Windows 30 Yaşında >> Dünyanın en popüler işletim sistemi nereden nereye geldi?

Microsoft-Windows

Windows işletim sistemi 20 Kasım 2015’te 30 yaşına girdi. Peki son 30 yılda devlet dairelerinden bireysel kullanıcıya kadar her alanda yaygınlaşan Windows serisi hangi aşamalardan geçti? İşte size 1’den 10’a Windows işletim sisteminin kısa tarihi.

Wındows 1.0 – 20 Kasım 1985

microsoft-windows

Bill Gates ilk başta Arayüz Yöneticisi olarak adlandırılan Windows’u 1983 yılında duyurdu, ama bu yazılım pazarlamaya uygun Windows adıyla 20 Kasım 1985’te satışa sunuldu. Windows’un ilk görevi Microsoft’un komut satırı DOS yazılımına (Disk İşletim Sistemi) grafik arayüz eklemekti ve evet, adından da anlayacağınız gibi eskiden bilgisayar yazılımları yaptıkları işe göre adlandırılıyordu.

Windows 1.0 sadece ızgara usulü basit grafik pencereler destekliyordu ama MS-DOS İdari Dosya yöneticisi, Takvim, Kart Dosyası, Not Defteri, Terminal, Hesap makinesi ve Saat gibi “gelişmiş” donatıları vardı.

Windows hizmetleri arasında PC’lerin o zamanki 640 KB bellek limitini aşması için gereken bellek kartlarını takmak üzere RAMDrive, Not Panosu ve Baskı kuyruklayıcı yer alıyordu. Reversi adlı bir de bilgisayar oyunu içeren Windows 1.0 sistemi, Windows Write ve Windows Paint’le birlikte 99 dolara satılıyordu.

 

Wındows 2.0 – 9 Aralık 1987

microsoft-windows

Windows’un ikinci sürümünde yan yana duran pencerelere ek olarak üst üste binen pencere desteği de sunuldu. Ayrıca sistem artık 16 renkli VGA grafikleri destekliyordu.

Pazarlamada en çok öne çıkarılan özellikleri ise Denetim Masası ve Program Bilgi Dosyalarıydı (PIF). Bunlar Windows’a DOS uygulamalarını nasıl çalıştıracağını söylüyordu. Bu aynı zamanda Microsoft Word ve Excel uygulamalarını çalıştıran ilk sürümdü.

Windows 2.0 de önceki sürüm gibi PC’de sabit disk sürücüsüne gerek olmadan, sadece dual floppy disk sürücüsüyle çalışabiliyordu. Gerçek modlu bellek modeli kullandığı için sistemin görebildiği bellek alanı 1 MB ile sınırlıydı. Üst üste binen pencereler ve diğer Mac benzeri özellikler yüzünden, Apple 1988’de Windows’a patent davası açtı ama kaybetti.

 

Wındows 3.0 – 22 Mayıs 1990

microsoft-windows

Windows 3.0 kullandığım ilk Windows sürümü olarak benim için milattır. Ayrıca Windows 3.0 grafik arayüz açısından birçok iyileştirme içeriyor ve Intel 286 ile 386 işlemcilerin gelişmiş bellek yönetim özelliklerinden yararlanıyordu (Bu sırada ikinci el 11 inçlik bir IBM 386 kullanıyordum 🙂 ).

Nitekim Program Yöneticisi ve Dosya Yöneticisi ilk kez bu sürümde ortaya çıktı. Aynı zamanda Denetim Masası ve Solitaire yeniden düzenlenerek bugünkü Windows’un simgesi oldu. 256 renk VGA desteği sağlanmasıyla Windows bugünkü klasik görünümünün ilk haline kavuştu.

 

Wındows NT – 3.1 27 Temmuz 1993

microsoft-windows

Windows NT, Microsoft’un IBM’le sonuçsuz kalan işbirliğinin çocuğudur. Yazılım mühendisi Dave Cutler tarafından 32 bitlik tam kapsamlı bir işletim sistemi olarak geliştirilen Windows NT öngörülü çoklu görev, çoklu dizi, çoklu işlem ve birden fazla kullanıcı destekliyordu. Ayrıca farklı işlemci platformlarını desteklemek için karma kernel ve donanım soyutlama katmanına sahipti.

Intel i860 için geliştirilen ve N-Ten kod adından esinlenerek NT olarak adlandırılan bu sürümün kısaltması pazarlama departmanı tarafından İngilizce Yeni Teknoloji kelimelerinin baş harfleri olarak lanse edildi.

NT sürümleri birçok CPU mimarisini destekliyordu. Bunlar arasında IA-32, x86-64, Alpha, MIPS, PowerPC, ARM ve Itanium da vardı. NT kodu bugün de modern Windows sürümlerinin temelini oluşturuyor.

 

Wındows 95 – 24 Ağustos 1995

microsoft-windows

Windows 95 çalışarak aldığım ilk PC’nin işletim sistemiydi ve bu vesile ile Barbar Conan çizgi romanlarını çevirmeme imkan tanıyan Alfa Yayınları’na ve yöneticisi Gül Feride Sağıroğlu’na teşekkür ediyorum. 🙂 Ancak Windows 95’in kendi tarihi de çok ilginç. Örneğin bizzat Rolling Stones’un Start Me Up (Beni Başlat) programıyla lanse edildiğini söyleyebiliriz.

Tüketici odaklı olan bu sürüm 16 ve 32 bit destekli bir işletim sistemiydi. Microsoft, kullanıcı arayüzünü yenileyerek “tak ve çalıştır” otomatik aygıt tanıma özelliği ve otomatik yapılandırma gibi yepyeni özellikler eklemişti.

Başlat düğmesi, başlat menüsü, görev çubuğu ve sistem tepsisi de Windows 95’le geldi. Ayrıca bu sürüm pencere büyütme-küçültme ve pencere kapatma düğmelerine sahipti. Ancak, sistemin açılış müziğini besteleyen Briain Eno bunu bir Mac bilgisayarda çalışarak yapmıştı!

 

Wındows NT 4.0 – 24 Ağustos 1996

microsoft-windows

Ne diyelim? Microsoft Ağustos ayını seviyor! Daha doğrusu tatilcilerin şehre döndüğü zamanları seviyor.

Windows NT 4.0 ilk olarak İş İstasyonu ve Sunucu sürümleriyle piyasaya sunuldu. Ardından Kurumsal Sunucu (1997) ve Terminal Sunucusu sürümleri geldi (1998). Aslında sistemin en göze çarpan özelliği kurumsal firmalar için geliştirilen 32 bitlik NT’ye Windows 95 arayüzü eklemekti.

Ancak alttan alta yenilikler de vardı. Örneğin Grafik Aygıt Arayüzü GDI kernel’e taşındı ve bu da sistemin NT 3.5x’tan çok daha hızlı çalışmasını sağladı. Ancak bu özellik grafik ve yazıcı sürücülerinin de güncellenmesini gerektiriyordu. NT 4.0 DirectX multimedya API’ını destekleyen ilk Windows sürümü oldu (kısacası 3B PC oyunlarında yeni bir çağ başlattı).

 

Wındows 98 – 25 Temmuz 1998

microsoft-windows

Windows 98, öncüsü Windows 95’ten daha kullanışlı ve tüketici dostu olarak tasarlanmıştı. Kullanıcı arayüzü yenilikleri arasında Microsoft’un internet browserı Internet Explorer 4 de yer alıyordu. Bu sürüm Hızlı Başlat araç çubuğu, Etkin masaüstü, pencereyi araç çubuğu simgesine tıklayarak küçültme özelliği, ileri ve geri düğmeleri, adres çubuğu ve Windows Gezgini’ni içeriyordu.

Ancak IE’nin Windows’un ayrılmaz bir parçası olarak satılması, haksız rekabet gerekçesiyle Avrupa Birliği’nin Microsoft’a birçok soruşturma açmasına ve ceza kesmesine yol açacaktı.

Windows 98 buna ek olarak ilk kez Nisan 1997’de çıkan Windows 95 OSR2.1 sürümüyle sunulan USB desteğini de geliştirdi. Artık hubları, tarayıcıları, fareleri ve joystickleri bilgisayarlara USB ile bağlamak mümkündü. Buna karşın yazıcılar, harici depolama sürücüleri ile modemler USB bağlantısıyla desteklenmiyordu.

 

Wındows 2000 Professıonal – 17 Şubat 2000

microsoft-windows

Windows 2000’in hem NT 4.0 hem de Windows 98’in yerini alması planlanmıştı, ama ticari kaygılar güden Microsoft bundan vazgeçerek son kullanıcı için Windows ME sürümünü yayınladı.

Windows 2000 Professional kolay kolay çökmeyen, tüketiciyi ince ayarlara boğmayan ve aygıt sürücülerini güncellerken pek üzmeyen ilk Windows sürümüydü. Çünkü tam kapsamlı ACPI ve WDM desteğiyle tak ve çalıştır özelliği getiriyor, aynı zamanda Windows 98/98 SE ürünlerinde bulunan birçok yeniliği de içeriyordu.

Diğer yenilikler arasında ise NTFS 3.0, Dosya Sistemi Şifreleme (EFS) desteği, Mantıksal Disk Yöneticisi,

LDAP/Etkin Dizin Destekli Adres Defteri ve Microsoft Yönetim Konsolu (MMC) vardı. Windows Dosya Koruması yetkisiz programların kritik sistem dosyalarını değiştirmesini engelliyordu (ki bu da Windows 95 ve 98’deki çökme belasının en büyük sebebinin ortadan kalkması demekti).

 

Wındows ME – 14 Eylül 2000

microsoft-windows

DOS tabanlı Windows 9x serisinin son sürümü olan Millennium Edition (2000 Sürümü) tüketici tarafından şimdiye kadar üretilen en kötü Windows sürümlerinden biri olarak biliniyor.

Windows 95 ve 98’in tersine gerçek DOS desteği sunmuyordu, ama en azından çok yararlı olan sistem Kurtarma özelliğine sahipti. Böylece kullanıcılar sistemi bozarsa Windows’u düzgün çalıştığı son haline geri döndürebiliyordu. Windows ME iyi ki bu desteği sunuyordu, çünkü hatalarla doluydu. Kullanıcıyı çökme derdinden NT tabanlı Windows XP kurtaracaktı.

Windows ME’nin minimum sistem gereksinimleri 150 Mhz Pentium işlemciydi ama 300 Mhz Pentium öneriliyordu. Ayrıca sistemi ancak 64 MB RAM ve 2 GB boş sabit sürücü alanı olanlar rahatlıkla kullanabiliyordu. Maksimum RAM desteği ise 1.5 GB’tı.

 

Wındows XP – 25 Ekim 2001

microsoft-windows

Windows XP hiç tartışmasız Microsoft’un en başarılı Windows sürümüdür. Çok zor çöken bu sistemi kurmak da kurtarmak da kolaydı.

İlk olarak piyasaya Professional ve Home sürümleri sunuldu. Windows Experience’in (Deneyim) kısaltması olan XP aynı zamanda Microsoft’un en uzun ömürlü işletim sistemi oldu. Dünyada o kadar yaygındı ki teknik desteği 12 yıl 6 ay sonra, 8 Nisan 2014’te sona erdi.

İki sıralı Başlat menüsü XP ile geldi. Buna ek olarak görev çubuğunda görev gruplama ve görev çubuğunu kilitleme gibi özellikler eklendi. XP’nin klasik Windows 95/2000 temaları da vardı.

 

Wındows Server 2003 – 24 Nisan, 2003

microsoft-windows

Windows XP’nin sunucu versiyonu olan bu işletim sistemi Web, Standart, Kurumsal ve Veri Merkezi sürümleriyle geldi. Windows Server 2000’in yerini alan sistemin en önemli yeniliği ise Etkin Dizin özellikleriydi.

Bunlar arasında sistem yöneticileri için Kendi Sunucunu Yönet aracı, IIS web sunucusu sürüm 6.0, gelişmiş Grup Kuralları yönetimi, yedekleme ve kurtarma sistemi vardı. Ayrıca gelişmiş disk yönetimi ve gelişmiş komut satırı araçları sunuluyordu.

 

Wındows Vısta – 30 Ocak 2007

microsoft-windows

Kendisine bilgisayar oyunlarıyla diğer programları XP’den çok daha yavaş çalıştıran, böylece kullanıcıyı daha gelişmiş ve pahalı grafik kartları almaya zorlayan, aynı zamanda da 5.1 surround ses sisteminde ciddi sorunlar çıkaran en yorucu Windows sürümü de diyebiliriz.

Windows Vista, Microsoft’un tüketici segmentinde bir iyi ve bir kötü Windows sürümü çıkarma geleneğinin devamıydı. Bu yüzden de güvenlik özellikleri, dijital haklar yönetimi, donanım gereksinimleri, düşük performans ve yazılım uyumsuzluğu açısından çok eleştirildi.

Yorucu sistem

XP kodunun üstüne tasarlanan Longhorn (Vista’nın kod adı) aslında Windows Server 2003 SP1’i temel alıyordu, ama WinFS gibi temel özellikleri içermiyordu. Oldukça uzun bir beta testi aşamasına rağmen çok sayıda hata içeren Vista, 2006 Noel’ine ve alışveriş zamanına yetişemedi.

Windows grafiklerine saydamlık ekleyen Aero arayüzü bu sürümle geldi. Ayrıca Başlat menüsü yeniden tasarlandı. Evet, Microsoft başlat menüsünü tasarlamayı çok seviyor. Ne de olsa sistemin görünen yüzü o. Hatta Windows 8’de Başlat menüsünü kaldırdıkları için eleştiri aldılar.

 

Wındows Server 2008 – 27 Şubat 2008

microsoft-windows

Windows Vista ile aynı kodu kullanan Windows Server 2008’de Ağ Erişim Koruması (NAP), Çekirdek Sunucu (Server Core), PowerShell ve Salt Okunur Alan Adı Kontrolörleri gibi özellikler bulunuyordu. IIS, Terminal Hizmetleri ve SMB dosya paylaşım protokolü de yenilenmişti.

NAP özelliği ofis ağına bağlanan PC’lerin BT departmanının koyduğu kurallara uygun olup olmadığını denetliyor ve gereken tedbirleri alıyordu. Bu da hackerlara karşı ekstra koruma sağlıyordu. Son derece sade bir grafik arayüzüyle çalışan Çekirdek Sunucu ise RAM kullanımını ve yama ihtiyacını en aza indirmek için sadece sınırlı sayıda sunucu rolü destekliyordu.

 

Wındows 7 – 22 Ekim 2009

microsoft-windows

Windows 7, Windows Vista’nın olması gereken işletim sistemi olarak kabul edildi ve kullanıcıları Windows XP’yi güncellemeye ikna eden işletim sistemi olarak tanındı.

Windows 7’nin en büyük arayüz yeniliklerini şöyle sıralayabiliriz: Yeniden tasarlanan görev çubuğu, Başlat menüsünde Aero saydamlığı, görev çubuğu programlarının küçük resimli canlı ön izlemeleri, yeni açılmış dosyalarda Sıçramalı Listeler ve masaüstünde açık olan uygulama sayısını azaltmaya yarayan Aero Göz Atma desteği.

Kod adı: Kullanıcı dostu

Diğer kullanışlı yenilikleri de sıralayalım: Canlı internet yayını (streaming) desteği sunan Windows Media Player 12, tüm çevrebirimlerini tek yerden yönetmeye imkan veren bir Aygıt Sahnesi, Kullanıcı Erişimi Denetim bildirimlerinin sayısının azaltılması, yerel aramada hızlı endeksleme, gelişmiş dokunmatik fonksiyonlar ve eski uygulamaları çalıştırmak için sanal XP modu.

Kısacası Windows 7 en sevdiğim işletim sistemiydi ama Windows 10 bunun yerini alacak gibi görünüyor.

 

Wındows Server 2012 – 4 Eylül 2012

microsoft-windows

Windows Server 2012 dört sürümle geldi: Foundation, Essentials, Standard ve Datacenter. Windows’un yeni sunucu sürümü sanallaştırma, depolama, ağ yönetimi ve otomasyon alanında çok sayıda yenilik içeriyordu. Bu sürüm aynı zamanda özel, genel ve karma bulut ağlarının kurulmasına izin veriyordu (Elbette System Center ve Windows Azure’la birlikte).

WS 2012 komut satırıyla çalışan Server Core (çekirdek Sunucu) modunda veya Windows 8 grafik arayüzüyle kurulabiliyordu. Aynı zamanda sadeleştirilmiş karma grafik arayüz desteği de vardı. Sistemin temel arayüzü Sunucu Yöneticisi’ydi. PowerShell ise Server Core modu için çok sayıda yeni ve kullanışlı mini komut özelliğine sahipti.

 

Wındows 8 – 25 Ekim 2012

microsoft-windows

Windows 8 işletim sistemi 32 bit ve 64 bit x86 sürümleriyle geldi. Bunlar Windows 8, W8 Pro ve W8 Enterprise sürümleriydi. Ayrıca ARM işlemcili Surface tabletler için Windows RT vardı.

Sadece Software Assurance müşterilerine sunulan Enterprise sürümünde, işletim sistemini sabit sürücüye kurmadan güvenli USB flash sürücülerden başlatmaya yarayan Windows To Go özelliği de bulunuyordu. Böylece sistemi bilgisayara kurmadan tüm PC’lerde kullanmak mümkündü. Günümüzde Linux sürümleri ve TOR ekibinin geliştirdiği TAILS işletim sistemi de bunu destekliyor.

Microsoft’un Windows 8’deki asıl amacı mobil cihazlarla tabletleri tek bir işletim sistemiyle desteklemekti (Ancak bunun için farklı Windows 8 sürümleri gerektiğinden, Windows 8 gerçek bir evrensel işletim sistemi değildi ama Windows 10 evrensel bir sistem olacaktı).

Başlat düğmesi isterük!

Microsoft’un Surface tabletleri destekleyen Windows RT sürümünde ve diğer Windows 8 sürümlerinde Metro arayüzü olarak bilinen “kaydırmalı tuval tasarımı” (Canvas) kullanıyordu. Windows 8 dokunmatik ekranlı laptopları da destekliyor ve yeni arayüzüyle hem Windows Phone kullanıcılarının hem de Windows laptop kullanıcılarının kalbini kazanmak istiyordu.

Bununla birlikte sistemin klasik Başlat düğmeli ve sistem çubuklu Windows 7 arayüzü yerine hep Metro arayüzüyle başlaması sevilmedi. Ayrıca kullanıcılar görev çubuğunu etkinleştirse bile Başlat düğmesi gösterilmiyordu. Bu nedenle yazılımcılar Windows 7 Başlat düğmesini geri getiren yeni Windows kabuk arayüzleri geliştirdi. Ben de işyeri laptopumda Windows 7 arayüzü kullanıyorum.

 

Wındows 8.1 – 17 Ekim 2013

microsoft-windows

Microsoft’un Blue kod adlı güncellemelerinin bir parçası olan Windows 8.1’in öne çıkan en büyük özelliği, görev çubuğundaki Başlat düğmesini sınırlı özelliklerle geri getirmesiydi. Bu tam olarak Başlat düğmesi değildi, ama görev çubuğunda göze çarpan büyük bir düğme sayesinde kullanıcının program ayarlarına girmesini sağlıyordu.

Windows 8.1 sisteme giriş yapar yapmaz masaüstüne geçmenize izin veriyordu. Ayrıca masaüstü Başlat düğmesini veya Windows anahtarını özelleştirmek mümkündü. Böylece Başlat ekranı yerine, tek tıklamayla Uygulamalar sayfası görüntülenebiliyordu. Windows Store’dan ücretsiz olarak indirilebilen Windows 8.1 aslında Windows 8 için geliştirilen bir hizmet paketiydi (Service Pack).

Windows 8.1’in diğer özellikleri arasında geliştirilmiş arama özelliği, 4 uygulamayı yan yana göstererek aynı anda kullanma imkanı, gelişmiş SkyDrive entegrasyonu ve yeniden tasarlanan Windows Store ekranı bulunuyordu.

 

Windows 10 – July 29, 2015

microsoft-windows

Threshold kod adını taşıyan ve Eylül 2014’te duyurulmasından bu yana çok sayıda ön incelemesi yayınlanan Windows 10’u ayrı bir yazıda ele alacağım.

Ancak ister tablet olsun ister laptop, tüm cihazlarda tek sürümle çalışan Windows 10’un Microsoft’un bugüne kadar yaptığı bütün hataları düzeltme çabası olduğunu söyleyebilirim. Hatta bunları düzeltmekle kalmamışlar, sistemi geliştirerek ilk kez gerçekten kullanışlı olan bir Windows sürümü yaratmışlar.

Windows 10’da Windows 7’ye benzeyen tanıdık bir masaüstü arayüzü ve Canlı Karolar desteğiyle genişletilebilir bir Başlat menüsü var. Üstelik tabletler gibi dokunmatik cihazlarda Canlı Karolar varsayılan olarak tam ekran gösteriliyor.

 

microsoft-windows

 

Evrensel uygulamalar

Windows 10, evrensel uygulama desteğiyle ile tam kapsamlı bir işletim sistemi olarak öne çıkıyor. Sizi tabletler, telefonlar ve kurumsal kullanıcılar için farklı sürümlerle yormuyor. Akıllı telefonlar, tabletler, tablet-laptop melezleri, dokunmatik ekranlı laptoplar, masaüstü PC’ler, oyun konsolları ve yeni donanımlarda hep aynı Windows 10 çalışıyor. Üstelik çok hızlı çalışıyor.

Windows 10, Starbucks kafelerdeki Wi-Fi bağlantısı gibi farklı kablosuz ağları otomatik olarak tanıyor ve hızla internete bağlanıyor. Tek yapmanız gereken bu ağlara giriş yapmak. Sadece bu özelliğiyle bile Windows 10’a Microsoft’un en kullanışlı sistemi diyebiliriz.

Cortana desteği var

Masaüstü web sitelerini mobil siteye dönüştüren duyarlı (responsive) temalar gibi çalışan Windows 10 işletim sistemi, farklı cihazlarda farklı ölçeklerde gözüken dinamik bir arayüze sahip bulunuyor.

Ayrıca Hololens sanal gerçeklik vizörünü ve televarlık destekli yeni projeksiyon makinelerini de çalıştırıyor. Windows 10 ile ilgili detayları bu hafta paylaşacağım Windows 10 inceleme yazısında bulabilirsiniz.

3 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir