Mutluluğun Bilimsel Sırrı >> Tutkularınız ve hobilerinizin peşinden koşarak mutlu olun

mutluluk_tutku_hobi

Son araştırmalar tutkularının peşinden koşan insanların daha mutlu olduğunu gösteriyor. Buna sevdiği işi yapmak da diyebiliriz. Peki iş ve okul hayatı ile eğlence arasında nasıl denge kurarız? Gençlere ve genç kalanlara mutluluğun bilimsel sırlarını yazdım.

Son psikolojik araştırmalar tutkularının peşinden koşan insanların daha mutlu olduğunu gösteriyor. Buna sevdiği işi yapmak da diyebiliriz. Peki iş ve okul hayatı ile eğlence arasında nasıl denge kurarız? Girişimcilerle öğrencilere ve gençlerle genç kalanlara mutluluğun bilimsel sırlarını yazdım.

Abartmayın

İşin özü bu: Bilgisayar oyunu bağımlılığı gibi takıntılı tutkular geliştirmeyin ve bu bağımlılığı görmezden gelip savunmaya geçmeyin. Buna dikkat ettiğiniz sürece hayatta sevdiğiniz şeyleri yaparak mutlu olabilirsiniz.

Önemli olan dengeyi kurmak ve psikologlar buna uyumlu tutkular geliştirmek diyor. Tersi ise takıntılı ihtiraslar. Uyumlu tutkuları olan insanların duygu durumu daha pozitif oluyor, yani bu kişiler hayata daha olumlu bakıyor ve yaşadıklarından tatmin oluyorlar.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

En az bir tutkunuz olsun

Ancak kantarın topuzunu kaçırmamak lazım: Hem de olumlu tutkuların karşısında takıntılı insanlar yerine, hayatında hiçbir tutkusu olmayan insanlar olduğunu düşünürsek. Gerçekten de Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bunu görebiliyoruz.

Bizde orta direk yok. İnsanlar ya fakir ya da sıradan orta direk lükslerini (boş vakit, yurt içi tatil, akşam bir yere çıkmak, yurt dışına tatile gitmek gibi lüksleri) ancak zengin olduklarında yaşayabiliyorlar.

Bizde Cumartesi mesai var. Hafta içi de teknik olarak 9 saat mesai var, ama pratikte bu 10-12 saat. Fransa’da ise mesai 7 saat ve yöneticinizin mesai saatleri dışında size mail atması bile yasak.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

İnsan olmaya vakit yok

Kısacası insanlar evden işe, işten eve gidiyor (çoğu zaman cebinde sadece dönüş parası olarak). Ne spor yapmaya, ne gezmeye, ne kitap okumaya vakit bulabiliyor. Bu insanların aileleri de böyle yaşadığı için en önemli eğitim olan aile kültürü de yetersiz kalıyor. Bu kişilerin tutkuları olmuyor.

Türkiye’de bir siyasi çıkıp “ülkemiz icat yapılacak yer değildir, kalem erbabı yetişecek yer değildir” diyor. Oysa bu kafadaki kişilerin tek amacı düşünmeyen, sadece önündeki vidayı sıkmayı bilen ve bir de bilinçsiz oy kullanan kalabalıklar yetiştirmek.

Üstelik gelecek seçimleri hem kendileri hem de onları destekleyen iş adamları için garantiye alırken, dile getirdikleri fikirlerin kendilerine bile ait olmadığını bilmiyorlar! Bunların kendilerini yetiştiren global sermayenin pompaladığı fikirler olduğunun farkında değiller.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Örnek aldığımız Japonlara bakınız

Nitekim daha geçenlerde Japon başbakanı, “Ülkedeki üniversitelerin sosyal bilimler bölümlerini kapatın, yoksa üniversitelere devlet yardımını keseriz; çünkü bize sadece mühendis gerek” dedi.1 Bunun üzerine 26 Japon üniversitesi sosyal bilimler bölümlerini kapattı. Bunların içinde sosyoloji, psikoloji, felsefe var.

Çünkü sermayenin bir planı var: Her ülkede sadece belirli sayıda 10 bin lira maaş alacak kadro sayısı belirliyorlar. Herkese ayda 10 bin lira vermeye niyetleri yok ve herkes sosyal bilimlerde bilgili olursa; yani sadece ana işini yapmayı değil, başka işleri de yapmayı bilirse bu vatandaşlar çok daha bilinçli seçimler yapacaklar. En azından daha yüksek maaş talep edecekler. Herkes dört dörtlük eğitim sahibi olursa güç odakları ne yapacaklar?

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Mutluluk ve demokrasi

Eğitimli insanlar demokratik haklarına sahip çıkarak daha adil yönetimler isteyecekler. Bu da “Biz ortak, onlar pazar” mantığı ile dünyayı sömürmek isteyen sermayenin işine gelmeyecek.

Gerçekten de bir ülke sadece ara elemanlarla değil; bilinçli mühendisler, bilim adamları, filozoflar, aydınlar, düşünürler, edebiyatçılar ve sanatçılarla kalkınır. Aslında köylü, işçi, esnaf, memur gibi toplumun tüm kesimleriyle, tüm emekçilerle birlikte kalkınır.

Müzik bilgisinin matematiği geliştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Sanatın mühendislikle iç içe olduğu bir dünya bu. Doyasıyla esnafımız da köylümüz de iyi eğitim almak zorunda. Eğitim ve fırsat eşitliği vatandaşın en doğal hakkı.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Eşitlik değil, adalet

Bu nedenle tutkusuz insanlar gerçekten yetersiz kalıyorlar. Size naçizane tavsiyem hayatta en az bir tutkunuzun olması (resim, müzik vb.). Mutlaka bir tutkunuz olsun ama aşırıya kaçmayın.

Kendimden örnek verecek olursam; çevremde son derece sosyal olduğumu Instagram ve Facebook paylaşımlarımdan görebilirsiniz. Peki blog yazmaya ek olarak şirketlere dijital dönüşüm ve e-ticaret danışmanlığı yapmanın yanı sıra çini mürekkebiyle resim yaptığımı da biliyor muydunuz?

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Ya bilgisayar oynadığımı ve şiir okuduğumu? Dışarıdan bakına hemen anlaşılmıyor bu. Hatta geçenlerde bir arkadaşım senin şiir okuyacağını sanmazdım dedi. 🙂 Bunu sevinerek ve tüm iyi niyetiyle söyledi, eleştirmek için değil. Yine de bu, birden fazla tutku sahibi olmanın toplumda yaygınlaşması gerektiğini gösteriyor.

Çünkü mühendis arkadaşlarım, teknoloji şiire engel değil ve çünkü sanatçı arkadaşlarım sanat da teknolojiye engel değil. Popular Science Türkiye yazarı olarak katıldığım popüler bilim panellerinde üniversiteli arkadaşlarımın bunun farkında olduğunu görüyorum. Resim yapan biyolog ve mühendisleri gördükçe ülkemizin geleceğine dair umudum artıyor.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Herkes her şeyi sevmez

Biz de her şeyi sevmeyeceğiz. Benim de farklı ilgi alanlarım amatör düzeyde, sadece beni eğlendirecek kadar. Bunlar herkesin yapabileceğini düşündüğüm ve hiçbir zaman marifet olarak görmediğim şeyler.

Sizin de müzikten yamaç paraşütüne, yazarlıktan gurmeliğe kadar pek çok değerli özelliğiniz olduğuna eminim ve bunları yapanları takdir ediyorum. Ancak söylemek istediğim bir şey var:

Tutkularımızı takıntıya dönüştürmeden gerçekleştirebilirsek hem iş hayatında hem de özel hayatta kendimizi daha iyi bir insan olarak geliştirebiliriz. Örneğin bilgisayar oyunları merakımı ele alalım.

İlgili yazı Kimim ben?

mutluluk_tutku_hobi

 

Sıkı bir SWTOR tutkunu

İlk oynadığım oyunlar 1980 tarihli Sinclair klavye bilgisayar oyunlarıydı. 90’larda ise çok sayıda RPG oynadım. Bütün bunlar İngilizcemi geliştirmemi, online oyunlarda yurt dışı tatillerine ek olarak dünyanın her yanından insan tanımamı sağladı.

Ayrıca oyun teorisi, kelebek etkisi, simülasyon evrenler, kalıcı dünyalar, ödül-risk-şartlama sistemleri gibi siyasetten fiziğe, fizikten felsefeye, felsefeden uluslararası ilişkiler, ekonomi ve elbette uzmanlık alanım olan e-ticarete kadar birçok alanda değerli bilgiler edindim. Hem de bu bilgileri edindiğimin o yaşlarda farkında olmadan ve değerini sonradan anlayarak! 🙂

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Gücün karanlık tarafı

Öte yandan bilgisayar oyunu bağımlısı da olabilirdim. Ders çalışmazdım, iş yapmazdım. Hem hayatımı hem kariyerimi geciktirebilirdim. Ancak şanslıydım veya irade gücüm vardı: Hemen her zaman kendimi kontrol etmeye başardım.

Size bir tavsiyem de kendinize bir ana ilgili alanı belirlemeniz ve komik Facebook videolarından Teke Tek programına, National Geographic belgesellerinden memleket gezilerine kadar her alanda gördüklerinizi ana ilgi alanınıza yontarak öğrenmeniz: Nalıncı keseri hep kendine yontar derler ya, siz de öyle yapın ve okuduklarınızı kendinize yontun.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Pozitif güçlendirme

Örneğin uzaya ve evrene meraklı olduğumu biliyorsunuz, ama okuduklarımı sadece kozmoloji açısından değil; ekonomi evreni, siyaset evreni, iş dünyası, oyun teorisi gibi açılardan da ele alıyorum. Bazen Facebook’ta uzaydaki bulutsuların fotoğraflarını paylaşıyorum.

Hem doğanın harikaları olarak bunların tadını çıkarıyorum, hem kurumsal bloglar için yeni web sayfası tasarımları için fikir ediniyorum, hem de uzay manzaralarının oyunlarda ne tür özel efektlere yaratıldığına dikkat ediyorum.

Böylece yazıda gördüğünüz gibi konudan konuya geçmekle birlikte, ana fikri belli olan akıcı bir metin oluşturarak kısa sürede sizlerle paylaşıyorum. Bunlar benim ilgi alanlarım ve sizlerin de pek çok ilgi alanınız var. Daha iyisini yapacağınıza ve kendinizi geliştireceğinize eminim. Ancak şimdi yazımıza bilimsel kaynaklarla devam edelim.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Mutluluk araştırmaları

Yeni yıldan birkaç gün önce, hakemli Mutluluk Araştırmaları Dergisi’nde bir makale yayınlandı. Bu makalede birden fazla ilgili alanı ve en az bir tutku sahibi olmanın (yemek yapmak, çiçek yetiştirmek, akvaryum yapmak) insanları nasıl mutlu ettiği araştırıldı.2

Örneğin kaç tutku yararlıydı? Bir, iki? Peki üç veya daha fazla tutku sahibi olmak zararlı mıydı? Doğrusu, Benjamin Schellenberg ve Daniel Bailis bu araştırmayı yaparken, tutkuların insanı otomatik olarak mutlu edeceğine dair bir önyargıyla işe başlamadılar.

Gerçekten de mutluluğun insanlara karşılıksız olarak yardım etmek gibi sosyalleşme becerileriyle (sosyal zeka) alakalı olduğunu biliyoruz. Ancak, araştırmacılar tutkularla hobilerin de kişisel gelişime katkı yapacağını ve insanı mutlu edeceğini düşünüyorlardı.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Hobilerin gücü adına

Öncelikle iki tutkunun birden peşinden koşmanın gerçekten yararlı olup olmadığına baktılar. Belki de çok fazla tutkuyla uğraşmak bir koltuğa iki karpuz sığdırmak gibiydi. Bu durum mutlu etmek yerine, kişinin hayatını karmaşık bir hale getirip işini zorlaştırıyor olabilirdi.

Araştırmacılar bunun okul ve iş hayatındaki olumlu-olumsuz etkilerini ölçmek için 1218 üniversite öğrencisi üzerinde araştırma yaptılar (bunların 878’i kadındı). Araştırma kapsamında öğrencilere yapmayı en çok sevdikleri şeyi sordular (ardından da ikinci sevdikleri şeyi).

Bilim adamları, bir şeyi çok yapan insanların o şeye tutkun olduğunu varsaydılar. Ardından bunu uyumlu tutkular ve bağımlılık (takıntılar) açısından incelediler. Örneğin, ders çalışacağı yerde bilgisayar oynayan bir öğrenci aslında oyun bağımlısı olabilirdi.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Mutluluk anketi

Araştırmaya katılan öğrenciler hayattan ne kadar memnun olduklarını gösteren bir anket de doldurdular. Öğrencilerin yüzde 31’nin bir tutkusu vardı ve bunun yarısı sağlıklı tutkulardı.

Yüzde 54’ünün ise iki uyumlu tutkusu vardı ve bunların bir kısmı hobiydi. Tutkuların üçte biri sağlıklı, üçte biri sağlıksız ve üçte biri de karışık tutkulardı (biri sağlıklı, diğeri sağlıksız tutku).

Araştırmacılar önceki testleri doğrular şekilde, en az 1 uyumlu tutku sahibi olan kişilerin takıntılı kişilerden ve hiçbir hobisi olmayan öğrencilerden (katılımcıların yüzde 15’i) daha mutlu olduğunu gördüler.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

Sihirli sayı?

Ayrıca bir değil, iki tutkusu olanların daha mutlu olduğunu gördüler. Elbette daha mutlu insanların neşeli aktivitelerle daha fazla vakit geçirdiğini söylemek ve dolayısıyla mutlu olmalarının tutkularıyla ilgisi olmadığını düşünmek mümkündü.

Ancak araştırmacılar iki tutku sahibi olanların, her tutkuya son derece kısa bir süre ayırdıkları zamanlarda bile, hiç tutkusu olmayan öğrencilerden daha mutlu olduğunu tespit ettiler. Üstelik bunlar sadece tek tutku sahibi olanlardan daha mutluydu. Kısacası iki tutku sahibi olmak insanı daha mutlu ediyordu.

 

mutluluk_tutku_hobi

 

İki hobi iyidir

Bu nedenle Benjamin Schellenberg, “Hayatta en az bir tutku sahibi olmak mutluluğun peşinde gitmek için önemli” diyor, “ama en iyisi birden çok tutku sahibi olmak”. Psikologlar araştırmanın devamında mutluluğun kaç tutkuya kadar arttığını araştıracaklar. Ayrıca insanların neden birden çok tutku sahibi olabildiğine bakacaklar.

Her durumda bir gerçek var: Sürekli yoksulluk sınırında olan, stresli bir işi olan, türlü dertleri bulunan insanlar kendini geliştirmeye; daha bilinçli, bilge, bilgili bireyler olmaya vakit ayıramıyor. Bu da ara eleman yetiştirmeyi seven iş adamlarıyla politikacıların niyetini ortaya koyuyor: Amaçları yanlış işlere itiraz edecek akıllı insan sayısını azaltmak.

Öyleyse ne yapıyoruz? Küçük ve büyük şeylerden mutlu oluyor ve tutkularımızın peşinden koşuyoruz! 😀 Çocuklarınız, anne-babanız, sevdikleriniz için akılda tutun: Mutlu olmayan, mutlu edemez.

1http://www.socialsciencespace.com/2015/08/japans-education-ministry-says-to-axe-social-science-and-humanities/
2Can Passion be Polyamorous? The Impact of Having Multiple Passions on Subjective Well-Being and Momentary Emotions. Journal of Happiness Studies, December 2015, Volume 16, Issue 6, pp 1365-1381.

2 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*