Her İçerik Reklam Değildir >> Markaların İçerik Pazarlamada Dikkat Etmesi Gereken 4 Nokta

Günümüzün dijital dünyasında pazarlama, reklam ve marka iletişimi birlikte kullanılıyor. Buna sektörde yakınsama diyoruz. Ancak, sosyal medyada güçlü marka iletişimi için içerik pazarlama ile reklam arasındaki farkı ayırt etmek gerekiyor. Böylece müşteriyi sıkmadan satışlarımızı artırabiliriz.

Pazarlamacılar buldukları her fırsatta marka mesajını iletmek ve doğrudan satışa yönelik dönüşüm sağlamak isterler. Bu doğal. Ancak içerik pazarlama bu mantığı değiştiriyor. Çünkü içerik pazarlama doğrudan ürün ve hizmetinizi satmaya yönelik değildir. Bunun yerine hedef kitleye markanızın faaliyet gösterdiği segmentle ilgili içerik sağlar, sektör hakkında bilgi verirsiniz.

Örneğin bir bilgisayar firması, doğrudan kendi reklamını yapmadan, bilgisayar dünyasıyla ilgili haberler veren bir marka blogu açabilir. Konuya meraklı insanlar firmanızın haber blogunu ziyaret eder ve teknoloji dünyasıyla ilgili yeni haberlere ulaşırlar. Bu arada siz de kendi ürün ve hizmetinizi arada tanıtabilirsiniz. Elbette bunu yapmanın püf noktaları var.

 

 

4Satmadan önce yol gösterin

Günümüzde online içerik pazarlama klasik reklam ve pazarlamanın yerini alıyor. Bunun nedeni bilinçli tüketici sayısının artması, gençlerin İngilizce bilmesi ve Türkçe web siteleriyle forumlara ulaşarak bilgi edinmesi. Bilinçli tüketiciyi ürün ve hizmetinizi satın almaya ikna etmenin yolu, onlara karşı açık ve dürüst olmaktan geçiyor.

Tüketicinin kendi seçimini yapmasına izin vermelisiniz. Böylece marka itibarınızı güçlendirir ve tüketicinin markanıza güvenmesini sağlayarak müşteri sadakatini artırırsınız. Bunun yolu da içerik pazarlamadan, bloglardan ve sektörünüzle ilgili konulardan söz etmekten geçiyor.

Sonuçta kendine güvenen bir bilgisayar markası, teknolojiyle ilgili gelişmeleri paylaşarak “kendi ürününün” bunlar arasındaki farkını ortaya koyacaktır. İçerik pazarlamayı tüketici bilincini artırmakta da kullanabilir, böylece eskiden sizi tanımayan yeni müşteriler kazanabilirsiniz. Bunun için blog açabilir, e-kitap, infografik ve araştırma raporları yayınlayabilirsiniz. İşte içerik pazarlamada dikkat etmeniz gereken 4 nokta:

 

 

1)      İçerik reklam değildir

İçerik pazarlamayı online reklam veya billboard metni yazar gibi düşünmeyin. Kısacası satmadan önce yol gösterin:

Sıcak satış yapmadan önce kendinizi, yani markanızı sektörle ilgili bilgi veren değerli bir referans kaynağı olarak ortaya koyun. Böylece ömür boyu sadık müşteriler kazanabilirsiniz.

 

 

 

 

2)      Orijinal ve alakalı içerik üretin

Mobil cihazlarla birlikte akıllı yazılımlar yaygınlaştı. RSS akışları var, markanızla ilgili içeriği web sitelerinden, haber portallarından otomatik olarak çeken uygulamalar var. Ancak siz, markanızla doğrudan alakalı ve orijinal içerik üretmelisiniz.

Kopyala yapıştır mantığı ile veya beylik cümlelerle fark yaratamazsınız. Oysa satışları artırmanın yolu fark yaratmaktan geçiyor ve ancak ürün veya hizmetinizle ilgilenen müşterilere satış yapabilirsiniz. Bu yüzden alakalı içerik üretmelisiniz.

Sözün özü online dijital pazarlamayı, sosyal medyayı ve markanızın segmentini bilen (örneğin PC segmenti) sağlam bir içerik editörüne, içerik geliştiriciye ihtiyacınız var. Metin yazarı pazarlamadan anlamaz mantığı artık geçerli değil. İçerik pazarlamayı işini bilen metin yazarları yapmalı.

 

 

Talking-Phone-Man3)      Az ve öz anlatın

İçerik pazarlamada uzun yazı sıkar ama çok kısa yazı da ciddiye alınmaz. Dediğimiz gibi marka blogu online reklamlarınızı yayınlama yeri değildir. Öncelikle konuyu iyi bilin. İyi bilin ki az cümleyle çok şey anlatın.

Ancak insan psikolojisinde tüketicinin konuyu ciddiye alması ve müşterinin kafasına bir şey yerleşmesi için en az 1-2 dakikalık okuma süresi gerekir. İçerik pazarlamada 800 kelimelik bir blog yazısı idealdir. Kesinlikle 350 kelimenin altına düşmeyin (okuduğunuz yazı 664 kelime).

Kısa mesajları markanızın Twitter hesabından paylaşabilirsiniz. Reklamlar gelir geçer, kampanyalar da geçicidir ama içerik pazarlama, marka imajınız, marka itibarınız blog sayfalarında kalır. Permalink dememizin sebebi bu (kalıcı link).

 

 

 

Concept of vision in business4)      800 kelime ile sıkmadan nasıl yazarsınız?

Öncelikle okuduğunuz yazı buna örnek olabilir, ama blogumda yazdığım bilim ve teknoloji konularına da göz atabilirsiniz. Bunların bazıları 3500 kelimedir! Elbette içerik pazarlama için bu kadar uzun yazmayın fakat anlatım tekniğine göz atabilirsiniz:

 

 

 

  1. Çarpıcı ama uyduruk olmayan bir başlık atın.
  2. Konuyu dağıtmadan, doğrudan konuya girin. Net ve anlaşılır bir spot (giriş özeti) yazın.
  3. 3 veya 4 satırlık paragraflar yazın. Gerekirse ara başlıklarla konuyu bölün. Ara başlıklar okurları bir sonraki cümleye taşıyan hatırlatıcı, emir tekrarı yapan, yönlendirici ifadeler içersin.
  4. Mutlaka 1-2 “alakalı” görsel kullanın. Seksi kadın resimleri dikkat çekiyor diye, sayfaya elindeki bilgisayardan daha gösterişli olan bir bayan koymak pek profesyonelce olmaz.
  5. Ve son olarak özenli, dikkatli yazın. Tatmin olmadığınız yazıyı yayınlamayın. Özensiz yazı müşteriye değer vermediğiniz ve daha kötüsü, kendi işiniz ve markanızı ciddiye almadığınız algısını yaratır.

 

 

Kaleminiz keskin, müşteriniz bol olsun!

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir