Nepal’de Deprem Oldu Everest’in Boyu Kısaldı >> Dünya’nın en yüksek dağı artık o kadar yüksek değil

mount-everest-1Deniz seviyesinden bakıldığında 8848 metre ile dünyanın en yüksek dağı olan Everest’in boyu 26 Nisanda gerçekleşen 7,8 şiddetindeki depremin ardından 1 metre kısaldı.

Gerçi orijinal adıyla Gurka depremi, Everest’in boyunu en yüksek dağ rekorunu elinden alacak kadar kısaltmadı, ama dev bir dağın boyunu 1 metre kısaltmak bile büyük olay.

Aslında deniz seviyesi yerine okyanus tabanından bakarsak Hawaii Adası’ndaki Mauna Kea yanardağı yeryüzünün en yüksek oluşumu. Karadan ölçüldüğünde yüksekliği 4525 metreye ulaşan Mauna Kea, Hawaii ile birlikte okyanus tabanından 9000 metre yükseliyor.

12 Mayısta yaşanan 7,3’lük artçı sarsıntıyla Nepal’i tekrar vuran bu muazzam depremin bir de mazisi var: Dünyanın en güçlü nükleer bombalarından milyon kat güçlü olan Nepal depremi, Asya ve Hindistan arasında 25 milyon yıldır gerçekleşen çarpışmanın yol açtığı sayısız sarsıntıdan sadece biri.

 

 

Everest Dağı nasıl oluştu?

Everest, Hindistan’ı Asya’ya bağlayan Himalayaların, yani Himalaya Sıradağlarının bir parçası. Tabii bu coğrafi bir tanım. Gerçekte Himalayalar iki kıtayı birbirine bağlamak yerine, insanların Hindistan’la Asya arasında geçiş yapmasını tarih boyunca zorlaştıran dev bir engel oluşturuyor.

Bunun insanlık tarihine etkilerini merak ediyorsanız Hindistan’da kurulan ilk uygarlıklardan biri olan Dravitleri, dünyanın en eski kanalizasyon sistemine sahip olan antik Mohenjo-daro şehrini ve güncel Pakistan tarihini okuyabilirsiniz.

Hatta Nepal depremi nükleer bombalardan milyon kat güçlü derken Hindistan ve Pakistan’ın birbirini yok etmek için geliştirdiği atom bombalarını hatırlayacak olursak, bu depreme Dünya gezegeninin insanoğluna uyarısı gözüyle bakmak da mümkün (Belki de silahla oynama, Evren’deki gerçek güçleri gör ve boyundan büyük işe kalkışma diyor Dünyamız).

 

 

Module10-017Kıtaların kayması

Ancak ilahi uyarılar gibi bilimsel olmayan yorumlar bir yana, Dünya’nın en büyük sıradağlarından biri olan Himalayaların, Hindistan’ın Asya kıtasıyla çarpışmasının bir yan ürünü olduğunu söyleyebiliriz. Evet, Himalayalar devasa bir oluşum ama özünde sadece bir yan ürün.

Her şey 25 milyon yıl önce başladı. Dünya kabuğunun magma tabakasının üzerinde yer değiştirmesine neden olan tektonik hareketler, Hindistan alt kıtasının Hint okyanusunda kuzeye doğru ilerleyerek Asya kıtasıyla çarpışmasına yol açtı.

Çarpışma sonucunda kuzeyde Asya’dan ve güneyde Hindistan’dan baskı gören yerkabuğu sıkışarak kabardı. Böylece milyonlarca yıllık süre içinde Himalaya Sıradağları ve bunların bir parçası olan Everest Dağı oluştu.

 

 

Nepal Depremi 2015Bir depremin özeti

Nepal depremi 26 Nisan 2015’te yerel saatle öğleden hemen önce gerçekleşti. Deprem sırasında milyonlarca yıl boyunca sıkışan ve onlarca kilometre derinde kenarlarından aniden kırılarak büyük miktarda enerji yayan tektonik plakalar (kıtaların üzerinde taşıyan yerkabuğu parçaları) Himalayaları Everest’le birlikte yeniden şekillendirdi.

Bir kıtanın diğer bir kıtayla çarpıştığı bu tür durumlarda fay hattına en yakın kara parçası yukarı doğru kalkıyor. Bu süreçte Hindistan alt kıtasını taşıyan tektonik plaka magmanın derinliklerine batarken, Asya plakası yukarı doğru kalkarak Himalayaları oluşturuyor.

Dikkat ederseniz “oluşturuyor” dedim, çünkü Hindistan Asya’ya çarpmaya ve Himalayalar da buruşarak yükselmeye devam ediyor. 25 milyon yıldır süregelen çarpışma daha tamamlanmadı ve Nepal depremi de bunun bir göstergesi.

 

1

 

 

Sentinel-1_radar_vision-617x416Uydularla boyunun ölçüsünü aldılar

Kıtaların çarpışması Himalayalar üzerindeki bazı bölgeleri yükseltirken bazı yerlerin de çökmesine ve karaya doğru batmasına neden oluyor. İşte bu yüzden dünyanın en yüksek dağı olan Everest’in boyu 1 metre kısaldı. Bilim adamları son 30 yılda bu gibi değişiklikleri uydularla gözlemliyor.

Avrupa Uzay Ajansı’nın Sentinel-1A uydusu resimde mavi ile görülen yükselmeyi ve sarı ile gösterilen çökmeyi 1 metre hassaslıkla ölçtü. Sentinel-1A kuzey-güney yönünde gerçekleşen yatay kaymayı da 2 metre hassaslıkla ölçerek bu sonuçları Nepal depremi öncesiyle karşılaştırdı. Sonuç olarak Katmandu eskisinden biraz yüksek ve Everest de 1 metre kısa çıktı.

 

 

imagesDeprem değil, müteahhit öldürür

Katmandu’yu vuran Nepal depremi artçı sarsıntılarla birlikte 5000 kişinin ölümüne neden oldu ve ülkede son 80 yılda gerçekleşen en büyük doğal afet olarak tarihe geçti. Nepal depremi aynı zamanda Türkiye’nin de ders alması gereken bir felaket. Çünkü dağlık Anadolu yarımadası da son 23 milyon yılda kıtalar arasında meydana gelen çarpışmalarının yol açtığı depremlerle oluştu.

17 Ağustos 1999’da yaşanan ve 45 saniye süren 7,5 şiddetindeki Gölcük depremi de bu sürecin bir parçası. Resmi bilançosu 17.480 ölü ve 23.781 yaralı olan depremin resmi olmayan tahminlere göre 50 bin kişinin ölümüne ve 100 bin kişinin yaralanmasına yol açtığı düşünülüyor. Depremde yaklaşık 133 bin bina çökerken 600 bin kişi evsiz kaldı.

Nepal afeti İstanbul’a yakın yeni bir büyük depremin beklendiği şu yıllarda Türkiye’nin yapılaşma alanında acilen önlem alması gerektiğini gösteriyor. Depremin değil, çürük bina inşa eden müteahhitler ve kaçak yapılaşmanın öldürdüğünü düşündüğümüzde insan hayatının buna bağlı olduğu anlaşılıyor.

 

Nepal depremi, Bhaktapur

 

 

 

Dünyanın merkezine seyahat: Depremler kaç kilometre derinde oluşuyor

 

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir