Uzay Atlayışları >> 40 km yüksekten atlayan Google başkan yardımcısı stratosferden dalış rekoru kırdı

Bu aralar ünlüleri uzaydan Dünya’ya atlama merakı sardı. Önce 4 Nisan 2014’te Felix Baumgartner, Red Bull tanıtım kampanyasının bir parçası olarak yaklaşık 38 km yüksekten, yani uzayın sınırından Dünya’ya atladı.

Ardından, Google başkan yardımcısı Alan Eustace’ın 24 Ekim 2014 tarihinde 40 kilometreyi aşan bir yükseklikten gerçekleştirdiği rekor uzay dalışı geldi. Gökyüzüne uzay giysisi ve helyum balonuyla yükselen Eustace’ın stratosferden yaptığı atlayışla yere ulaşması 15 dakika sürdü.

Uzay atlayışları havacılık ve uzay mühendisliği açısından da önemli, çünkü uzay giysilerinin tek kişilik uzay gemisi olarak kullanılabileceğini gösteriyor.

 

 

alan-eustace-space-jumpDüşerken ses hızını aştı

Google’ın 57 yaşındaki başkan yardımcısı uzaya sarsılmadan güvenle çıkmak için yaklaşık 1000 metreküp helyum gazıyla doldurulmuş havadan hafif bir balon seçti. Eustace, balondan aşağı sarkan bir direğin ucuna uzay giysisiyle bağlanarak havaya yükseldi (40 km irtifada kararlı bir yörünge bulunmadığı için insanlar bu yüksekliğe roketle fırlatılmıyor. Fırlatma sarsıntısına ancak sağlıklı insanlar dayanabiliyor).

Dakikada 500 metre yükselerek 40 km irtifaya 20 dakika içinde ulaşan Eustace’ın direkten kurtulup aşağıya atladıktan sonra yere ulaşması ise 15 dakika sürdü. Eustace çılgınca atlayıştan oldukça etkilenmiş görünüyor: “Harika bir deneyimdi, çok güzeldi. Uzayın karanlığını görebiliyorsunuz ve aynı zamanda atmosferin katmanlarını. Böyle şey görmemiştim!”

 

 

454466-4b62d1a4-5c71-11e4-919b-767a5a42ab7cNasıl atladı?

Balon direğinden küçük bir patlayıcı ile ayrılan Eustace’ın düşüşü saatte 1323 km ile ses hızını aştı (ses hızı 20 derece santigrattaki kuru havada 1235 km/saattir): “Çılgın bir düşüştü. Ekipman modülüne bacaklarımla sıkı sıkıya sarılarak yönümü kontrol ettim.”

Ses hızını geçerken yarattığı sonik patlamayı uzay giysisinin içinde duymadığını söyleyen Eustace, küçük bir paraşüt düşüşü düzeltene kadar iki kez yavaşça arkaya doğru takla attığını ifade etti. Eustace’ın teknik ekibi karbon fiberden oluşan özel bir bağlantı ekipmanı tasarladı. Paraşütün iplerine dolanmayacak şekilde dizayn edilen bu düzenek ölümcül bir tehlikeyi önledi.

Eustace düşüşün dördüncü dakikasında (04:30 dk) ana paraşütü aştı. Paraşütün ses hızını aşan cesur işadamını yavaşlatması için yerden oldukça yüksekte açılması gerekiyordu. Eustace kalkış noktasından 112 km uzağa indi.

 

Amatör teknoloji

Eustace’ın inişini izleyen eski astronot Mark Kelly, “Havacılık rekoru kırmak önemli bir olaydır” diyor. “Böyle bir şeye kalkışmak çok riskli. Güvenli olarak başarmak ise uzmanların becerisini gösteriyor.” Bir önceki rekor 2012 yılında 39 km’den gerçekleştirdiği atlayışla Avusturyalı maceracı Felix Baumgartner’e aitti.

Eustace’ın ekibi söz konusu atlayış için üç yıl boyunca gizlice çalışarak yaşam destek sistemlerini, kamerayı ve balonu tasarladı. Ancak maliyetleri düşürmek isteyen Eustace, Baumgartner gibi milyonlarca dolarlık sponsorluk gerektiren bir kapsül kullanmadı. Ondan daha cesur bir şey yaparak uzaya sadece uzay giysisi ile çıktı.

Bununla birlikte, Silikon Vadisi’nde kendi çift motorlu Cessna jetiyle uçan Eustace hiçbir şeyi riske atmadıklarını ve tam bir mühendis gibi çalıştıklarını söylüyor: 2011’de işe koyulan Google başkan yardımcısı, bunun için Mars üslerinde izole yaşayacak yerleşimcilerin karşılaşacağı koşulları test etmek üzere tasarlanan Biyosfer 2’yi inşa eden Taber MacCallum’dan yardım aldı. MacCallum’un Paragon Space Development şirketi, Eustace’ın yükseliş ve düşüş sırasında saf oksijen solumasını sağlayan yaşam destek sistemini geliştirdi.

 

 

1414177970738_wps_13_Parachutist_s_Record_BreaRoket bilimi

1950’lerde fırlatılan ilk uydularla birlikte roket bilimi de uzun yıllar boyunca son teknoloji ürünü çözümler kullanan öncü bilim olarak kabul edildi. Hatta İngilizcede “Roket bilimi değil ki bu” ifadesi bizdeki “Amerika’yı yeniden keşfetmedik zaten” deyimi yerine kullanılıyor.

Aynı mantık Eustace için de geçerli. Roket bilimi aradan geçen zamanda belirli standartlara oturdu, ama uzaya balonla adam göndermek yeni bir teknoloji. Nitekim Eustace, her seferinde yeni teknik sorunlar ve sürprizlerle karşılaştıkları için yaşam destek sistemini son üç yılda defalarca yeniden tasarladıklarını söylüyor.

Örneğin uzay giysisinin havadaki duruşu ve yönelimini kontrol etmek için paraşütçülerin yaptığı hareketlerin tersini yapması gerektiğini öğrenmiş. Sola kırıp sağa dönmek veya aşağıya bakmak için yukarıya bakmak gibi (bu biraz da Mouse ile uçuş simülatörü kullanmaya benziyor).

 

 

JUMP-articleLargeUzay giysisi mi, uzay kafesi mi?

Soluduğumuz hava katmanının tersine stratosfer yukarıya çıktıkça ısınıyor. Bu durum uzay giysisi tasarımcılarının Eustace’ı yukarıda sıcak tutmaya değil de soğuk tutmaya odaklanmasına sebep oldu. Çünkü yüksek irtifada atmosfer yoğunluğu düşüyor ve astronotu dış hava temasıyla soğutmak mümkün olmadığı için gelişmiş bir yaşam destek sisteminin dizayn edilmesi gerekiyor.

Ancak Eustace için bu gelişmiş yaşam destek sisteminin taşınabilir bir klimadan oluşmadığını belirtmek lazım. Tersine Eustace’ın giysisi aktif soğutma olmadan yüksek irtifada serin kalacak şekilde tasarlandı (termal radyasyon yoluyla soğutma). Bunun karşılığında ise Eustace’ın aşırı ısınmamak için ani hareketler yapmaktan kaçınması gerekti.

Ayrıca klima olmadığı için kaskının kendi nefesiyle buğulanmasını önleyecek bir kuru hava dolaşım çözümü geliştirildi. Öyle ki Eustace yerden gönderilen komutları aldığını ve anladığını göstermek için sadece sağ bacağını yavaşça oynatabildi.

 

 

Alan Eustace dünya yüksek irtifa atlayışı rekoru kırdı

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir