nemesis-dünyaya-göktaşı-savuran-ölüm-yıldızı

Nemesis: Dünya’ya Göktaşı Savuran Ölüm Yıldızı

nemesis-dünyaya-göktaşı-savuran-ölüm-yıldızıGüneş uzayda giderken bize 615 milyar km yakından geçen yıldızlar var. Nemesis olarak adlandırılan ölüm yıldızları, Güneş Sistemi kenarındaki Oort Bulutu’nda bulunan kuyrukluyıldızlarla asteroitleri yörüngeden çıkarıp Dünya’ya savurma tehlikesi taşıyor. Bu da toplu soy tükenişe yol açacak asteroit çarpışması olasılığını artırıyor. 70 bin yıl önce birer kırmızı ve kahverengi cüceden oluşan Scholz ikili yıldız sistemi Güneş’in yakınından geçti. 1,35 milyon yıl sonra da yeni Nemesis, yani Gliese 710 yıldızı, Güneş Sistemi sınırındaki Oort Bulutu’nun içinden geçecek. Peki kahverengi cüce nedir, Güneş Sistemi’nde dokuzuncu gezegen var mı ve Gliese 710’un yakından geçişi Dünya için tehlikeli olacak mı?

Yeni Nemesis

Son ölüm yıldızı 70 bin yıl önce geldi. Gliese 710 adlı gelecek Nemesis de 1,35 milyon yıl sonra Güneş Sistemi’ne 0,065 ışık yılı uzaktan teğet geçecek. Kısacası Dünya’ya 615 milyar km kadar yaklaşacak.

Astronomlar Dünya’da son 4 milyar yılda gerçekleşen doğal afetleri inceledi. Özellikle canlı türlerinin soyunun tükenmesine yol açan  göktaşı çarpışmalarını analiz etti. Hatta bazı gökbilimciler bu felaketlerin bir kısmını Güneş Sistemi’ne her 26 milyon yılda yaklaşan Nemesis adlı tek bir ölüm yıldızına bağlamaya çalıştı.

Oysa süper hassas kızılötesi uzay teleskopu WISE’ın gözlemleri farklı sonuç verdi. WISE, Dünya’da periyodik felaketlere yol açan Nemesis adlı özel bir yıldız olmadığını gösterdi. Buna karşın Güneş Sistemi’ne düzensiz aralıklarla yaklaşan yıldızlar var. Biz de bu yazıda Scholz yıldızı ve Gliese 710 gibi gerçek ölüm yıldızlarını göreceğiz.

İlgili yazı: İnsanlar Ne Zaman Tüy Dökmeye Başladı?

Teleskopla zor görülen kırmızı ve kahverengi cüceler çok yaklaşırsa Güneş Sistemi’nin düzenini bozabilir.

 

Turuncu cüce Nemesis

Evrende turuncu cüce diye bir yıldız kategorisi yok. Buna karşın Güneş’ten çok daha küçük bir yıldız olan kırmızı cüce Gliese 710’un tayfı portakal rengine kayıyor. Bunun nedeni yüzey sıcaklığının 3977 santigrat olması. Kütlesi Güneş kütlesinin yaklaşık yüzde 60’ı olan bu yıldız Yılan Takımyıldızı yönünden geliyor. Astronomlar modern teleskoplardan yararlanarak Güneş çapının yüzde 67’si kadar büyük olan Gliese 710’un yörüngesini kesin bir şekilde hesapladılar.

Yeni Nemesis şu anda 62,3 ışık yılı uzakta. Dahası bize 51 bin 500 km/s hızla yaklaşıyor (1 ışık yılı yaklaşık ~9 trilyon km). Gliese 710, 1,35 milyon yıl sonra Güneş Sistemi’nin dış sınırı olan Oort Bulutu’nun içinden geçecek. Oort Bulutu dış sınırının 7,4 trilyon km uzakta olduğunu düşünürseniz bu müthiş bir mesafe. Gliese 710 615 milyar km ile çok daha yakından geçmiş olacak.

İlgili yazı: Gerçek Adem: ilk insan ne zaman yaşadı?

Yoksa dinozorları yakınızdan geçen serseri bir Nemesis, bir ölüm yıldızı mı öldürdü?

 

Nemesis Dünya’ya çarpmayacak

Kıyamet senaryoları anlatanların tersine, yıldızlar Güneş Sistemi’ni yok etmek için Dünya’ya çarpmak zorunda değil. Bunun yerine, yakınımızdan geçerek güçlü yerçekimi alanıyla gezegenleri yörüngesinden çıkarıp Güneş’ten uzakta donmak üzere serseri kurşun gibi uzaya savrulmasına yol açabilir.

Gerçi bu düşük bir olasılık ve asıl tehlike başka: Nemesis adayı yıldızlar çok sayıda asteroiti yörüngesinden çıkarabilir. Bunları iç güneş sistemine yollayarak Dünya’da kitlesel soy tükenişe yol açacak büyük bir meteor taşı çarpışmasına neden olabilir. Tıpkı 65 milyon yıl önce dinozorların soyunun tükenmesine sebep olan Çikşulub darbesi gibi.

Her durumda yeni Nemesis Gliese 710, Güneş Sistemi’ne girip Dünya için doğrudan bir tehdit oluşturmayacak. Buna karşın sistemin dış kenarındaki Oort Bulutu’nda bulunan yaklaşık 1 trilyon uzun periyotlu kuyrukluyıldızdan yılda 10 tanesini Dünya’ya doğru savurabilir.

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

Güneş Sistemi’nin yakınından geçen yıldızlar küresel Oort Bulutu’ndaki kuyrukluyıldızları (solda) yörüngeden çıkarıp Dünya’ya savurabilir.

 

Gerçek tehlike

Tabii ki bütün kuyrukluyıldızlar Dünya’ya çarpacak diye bir şey yok. Özellikle Jüpiter ve Ay asteroitlerle kuyrukluyıldızların büyük kısmını üstüne çekerek bizi koruyacak. Yine de Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia uzay gözlemevi ölçümlerini kullanan Adam Mickiewicz Üniversitesi’ndeki Polonyalı astronomlar, durumun uzak gelecekte sanılandan tehlikeli olacağını söylüyorlar.

Sonuçta yeni Nemesis bize teğet geçtikten sonraki 4 milyon yıl boyunca Oort Bulutu’nu etkilemeye devam edecek. Her yıl 10 kuyrukluyıldızı Dünya’ya savurmayı sürdürecek. Peki bu ne anlama geliyor? Her ne kadar astronomlar Dünya’nın en gelişmiş teleskoplarını kullansalar da ölçümlerinde yüzde 50 hata payı var. Nitekim astronomlar Gliese 710’un bize 2 trilyon km yaklaşacağını hesaplamıştı; ancak 615 milyar km’ye kadar yaklaşacağını gördük. Bu nedenle Nemesis’in sanılandan biraz daha riskli olma şansı var. Riskli derken üzerimize uzun yıllar boyunca kuyrukluyıldız savurabileceğini kastediyorum.

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

1994 yılında, 1992’de parçalanmış olan Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyıldızı Jüpiter’e 9 parça halinde çarptı. En kütleli gezegen olan Jüpiter, güçlü yerçekimiyle asteroitleri kendine çekti. Böylece bizi son 3,9 milyar yılda bu tür felaketlerin en büyüklerinden korudu.

 

Çıplak gözle görebileceğiz

Yaklaşık yüzde 60 Güneş kütlesinde olan yeni Nemesis 1 milyon yıl sonra gökyüzündeki en parlak ve hızlı gökcismi olacak. Böylece torunlarımız çapı Güneş’in yüzde 67’si olan Gliese 710’u Yılan Takımyıldızının kuyruğunda çıplak gözle görebilecekler.

Ancak bu daha başlangıç: Astronomlar önümüzdeki 3 milyon yılda en az 14 yıldızın Güneş Sistemi’nin yakınından geçerek kuyrukluyıldızları üstümüze salacağını söylüyor. Bugün elimizde bu kuyrukluyıldızlara karşı etkili bir erken uyarı sistemi yok. Bunlar çok uzaktan hızla geliyor ve çoğunu ilk kez gördüğümüz gibi yörüngelerini de bilmiyoruz.

İlgili yazı: Dünyadaki En Ölümcül 5 Toksin Nedir?

Büyütmek için tıklayın.

 

70 bin yıl önce geçen Nemesis

Gliese 710 jeolojik açıdan yakın tarihin ilk ziyaretçisi değil. Kendisi de kırmızı cüce olan Scholz yıldız sistemi de 70 bin yıl önce Güneş Sistemi’ne uğradı. Bugün Scholz sistemi Tekboynuz Takımyıldızı’nda bizden 22 ışık yılı uzaktadır. Bu aslında bir kırmızı cüce ve kahverengi cüceden oluşan bir ikili yıldız sistemidir. Kırmızı cüce Güneş kütlesinin binde 96’sına sahip bir yıldız. Kahverengi cücenin kütlesi ise Güneş’in binde 63’üne eşit.

70 bin yıl önce bugün soyu tükenmiş olan Neandertaller hayattaydı ama tehlikede değildiler. Ne de olsa Scholz’un yoldan çıkardığı kuyrukluyıldızlar bize yeni ulaşıyor olmalı. Nitekim Nemesis yıldızlarının en büyük tehlikesi de bu. Her biri Güneş Sistemi’ndeki asteroitleri milyonlarca yıl boyunca etkiliyor. Uzun süreli etkiler asteroit çarpışması riskini artırıyor.

Bugüne dek hayatta kalmamızı ise uzayın çok büyük olması ve kuyrukluyıldızların nadiren bize çarpmasına borçluyuz. Çoğu zaman gezegenimizi ıskalıyorlar ama daha 1994 yılında Shoemaker–Levy 9 kuyrukluyıldızı 21 parça halinde Jüpiter’e çarptı. Bu da bize tehkilenin boyutlarını gösterdi.

İlgili yazı: Zamanda Yolculuk Etmenin 9 Sıra Dışı Yolu

Scholz Sisteminde bir kırmızı ve bir kahveringi cüce var.

 

Şimdi iki Nemesis oldu

Scholz yıldızı Güneş Sistemi’ne yoldaş yıldızıyla (aslında kahverengi cüce) birlikte geldi. Oysa iki yıldız bir arada gelmiş olsa da Oort Bulutu’ndaki kuyrukluyıldızları yeterince etkilemeyi başaramadılar. Rochester Üniversitesi’nden Eric Mamajek şanslı olduğumuzu söylüyor. “Gelecekte yakınımızdan geçecek ikili yıldız sistemleri daha tehlikeli göktaşı çarpmalarına yol açacaktır.”

Nitekim Scholz sistemi bize 0,8 ışık yılı kadar yaklaştı. Biz de Oort Bulutu’nun dış kenarının bazı teorilerde 1,6 ışık yılı ve bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri’nin de 4,2 ışık yılı uzakta olduğunu düşündüğümüzde bunun çok yakın olduğunu görüyoruz.

İlgili yazı: 14 Yaşında Kendini Donduran Kız

 

Kırmızı cücelerin önemi

Kırmızı cüce Scholz yıldızıyla olan yakın karşılaşmanın istatistiksel önemi var. Dünya’da her 26 milyon yılda bir felaketlere yol açtığı söylenen varsayımsal ölüm yıldızı Nemesis’in bize 90 bin astronomik birim (AB) uzaktan geçtiği varsayılıyordu. Bu da 13,5 trilyon km’ye karşılık geliyor.

Öte yandan Scholz sistemi 70 bin yıl önce Dünya’ya sadece 7,5 trilyon km uzaktan geçti. Ayrıca evrendeki yıldızların yüzde 75’i kırmızı cüce. Bu da Güneş’in sadece yüzde 15’i büyüklüğünde olan Scholz yıldızı gibi teleskopla zor görülen pek çok yıldızın yakınlarda dolandığını gösteriyor.

Güney Afrika’daki Büyük Afrika Teleskopu (SALT) ve Şili Las Campanas Gözlemevi’ndeki Macellan teleskopu verileri açık konuşuyor. Scholz yıldızı bizden 22 ışık yılı uzakta ve Güneş’e en yakın 70 yıldızdan biri. Buna ek olarak yıldızın parlaklığı (mutlak kadiri) 11. Kısacası bu oldukça soluk bir yıldız. Gliese 710’un mutlak kadirinin de 9-9,5 olduğunu düşünürsek durumun ciddiyeti artıyor. Uzayda bize ölümcül bir sürpriz yapacak birçok kırmızı cüce olduğunu görüyoruz.

İlgili yazı: 5 Soruda Paralel Evrenler

Büyütmek için tıklayın.

 

Kahverengi cüce Nemesis

Bir de gaz devi gezegenle gerçek bir yıldız arasında yarım kalan gökcisimleri var. Yıldız olmasına ramak kalan ama ölü doğan bu bahtsız cisimlere kahverengi cüce diyoruz. Öyle ki astronomlar orijinal Nemesis’i bulamayınca bize yaklaşan diğer cisimlerin süper soluk birer kahverengi cüce olabileceğini düşündüler. Bugüne dek uzayda 1800 kahverengi cüce tespit ettik. Yine de sayıları gözünüzde büyütmeyin. Dünya’yı tehdit edecek kahverengi cüce sayısı çok az.

Eskiden her yıldıza bir kahverengi cüce denk geldiğini sanıyorduk. Oysa evrendeki kahverengi cüce sayısı yıldızların altıda biri çıktı. Özetle kahverengi cücelerin gazabına uğrama şansımız çok düşük ki bu bizim için büyük fırsat. Kahverengi cüceler görünür ışık saçmadığı için onları tespit etmek de çok zordur. Yıldızlar kadar yaygın olmaları bize görünmeden yaklaşıp kuyrukluyıldız savurma olasılığını da azaltıyor.

İlgili yazı: Okyanuslar Hakkında Yanıtını Bilmediğimiz 7 Soru

Nemesis’in olası yörüngesi. Bu tür bir periyodik ölüm yıldızı olmadığnıı artık biliyoruz.

 

Nemesis efsanesini çürütelim

2011 yılında Coryn Bailer-Jones Yeryüzündeki kraterleri inceledi. Sonuçta eskiden periyodik olarak gerçekleştiği sanılan göktaşı çarpışmalarının rastgele yaşandığını buldu. Bu da uzayda bizi her 26 milyon yılda ziyaret eden bir Nemesis olmadığını gösteriyordu.

Ardından, Güneş’ten 10 ışık yılı mesafeye dek yüzey sıcaklığı sadece -123 derece olan soğuk gezegenleri bile görecek kadar hassas olan kızılötesi uzay teleskopu WISE geldi. Oysa WISE teleskopu da uzayda bu tür periyodik bir Nemesis bulamadı. Üstelik 2012’den sonra yapılan hesaplamalar Nemesis adaylarının Güneş Sistemi’ne tümüyle rastlantısal aralıklarla yaklaşabileceğini gösterdi.

İlgili yazı: İnternette teknik takip ve gözetimi önleme rehberi

Varsayımsal periyodik ölüm yıldızı Nemesis’in her 26 milyon yılda Güneş Sistemi’ne yaklaşıp büyük göktaşı çarpışmalarını tetiklediğini sanıyorduk. Oysa periyodik ölüm yıldızları yok. Gerçi bu daha kötü; çünkü bu da öngörülemeyen sürpriz ölüm yıldızları var demektir.

 

Nemesis adayları bu ne demek?

Uzayın sürprizlerle dolu demek… Bugünkü süper bilgisayarlarla en az 20 yıl çalışmadan, Dünya’ya en yakın 70 yıldızdan hangisinin önümüzdeki 10 milyon yılda gezegenimizi kuyrukluyıldız çarpışmalarıyla tehdit edeceğini bilemeyiz.

Dolayısıyla Oort Bulutu’ndan iç güneş sistemine doğru uzayda hızla yol alarak aniden çıkıp gelen uzun dönemli kuyrukluyıldızlar için özel erken uyarı teleskopları geliştirmeliyiz. Neyse ki Nemesis adayı yıldızlar 70 bin ila 2 milyon yıl gibi uzun aralıklarla geliyor. Siz de bu yüzden tehlikede olmadığımızı düşünebilirsiniz.

İlgili yazı: Zamanda Yolculuk İçin Büyükbaba Paradoksu Çözüldü

Serseri yıldızlar Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri kendine çekip uzaklaşırken yanında götürebilir! 😮

 

Nemesis riski her zaman var

Oysa tehlikedeyiz; çünkü son araştırmalar Güneş’ten 30 ila 75 milyar km ötede kayıp dokuzuncu gezegen olabileceğini gösteriyor. Neptün veya süper dünya büyüklüğündeki bu süper soluk ve soğuk gezegen gerçekse Dünya için risklidir. Sonuç olarak 9. gezegen hem Oort Bulutu’nun iç kenarındaki nispeten yakın kuyrukluyıldızları hem de bizden 4,5 milyar km ötede başlayan Kuiper Kuşağı’ndaki kuyrukluyıldızları etkiliyor olabilir. Onları yörüngeden çıkırıp üstümüze yollayabilir.

Bu da bize çarpacak serseri kuyrukluyıldız sayısının en az iki katına çıkacağını gösteriyor. Astronomlar bu yüzden varsa 9. gezegeni en kısa sürede bulmak istiyor. Böylece yörüngesini kesin olarak hesaplayıp önümüzdeki yıllarda Dünya’ya çarpacak sürpriz asteroitleri önceden bilecekler. Kısacası gerçek Nemesis bir yıldız veya kahverengi cüce değil, teatral ifadeyle içimizdeki yılan; yani kayıp 9. gezegen olabilir. 😉

Siz de Dokuzuncu Gezegen Mikro Kara Delik mi? diye sorabilir ve Güneşi Olmayan Serseri Gezegenlerin Hayata uygunluğunu şimdi sorgulayabilirsiniz. Dünya Gezegenini Parçalara Ayırmanın mümkün olup olmadığını merak ederek Bin Gezegenli Kara Delik Sistemlerini inceleyebilirsiniz. Muhtemel süper gelişmiş uygarlıkların 550 gezegenli ve 9 yıldızlı yapay yıldız sistemlerine hemen bakıp Dokuzuncu Gezegenin Mikro Kara Delik olma ihtimalini değerlendirebilirsiniz. Hızınızı alamayarak Sıcaktan Buharlaşan Yumurta Gezegen WASP-121b gezegenine göz atıp Bir Yüzü Hep Güneşe Bakan Gözbebeği Gezegenleri de hevesle araştırabilirsiniz. Bilimle ve sağlıcakla kalın.

Güneş Sistemi’ne Nemesis girerse ne olur?


1NEMESİS Exoplanet Transit Survey of Nearby M-Dwarfs in TESS FFIs I
2An independent confirmation of the future flyby of Gliese 710 to the solar system using Gaia DR2
3The Closest Known Flyby of a Star to the Solar System

“Nemesis: Dünya’ya Göktaşı Savuran Ölüm Yıldızı” üzerine 3 yorum

  1. Kozan bey merak ettiğim bir husus var. Oort bulutu güneşin çekim etkisine bağlı olarak mı oluşmuştur? O nedenle oluştuysa ve güneşi küresel olarak sarıyor ise, güneşin belli bir süre sonunda kendi hareketi yönünde oort bulutuna ulaşması gerekmez mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir