Web 3.0’da anahtar kelime yerine içerik arayan Anlamlı Web’e hazır mıyız?

Siber saldırılardan cep telefonlarındaki güvenlik açıkları nedeniyle kişisel bilgilerin izinsiz paylaşımına kadar Web 3.0’da ne nedir? Burcuna göre işe alma demode oldu. Buyurun sosyal medya siciline göre işe adam almaya ve internet profilini çevrelere göre özelleştirmek dahil, Sosyal Zekanın türlü faydalarına…

Günümüzün Bulut Bilişim temelli dijital dünyasında kurumlardan son kullanıcılara kadar herkes, her an internete bağlı bulunuyor. Bilgisayarların, kişilerin ve kurumların sürekli birbiriyle iletişim halinde olduğu bu dünyada bilginin verimli olarak kullanılabilmesi için güvenli, güvenilir, hızlı, uyumlu, işbirliğine dayalı ve esnek bir veri paylaşımı sistemine ihtiyaç duyuluyor. Bu bağlamda Web 3.0 ya da Anlamsal Web, Dünya Çapında Web Konsorsiyumu’nun (W3C) geliştirdiği yeni bir internet formatı.

 

Anlamlı Web’i anlamak için uzman olmaya gerek yok, internet kullanmanız yeterli
Web 3.0’da HTML 5 gibi ortak kod standartları üzerinden web siteleri birbiriyle içeriğe, bağlamına, anlamına göre ilişkilendiriliyor. Günümüzde web tabanlı arama motorlarında anahtar kelime aramaları yapıyoruz. Ancak, web 3.0’da bu siteleri konularına göre ilişkilendireceğiz ve aradığımızı bulmamız çok daha kolaylaşacak. Örneğin dizin ağacı aradığımız zaman karşımıza meşe ağacı çıkmayacak. Kısacası arama motorları sadece arama yaptığımız anahtar kelimeleri değil, bu kelimelerin anlamını ve cümle içindeki bağlamını da tarayacak. “Hava durumu”nu aramak yerine, arama motoruna “Bugün hava nasıl?” yazarak İstanbul’da hava durumunu öğrenebileceğiz. Böylelikle arama sonuçları isabetli birer arama önerisine dönüşecek. Bu da borsada hisse senetleriyle nasıl oynayacağımızı öneren mesleki uzmanlık yazılımların önünü açacak.

Web sayfaları arasında bağ kurduğu için bağlamlı web olarak da adlandırabileceğimiz Anlamlı Web; internetteki verilerin uygulamalar, kurumlar, topluluklar (forumlar, hayran siteleri, sivil toplum örgütleri gibi) ve son kullanıcılar arasında kolayca paylaşılarak yeniden kullanılmasını sağlayacak. Bu noktada üniversiteler arası bilimsel makale paylaşım ağlarının 90’ların başında internetin doğuşuna yol açtığını ve Anlamlı Web’de yapılanın da bu paylaşım ağını dünya çapındaki internete (World Wide Web, WWW) taşımak olduğunu söyleyebiliriz.

 

Meta vikiler 
Peki Web 3.0’da neler var? Öncelikle meta vikiler var. Topluluk üyeleri tarafından gerçek zamanlı olarak güncellenebilen internet ansiklopedisi Vikipedi’nin 2006’da yaygınlaşmasının ardından cep telefonu vikilerinden film ve video oyunu vikilerine kadar birçok özel viki ortaya çıktı. Ancak, internette içerik hızla arttığı için artık bu vikiler de aradığımızı bulmaya yetmiyor. Şimdi meta viki zamanı… Meta vikiler farklı vikiler arasında arama yapan “vikiler üstü” vikilerdir. Örneğin tüm video oyunları arasında arama yapmanızı sağlayan bir viki…

 

Bilgi detektifleri ve sosyal zeka 
İnternette aranan konuyu bulma olarak tabir edebileceğimiz veri madenciliği web 3.0’da yeni bir boyut kazanıyor. Bu bağlamda genç bloggerlar birer “bilgi dedektifi” oldu. Tekno-detektif olarak da adlandırabileceğimiz genç kuşak, ekonomide iş modellerini kökten değiştiriyor. Özellikle dijital ajanslar, dijital pazarlama ve sosyal medya ajansları bir kişiyi işe almadan önce Twitter’da kaç takipçisi olduğuna bakıyor. CEO’lar, ABD başkanı ve diğer cumhurbaşkanları ile başbakanlar blog açıyor veya sosyal medyadan iletişim kuruyor. Ancak, bu madalyonun iyi yüzü… Bir de kötü yüzü var: Bloggerların halkın bağımsız haber almasına yönelik etkisi öyle arttı ki Meksika’da uyuşturucu kartelleri suçla mücadele eden bloggerları katletmeye başladı. Yakında bloggerları fişleyen ülkeler de ortaya çıkabilir.

 

Güzelim seni işe alacağım ama burcun neydi?
Anlamlı Web’de kurumların işe personel alırken özgeçmişlerinin yanı sıra kişinin sosyal medya siciline de baktığını göreceğiz. Bilgi teknolojileri şirketleri buna hazırlanıyor. Örneğin, HP’nin yeni Bilgi Yönetimi portföyünde Autonomy yapılandırılmamış veri analiz sistemini Vertica doküman analiz sistemine entegre etmesinin nedeni kurumları Web 3.0’a hazırlamak. Twitter mesajları gibi internette kişilerin elle girdiği bilgiler (insan kaynaklı bilgi yığını), e-posta iletileri, videolar gibi veriler Anlamlı Web’de iş zekası analiz raporları için büyük önem kazanacaktır.

Anlamlı Web’de arama motorları şirketlerin İK personel profiline uygun adayları bulmak için internette özel arama yapmasına olanak sağlayacak. Sonuçta iş arama konusunda internette 3 temel kategori ortaya çıkacak: Bilinmeyen kişiler (hakkında sosyal medya verisi olmayanlar), internette “polemiğe bulaşmamış kişiler” (sicili temiz olanlar) ve diğerleri (yani sosyal ağlarda henüz kategorize edilmemiş kişiler). Bu durumda sosyal medya politically correct (politik açıdan uslu) kişiler bulma konusunda kişilerin ağzını bağlayan bir otomatik sansür ve denetim mekanizması gibi işleyebilir. İnsanlar iş bulamayacağı korkusuyla bazı konuları internette dile getirmekten çekinebilir.

 

Kişisel bilgilerin gizliliği ve internet profili
Anlamlı Web’de bilgi üç şekilde kategorize edilecek: Kişisel internet profili (internette özel yaşam), tüketici/son kullanıcı profili ve halka açık bilgiler. Şöyle ifade edelim, anne-babalarımız internet kullanmıyordu ama biz kullanıyoruz. Çocuklarımız da kullanacak ve interneti bizden de iyi kullanan anne-babalar olacaklar. Bu durumda çocukların aile sırlarını internete taşımasını önlemek için özel akıllı filtreler kullanılacak. Örneğin, iş yaptığımız üçüncü taraf bir ürün veya hizmet sağlayıcısı, mobil cihaz operatörü, postane ve banka, banka hesabımız ile ev adresimize ait bilgilere sahip olacak; ancak bunları internette açıklamayacak.

Son kullanıcı profilimiz ise kullanım alışkanlıklarımız, ürün-hizmet-marka tercihlerimiz bağlamında kişiye özel kampanyalar, reklamlar ve tanıtım faaliyetlerinde kullanılacak. Cep telefonumuzla bağlantı kurup kimlik tespiti yaptıktan sonra, alışveriş merkezindeki veya yolda yakınından geçtiğimiz bir ilan tahtasında bize özel afişlerin görüntülenmesi gibi…

 

Biri bizi gözetliyor: Büyük Birader ve özel hayatın gizliliği 
Bu noktada özel hayatın gizliliği büyük önem taşıyor. Son iki yılda büyük cep telefonu üreticilerinin ve mobil cihaz işletim sistemlerinin, kullanıcının izni olmadan kişisel bilgileri bazı kişilere aktardığı iddiaları yer alan haberleri okuduk. Hatta birkaç gün önce bazı Android telefon üreticilerinin Google’ın geliştirdiği son gizlilik ile erişim ayarlarını uygulamakta hatalar yaptığı ve bunun da uygulamaların kişisel bilgileri izinsiz paylaşmasına imkan verdiği ortaya çıktı.

HTC Legend, EVO 4G ve Wildfire S, Motorola Droid ve Droid X, Samsung Epic 4G, Google Nexus One ve Nexus S’te güvenlik açıkları tespit edildi. En azından Google ile Motorola güvenlik açıklarının varlığını kabul etti (araştırmada Nexus’ların biraz daha güvenli olduğu belirtiliyor). HTC ve Samsug’un şimdilik sessiz kaldığı konuyu North Carolina Üniversitesi araştırdı (işin içinde izinsiz konum bilgisi-SMS gönderme, telefon rehberi kopyalama, görüşme kaydetme, cep telefonunda kayıtlı bilgileri silme gibi riskler var). Söz konusu güvenlik açığı bu telefonların stok sürümlerinde, yani fabrika ayarlarında görülüyor. Bu tür güvenlik açıkları siber saldırılara maruz kalma açısından, internette George Orwell’ın 1984 romanındaki Büyük Birader döneminin başladığını ve kararlı kişilerin bizi her yerde izleyebileceği anlamına geliyor.

 

Siber saldırılar ve 1. Siber Dünya Savaşı
En büyük özelliklerinden biri de Facebook ve Twitter gibi farklı sosyal ağları birbirine bağlamak olan Web 3.0 kurumlara ve istihbarat örgütlerine kişisel bilgileri izinsiz olarak toplama, pazar araştırmaları yapma, düşman ülkelere önleyici (!) siber saldırı düzenleme, hatta “vatandaşı fişleme” olanağı sunuyor (Stuxnet virüsü bunun bir örneği, keza ABD silahlı kuvvetlerine çalışan bir şirketten geçen Mart ayında çalınan 24 bin belge de). Örneğin Foursquare’da hangi restoranda kiminle ne zaman ne yediğimizi sosyal ağlarda paylaşabiliyoruz, telefonumuz şehirde bulunduğumuz adresi koordinatlarına kadar gösteriyor, arama motorları hangi web sitelerine girdiğimizi kaydediyor.

 

James Bond’un modası geçti. Şimdi siber casusluk zamanı
Bütün bunların özel hayatın gizliliğini koruyacak şekilde hukuksal düzenlemeye tabi olması lazım. Özellikle işletim sistemlerinden video oyunlarına kadar yazılım geliştiren bütün şirketler için tüketici hakları açısından daha sıkı yasal düzenlemeler uygulanması bir zorunluluktur. Bu şirketlerin tıpkı bir otomobil veya uçak üreticisinde olduğu gibi güvenlik açıkları ya da diğer bug’lar yüzünden kullanıcıların ve kurumların uğrayacağı maddi-manevi zararlardan bu zararlar ölçüsünde sorumlu tutulması gerekir. Son kullanıcı sözleşmelerinde (EULA’lar) yazılım şirketlerinin bu sorumluluklardan feragat etmesine izin verilmemesi, kullanıcıdan hakkını yasal yollardan aramayacağına dair onay alması, EULA’ların imzalı sözleşmeler açısından hukuki geçerliliğinin sorgulanması bu konuda atılabilecek önemli bir adımdır.

 

Halka açık profilleri çevrelere göre özelleştirme 
Halka açık bilgiler derken Facebook veya Google profilimizden söz ediyorum. Bu profilleri sosyal çevrelere göre özelleştiriyoruz. Örneğin okuduğumuz üniversiteyi sadece arkadaşlarımızın veya işverenlerin görmesini sağlayabiliriz. Telefon numaramıza sadece ailemizin erişmesini isteyebiliriz. Her durumda Web 3.0’da tüm bilgilerimiz internet profillerinde saklanacak ve farklı kullanıcılara farklı ölçülerde erişim izni verilecek. Özgeçmişimiz, blogumuz, temsili web resmimiz (avatar) kendi özel sunucumuzda saklanacak (nitekim blog açtığımızda bir sunucuda kendimize ait bir alan açmış oluyoruz). Mobil operatörler dış kaynak kullanımına dayalı bulut bilişim hizmetleriyle bize bu sunucu alanlarını kiralayacaktır.

 

Sanal zeka ve kişisel asistan
Web 3.0’da gelişmiş yazılım kodlarından oluşan akıllı kişisel asistanlar yaygınlaşacak. Bu sanal zeka uygulamaları bilgisayarımızda kendi kişisel yönetici asistanımız gibi davranacak, telefon çağrılarımıza cevap verecek, randevularımızı ayarlayacak.

İnternetten bizim adımıza arama yapan akıllı arama programları, yani dijital arama asistanları geliştirilecek. Böylece interneti kullanma konusunda daha az deneyimli olan kişiler de web’de istedikleri bilgiye kolayca ve en kısa sürede ulaşabilecek.

iPhone 4 S’te çıkan Siri sesli komut destekli web arama asistanı bunun öncüsü. ABD’de kürtaj yaptırmak isteyenlerin bile ilgili klinikleri Siri’ye sorduğu yönünde haberler geliyor. Bu günümüzde abartılı bir durum, çünkü akıllı telefonlar henüz o kadar akıllı değil fakat gelecekte durum değişecek. Örneğin, Kozan cep telefonuna yüklü kişisel dijital asistanıyla lahmacun söyleyecek. Kişisel asistanı sipariş işlemini onaylamak için Kozan’ın evindeki sunucuya haber gönderecek, ancak ev adresindeki sunucu siparişi onaylamayacak çünkü Kozan’ın eşi kocasının rejim yapmasını istediği için lahmacunu yasaklamıştır! Kozan’a bunun bilgisi geçilecek ve eve gelip paşa paşa salata yemesi uyarısı yapılacak! Evli adamın hayatı eşi ve çocukları arasında yolgeçen hanı olan bir ortak paylaşım alanıdır :).

Anlamlı Web’le ilgili kısa bir tanıtım videosunun linkini aşağıda bulabilirsiniz. Videonun sonunda Anlamlı Web üzerine çalışma yapan teknik sitelerin bağlantıları yer alıyor.

Android telefonlarda son güvenlik açıklarıyla ilgili North Carolina Üniversitesi raporu
http://www.csc.ncsu.edu/faculty/jiang/pubs/NDSS12_WOODPECKER.pdf

 

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir