Akıllı Saatler Akıllı Telefonlara Karşı >> Samsung Galaxy Gear’ı duyurdu. Apple iWatch bu hafta tanıtılıyor

Teknoloji rekabetinde rakiplerine aman tanımayan Samsung, Berlin IFA konferansında dünyanın en gelişmiş akıllı saatlerinden yeni Galaxy Gear’i duyurdu. Galaxy Gear tümüyle akıllı telefonların yerine geçmeyecek; yani SIM yuvası olmadığı için bu saate SIM kart takıp telefon yerine kullanamazsınız.

Ancak 1.9 megapiksel kamerayla 720p çekim yapabilir ve mikrofon desteği ile telefonu cebinizden çıkarmadan cevaplayabilirsiniz. Galaxy Gear’ın en kullanışlı özelliği ise Bluetooth kulaklıklardan alışık olduğumuz “hands free” fonksiyonu ve MyFitnessPal online kalori sayacı ile diyet / fitness programlama uygulaması.

Hürriyet’in haberine göre Türkiye’de 1000 TL’ye satılacak olan1 Galaxy Gear şu anda Galaxy Note 3  ve Galaxy Note 10.1 2014 Edition tabletlerle uyumlu. Ancak, yakında Android 4.3 güncellemesi ile Galaxy S4 / S III gibi diğer yeni modellerle de çalışacak.

Akıllı saatler yeni bir teknoloji olmasa da, 10 Eylülde yapılacak Apple iWatch lansmanından2 önce duyurulan Samsung Galaxy Gear, “smartwatch”ların sektörde hızla yaygınlaşacağını gösteriyor. Peki akıllı saatler “akıllı telefonların” yerini alabilir mi? Yoksa akıllı saatlerin asıl rakibi Google’ın geliştirdiği gözlük ekran Google Glass mı?

 

 

Mobil dünyanın yeni trendi

Akıllı saatler şimdilik telefonların yerini almayacak. SIM kart desteği olmadığı için bugün telefonunuzu satarak sadece Galaxy Gear ile telefon görüşmesi yapamaz, internete giremezsiniz. Öte yandan, akıllı saatler eskiden olduğu gibi yalnızca pahalı birer oyuncaktan ibaret değil ve gelecekte rüştünü ispat ederek telefonların yerini alabilir. Bu hem tüketicinin ne kadar talep göstereceğine hem de telefon üreticilerinin yeni bir ürün segmentine kaymaya ne kadar istekli olduğuna bağlı.

Nitekim Samsung, Galaxy Gear’ın sınırlı bir aksesuar olmasını istemiyor. Bu nedenle de saate 1.9 megapiksel kamera, hoparlör ve iki mikrofon eklemiş. Böylece Galaxy Gear ile 720p video çekebilir veya Babylon 5 bilim kurgu dizisinde olduğu gibi, cihazı dudaklarınıza yaklaştırarak telefonu cebinizden çıkarmadan yanıtlayabilirsiniz.

 

 

11500Fitness yapanlar ve sporcular için

Mahallenin yeni çocuğunun marifetleri bununla sınırlı kalmıyor. Galaxy Gear’ı kronometre olarak kullanabilir, müzik dinlemek veya diğer uygulamaları çalıştırmak için bu becerikli cihazla telefonu uzaktan kumanda edebilir, hatta akıllı saatinizle spor salonunda fitness programı yapabilirsiniz.

Samsung akıllı saat konseptini bir adım öne taşıyor ve ücretsiz MyFitnessPal online kalori sayacı ve diyet uygulaması ile, kilo vermek isteyen kullanıcıların kalori alımını da kolayca takip etmesini sağlıyor. Öyle ya, kalp ritmini ölçmek için kolunuzda duran ve teninizle sürekli temas eden bir akıllı saatten daha kullanışlı ne olabilir?

Evet, Galaxy Gear sporcular ve fitness yapanlar için birebir: Koşu bandında ter atarken elinizde 2000 TL’lik bir telefon tutamaz veya koşu bandını durdurmadan telefonu açamazsınız. Ancak, koşarken ya da bisiklete binerken 200-300 dolarlık bir akıllı saati kolunuzda normal saat gibi taşıyabilirsiniz. Telefon küçük bir çantada veya cebinizde durur ve siz çağrıları kol saatiyle yanıtlarsınız.

 

 

Guy-Google-Glasses-iconAksesuardan çok daha fazlası

Akıllı saatler fitness alanında sticker elektronik (akıllı dövme) teknolojisine de rakip olacak: ABD Massachusetts Cambridge merkezli MC10 şirketi, elektronik sticker teknolojisinin ilk örneklerini çoktan satışa sundu. Bunlar arasında sporcular için egzersiz ve diyet programları hazırlamakta kullanılan geçici dövmeler yer alıyor.

Elektronik dövmeler vücudun elektrolit durumunu ve vücut sıcaklığını ölçerek sporcuları yönlendiriyor. Ancak, akıllı dövmelerin önemli bir eksiği var: Bu stickerların dokunmatik bir renkli ekranı ya da telefon etmek için sanal düğmeleri yok.

Akıllı saatler “giyilebilir bilgisayar” sektöründe bu boşluğu dolduruyor ve size kolunuza takacağınız gelişmiş bir mobil cihaz sunuyor. Bunun için alışık olmadığınız bir cihazı kullanmayı öğrenmek zorunda değilsiniz. Büyük dokunmatik ekranıyla Galaxy Gear’a hızla alışacaksınız. Kendinizi 90’ların Casio elektronik saatlerini kullanılır gibi rahat hissedecek, belki de biraz nostalji yapacaksınız.

 

 

Teknik özellikler

Galaxy Gear, standart bir Bluetooth kulaklık gibi telefonlara cevap vermek için “hands free” desteği sağlıyor. Buna ek olarak, S Voice sesli komut desteği ile elinizde alışveriş torbası taşırken bile takviminize yeni girişler yapabilir, saate konuşarak alarmı kurabilir, hava durumuna bakabilir veya saatin ekranına dokunmadan arkadaşınıza telefon edebilirsiniz. Az enerji tüketen Bluetooth 4.0 teknolojisi, yalnızca 315 mAh’lik pilin şarj edilmeden daha uzun süre kullanılmasını sağlıyor.

 

 

  • 800 MHz Exynos İşlemci (ilk iPhone’lardan hızlı)
  • 1,63 inç (~4 cm) Super AMOLED ekran, 320 x 320 piksel çözünürlük
  • 1.9 MP kamera ve BSI sensörü. Loş ve aydınlık ortama göre değişen parlaklık ayarı.
  • 720p video çekim ve yürütme.
  • Atooma, Banjo, Evernote, Glympse, eBay, Line, MyFitnessPal, Path, Pocket, RunKeeper, TripIt ve Vivino mobil uygulamaları (zamanla daha çok uygulama gelecek)
  • Samsung Apps desteği ve ChatON sohbet hizmeti
  • 2 mikrofon, 1 hoparlör
  • Bluetooth 4.0 ve LE (LAN, yerel ağ emülasyonu)
  • İvmeölçer ve jiroskop (akıllı telefonlardaki gibi)
  • 4 GB dahili depolama alanı
  • 512 MB RAM (Akıllı saatler için yeterli, telefon için 2 GB öneririm)
  • 315 mAh pil (telefonla Bluetooth bağlantısı kurunca pili çabuk bitiyor)
  • Smart Relay, S Voice, Auto Lock, Find My Device, Media Controller, Pedometer, Stopwatch, Timer
  • Tek tuşla imdat çağrısı (önceden kayıtlı kişiye bulunduğunuz konumu içeren bir mesaj gönderin)
  • Video kodek desteği: h.264. Format: mp4
  • Ses kodek desteği: AAC. Format: ma4
  • MyFitnessPal mobil fitness-diyet uygulaması
  • 36,8 x 56,6 x 11,1 mm. 73,8 gram.

 

 

Kullanıcılar akıllı saatleri beğendi

Polar’ın3 yaptığı son araştırmaya göre akıllı saatlere ciddi bir talep var (anket sonuçları için yazıdaki resimlere bakabilirsiniz). İnsanlar telefona bakarken dünyadan kopmak yerine, akıllı saatleriyle dikkati dağılmadan konuşmak istiyor. Böylece araba kullanırken telefon çaldığında gözünü yoldan ayırmadan cevap verecekler veya vitrine bakarken arkadaşlarına sesli mesaj ya da sesten yazıya çevrilmiş SMS gönderebilecekler.

Bu açıdan bakıldığında telefonlara ne gerek var diye düşünebilirsiniz, ama akıllı saatler henüz telefonların yerini alacak kadar gelişmedi. Saatler telefonlardan küçük olduğu için bunlarda daha küçük ve hızlı işlemciler kullanmak gerekiyor.

 

 

Galaxy Gear’in 800 Mhz’lik işlemcisi ilk iPhone’lardan daha hızlı ama bir Galaxy S4 kadar hızlı değil. Keza 315 mAh’lik pili de standart bir akıllı telefon kadar uzun ömürlü değil. Üstelik işlemcileri ve pilleri küçültmek yetmiyor. Bir de bunları ucuza mal etmek gerekiyor. Şimdilik akıllı saatler boyuna ve performansına göre biraz pahalı.

Bunu çözmek için daha büyük ekranlı saatler üretmek de imkansız. Samsung Galaxy Gear’ın ekranı biraz daha büyük olsaydı bu saat kolumuzda taşıyamayacağız kadar ağır ve hantal olacaktı. Bu haliyle bile Galaxy Gear yeterince büyük ve özellikle bayanlar saati kıyafetlerine uydurmakta zorlanabilirler. Metal-safir cam akıllı saate son derece şık bir görünüm sağlıyor ama yeni modellerin daha ince ve hafif olmasını bekliyoruz.

 

 

Esnek elektronik şart

Daha büyük ve ağır bir saat üretmeden daha büyük bir ekran kullanmanın tek yolu var: Esnek elektronik kullanmak; yani saat kayışı gibi bükülebilen, mendil gibi katlanabilen ekranlar ve esnek piller üretmek, hatta kolda bükülerek bileğin şeklini alan elastik bir saat kasası geliştirmek. Esnek ekranlar, saydam piller ve kağıt gibi katlanabilen elektronik devreler şimdiden geliştiriyor.

Ancak bu teknolojiler henüz prototip aşamasında ve akıllı saatlerde kullanılmaya başlaması zaman alacak. İşte bu sırada Galaxy Gear gibi akıllı saatler klasik telefon ve tablet tasarımı ile gerçek “giyilebilir bilgisayarlar” arasında bir köprü işlevi görüyor.

 

 

Dokunmatik hologramlar

Bu noktadaki en büyük gelişme saatlerin ekranında ultrason dalgaları kullanmak olacak. Ultrasonik titreşimler işitemeyeceğimiz kadar yüksek perdeden ses dalgalarından oluşuyor. Bu sesleri duyamıyoruz ama süper hızlı titreşimler parmaklarımızın ucunda hassas bir dokunma hissi yaratıyor.

Böylece küçük saat ekranlarındaki sanal tuşları gerçek bir fiziksel klavye kullanır gibi tek tek hissedebiliyoruz. Bu da yanlış harflere veya düğmelere basmamızı önlüyor, küçük ekranları rahat kullanıyoruz.

 

 

 

Ancak akıllı saatlerde asıl devrim “dokunmatik hologramlar” kullanmak olacak. Bu sistemde saat kolumuzun üstünde havaya üç boyutlu bir görüntü yansıtacak, ancak ultrasonik titreşimler bu görüntüyü mermer bir heykele dokunur gibi parmaklarımızın ucunda hissetmemizi sağlayacak. Aslında Mass Effect video oyunlarındaki “omnitool”lara ve Yıldız Savaşları’ndaki “holocall”a benzeyen bir teknoloji.

Böylece küçük bir kol saati, masaüstü monitör gibi büyük bir ekran yansıtarak akıllı saatleri kullanmamızı kolaylaştıracak. Büyük cam ekran kullanmak yerine, standart saat camı ve 3B projeksiyon (holografik projeksiyon) kullanmak akıllı saatlerin küçülmesine izin verecek. İşte o zaman akıllı saatler tümüyle telefon ve PC’lerin yerini alacak.

 

 

Google Glass’a rakip mi?

Bu da ilginç bir soru. Akıllı saatler gözlük ekranlara rakip olabilir mi? Evet olabilir, yani en azından Google böyle düşünüyor. Bu yüzden de geçenlerde akıllı saat üreticisi WIMM labs şirketini satın aldığını duyurdu.4 Google’ın amacı, Google Glass ile çalışan Android tabanlı bir akıllı saat üretmek. Bu da çok ilginç bir durum oluşturuyor:

Google Glass’ın internete girmek, telefonlara cevap vermek gibi fonksiyonlar için Android telefonlarla çalışması planlanıyor. Tıpkı akıllı saatlerde olduğu gibi, Google Glass’ı da tek başına telefon etmek veya internete girmek için kullanmak mümkün değil.

Sonuçta Google Glass’ın işlemcisi ile kamerasını taşıyan kutu gözlük çerçevesine takılıyor ve bu kutu akıllı saatlerden bile daha küçük. Bu kadar küçük bir cihazın ise akıllı telefonların bütün özelliklerine sahip olması imkansız.

 

 

Akıllı saatler gözlük ekranlardan daha kullanışlı

Üstelik akıllı telefonlar bir sektör standardı ve Google’ın Android ekosistemini yaşatan akıllı telefonları Google Glass için terk etmesini bekleyemeyiz. Ancak, Google tümüyle telefon yerine geçen dünyanın ilk Android akıllı saatini üretirse, Apple iWatch’dan Samsung Galaxy Gear’a kadar diğer bütün markalara ciddi bir rakip olabilir.

Öyleyse gelecekte ne kullanacağız? Google Glass + akıllı saatler mi, yoksa akıllı saat + akıllı telefonlar mı? Bence ikisini de kullanacağız ama akıllı saatlerin Google Glass’dan daha yaygın olabileceğini düşünüyorum. Çünkü saat takmak gözlük takmaktan daha kolay: Saatle yıkanabilir, yağmurda dolaşabilir, hatta denize girebilirsiniz. Google Glass gibi “ekran gözlükler” ise adı üstünde, nihayet gözlük çerçevesi.

 

 

Gözlük ekranların varisi akıllı kontak lensler

Bir gözlüğü düşürüp kırmak ya da kavgada parçalamak kolunuzdaki saati kırmaktan çok daha kolaydır. Ancak ileride doğrudan gözümüzün içine, retinaya görüntü yansıtarak minyatür ekran işlevi gören özel kontak lensler kullanacağız. Bunları gözümüz ağrımadan günlerce takabileceğiz. Gözlerimiz kurumadan bu lenslerle yıkanıp denize girebileceğiz.

İşte bu teknoloji bir gün akıllı telefonlar ile saatlere rakip olabilir. Ancak “akıllı kontak lensler” kesekağıdı kadar ucuzlamadığı sürece küçük bir sorun var: Kolunuzdaki saati düşürmesiniz ama gözünüzdeki akıllı kontak lensleri düşürdünüz mü yandınız. Bu yüzden akıllı saatlerin önümüzdeki 10 yıla damgasını vuracağını düşünüyorum.

 

 

En basitinden fiyat farkı

Google Glass deneme sürümü 1500 dolara sunuluyor. Galaxy Gear ise yurt dışında 300 dolar, Türkiye’de 1000 TL. Üstelik mahremiyet, yani özel hayatın gizliliği açısından akıllı saatler çok daha güvenli. Evet, Google Glass insanları gizlice dikizlemeyi ve takip etmeyi önlemek için kamerasına kırmızı ışık yerleştirdi; yani gözlük ekranla video çekerken kırmızı ışık yanıyor, gizli çekim yapmak imkansız.

Öte yandan ABD istihbarat örgütü NSA’in PRISM skandalında olduğu gibi, casus yazılımların bilgisayarları ele geçirip özel hayatımızı internetten takip edebildiğini görüyoruz. Bırakın devletleri, sıradan bir hacker bile Google Glass’ın kamerasındaki yazılımı değiştirse; tanımadığımız adamlar gördüğümüz her şeyi gözlükteki kamera sayesinde videoya kaydedebilir ve Truman Show filmindeki gibi hayatımızı gözetleyebilir. Ruhumuz bile duymaz.

 

 

Gizli kamera sendromu

Oysa akıllı saatler ile seçim bizde: Galaxy Gear ile gizlice fotoğraf çekmek iki sebepten dolayı mümkün değil. Öncelikle Google Glass ile video çekmek için başımızı sağa sola çevirmemiz yeterli ve bu hareket ışığı yanmayan bir kameranın gizlice çalıştığını anlamamıza yeterli değil.

Ancak Galaxy Gear fotoğraf çekerken deklanşör sesi çıkarak etrafı uyarıyor ve Samsung bu sesi kısmamızı engellemiş. Ayrıca akıllı saatle bir insanı çekmenin tek yolu kolumuzu o kişiye doğru çevirmek. Bu da karşıdaki insanın fark edebileceği bir hareket. Akıllı saatler nispeten daha güvenli.

 

 

Buna rağmen casus yazılımlar sıradan bir akıllı telefonun mikrofonunu ya da kamerasını bile bizden habersiz çalıştırarak ortamda dinleme yapabiliyor ve bazen sıradan saatlere yerleştirilen gizli kameralar ile yapılan çekimler internette dolaşıyor.

Dolayısıyla notebookların web kameraları bile bir ölçüde risk taşıyor. Ancak biz sıradan kullanıcıların da elinde bir güç var. Biz de Instagram ve Twitter Vine gibi sosyal ağ uygulamaları ile sokakta 6 ila 15 saniyelik çekimler yapabiliyoruz. Gezi olaylarında olduğu gibi biz de birer mobil MOBESE’ye, güvenlik kamerasına dönüşebiliyor, olayları sosyal medyada anında paylaşabiliyoruz.

Google Glass’la ilgili gizlilik kaygılarını Google Glass Teknik Özellikleri Açıklandı başlıklı yazımda ele almıştım. Bu yazının yeni gelişmeler ışığında güncellenmiş ve genişletilmiş sürümünü ise Popular Science Türkiye Ekim sayısında okuyabilirsiniz, ama şimdi konumuza dönelim ve biraz da tüketicinin akıllı saatler için ne düşündüğünü görelim.

 

 

Tüketici ne istiyor?

Kullanıcılar akıllı saat fikrine sıcak bakıyor. Samsung ve iPhone kullanıcıları telefon veya tabletleriyle çalışan bir akıllı saat satın almayı düşünüyor. Saatlerin Wi-Fi ve kamera desteği sunması büyük bir avantaj oluşturuyor.

Öte yandan kamera ve Wi-Fi kullanımı akıllı saatlerin sık sık şarj edilmesini gerektiriyor. Bu noktada Galaxy Gear, küçük piline rağmen telefona Bluetooth 4.0 ile bağlanarak pil kullanım süresini uzatıyor. Polar araştırması, tüketicilerin akıllı saatlerde kullanışlı özelliklere odaklandığını gösteriyor. Bu anketin sonuçlarını görselleştiren grafikleri yazımızda bulabilirsiniz.

 

 

Artılar ve eksiler

Galaxy Gear yakında Galaxy S4, S III ve Galax Note II ile uyumlu olacak ama şimdilik Galaxy Note 3 ve Galaxy Note 10.1 2014 Edition tabletlerle çalışıyor. Bunun sebebi elbette Samsung’un önce en yeni tabletini satmak istemesi. Ancak, bunun doğru bir pazarlama stratejisi olup olmadığı tartışılır.

Galaxy Gear’ın ilk başta Galaxy Note 3’e kilitlemek, Galaxy Gear’ı yalnızca yeni bir telefon veya tablet satın alacak tüketicilerin tercih edeceği anlamcına geliyor. Oysa Galaxy Gear baştan Galaxy S4 ve S III telefonlarla uyumlu olsaydı daha çok insan akıllı saat kullanmak isteyecekti.

 

Bu da Samsung’un akıllı saat satışlarını hızla artırarak pazarda yer edinmesini sağlayacaktı. Belli ki şirketler hâlâ klasik bakışla hareket ederek, mevcut satışlarını riske atmadan yeni ürünler sunmak istiyor. Oysa bu yaklaşım hızla gelişen süper dinamik mobil dünya için artık geçerli değil.

Bunun dışında, Galaxy Gear’ın eski telefonlarla kullanılamayacak olması gayet normal. Akıllı saatler için pilin çabuk bitmesini önlemek açısından mutlaka gereken Bluetooth Düşük Enerji standardını Android 4.3 ve üstü sürümler destekliyor. Android işletim sisteminin bu sürümleri de yalnızca Galaxy S4 gibi yeni telefonlara yükleniyor.

 

 

Kol saatinin en önemli yeri kayışı

Samsung Galaxy Gear kayışları, başta bayanlar tarafından aksesuar olarak kullanılmak üzere, pembe-sarıdan sporcu stili turuncuya kadar 6 farklı renkte sunuluyor. Bununla birlikte kayışın esnekliği ve rahatlığı akıllı saatlerde öne çıkıyor. Galaxy Gear’ın kayışı beklediğimizden biraz sert, ancak büyük ekranlı, nispeten ağır bir saatin kayışının kopmaması için bu da gerekli.

Galaxy Gear kendine özgü 70’den fazla mobil uygulama destekliyor ve bunları saate yüklemek için önce telefonunuza Galaxy Gear Manager uygulamasını kurmanız gerekiyor. Galaxy Gear’da kullanılabilen uygulamalar arasında Evernote, Pocket, RunKeeper, Path ve Runtastic Pro gibi seçenekler var; fakat bence Galaxy Gear için en kullanışlı uygulamalardan biri Samsung Galaxy S III için geliştirilen S Voice sesli komut özelliği.

 

S Voice telefonu ses komutlarıyla kontrol etmenizi sağlıyor. Bu da metrobüste veya trafikte bir yerlere tutunurken telefon görüşmesi yapmayı kolaylaştıran bir özellik. Yine de şirketin Galaxy Gear lansmanında S Voice’u vurgulamadığını görüyoruz. Bunun sebebi, sesli komut uygulamalarının, ana dili İngilizce olmayan konuşmacıların sesini bile algılamakta zorlanıyor olması.

S Voice’un Türkiye’de kullanılabilmesi için ise gelişmiş Türkçe ve şive desteği gerekiyor. Aslında sesli komutlar akıllı saatlere kullanım kolaylığı getirmek için yakın gelecekte en çok gelecek vaat eden, en düşük maliyetli çözüm. Ancak, kaliteli mikrofon ve hoparlör desteğine ek olarak ciddi bir yazılım Ar-Ge’si gerektirdiğinden bu teknoloji gereken ölçüde yaygınlaşmadı.

 

 

Öyleyse akıllı saatler ne kadar akıllı?

Benim için asıl sorun akıllı saatlerin telefonlara çok bağımlı olması. Sahip oldukları bütün zengin özelliklere rağmen, akıllı saatler 300 dolarlık pahalı bir “aksesuar” olmaktan kurtulamamış durumda. Bunun nedeni, telefon üreticilerinin akıllı telefon pazarı gibi oturmuş bir sektörü riske atarak tümüyle akıllı saatlere geçiş yapmak istememesi. Bloggerlar buna hak veriyor ama aynı zamanda soruyor:

 

Kullanıcıların tümüyle akıllı telefon yerine geçmeyen, örneğin tek başına telefon edemeyecekleri afili bir aksesuara gerçekten ihtiyacı var mı? Akıllı saatlere en az 200 ila 300 dolar vermek zorunda olan tüketicilerin, Galaxy Gear ile benzerlerini satın almadan önce bu soruyu soracaklarına emin olabilirsiniz. Özellikle de Türkiye’ye ithal edilen ürünlerdeki kur farkı ve yüksek vergileri hesaba kattıklarında.

Her durumda akıllı saatlerin başarıya ulaşmasını istiyorum. Yukarıda belirttiğimiz gibi, giyilebilir bilgisayarlar konusundaki en gerçekçi teknoloji olan akıllı saatler, Samsung Galaxy Gear ile ileriye dönük ciddi bir adım attı ve şimdi bu teknolojiye bir şans vermemiz gerekiyor. Bakalım akıllı saatleri ne zaman “root edecekler”? 🙂

 

 

Samsung Galaxy Gear’a ilk bakış

 

 

 

 

1 http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/24655154.asp
2 http://business.financialpost.com/2013/09/09/apples-iphone-event-on-sept-10-five-things-to-expect/
3 http://www.polarb.com/polls/tags/watchapps/122981
4 http://techcrunch.com/2013/08/31/google-acquires-wimm-labs/

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir