Sosyal Medyada Harekete Çağrı >> Müşteriye doğru mesajı vermenin 5 yolu

Sosyal medyada hedef kitlenin ilgisini çekmek yeterli değil. Bugün okurlarınızı kızdıracak ya da güldürecek onlarca dikkat çekici mesaj tasarlayabilir ve bunları Twitter veya Facebook’ta paylaşabilirsiniz.

Ancak dikkat çekmek yeterli değil. Önemli olan, tüketiciyi bir ürünü satın almak ya da bir hizmete abone olmak gibi faydalı dönüşümlere yönlendirmek. Sosyal medyada takipçilerin üç şeyi yapmasını istersiniz: Tıklama, mesaj okuma ve satın alma.

 

 

Harekete geçirme çağrısı nedir?

Wikipedia özetle şu tanımı yapıyor: “Harekete geçirme çağrısı veya CTA, web sitesinde kullanılan bir banner, düğme, grafik ya da metindir. Bunlar kullanıcıyı tıklama ve dönüşüme yönlendirir.”

Kısacası harekete geçirme mesajını sosyal medyadaki gönderilerin etkileşimini, dikkat çekme oranını (angajman), tıklamaları ve paylaşımlarını artırmak için kullanıyoruz. Amacımız bunları satışa dönüştürmek.

Sosyal medyada doğru mesajı kullanarak tüketiciden hemen cevap alabilir, takipçileri potansiyel müşterilere dönüştürebilir ve nihayet satın almaya yönlendirebiliriz. İşte doğru harekete geçirme mesajları için 5 ipucu.

 

uf

 

Kıymetinizi bilin

Markanızın kıymetini bilin; işinizin çapını, ne kadar geniş bir çevreye ulaşabildiğinizi, ürün ve hizmetinizin özelliklerini bilin, hedef kitleyi iyi tanıyın. Mesajınızı buna göre belirleyin. Önce aşağıdaki soruları cevaplayın:

 

 

Uzmanlık alanınız ne?
Rakiplerden farkınız ne?
Hedef kitle ürününüzü neden satın alsın? Başkasından farklı ne sağlıyorsunuz?
Ürünle ilgili ne gibi bilgiler veriyorsunuz?
Ürün ya da hizmetinizi satın alacak müşterinin sayfanızda kaç işlem yapması gerekiyor (ve hangi işlemleri yapmalı)?

 

Domino’s Pizza bunu çok iyi başarıyor. Öncelikle kime hitap ettiklerini biliyorlar; tüm mesajları kısa, net ve doğrudan. İnsanı acıktırmak için doğru noktaya atış yapıyorlar.

 

uf2

 

AdaesızNet olun

Net olun ve işi şansa bırakmayın. Bu bağlamda sadece kısa ve net mesaj hazırlamak yetmez. Tüketiciler ürün sayfanızda beğendiği ürüne birkaç kısa adımda ulaşabilmeli. Basit, sade, kullanışlı ve dikkat çekici bir web tasarımına ihtiyacınız var. Tüketiciye ne yapacağını açıkça söylemelisiniz.

“Bu kulaklığı istiyorsan hemen tıkla!” gibi. Philips bunu yapıyor.Hatta “Kulaklığı benden satın alın, çünkü daha avantajlı” demekle kalmıyor. Neden daha avantajlı olduğunu da söylüyor.

Philips site ziyaretçilerinin sayfada boş boş bakınıp, “Acaba ne yapsam?” diye sormasına izin vermiyor. Doğrudan onları satın almaya özendiriyor.

 

uf3

 

ıardünaePazarı tanıyın

Modern iş dünyasının fikir babalarından Peter Drucker diyor ki, “Pazarlamanın amacı müşteriyi çok iyi tanımak ve anlamaktır. Böylece onlara uygun ürün ve hizmetler sunarak ürünün kendini satmasını sağlayabilirsiniz.”

Sosyal medya bu konuda çok avantajlı. Çünkü Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlarda dinamik kampanyalar düzenleyebiliyor, teklifleri, fiyatları, hatta ürün sunumunu anında güncelleyebiliyorsunuz. İyi pazarlamanın ortalama bir ürünü bile sattığına dikkat etmek gerekiyor.

 

Ancak  iyi pazarlama ve iyi ürünün dürüst mesajla birleştiğinde maksimum satış yapılıyor. İşte bu noktada pazarı tanımak gerekiyor. Örneğin Swissôtel, lüksü seven müşterilerin ne aradığı ve nasıl aradığını gayet iyi biliyor ve bunu sosyal medyada onların ağzından ifade ediyor.

Müşterinin Swissôtel’de çektiği “Anı Yaşa” görsellerini Twitter hesabından paylaşarak gönüllü marka elçiliğini teşvik ediyor.

 

uf4

 

AdseaeızMüşterinin dilinden konuşun

Markaların satış ve pazarlamada müşterinin dilinden konuşması gerekiyor. PC’ye ekran kartı alacak olan bir kişiye kozmetik diliyle satış yapılmayacağını hepimiz biliyoruz, ama iş pratiğe gelince bunu nasıl yapacağız?

Aslında kafadan atmaya gerek yok. Müşterimizi tanıyacağız. Sony Türkiye de bunu yapıyor. TV ve notebook gibi elektronik cihazlara odaklanmalarına rağmen site ziyaretçisini teknik detaylara boğmuyorlar.

Televizyonda maç izlemek için 106 ekran TV satın almak isteyen bir müşteriye satış yapmanın ilk yolu ona kullanıcı kılavuzu göstermek değil. Örnekteki gibi özendirici bir görsel sunmak daha pratik.

 

uf5

 

Soru sorunretweets-twitter

Dikkat, soru sormaya devam edin derken sadece öğrenmeyi kast etmiyoruz. Aynı zamanda takipçilerinize ne istediğinizi de söylemelisiniz. Yandaki araştırma sonuçlarına baktığımızda, Twitter’da “RT” kısaltmasıyla atılan tweetlerin diğer tweetlerden daha fazla paylaşıldığını görüyoruz.

RT tweetleri canınızı sıkıyor olabilir ve kişisel hesabınızda bunu fazla kullanmak istemeyebilirsiniz, ama pazarlama söz konusu olduğunda mesaj açık: Twitter’da en çok “RT tweetleri” paylaşılıyor.

 

Tweetin başına RT eklemek retweetleri yüzde 73 artırıyor.

Kibarca “lütfen tweet edin” yazmak bile retweetleri yüzde 64 artırıyor.

 

 

Yalnız bunu yapmaya başladığınız zaman, o konuyla ilgili tüm tweetler için RT istemelisiniz. Amaç takipçilerinizi alıştırmak. Sadece bazı tweetlerde RT derseniz ricacı durumuna düşersiniz ve bu göze batar. Normal algılanması için tutarlı olmalısınız.

Markanız için bir iletişim tarzı belirleyin ve ona sadık kalın. Pazarlama taktikleri ve kampanyalar sürekli değişebilir ama bir tarzınız olmalı. Markanızın logosu ve ürün segmenti yetmez. İletişim tarzınız da marka imajının bir parçasıdır. Hemen bugün başlayın! 🙂

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir