. Mantarla insanın birlikte piyano çaldığı canlı müzik sistemi son derece sıradan bir şekilde kontrol ediliyor, aslında iPad’e yüklü basit bir yazılımla çalışıyor.

Müzisyen profesörün sanatçı ve bilim adamı kimliğiyle yaptığı karma yorum da çok ilginç: “Biyoçip kontrollü piyanomuz normal piyanodan çok farklı sesler üreterek adeta enstrümanın kimliğini çarpıtıyor ve piyanoda bir tür kişilik bölünmesine yol açıyor.”

 

Biomusic

 

İlk konserini Mart ayında verdi

Profesör Miranda, “programlanabilir canlı organizma” olarak tanımladığı cıvık mantar kolonisini üstünde büyüdüğü elektronik devreler sayesinde gerçek bir kompozitöre dönüştürdü.

Cıvık mantarla çalışan canlı bilgisayarları analog piyanoda birleştiren Biomusic sistemi belki de yepyeni bir organik müzik akımı başlatacak. Aynı zamanda, zeki olmadığı düşünülen canlılarla sanat yoluyla iletişim kurmamızı sağlayarak müzik teorisi ve felsefeyi geleceğe taşıyacak.

 

4. Dıgıtal Crown ve Arcade Fıre Reflektor Turnesi

Kanadalı Indie Rock grubu Arcade Fire, Reflektor turnesinde sahneye kafalarına şapka gibi taktıkları 4 yüzlü LED panellerle çıktı. Böylece dinleyiciler grup üyelerinin yüzlerini birebir görmek yerine, yüz ifadelerini disko topu gibi çarpıtan “Dijital Taçları” seyrettiler.

Dijital taçların içinde yer alan bir kamera, grup üyelerinin yüzünü kayda alarak bu görüntüleri kliplerdeki görsel efektlerle zenginleştirdi ve canlı yayında dijital tacın 4 yüzündeki LED panellere yansıttı.

 

Digital Crown

 

Dijital sanat mesajları

Studio XO tarafından tasarlanan ve teknolojinin bir yandan bireyler arasındaki iletişimi güçlendirirken, diğer yandan da kişilerin arasını açtığını vurgulayan yaratıcı konsept Arcade Fire hayranları tarafından beğeniyle karşılandı.

Ancak devrimsel sanat konseptinin tek mesajı bu değildi: Aslında son derece kullanışsız olan bu hantal dijital taçlar, elektronik teknoloji ile analog insan dünyasını birleştiren yepyeni bir hibrit arayüz de yarattı.

 

5. Bas bilezik Basslet

Basslet müziği vücudunda hissetmek isteyen müzik hayranları için geliştirilen ve standart kulaklıklarla eşleşen bir titreşimli bilezik. Şimdilik elimizde birkaç havalı görselden başka kanıt olmasa da akıllı bilezik Basslet, müziği doğrudan beyninize aktaran kafa bandı Batband’den oldukça farklı bir şekilde çalışıyor.

Batband müziği iç kulağa aktaran titreşimli kafa bandı olarak kulaklıkların yerini alırken Basslet tersini yapıyor: Kulaklıklara rakip olmak yerine, kulaklıkla dinlenen müziğin bas seslerini bileklikteki titreşimler yoluyla vücuda aktarıyor. Basslet kulaklıklarla kablosuz bağlantı yoluyla eşleşiyor.

 

Basslet

 

En iyi sevgililer günü hediyesi

Nintendo 64 için 1997’de piyasaya sürülen (ruhu şad olsun, ne aletti be!) Rumble Pak’in titreşimli gamepad özelliğinden esinlenen Basslet 2016 yılında piyasaya çıkıyor ve siz de isimdeki linki tıklayarak ulaşacağınız Facebook ve Twitter hesaplarında şimdiden ön sipariş verebilirsiniz.

Neden mi? Çünkü Basslet ile yaratıcılığınızı konuşturarak sevgililer gününde arkadaşınızla birlikte kulaklık takıp el ele tutuşup titreşimli müzik dinleyebilir ve ilişkinizin bas tonlarını tüm vücudunuzda hissedebilirsiniz.

 

5a

 

6. Uzaylı Moog Theremını

Uzaylılar müzik aleti tasarlarsa ne olur? Sanırım üretici firma tarafından 320 dolara satılan Moog Thremini gibi bir enstrüman olur. Ancak 60’ların bilimkurgu filmlerinden fırlamış ucuz plastik radyolara benzeyen teremin adlı bu tuhaf enstrüman uzaylı icadı değil, kanlı canlı insan buluşu.

1928 yılında Rus Profesör Leon Theremin tarafından tasarlanan uçuk müzik aleti teremin, dünyanın temassız olarak çalınan ilk elektronik enstrümanı olarak adını Rus profesörden alıyor, ama bu halk arasındaki şöhreti. Bir de profesyonel şöhreti var ve müzik akademisyenleri arasında gerçek adıyla tanınıyor: Termenvox veya Aetherphone (temassız çalındığını gösteren ismiyle “eterfon”).

 

Moog Theremini

 

Nasıl çalışıyor?

Müzisyenin ellerini iki anten arasında hareket ettirerek “çaldığı” teremin üzerinde bulunan antenler ellerin pozisyonunu algılıyor. Müzisyen dikey antene yakın eliyle titreşim dalgaları gönderirken, halka şeklindeki diğer antene yakın olan eliyle de ses şiddetini ayarlıyor.

Eski filmlerdeki gibi ürkütücü uzay sesleri çıkaran tereminde, el hareketlerinin antenler üzerinde oluşturduğu elektrik sinyalleri bütünleşik anfi üzerinden hoparlörlere gönderiyor. Teremin günümüzde sanat müziği ve rock konserlerinde kullanılıyor.

 

6 b

 

Nasıl kullanılıyor?

Teknik adıyla “yardımcı tizlik niceleme sistemi” müzisyenlerin enstrümanın çalma zorluğunu, yani el hareketlerini algılama hassasiyetini ayarlamasını sağlıyor. Örneğin en yüksek ayarda, Moog Theremini seçilen ölçekteki tüm notaları kusursuz çalıyor ve böylece aleti yanlış çalmayı imkansız hale getiriyor.

Yalnızca enstrümanın duyarlılığı azaltıldığı zaman sesin tizlik düzeyini ve vibratoyu (titreşim açkısı) manüel olarak kontrol etmek mümkün oluyor. Bu da tahmin edebileceğiniz gibi müzisyenin yeteneğini konuşturarak müziği kendi yorumuyla çalmasına imkan tanıyor.

Moog Theremini bu modda elektronik enstrümandan ziyade geleneksel bir analog çalgı olarak çalışıyor. Manüel ayarlar etkinleştirildiği zaman sesin tizliği bilgisayar yardımı olmadan, sadece analog heterodinamik osilatör yardımıyla kontrol ediliyor (belgesellerdeki osiloskop ekranlarına benzeyen bir sistem).

 

6

 

Uzay sesi çıkaran enstrüman

Moog Theremini’yi tasarlayan Dorit Chrysler’ın videosunda göreceğiniz gibi, son derece tekinsiz sesler çıkaran bu garip enstrümanı çalan bir müzisyen kendini tanrıça gibi hissediyor. Ancak yeni tereminin marifetleri bunla sınırlı kalmıyor:

Enstrümandaki tüm hazır ayarları (32 farklı ayar var) kendi zevkinize göre değiştirebilirsiniz. Gecikme süresini, tizlik düzeyini, aralığı, hatta ses “rengini” ayarlayabilir ve farklı ayarlar arasında hızla geçiş yapabilirsiniz. Videoyu izlerken 60 yıllık uzay filmlerindeki müziği duyduğunuzda buna şaşırmayın, çünkü ilk bilimkurgu filmlerinin notaları da tereminle üretilirdi.

Moog Theremini’nin en büyük özelliği ise analog teremin ile dijital synthesizer teknolojisini birleştirmesi. Ayrıca, Batband ürününde olduğu gibi insanoğlunun doğal el hareketlerini müzikle bütünleştirerek kusursuz bir analog-dijital müzik sistemi üretmesi. Uzay filmlerini artık farklı gözle izleyeceksiniz. 🙂

 

7. 360 derece interaktif müzik videoları

İnteraktif müzik video klipleri 1990’ların ikinci yarısında DVD’lerin satışa sürülmesi ile ortaya çıktı ve öncelikle yetişkinlere yönelik filmlerdeki bazı sahneleri farklı kamera açılarından görmek için geliştirildi. Ancak devir değişti ve şimdi mobil cihazlar ile 4K TV döneminde yaşıyoruz.

Günümüzde akıllı telefonlar gibi 360 derece panorama görüntüsü sağlayan ve izleyicinin şarkıcıya farklı açılardan bakmasını izin veren interaktif video klipler dijital eğlence sektöründe yaygın olarak kullanılıyor.

Bu teknolojiyi metalci olmama rağmen çok sevdiğim Bjork’ün Stonemilker adlı 360 derece sanal gerçeklik video klipinde de görebilirsiniz. Müziğe dördüncü boyut katan uygulamayı 4B müzik olarak da adlandırıyoruz.

 

8. Avangart müzik şapkası Chromehatıc

Video klipte şarkıcı FEMME tarafından çalınan payetli, aksesuarlı, renkli şapka Chromehatic basit bir şapka değil, aynı zamanda kullanışlı bir enstrüman. Nitekim Senseries.net tarafından geliştirilen dünyanın ilk müfettiş Gadget tarzı müzik şapkası Chromehatic’i bir tür “giyilebilir elektronik çalgı koleksiyonu” olarak da tanımlayabiliriz.

80’lerin unutulmaz bilimkurgu filmi Flash Gordon’ın Mongo gezegeni uzaylı kostümlerini andıran şapkadaki aksesuarlara dokunarak, plastik boynuzları radyo düğmesi gibi çevirerek veya başınızı aniden hareket ettirerek kendi dansınızla kendi müziğini yaratıyorsunuz.

Böyle garip bir zımbırtıyı kim tasarlar derseniz kendisinin çılgın İngiliz şapka tasarımcısı Jodie Cartman olduğunu söyleyelim. Sistemin özünde, şapkayı arka plandaki synthesizer’a bağlayan bir ense kablosu ile radyo düğmesi çevirir gibi kullandığınız ışıklı MIDI kontrolörleri var. Ancak dans ederken kabloya takılıp düşmemek için dikkat etmeniz gerekiyor.

 

9. Lazer kulaklık Glow

Piyasada 160 dolara satılan Glow ışıklı fiber optik kablolar kullanan estetik bir akıllı kulaklık. Ancak fiber optik kablolar estetik görünüm için sabit ışık yaymakla kalmıyor. Aynı zamanda müziğin ritmine göre yanıp sönerek şarkının nabzını tutmanızı sağlıyor. Siz de lazerli kulaklıklar ile yolda, konserde ve partide mobil diskoya dönüşüyorsunuz.

Akrobatik DJ’ler için

Glow her şeyden önce yüksek kaliteli bir kulaklık ve kulağa negatif açıyla sıkı oturan tasarımıyla hangi pozisyonda olursa olsun kullanıcıyı rahatsız etmiyor. Akrobatik DJ imajı da bu sayede gerçek oluyor: İster kaykay sürün, ister koşun, ister dans edin Glow kulaklık kulağınızı asla acıtmıyor.

 

Glow

 

Sporda nabız tutuyor

Sıradan kulaklık olmanın ötesinde gelişmiş bir fitness cihazı gibi çalışan Glow, kulaklardaki sensörler sayesinde gerçek anlamda nabzınızı tutuyor ve topladığı verileri Google Fit ile senkronize ederek kalori hedeflerini tutturmanıza yardımcı oluyor.

Kaykayla selfıe çekin

Glow kulaklıkları kullanışlı 5 tuşlu kontrol diski ile kullanıyor ve sizi tek tuşa indirgemediği için diğer ek özelliklere rahatça erişiyorsunuz. Ne gibi ek özellikleri var derseniz:

Akıllı saat gibi çalışan dijital asistan Glow akıllı telefonla eşleşiyor ve metin mesajlarını ekrana bakmaya gerek kalmadan size okuyor, hatta tek tuşla uzaktan selfie çekiyor. Üstelik kontrol diskindeki düğmelere basarak ritim tutup müziğe eşlik edebiliyorsunuz.

 

10. Dokunmatik MIDI klavye SeaBoard

Roli üretimi SeaBoard profesyonel klavyeye baktığımızda, Zeki Müren’in 70’lerdeki piyanist şantör gazino filmlerinden bu yana ne kadar yol aldığımızı görüyoruz. Yeni MIDI klavye müzikte çeşitleme yapmanız için dokunmatik yüzeyli esnek piyano tuşları kullanıyor.

Böylece el anatomisi ve eklemlerinizin esnekliğine göre size özel varyasyonlar üretiyor ve süper hassas dokunmatik klavye tuşlarını büküp esneterek dilediğiniz şekilde müzik yapabiliyorsunuz. Tıpkı virtüöz Marco Parisi’nin videoda yaptığı gibi.

Parisi, videodaki sinematik müziği FXpansion tarafından Seaboard için geliştirilen Synth Squad Player müzik yazılımında bulunan Dirt Ribbon hazır ayarıyla üretti. Bu arada tümüyle canlı performans olduğunu da ekleyelim. Gerçi fiyatı biraz el yakıyor: Profesyonel ihtiyaca göre 2500-10.000 dolar.

 

11. Telepatik enstrüman Emotıv Insıght

Önceki kablosuz telepati yazılarımızdan hatırlayacağınız gibi telepatik bilgisayarlar 3 yıl önce kullanıma girdi. Elektrotlu şapka gibi başa takılan ve beyindeki elektrik sinyallerini ölçen yenilikçi kafa bandı Emotiv Insight da 360 dolara satılan yeni bir telepatik müzik kumandası.

Beyin dalgalarıyla müzik çalar mısınız?

Sorunun yanıtı evetse sizi bilimkurgu filmlerinden fırlamışa benzeyen bu aleti denemeye davet ediyorum. Ancak aşağıda göreceğiniz gibi Emotiv Insight’ın farklı ve faydalı ek özellikleri de var.

 

Emotiv Insight

 

Telepatik uzaktan kumanda

Bu gelişmiş kafa bandını takarak pille çalışan uzaktan kumandalı oyuncak otomobilleri düşünce gücüyle kontrol edebilirsiniz. Beyin sinyallerini kafa derinizle temas edip algılayan Emotiv Insight, bu verileri kablosuz ağ bağlantısıyla özel bir beyin-bilgisayar arayüzüne aktarıyor. Bu cihaz da otomobili düşünce gücüyle kontrol etmenizi sağlıyor.

Hatta beyin kabuğundaki nöronların elektriksel aktiviteleri sayesinde ruh halinizi ölçerek kızgın mı, yoksa neşeli mi olduğunuzu anlıyor. Beyin kamerası Neurocam gibi ilgi alanlarınızı öğrenen Emotiv Insight (dilerseniz?) bunları internete aktarıyor.

İlgili yazı: Telepatik internet ve kablosuz düşünce transferi

Emotiv Insight

 

Hayalet filmini hatırlayın

Filmde sokaktaki bir kiralık katilin saldırısıyla ölen Swayze, metro istasyonunda yaşayan başka bir hayaletten gerçek dünyadaki eşyaları düşünce gücüyle kontrol etmeyi öğrenmişti (artık var olmayan elleriyle yumruk atmaya çalışmak yerine, camı kırmayı düşünerek katilin evindeki dolap kapaklarını çarpmak gibi).

Ancak beyin bandını kullanmak için hayalet olmak zorunda değilsiniz. Bu öyle kullanışlı bir alet ki yakın gelecekte düşünce gücüyle araba sürmek bile mümkün olacak. Yine de videoyu izlediğimiz zaman, telepatik kafa bandının önce nöro-pazarlama sektöründe kullanılacağını görüyoruz:

Emotiv Insight

 

Nöro-pazarlama

Beyin dalgalarınızı okuyarak ruh halinizi anlayan, vitrinde neye baktığınızı takip eden ve size ruhsal durumunuza göre reklam gösteren telepatik dijital billboardlar, alışveriş yapmaktan oy kullanmaya kadar tüm özgürlüklerimizi karışacak gibi görünüyor.

Günlük kullanım için özel tasarlanan Emotiv Insight ise hiç baş ağrıtmıyor ve diğer elektronik cihazların yanında parazite yol açmadan sürekli beyin dalgalarınızı kaydediyor.

 

Emotiv Insight

 

Mobil check-up ve erken teşhis

Daha önce elektrotlu şapkayla EEG çektirmiş kullanıcılara da bir müjdemiz var: Emotiv Insight kullanmak için başınıza tuzlu çözelti içeren yapışkan ve soğuk bir jöle sürmek zorunda değilsiniz. Emotiv Insight’ın beyin dalgalarını okumak için jöleye ihtiyacı yok, fakat üstün marifetleriyle sizi çok şaşırtacak.

Beynin EEG’sini çeken Emotiv Insight Alzheimer, beyin kanseri ve Parkinson gibi birçok hastalığı erken teşhis edebiliyor. Bu da yenilikçi kafa bandının telepatik uzaktan kumanda ve telepatik enstrüman olmanın ötesine geçerek sağlık sektöründe devrim yapacağını gösteriyor:

Emotiv Insight sizi hastanelerdeki büyük, hantal ve klostrofobik MR cihazlarına girmekten kurtaracak. Aynı zamanda kendi kendinize mobil check-up yaparak sağlık kontrolü için kliniklere para vermekten kurtulacaksınız (Emotiv Insight mobil uygulaması için abonelik ücreti alırlarsa bilemem tabii 🙂 ).

 

12. Akıllı disko lambası Q Lıghts

Akıllı evler sayesinde odada insan yokken otomatik olarak kapanan, akıllı telefonla uzaktan açılan ve çok katlı evlerde Wi-Fi router olarak çalışan akıllı lambalar da yaygınlaştı. Ancak, Belleds’in geliştirdiği akıllı disko lambası Q Lights sadece 150 dolarlık hesaplı fiyatıyla daha fazlasını yapıyor ve evinizle ofisinizi gerçek bir geçici parti mekanına dönüştürüyor.

Nasıl kullanılıyor?

Q Lights’ı kullanmak çok kolay: Q-Station birimini müzik setinize takıyorsunuz. LED ışıklı Q lambaları da tavandaki veya abajurlardaki duylara takıyorsunuz.

Sonra tek yapmanız gereken, Q Light’ın akıllı telefon uygulamasında şarkı listenizi oluşturmak ve telefonu kablosuz ağ üzerinden müzik setine bağlayarak şarkı çalmaya başlamak. Evinizdeki akıllı lambalar disko ışıkları gibi müziğin ritmine göre yanıp sönmeye başlayacak.

Q Lights

 

Alarmlı disko saati

LED lambalar düşük güç tüketimiyle elektrik tasarrufu sağlamanın ve faturanızın kabarmasını önlemenin yanı sıra alarmlı saat işlevi de görüyor:

Telefona alarm kurun, müzik setiyle Q lambaları mobil uygulamaya bağlayın ve sabah yataktan en sevdiğiniz müzikle ışıklar yanıp sönerken kalkın. Ne diyelim? Yakında telefonunuzu partide hackleyip müzik listelerinizi bile çalabilirler, dikkatli olun! 🙂

 

13. Pantolon darbukası DrumPants

Tamam, itiraf edin! Başlığı okuyunca Kozan hoca coşmuş dediniz ama abartmıyorum. Giyilebilir sensörler kullanan DrumPants ürünü dizinizi döverek müzik çalmanızı sağlıyor.

Bisiklete binerken kendi MIDI davulunuz ile ritim tutmak ister misiniz? Davul pantolonların bacaklarında giyilebilir MIDI kontrolörleri bulunuyor ve bence bu Caddebostan veya Yeniköy sahili gibi deniz manzaralı parkurlarda koşarken doğaçlama müzik yapmak için harika bir çözüm:

 

DrumPants

 

Tek kişilik orkestra

Son 1-2 yılda Caddebostan sahilinde güçlü basa sahip entegre müzik setleri taşıyan bisikletler moda oldu ve ben de bu uygulamaya bayılıyorum, çünkü çocuklar radyo ile harika şarkılar çalıyor. Bisiklete binmeyi seviyorsanız bir süre peşlerine takılın derim ve tam da bu nedenle DrumPants’in bisiklet tayfasına harika bir ekleme olacağını düşünüyorum.

Kazakları enstrümana dönüştüren çözüm

DrumPants sensör kitini her türlü kıyafetin içine giyebilir, ardından dizinizle baldırlarınızı acıdan değil de keyiften döverek veya göğsünüzü tıklatarak ritim tutabilirsiniz. DrumPants davul, darbuka, tuba ve piyano dahil olmak üzere 100 farklı ses çıkarıyor.

Böylece kişisel eğlence için kulaklık takarak veya müziği arkadaşlarınızla paylaşmak üzere harici hoparlörler kullanarak kendinizi tek kişilik orkestraya dönüştürebilirsiniz. Drumpants’in işinizi kolaylaştırmak üzere mobil uygulaması da var.

DrumPants

 

PowerPoınt sunumuna ses efektleri ekleyin

Mobil uygulamayla pek çok şey yapabilirsiniz: Örneğin, giyilebilir enstrüman seçeneklerini ayarlayarak kendi Super Mario Bros arcade oyun müziğinizi yaratabilir veya iş toplantısında müşteriye yaptığınız PowerPoint sunumunu ses efektleriyle süsleyebilirsiniz.

Görüntülü değil ama sesli artırılmış gerçeklik (AR) özellikleri sunan DrumPants gezici bateri setini sevdiniz mi? Kasım 2015’te çıkıyor ve 190-260 dolara satılacak.

 

Bonus: Kapanışı enstrümantal deney seti Makey Makey ile yapalım

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir