Türkiye’nin 2023 vizyonunu: Mobil entegrasyonun önemi

8 Ekim 2012 (Türk İnternet’te yayınlanan yazım)

Bu yazının 1. bölümünü “Türkiye’nin 2023 vizyonunu gerçekleştirmek için Bilgi Teknolojilerine Yatırım Yapması Şart” başlığı ve ikinci bölümünü “Bulutu hizmet yağmuruna dönüştürmek” başlığı altında okuyabilirsiniz.

Türkiye’nin bu alanda net bir teknoloji vizyonu ve stratejisi olmalı. Bu vizyon, telekom yatırımları, mobil internet ve fiber ağlar üzerinde şekillenmeli. Türkiye’nin elinde büyük bir fırsat var: Bugün ülkemizde veri yedekleme ve felaketten kurtarma alanında gelişmiş bir veri merkezi altyapısı bulunuyor. Turkcell ve Cloudturk gibi firmalar kurumsal bulut hizmetleri vermeye başlamış bulunuyor.

ABD’de daha 2001 yılında yapılan bir araştırmada, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bütün konutlara geniş bant internet erişimi sağlandığı zaman, bunun ülke ekonomisine yılda 500 milyar dolar getirisi olacağı öngörülmüştü.

İnternette e-ticaret ve web analiz (iş zekası) çözümlerinin öncüsü olduğunu vurgulamayı seven Google da bu araştırmanın verilerini kullandı. ABD’de telif haklarının korunması için harekete geçen film ve müzik sektörünün Google aramalarına filtre uygulamasına karşı çıkan Google, kısaca, “Ben ABD’ye yılda 500 milyar dolar kazandırıyorum, daha ne yapayım? Bana dokunmayın” diyordu.

The Brookings Institution’ın yaptığı bu araştırmada 3G ve 4G mobil ağlar yer almıyordu. Şimdi Türkiye’de ucuz mobil geniş bant penetrasyonunun yüzde 80’e ulaştığını düşünün. Sizce ulusal ekonomi bundan yılda ne kadar kazanç sağlar?

2012 mobil uygulamalar yılı

Birleşik iletişim çözümleri, öncelikle bankacılık ve e-devlet hizmetlerin tek ekranda entegrasyonuna dayanıyor. Ancak, sistemin akıllı telefon ve tabletlerin yaygınlaştığı dünyada işleyebilmesi için mobil şebekelerin de sürece dahil edilmesi gerekiyor. Bu gerçekleştiği zaman, KOBİ’lerden perakende sektörüne kadar her alanda yerli şirketler gelir elde edecek.

IDC, yılbaşında, 2012’in mobil cihazlar ve mobil uygulamalar yılı olacağını söylemişti. Haklı çıktı. Bu yılın sonunda masaüstü sistemlerden iki kattan daha fazla mobil cihaz sevk edilmiş olacak ve mobil cihaz satışlarından elde edilen gelir katlanarak artacak.

Mobil cihaz devrimiyle birlikte 2012 sonunda 85 milyar mobil uygulama indirilmiş olacak, yazılım uygulamalarının yüzde 85’i bulut bilişim destekleyecek ve mobil internet harcamaları kablolu internet harcamalarını tarihte ilk kez aşacak.

Türkiye’nin bu alanda net bir teknoloji vizyonu ve stratejisi olmalı. Bu vizyon, telekom yatırımları, mobil internet ve fiber ağlar üzerinde şekillenmeli. Türkiye’nin elinde büyük bir fırsat var: Bugün ülkemizde veri yedekleme ve felaketten kurtarma alanında gelişmiş bir veri merkezi altyapısı bulunuyor. Turkcell ve Cloudturk gibi firmalar kurumsal bulut hizmetleri vermeye başlamış bulunuyor.

Ortadoğu’nun değil, Yakın Doğu’nun teknoloji üssü olmak

Bu altyapı üzerinden buluta yapacağımız yatırımları artırarak, bölge ülkelerine ve deniz aşırı ülkelere BT hizmetleri ihraç etmeye başlayabiliriz. Online mağazalarla uluslararası satış ve pazarlama yapmak bir seçenek… Diğer bir seçenek ise Hollywood film yapımcılarına özel efekt geliştirmeleri için Türkiye’den sunucu kiralamak (Dreamworks, Çizmeli Kedi filminin bilgisayar animasyonlarını tamamlamak için Hindistan’dan sunucu çiftlikleri kiralamıştı). Sonuçta ister Hollywood olsun ister yurtdışındaki bir yazılım ve teknoloji firması, sunucu çiftliklerinin aylık kirası yüz binlerce doları buluyor. Türkiye’nin bölgede kıtalararası köprü görevini gören jeopolitik konumunu düşündüğümüzde, elimizde büyük bir potansiyel bulunuyor.

Bugün siber saldırılar dünyanın en büyük ülkelerini dize getirebiliyorsa, Türkiye de bilişim sektörüne yatırım yaparak, bölgeye bulut hizmetleri sunan gerçek bir stratejik güç olabilir.

Bilişim sektörünün yatırım getirisini rakamlarla ifade edelim

Geniş bant penetrasyonunun ekonomiye katkısı nedir? Geniş bant erişiminin yaygınlaşması ne düzeyde istihdam sağlar?

Bilgi Teknolojileri ve İnovasyon Vakfı (ITIF) verilerine göre, geniş bant internet erişimine yapılacak 10 milyar dolarlık yatırım 500 bin kişiye istihdam sağlayacaktır. Şebeke için inşaat çalışmaları, telekom teknisyenleri, fiber optik şirketleri, mühendisler ve diğer altyapı çalışmaları başta olmak üzere, birçok sektör geniş bant yatırımlarından yararlanmaktadır. Aslında internet sektörü, bütün sektörlere katma değer sağlamaktadır (Kaynak: Joelle Tessler, “Broadband Funding In Stimulus Plan Sparks Debate,” The Associated Press, 2/6/09).

Connected Nation’a göre, ABD’de geniş bant penetrasyonunu yüzde 7 artırarak, sağlık harcamalarında 662 milyon dolar ve kamu harcamalarında 6,4 milyar dolar tasarruf sağlamak mümkün. Bu da atmosfere salınan karbondioksit gazını yılda yaklaşık 1500 ton azaltmak ve tüketicilerin alışverişte harcadığı toplu zamandan yılda 3,8 milyar saat tasarruf etmek anlamına geliyor (InformationWeek, 2/22/08). Mesaj açık: Sürdürülebilir ekonomi için internet sektörüne yatırım yapmak gerekir.

Bu konuda çarpıcı rakamlar var: ABD’de sadece standart ADSL geniş bant erişiminin yaygınlaşması, GSYİH’e yılda 179,7 milyar dolar düzeyinde katlı sağlayacaktır. Ayrıca bu yatırımlar, 20 yıl süreyle, yılda 61 bin kişiye iş imkanı sağlayacaktır. 2008 yılına ait bu tahmini günümüzün hızlı fiber internet teknolojine aktardığımızda ise 1,2 milyon kişinin istihdam edilebileceğini görüyoruz (Sen. Richard J. Durbin, “Durbin Bill To Encourage High-Speed Internet Access In Rural Areas Sent To President,” Press Release, 10/1/08). Üstelik bu daha başlangıç…

2012 ve ötesi: Mobil internet, sosyal medya pazarlaması ve e-ticaret

Batı dünyasında internet ekonomisi, 2010 yılında, İtalya ve Brezilya’yı geride bırakarak G 20 ülkelerinde 2,3 trilyon dolarlık bir büyüklüğe erişti (GSMH’nin yüzde 4,1’i). Bütün bunlar Android devriminden ve akıllı telefonlarla mobil ağların yaygınlaşmasından önceydi. Bugün internet ekonomisi, bazı ülkelerin GSMH’sinin yüzde 8’ini oluşturuyor ve ekonomik büyüme gittikçe hızlanıyor.

2016 yılında dünyadaki internet kullanıcılarının sayısı 3 milyara ulaşacak. Dünya nüfusunun 7 milyar olduğunu düşündüğümüzde bu gerçekten büyük bir rakam, ancak dahası var: G 20 internet ekonomisin 4 yıl içinde toplam 4,2 trilyon dolar büyüklüğe erişmesi bekleniyor (Evet, 2016 yılında ABD, Çin, Japonya ve Hindistan’ın ardından dünyanın beşinci büyük ekonomisi olacak).

Gelişmiş G 20 ülkelerinde şimdiden 800 milyon kullanıcı var. Sosyal ağlar ise hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde internet kullanıcılarının yüzde 80’ine erişiyor. Üstelik akıllı telefonlar ve tabletler, yani mobil internet, 2016 yılında dünyadaki toplam geniş bant erişim kapasitesinin yüzde 80’ini kullanacak. Uzak Doğu ile Batı Dünyasının yeni döşenecek network ağları ise elbette Türkiye ve bölge ülkeleri üzerinden geçecek. Türkiye’nin 2023 vizyonunu gerçekleştirmek için işte bu fırsatı değerlendirmesi gerekiyor. 2071’leri düşünmeden önce 2023’e bakmalı ve 2023 stratejimizi de bu gerçekler üzerine kurmalıyız.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir