Anonymous, Geçen yıl Hacklenen Stratfor’un Maillerinden Ortaya TrapWire İzleme Skandalını Çıkardı

10 Ağustos 2012 (Türk İnternet’te yayınlanan yazım)

Anonymous’a göre, ABD istihbarat örgütlerinin eski çalışanlarının kurduğu Abraxas şirketi, trafik kameralarına yüz tanıma özelliği ekleyerek, Amerikalıları izlemek ve toplanan kayıtları vatandaşların diğer bilgileriyle eşleştirmek için Büyük Birader tarzı gelişmiş bir dijital izleme ağı kurdu. Anoymous‘un konuyu Twitter’a taşımasının ardından TrapWire izleme sistemi bir gecede trend topic oldu.

 

Demokrasisiyle övünen ABD’de izinsiz telefon dinleme, izleme ve takip haber ve skandalları arka arkaya ortaya çıkıyor[1][2]. Watergate’i ortaya çıkaranların ruhuna el fatiha (kendileri ölmedi ama ruh ölmüş gözüküyor)..

Tam ilgili e-mailin yayınlanması öncesinde, WikiLeaks’e bir haftadır düzenlenen siber saldırıların nedeni sitenin TrapWire skandalını duyurmasını engellemek mi? Bu soru çok kişi tarafından soruluyor.

Anonymous’un ortaya koyduğu belgelere göre, ABD istihbarat örgütlerinin eski çalışanlarının kurduğu Abraxas şirketi, trafik kameralarına yüz tanıma özelliği ekleyerek, Amerikalıları izlemek ve toplanan kayıtları vatandaşların diğer bilgileriyle eşleştirmek için “Büyük Birader” tarzı gelişmiş bir dijital izleme ağı kurdu.

Anoymous‘un konuyu Twitter’a taşımasının ardından TrapWire izleme sistemi bir gecede trend topic oldu.

George Orwell, 1984 romanını yazarken haklıydı. Büyük Birader bugün hayatımızın kaçınılmaz gerçeği

Anonymous açıklamalarına göre, ABD istihbarat örgütlerinin eski çalışanları, Facebook’ta arkadaşlarımızı etiketlemekte kullandığımız yüz tanıma teknolojisinden çok daha gelişmiş bir izleme sistemi oluşturdu. Anoymous’un kırdığı e-posta iletilerine göre, TrapWire adlı sistem, ABD’deki güvenlik ve trafik kameralarına entegre edilmiş durumda.

TrapWire izleme sistemi kamera görüntülerini kaydederek şifreliyor ve terörist saldırılara karşı güçlendirmiş gizli bir veri merkezine gönderiyor. Bu bilgiler diğer istihbarat verileriyle eşleştirerek birlikte kullanılıyor. ABD, İngiltere ve Kanada’daki devlet daireleri, başlıca alışveriş merkezleri ve büyük şirketler güvenlik kameralarını istihbarat örgütlerinin eline teslim etmiş bulunuyor.

Anlamlı Web 3.0 tarihin en etkili dijital izleme sistemi olacak

Amerikalıların nerede olduğuna ilişkin bilgileri 2-3 saniyede bir sürekli güncelleyen TrapWire (Kabloya Kaynak) izleme Programı, Kuzey Virginia eyaletinde kurulan Abraxas şirketi tarafından geliştirildi. Abraxas’ın askeri polis, Pentagon ve CIA’den eski istihbaratçıları istihdam eden bir şirket olduğu söyleniyor (Anoymous kırdığı e-postalardaki kullanıcı bilgilerini LinkedIn profilleriyle karşılaştırdı).

TrapWire programı terörist faaliyetleri izlemek için gizlice geliştirilmiş. 2011 yılbaşında Strategic Forecasting ajansının (Stratfor) e-postalarını kırarak 5 milyon iletiyi ele geçiren Anoymous, maillerden birinde konuya ulaşınca, TrapWire’ı deşifre etti.

Ele geçen e-postalar (Global İstihbarat Dosyaları), WikiLeaks tarafından 2012 Ocak ayından itibaren sırasıyla yayınlamaya başladı.

İstihbarat dosyaları arasında, TrapWire’ı ülkedeki halka açık alanlara entegre etmek için yapılan yazışmalar da yer alıyordu. İşte WikiLeaks tam bu haberi açıklamak üzereyken saniyede 10 GB’lık DdoS saldırılarına uğramaya başladı.

3 Ağustos 2012’de başlayan saldırılar WikiLeaks’i, mirror (ayna) siteleri ve sitenin işbirliği yaptığı üçüncü taraf sitelerini hedef alıyor. Güvenlik uzmanları, saldırıları düzenleyenlerin amacının, WikiLeaks’in sızdırdığı TrapWire belgelerine erişebilen kullanıcı sayısını azaltmak olduğunu düşünüyor.

Çarşamba günü Twitter hesabında yazan bir WikiLeaks yöneticisi, Stratfor e-postalarını internete sızdırmalarını önlemek isteyenler tarafından saldırıya uğradıklarını söyledi.

Daha sonra AntiLeaks adlı bir hacker grubu (kendilerine Genç Amerikalılar diyorlar), WikiLeaks saldırılarını üstlendi ve saldırıyı “yeni tür teröristlerin başı” olarak nitelendirdikleri Julian Assange’ı protesto etmek amacıyla düzenlediklerini söyledi.

Güvenlik analiz uzmanı Justin Ferguson ve diğerleri en yeni Global İstihbarat Dosyalarını internette paylaştılar, ancak orijinal belgeleri elinde bulunduran WikiLeaks, siber saldırılar nedeniyle bu hafta zaman zaman devre dışı kaldı. DDoS saldırıları Global İstihbarat Dosyalarını barındıran bütün web sitelerine düzenleniyor ve bu sitelerin art arda kapanmasına yol açıyor.

Avustralyalı aktivist Asher Wolf, Twitter’daki açıklamasında, WikiLeaks’i destekleyen bütün sitelere DDoS saldırıları düzenlendiğini ve bu saldırıların saniyede 40 GB trafiğe ulaştığını belirtti (WikiLeaks saniyede 10 GB’lık saldırılara uğruyor ve bu nedenle bant genişliğini arttırmak için bağış toplamaya başlamış bulunuyor).

6 Haziran 2012’de gönderilen basın bildirisinde TrapWire Programı, “Şüpheli faaliyet raporlarını toplamak ve kaydetmek için geliştirilen basit ama güçlü bir sistem” olarak tanımlanıyor. İnternet üzerinden birbirine bağlı farklı veri noktalarından bilgi toplayan sistemin, “Davranış modellerini değerlendirerek saldırı hazırlığı belirtilerini saptamak için şebekedeki diğer alanlardan girilen verileri analiz eden ve karşılaştıran” bir çözüm olduğu ifade ediliyor.

2005 yılına uzanan eski bir hikaye

Anoymous’ın sızdırdığı 2009 tarihli bir e-postada, Stratfor İstihbarat Başkan Yardımcısı Fred Burton, iddialara göre şu ifadeyi kullanıyor: “TrapWire istihbarat tespiti için riskli bölgelerdeki davranış modellerine dayanan bir teknoloji çözümüdür. Zaman ve uzaydaki noktaları birbirine bağlamanızı sağlar.” Burton, ABD Diplomatik Güvenlik Hizmetleri’nin eski bir çalışanı.

Stratfor’un 13 Ağustos 2009 tarihli dosyalarındaki bilgiler doğruysa, Stratfor, Abraxas ile bir çözüm ortağı anlaşması imzalayarak TrapWire analiz sistemleri için analiz raporları düzenlemeyi üstlenmiş bulunuyor.

Şirketlerle devlet el ele

Yine aynı tarihli bilgilere göre “TrapWire şebekesine bağlı tesislerden gelen şüpheli faaliyet raporları merkezi bir veritabanında toplanacak… analiz edilecek… Tespit edilen durumlar kişiler, taşıt trafiği ve faaliyet bilgileriyle birlikte bu faaliyetlerin görüldüğü şirketlere bildirilecek… Gerekirse güvenlik kuvvetleriyle paylaşılacak.”

Bu bilgiler doğruysa ABD’deki büyük şirketler, kritik kurumlar, hatta AVM’ler güvenlik kameralarından alınan görüntüleri ABD istihbaratı ile paylaşıyor. Kritik kurumlar genel bir ifade ve bu nedenle hastanelerden ünlü kumarhane ve restoranlara kadar pek çok işletmeyi kapsayabilir.

2005 yılında The Entrepreneur Center ile yapılan bir söyleşide, Abraxas’ın kurucusu Richard “Hollis” Helms, “insanlar ve taşıtlarla ilgili olarak yüz tanımadan daha isabetli bir şekilde bilgi toplayan, modeller çıkaran ve teröristlerin takip etme ihtimali bulunan alanlarda tehdit değerlendirmesi yapan” bir ürün geliştirdiklerini söylemişti.

TrapWire sistemi bugün ABD’deki büyükşehirlere ve kritik hedef olarak gösterilen büyük şirketlere (özel sektör ve kamu sektörü) entegre edilmiş bulunuyor. TrapWire’a entegre edilen iWatch (Akıllı İzleme) sistemi Los Angeles polis departmanında kullanılıyor. District of Columbia ve New York polisi benzer sistemler kullanıyor (New York’ta 2010 yılında sisteme 500 kamera bağlanmış durumda). Las Vegas ve Nevada’daki kumarhaneler, Pentagon ve askeri tesisler de sisteme hızlı bir geçiş yapmış bulunuyor.

Anoymous’un sızdırdığı 2010 tarihli bir e-posta iletisinde Stratfor’dan Burton’ın şu cümleyi kurduğu ileri sürülüyor: “Tanrı Amerikayı korusun. Şimdi ABD, İngiltere, Kanada, Las Vegas, Los Angeles ve New York’taki başlıca kritik hedefler ile bunların müşterileri bizim sistemi kullanıyor.” USASpending.gov üzerindeki dosyalarda, ABD Anayurt Güvenliği Dairesi ve Savunma Bakanlığının son 11 ayda TrapWire ve Abraxas’a 1 milyon dolardan fazla ödeme yaptığı bilgisi yer alıyor.

TrapWire hakkında bilgi sızdıran şahısları tutuklamak için hızla federal soruşturma açıldı. Eski NSA (ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) ajanı Thomas Drake de vatandaşların özel iletişimini izlemek için geliştirilen Trailblazer Projesiyle ilgili olarak halka bilgi verdiği gerekçesiyle Casusluk Yasası kapsamında suçlanmıştı.

Yine eski NSA teknoloji direktörü William Binney ile diğer ajans çalışanları, geçen haftalarda FBI’ın yurtıdışıyla yazışan bütün Amerikalıları fişlediğini söylemiş, NSA Başkanı Keith Alexander ise Temmuz ayında Las Vegas’ta düzenlenen Def-Con konferansındaki konuşmasında iddiaları yalanlamıştı.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir