Telepatik kamera Neurocam >> Beyin dalgalarını okuyan Nöro-Kamera ile anıları kaydedip iPhone ekranında oynatın

Ponpon kulaklık gibi başa takılan nöro-kamera beyin dalgalarını tarıyor ve düşüncelerinizi okuyarak güzel hatıraları kameraya alıyor. Nöro-kamera, alışveriş merkezinde hangi ayakkabıya baktığınızı ve hangi ürünü beğendiğinizi anlıyor. Ardından, hoşunuza giden ürünün otomatik olarak fotoğrafını çekiyor ya da ilginç bulduğunuz manzarayı Twitter Vine benzeri kısa videolarla kaydediyor.

iPhone’a takılan bir kamera aparatı ile kulaklık tarzında basit bir kafa bandı kullanan sistem prensipte bütün akıllı telefonlarla çalışıyor. Kafa bandı hem iPhone’u kullanıcının kulağı üzerinde sabitliyor hem de kafa derisine temas ederek beyin dalgalarını okuyan bir EEG cihazı işlevini görüyor.

Bunun için elektrotlar ve Arap saçı kablolara ihtiyaç duymayan nöro-kamera mevcut akıllı telefonlar ile ucuz hazır teknolojilerden yararlanıyor. Devrimsel buluşlar ya da pahalı elektronik cihazlar geliştirmeyi gerektirmeyen Neurocam konsepti, telepatik bilgisayarların tıpkı tablet PC’ler gibi pazara hızla yayılacağını ve kullanıcılar tarafından benimseneceğini gösteriyor.

 

 

Instagram’da anılar haritası

Mobilyalardan yemek takımlarına kadar her şeyin akıllı etiketlerle internete bağlandığı “eşyaların interneti” çağının telepatik kameralarla başlayacağı kimin aklına gelirdi? Keio Üniversitesi’nden Doçent Dr. Mitsukura ve ekibinin geliştirdiği nöro-kamera tam da bunu yapıyor. Neurocam, giyilebilir bilgisayarları kablosuz telepati ve düşünce kontrolü teknolojisiyle birleştiriyor.

Japonya’da düzenlenen Human Sensing 2013 konferansında tanıtılan nöro-kamera, Nişantaşı’nda hoşunuza giden bir topuklu ayakkabıya baktığınızda, o ayakkabı ile ne kadar ilgilendiğinizi beyin dalgalarını tarayarak ölçüyor.

iPhone’a yüklü özel bir yazılım ile ilgi düzeyinizi matematik modellerine dönüştürerek derecelendiren ve not veren Neurocam, “ilgi puanınız” 100 üzerinden 60’a ulaştığında baktığınız ayakkabıyı otomatik olarak videoya çekmeye başlıyor. Daha sonra da bu kısa videoları birbirini takip eden 5 saniyelik animasyonlu .gif dosyalarına dönüştürerek iPhone ekranında gösteriyor.

 

 

Dünyanın ilk telepatik sosyal ağı

Neurocam’in çektiği kısa videolar, yüksek veri ücreti ödemeden ve telefon hafızasında fazla yer kaplamadan internet üzerinde hızla paylaşılabiliyor. Neurocam ve türevlerini satın alan kullanıcılar yakın gelecekte hatıralarını Instagram gibi görsel sosyal ağlarda paylaşabilecekler. Beğendiğiniz elbisenin otomatik olarak kaydını alan Neurocam, bu videolarla Instagram’da İstinye Park turunuzla ilgili bir “anılar haritası” çıkarabilecek.

Google haritalar ve Foursquare bugüne kadar gezdiğiniz, gördüğünüz yerlerin check-in haritasını çıkarıyordu. Ancak bunun için manüel olarak check-in yapmak gerekiyordu. Neurcam ise düşüncelerinizi okuyor ve sizin için beğendiğiniz şeylerden oluşan otomatik bir anılar haritası çıkararak, bunu check-in haritasıyla birleştiriyor.

 

 

Google Glass’a rakip olabilir mi?

Öyleyse geriye soracak tek bir şey kalıyor: Bir kameranın en mahrem düşüncelerinizi okuyarak özel hayatınızın önemli detaylarını otomatik olarak kayda almasını ve bunları resimler ya da videolar halinde internette paylaşmasını ister misiniz? İnternette özel hayatın gizliliği ile mahremiyet tartışmaları gelip buna dayanıyor.

Bugün akıllı telefon ve tabletlerin haberimiz veya iznimiz olmadan ya da bizi yeterince bilgilendirmeden sosyal medyadaki faaliyetlerimizi, örneğin hangi internet sitelerine girdiğimizi üçüncü taraflarla (şirketler vb.) paylaştığı haberlerini okuyoruz.

 

 

İnsanlar Apple iOS7 işletim sistemini kullanan yeni iPhone 5s’lerin, parmak izlerini bile ABD istihbarat örgütleriyle (başta FBI ve NSA) izinsiz olarak paylaştığı kaygısını taşıyorlar, hatta üretici bunu kısmen itiraf etmiş bulunuyor. Bu durumda insanların düşünceleri okuyarak kayda alan telepatik nöro-kameralara da güvenmek zor. Düzenleyici otoritelerin en kısa zamanda kişisel hayatın gizliliğini koruyan yasal önlemler alması gerekiyor.

Neurocam’in kafaya iPhone taktığımız ve beynimizi kanser riski taşıyan elektromanyetik radyasyona maruz bıraktığımız bu hantal hali ile gözlük ekran Google Glass’a rakip olması zor. Ancak, Google Glass’ın mini kamerasına Neurocam özelliği kazandırabiliriz. “Gözlük kadar kolay takılan” Google Glass’ın telepati gücüne sahip olması tabii ki düşüncelerimizin gizliliği için ek risk oluşturacak. Neurocam yaygınlaşmayabilir ama Google Glass’ın güneş gözlükleri kadar yaygın olacağını tahmin ediyoruz.

 

 

Beyin termometresi?

Bir kameranın düşüncelerimizi okuyarak bunlara ilgi düzeyimize göre not vermesini bir tür “beyin termometresine” benzetiyorum. Termometre vücut sıcaklığını ölçer, ama nöro-kameranın yaptığı da bundan pek farklı değil: Bir şeyle ne kadar ilgilendiğimizi, ilgi sıcaklığımızı 100 üzerinden not vererek ölçüyor. Belki de nöro-kameralar gelecekte bir kızdan ne kadar hoşlandığımızı da ölçecek.

İnsani duyguları ölçme ve değerlendirmeye indirgemenin ne “ölçüde” doğru olduğu ayrı bir tartışma konusu, ama biz nöro-kameranın nasıl çalıştığını daha yakından inceleyelim: Önemli bir detay iPhone’un kamerası.

iPhone’ların ana kamerası bildiğiniz gibi telefonun kapağında yer alıyor. Oysa bu düzenekte telefonu yan takıyorsunuz ve kulağınız kameranın üzerini kapatıyor. Araştırmacılar bu engeli aşmak için resimde görüldüğü üzere, iPhone’un ön tarafına bir prizma aparatı yerleştirmişler. Böylece iPhone’nun yan durmasına rağmen, göz hizanızdan öne bakar gibi çekim yapmasını sağlıyorlar.

 

 

Her şey reklam ve satış–pazarlama için

Yoksa siz hassas Japon araştırmacıların nöro-kamerayı hayatınızın en duygulu anlarını kaydederek ölümsüzleştirmek için mi geliştirdiklerini sanıyorsunuz? İşin içinde para var! 🙂 Bugüne kadar geliştirilen bütün telepatik sistemlerin temel hedefi müşterilerin hangi ürünlerle, hangi ayakkabı, otomobil, film afişiyle ilgilendiğini ölçmek:

Hangi politikacıyı, çantayı, yakışıklı çocuğu sevdiğinizi ölçecekler ve buna göre size özel reklam veya seçim kampanyaları tasarlayacaklar. Tabii bu arada sizi hem pazar araştırmaları için hem de siyasi muhalif olma ihtimali açısından fişleyecekler. Mobilyadan yemek takımlarına kadar her şeyin internete girmesinin, aynı zamanda şirketlerin VE devletlerin özel hayatımızı gözetlemesi anlamına geldiğini belirtmek gerekiyor.

 

 

Telepatik iPod

Neurocam, telepatik giyilebilir elektronik cihazlar geliştirmeyi amaçlayan Neurowear şirketinin son ürünü. Ancak, Neurowear’in ürettiği başka telepatik cihazları da var: Japon araştırmacılar daha önce de NekoMimi olarak adlandırılan telepatik kulaklıkları tanıtmıştı.

Bu büyük ve hantal kulaklıklar beyin dalgalarını okuyor ve akıllı telefonlara Bluetooth ile bağlanarak, telefonda dinlediğiniz şarkıları düşüncelerinizle kontrol etmenizi sağlıyor. Bilim adamları bunun için akıllı telefonlara yüklenen bir yazılım uygulaması geliştirdiler ve farklı türlerden 100 şarkıyı kayda aldılar.

NekoMimi kulaklıklar her şarkıya bir “nöro-etiket” ekliyor ve beyin dalgalarını okuyarak o anki ruh halinizi ölçüyor. Siz de o an havanıza uymayan şarkılar yerine başka bir liste yürütmek için telefonu sallayarak şarkıları değiştirebiliyorsunuz. Sistem prensipte, herhangi bir akıllı telefondaki yürüt ve durdur gibi müzik çalar fonksiyonlarını düşünce komutlarıyla kullanmanızı sağlıyor (Nekomimi, Japoncada kedi kız demek. Kedi kızlar anime ve mangada çok popülerdir. Bu yüzden aşağıdaki resimde tanıtım amacıyla Nekomimi konsepti, kedi kulaklar kullanılmış).

 

 

Duygu durum kamerası

Yazının başında nöro-kamerayı anlatmak için alışık olduğumuz “düşünce okumak” ifadesini kullandık. Ancak, Neurocam insanların aklından geçenleri birebir okumak için tasarlanmadı. Bu konuda daha önce ele aldığımız İnsanların Hislerini Anlayan Duygusal Bilgisayarlar gibi daha gelişmiş örnekler var.

Nöro-kamera aklınızdan geçirdiğiniz alışveriş listesini, zihninizde kurduğunuz cümleleri okuyamıyor ama duygu durumunuzu ölçüyor. Ruh halinizi algılayarak neyi çekici ve neyi itici bulduğunuzu, kızgın veya üzgün olduğunuzu anlıyor.

 

 

Telepatik telefonlarla hayat güncesi

İşte bu sınırlar dahilinde telepatik telefonlar birkaç yıl içinde yaygınlaşacak. iPhone ve Android telefonlara takılan aksesuarlar, “biyo-sensörler” ve aparatlar bunları telepatik telefonlara dönüştürecek.

Neurocam’de kullanılan ve beyin dalgalarını iPhone işlemcisinin anlayacağı matematiksel modellere dönüştüren algoritmaları Keio Üniversitesi’nden Doçent Mitsukura ile ekibi yazdı. Mitsukura, Neurocam’in potansiyelini anlatıyor:

 

“Sistem eller serbest özelliğine sahip. Bu yüzden, beğendiğiniz bir şeyin fotoğrafını çekmek üzere deklanşöre bilerek basmanız gereken çözümlerden farklı olarak, Neurocam’in bizzat hayat güncenizi kameraya alabileceğini düşünüyoruz. Neurocam, B2B iş modellerine yönelik bir uygulama olarak da mağazalarda neyin insanların ilgisini çektiğini belirleyebilir. Toplanan bilgilere lokasyon verileri eklendiğinden bunların haritasını çıkarabilirsiniz. Gelişen şehirlerde yapılaşma planlarını kolaylaştırmak amacıyla insanların hangi mekanlardan hoşlandığını da gösterebilirsiniz. Bunun gibi birçok kullanım şekli olacağını düşünüyoruz.”

 

Düşünceleri okuyan telepatik kamera Neurocam

 

 

1http://neurowear.com/news/index.html

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*