Google Glass Teknik Özellikleri Açıklandı >> Dijital dünyanın geleceği giyilebilir bilgisayarlar ve gözlük ekranlar

Eskiden masaüstü PC’leri küfeyle olsa sırtımızda taşıyamazdık. Oyun bilgisayarı çöktüğü zaman, ağır kasaları tamirciye taşımak kolumuzu ağrıtırdı. Oysa ele avuca kolayca sığan tabletlerin pazara sürülmesiyle birlikte notebook çantaları bile gözümüzde hantal oldu.

Şimdi de giyilebilir bilgisayarlar, ilk gözlük ekranlar geldi ve dünyamız değişti: “Google Glass Explorer Edition” 16 Nisandan itibaren 1500 dolar fiyatla mobil uygulama geliştiricilere gönderilmeye başladı. Peki Google Glass piyasaya çıktığında ufkumuzu mu genişletecek? Yoksa bizim için yeni bir dijital at gözlüğü, yeni bir beyin yıkama aracı mı olacak?

Dünya bakanın gözündedir derler. Biz de Google Glass’ın geçenlerde açıklanan teknik özelliklerine göz atalım: Gözlük ekranın çözünürlüğü 640 x 360 pikselle sınırlı. Öte yandan yerleşik 5 MP kamerası ile 2010 model bir HTC HD2 veya ilk kuşak Asus Transformer tabletler gibi 720p çekim yapabiliyor. Gizmodo’nun yeni haberine göre Google Glass çözümü Android 4.0.4 – Ice Cream Sandwich, OMAP 4430 CPU Çift Çekirdek işlemci ve 682mb of RAM kullanıyor (büyük ihtimalle 1 GB RAM var ama bir kısmı donanıma ayrılmış).

 

 

Gözlük ekranlar sosyal medya iletişimini değiştirecek

Google Glass’ın gözlük camları ile dünya resmen gözünüzün içine giriyor ve bu yüzden düşük çözünürlük kullanıcıya pek dert olmamalı. Pil ömrü 1 gün diyorlar ama akıllı telefonlardan bildiğimiz gibi kamera ile çekim yapmak pilin şarjını çabucak tüketiyor. Bu yüzden Google Glass yeniden şarj olana kadar maksimum 8-10 saat gider diye düşünebiliriz.

Google’ın pratik gözlük ekranı sayesinde biz kullanıcılar Terminator bakışı kazanarak siber dünyaya atım atacağız. Google Glass, 16 GB dahili flash belleği ile şimdilik bizlere sadece tablet gücü sağlayacak ama yeni modeller bugünün notebookları kadar hızlı olacaktır. Google Glass’ta her ne kadar dahili belleğin sadece 12 GB’lık kısmını depolama için kullanabiliyor olsak da Gözlük Ekranı, buluttan Google Drive hizmetine eşitleyebiliyoruz. Bu da dosyaları Google sunucularında saklamamıza izin veriyor.

 

SAR değerleri, elektromanyetik dalgalar ve kanserojen etki?

Google Glass’ta Bluetooth ile Wi-Fi desteği var ama Wi-Fi yalnızca b/g hızında çalışıyor (n standardını desteklemiyor) ve maalesef gözlükte GPS çipi bulunmuyor. Bu da Google’ın gözlük ekranının GPS desteği için bir Android telefonla çalışmasını gerektiriyor. Örneğin, Foursquare’de check-in yapmak için gözlük ekranın cebimizdeki Android telefonla kablosuz bağlantı kurması gerekiyor. Belli ki Google kendi ekosistemini güvenceye alıyor :).

Yine de bunda sorun yok. Wi-Fi g standardı ile maksimum 22 Mbps bağlantı bugünün ihtiyaçları için yeterli. Nitekim evlerimizdeki modemlerle internet hızımız nadiren 20 Mbit’in üstüne çıkıyor ve 25-50 Mbps kablosuz bağlantı hızı evdeki cihazları modeme bağlamak için yeterli oluyor. Zaten elektromanyetik radyasyon, kanserojen etki potansiyeli ve SAR değeri açısından Google Glass ne kadar zayıf sinyalle çalışırsa bizim için o kadar iyi olacaktır. Doğrusu kafatasıma sürekli temas eden bir telefon CPU’su pek hoşuma gitmiyor.

 

Google Glass parayla satın aldığımız bir elektronik pranga mı?

Beni Google Glass konusunda en çok rahatsız eden nokta ise, Google’ın gözlük ekranı size sattıktan sonra bile cihazın mülkiyetini elinde tutacak olması: Evet, yanlış okumadınız. Google Glass’ı kız arkadaşınıza bile hediye etmeniz yasak! Google’ın yazılı onayı olmadan cihazınızı kimseye devredemezsiniz. Aksi takdirde Google cihazı uzaktan kumanda ile kapatıyor, yazılım desteğini kesiyor ve paranızı da size geri ödemiyor.

Wired dergisi bu uygulamayı, Aldaus Huxley’in Büyük Biraderi anlatan Cesur Yeni Dünya adlı ünlü bilimkurgu romanından esinlenerek “Cesur yeni dünyaya hoş geldiniz!” sözleriyle eleştirdi. Artık şirketler size bir ürün satsalar bile siz o ürünün sadece lisanslı kullanıcısı olabileceksiniz. Ürünün asıl sahibi ise ürünü imal eden şirket olacak.

 

Yine de umudumu koruyorum: Google bu sınırlamayı sadece mobil uygulama geliştiricilere sunulan “Google Glass Explorer” sürümü için getirmiş olabilir. Böylece gözlük ekranın piyasada satışa sunulmadan önce Çinliler tarafından çalınmasını ve teknik özelliklerinin kopyalanmasını önlemek istemiş olabilirler. Bu da mantıklı: Günümüzde bir cihaz içindeki yazılımlar kadar değerlidir.

Öte yandan Google, gelecekteki Android telefonlar ve herkesin kullanımına sunulacak olan ekran gözlükler için de böyle bir sınırlama getirirse tüketici olarak hakkınızı mahkemede arayabilirsiniz. Kanunlar bu konuda açık: Kimse kazanılmamış haklardan feragat edemez ve hiçbir sözleşme alıcı veya satıcı için haksız hükümler içeremez.

Tüketici hakkını aramazsa korkarım Google, bu gözlük ekranı mahkemede suçluların ayağına takılan elektronik kelepçe gibi kullanacak ve resmen hayatımızı ele geçirerek ücretli köleliğe yeni bir tanım getirecek: Tüketim kölesi olmak için Google Glass’ı satın alarak üstüne para ödeme durumu!

 

Arch2O-Google-Glass-UI-07İyisiyle kötüsüyle Google Glass nedir?

Google Glass, zenginleştirilmiş gerçeklik teknolojisi ile gözlük ekranda animasyonlu yol tarifi almamızı ve gözlük camında görüntülü telefon konuşması yapmamızı sağlayacak. Yazının sonundaki güncel tanıtım videosuna bakarak bunu görebilirsiniz. Ancak, Google Glass’ın en büyük özelliği sizi elinizde akıllı telefon taşımaktan kurtarması ve dijital dünyayı gözlük camınıza taşımasıdır.

Google Glass özünde bir kamera, ekran, touchpad (kola takılan bir dokunmatik kontrol ünitesi), pil ve mikrofondan oluşuyor. Gözlük çerçevesine oturan sistem ile sokakta baktığınız yeri kameraya alabilir, sadece başınızı çevirerek resim çekebilir, cihazı taksi navigasyon aleti olarak kullanabilir, hatta yolda giderken bir şeyler okuyabilirsiniz.

 

Gözlüklere görüntü yansıtmak, gözlük camını ekrana dönüştürmek ta 1900’lerin başında reflektörlerin geliştirilmesinden bu yana insanoğlunun hayalini süslüyor ve 40 yıldır savaş uçaklarında kullanılan “baş üstü ekranlar” da bu teknolojinin öncelini oluşturuyor.

Google Glass, araba kullanırken dikkatinizi dağıtan telefon ekranları yerine, bilgisayar görüntüsünü görüş alanınızın sağ üst köşesine yansıtıyor. Bu iş için özel olarak geliştirilen prizma ekran, 1 yıldır Youtube’u işgal eden Google Glass parodilerinin tersine, aslında dikkatinizi dağıtmıyor ve yolda lamba direğine çarpıp canlı biriymiş gibi trafik ışıklarından özür dilemenize neden olmuyor.

 

Gözlüğün camını tümüyle ekrana dönüştürmek yerine, görüntüyü sinema perdesi gibi doğrudan gözünüze yansıtan prizma sistemi, görüş alanınızda gereken şeffaflığı sağlıyor ve yürürken önünüze bakmanıza izin veriyor. Yazılar ve ikonlar sadece doğal görüş alanının üzerine bindiriliyor.

Bu yüzden de Amerika’dan gelen trafikte yasaklama haberlerine karşın, gözlük ekranlar günümüzde sürücünün araba kullanırken kaza yapmasına sebep olmayan tek kullanışlı sistemi oluşturuyor. Tabii her yeni teknoloji gibi Google Glass da kendini uzman sayan çevrelerde şüpheyle karşılandı. İngiltere de 1865’te trenlerin hızlı gitmesini yasaklamış, lokomotifin önüne kırmızı bayraklı bir atlı koymuştu. Google Glass’ı trafikte dikkati dağıtır diye yasaklamak bence böyle kısır bir zihniyetin ürünü.

 

Gözlük ekranın gerçek gücü

Google’a göre bu gözlük ekran bize 25 inçlik HD monitör görüntü kalitesi sağlayacak. Yine de çözünürlük için resmi ağızlardan henüz bir açıklama gelmedi. 640 x 360 söylentileri ortalıkta dolaşıyor ama piyasa sürümünde ne kullanılır bilemeyiz.

Gözlük ekranda yapabilecekleriniz telefonda yapabildiklerinizle sınırlı. Google Glass’ı Android telefonla kullanarak navigasyon özelliğinden yararlanabilir, Facebook takvimine gözlük camından bakabilirsiniz. Google Glass kamerasını kullanmak da çok kolay: Kamerayı bir kez açtıktan sonra nereye bakarsanız onu çekiyor. Ancak, bütün bu veriyi kontrol etmeye alışmak zaman alacak.

Bugüne kadar hepimiz bilgisayarı elimizle, klavyeler ve dokunmatik ekranlarla kontrol etmeye alıştık. Playstation 3 gibi oyun konsolları dışında gamepad kullanmıyoruz. Şimdi ise kolumuza takılı touchpad’i veya iPhone Siri benzeri bir sesli arayüz kullanarak gözlük ekranı kontrol edebileceğiz… Ki bu nokta biraz alengirli: Siz hiç Türkçeyi güzel konuşan Siri gördünüz mü? Fakat umutsuzluğa kapılmayın, Google bunu için aşağıda değineceğim bir çözüm geliştirdi.

 

JetBlue find your flight-580-100Sesi doğrudan kafatasınıza verecek

Mikrofon aracılığıyla hoparlörden çıkan sesinize hiç şaşırdınız mı? Ben çok şaşırdım çünkü sesimin daha kalın olduğunu sanıyordum. Değilmiş arkadaşlar J. Sesimin kalın olduğunu sanmamın sebebi ise ağzımdan çıkan ses dalgalarının kafatasımda yankılanarak ekstra bas etkisi yaratmasıydı. Açıkçası kafatasımız hepimizin doğal subwoofer’ıdır diyebiliriz ve Google Glass da bu teknolojiden yararlanıyor. Sesi hoparlör kullanmadan, şakaklarımızdan doğrudan kafamıza veriyor.

Eh… Ben de 1500 dolara gözlük ekran alsam beni gerçek dünyadan koparan sıkıcı kulaklıklar takmak istemezdim. Bu sistem müzik dinlerken bile trafiğin gürültüsünü veya sizi çağıran annenizin sesini duymanızı sağlayacak. Bir gün kulaklıkla müzik dinlerken korna çalan otobüsü duymadığım için az daha eziliyordum. Beni bir polis arabasının sireni kurtardı. O yüzden kafatasına ses yansıtma teknolojisini önemsiyorum.

 

Gözlük ekranın türlü marifetleri

Google Glass’ı aldınız, gözünüze taktınız. Peki, bu pahalı oyuncakla neler yapabilirsiniz? Dediğim gibi Google Glass ile yapabilecekleriniz gözlük ekrana yüklediğiniz yazılımlarla sınırlıdır. Örneğin Google Hangout uygulaması ile video sohbet, video konferans, telekonferans yapabilirsiniz. En azından erkek arkadaşınızla konuşurken telefonu kulağınıza götürmek zorunda değilsiniz ve benim başıma gelen kaza gibi telefonu betona düşürüp kırma ihtimalini azaltıyorsunuz.

Bununla birlikte gözlük ekran kullanmak hayat tarzınızı biraz değiştirebilir. Benim için sorun değil. Ben zaten küçüklüğümden beri gözlük takıyorum ama siz güneş gözlüğü bile kullanmıyorsanız Google Glass’a alışmakta zorlanabilirsiniz. Bir de “bitirim delikanlı” olarak kavgalardan uzak durmanız gerekecek. Bir yumruğun bedeli 1500 dolarlık bir akıllı gözlük olabilir. Gerçi cana geleceğine mala gelsin ama işte öyle… Google Glass kullanmaya karar verdiğiniz an siz gözlüklü bir insansınız

 

Bu arada, Google Glass ile bisiklet veya motosiklet kullanmanızı da önermem. Gözlük ekran gözünüzde kırılırsa camlar tehlike yaratabilir. Gerçi bunun da çözümü var. Gorilla Glass tarzı kırılmaz tablet camları veya kırılınca parçalanmak yerine özel film tabakası ile yerinde dağılmadan kalan araba camları kurtuluşumuz olabilir ama bunun numaralı camlara nasıl uygulanacağını bilmiyorum.

Google Haritalar ve navigasyon özelliğini Android telefonla kullanmak için MyGlass uygulamasını yüklemeniz gerekecek. Bu uygulama gözlük ekranı Android telefona bağlıyor ve telefona gelen mesajları gözlükte görmenizi ve Google Glass’ın mikrofonuna konuşarak sesli yanıtlamanızı sağlıyor. Bunu Google Mühendislik Direktörü Ray Kurzweil’e borçluyuz. Kurzweil bildiğimiz Scanner’la birlikte bilgisayarların metinleri sesli okumasını sağlayan yazılımı da geliştirmişti.

 

Evrensel çevirmen

Google’ın DNNresearch’ten kaptığı ses uzmanları, Google Glass’ın yabancı dildeki konuşmaları ekranda anadilinize çevirmenizi sağlayacak. Bu iş dünyasında çok yararlı bir özellik: Tecrübeli bir pazarlamacı olarak dünyanın dört bir yanındaki müşterilerle muhatap oluyorsanız çoğunun iyi İngilizce konuşamadığını biliyorsunuz. Gelişmekte olan ülkelerde ise yabancı dil bilen bir muhatap bulmak daha zor. Google Glass ise Uzay Yolu’ndaki evrensel tercüman cihazı gibi çalışarak, “uzaylılarla” onların dilini öğrenmeden konuşmanızı sağlayacak.

Evrensel çevirmenler ırkçılığı artırır mı, azaltır mı bilemem fakat bu gidişle yabancı dil öğrenme zorunluluğundan kurtulacağımız kesin. Bununla birlikte, yabancı dil öğrenmekten vazgeçmek başka kültürlerin kafa yapısını anlamamızı zorlaştıracaktır. Ne de olsa her dilin mantığı farklıdır ve yabancı dil öğrenmek bu yüzden ufkumuzu genişleten bir deneyimdir. Sonuç olarak insanlarla dijital tercüman yoluyla anlaşmanın, onları anlamamızı kolaylaştıracağına inanmıyorum. Komşuları Batı Avrupa sömürgeciliği ile yüzyıllarca inim inim inlemiş bir ülkede yaşadığım için, insanların birbirine yabancılaşmasını hızlandıracak olan “evrensel çeviri teknolojisine” kuşkuyla yaklaşıyorum.

 

Google Glass için ne gibi uygulamalar geliştiriyorlar?

Üçüncü taraf yazılım uzmanları sadece Google Glass ile mümkün olan birçok uygulama geliştirmeye başladılar. Bunların arasında kalabalıkta kendinizi tanıtmanızı sağlayan dost-düşman tanıma sistemleri de var. Sonuçta iş dünyası: Adam sizin arkadaşınız olabilir ama bu, rakibiniz olmayacağı anlamına gelmez :). Şaka bir yana, kabalalıkta kendinizi tanıtmanıza izin veren teknolojiler görgü kuralları açısından da yararlı olacaktır.

Örneğin bende göz tembelliği olduğu için sokakta insanları uzaktan seçemiyorum ve bazen kim olduklarını sadece yanımdan geçtikten sonra anlayabiliyorum. Tabii merhaba demediğim için ayıp oluyor. Oysa Google Glass kalabalıktaki tanıdıklarınızı sizden önce fark edebilir ve sizi uyarabilir. Bir tür dijital büyüteç gibi işleyerek trafik tabelalarını uzaktan okumanızı da kolaylaştırabilir. Adını unuttuğunuz müşteriyi size hatırlatabilir.

Bununla da kalmıyor. Google Glass sayesinde partide tanıştığınız bir kızın sosyal medya hesabına bağlanıp ilgi alanlarını hemen öğrenebilir ve onunla samimi bir sohbet başlatabilirsiniz. Gerçi “kızlara dijital cihazların sağladığı bilgilerle asılmak” toplumsal ilişkileri ne kadar yozlaştırır bilemeyeceğim. Ancak, bunun günübirlik ilişkilerin sayısını artıracağına eminim. Bu özellik en çok liseli gençler ve zamparaların hoşuna gidecektir ;).

 

Google Glass için yararlı uygulamalar

New York Times’ın geliştirdiği yeni uygulama Google Glass’ın potansiyeli hakkında size bir fikir verebilir: Bir tür “gözlükte gazete” olarak da tanımlayabileceğimiz bu sistem, dünyadaki son gelişmelere ilişkin haberleri başlık, özet bilgi, haberin giriş tarihi ve küçük bir resimle birlikte gözlük camına yansıtıyor. Gözlüğün hem hafif hem de sağlam olması ve burunluk kısmının yüzünüzün şekline göre ayarlanabilmesi, Google Glass’ın en kullanışlı yanlarından birini oluşturuyor.

2013 sonunda piyasaya çıkması beklenen Google Glass’ın benim gibi gözlük takan insanlar için en güzel yanı ise çerçevenin numaralı camlarla kullanılabilmesi. Google bu konuda çeşitli çözümler deniyor ama gözlük ekranın görüntüyü sağ göze yansıtan bir prizma kullanması, çerçeveye farklı camlar takılmasına imkan tanıyor. Sonuçta Google Glass’ın projeksiyon kısmı gözlük camlarından ayrı bir parça.

 

Eşyaların interneti dikizciliğin yeni adı mı olacak?

Google Glass, giyilebilir bilgisayarların hayatımızın ayrılmaz bir parçasını oluşturacağı ilk sistem olarak öne çıkıyor. Yalnız Google’ın gözlük ekranın mülkiyetini kendine saklayan kısıtlayıcı kullanım sözleşmesi tüketicide rahatsızlık uyandırıyor… Ve Android cihazlardaki uygulamaların kişisel bilgilerimizi internetten üçüncü şirketlere izinsiz aktarması, toplumda Büyük Birader korkusunu yaygınlaştırıyor. Google Glass’ı kullanmayı seçersek tuvalete bile götürebiliriz. Bu durumda gözlük ekranlar internete bağlı olduğu sürece, birileri sisteme izinsiz girip ev hayatımızı gözetleyebilir.

Apple, Microsoft, Sony, Vuzix, Oakley ve Baidu’nun da kendi gözlük ekranlarını geliştirdiğini düşündüğümüzde eşyaların internetinin pek iç açıcı bir gelişme olmadığını görüyoruz. Yazılımlar bir yana, sattıkları donanımın bile mülkiyetini vermek istemeyen, ancak kendi fikri mülkiyet haklarını doğal hukuku çiğneyerek korumaya çalışan şirketler; mahremiyeti ve özel hayatın gizliliğini sağlamak açısından topluma güven vermiyor.

 

Google ve diğer şirketler reklam gelirleri için bizi izinsiz takip etmeye bayılıyor. Bütün bir online davranışsal reklamcılık sistemi (OBA) bunun üzerine kurulmuş durumda. OBA aynı zamanda, Türk şirketlerinin reklamlarını data olarak satan veri simsarları tarafından da kötüye kullanılabilir. Örneğin Instagram, size haber vermeden, sizin veya şirketinizin Instagram’daki fotoğraflarını reklamverenlere satabilir ve onlar da Instagram ile Facebook’taki kendi reklamlarında sizin görsellerinizi kullanabilirler. Bu ne demek? Reklam üzerinden reklam yaparak, Türkiye’nin ve diğer ülkelerin reklam pastasını ele geçirmek demek.

Phorm gibi oluşumlar da yurtdışından giriş yapılan web arama motorlarında rakip firmaların reklamlarının gösterilmesini sağlayan bir haksız rekabet sistemi kuruyor. Türk Telekom’un TTNET Gezinti.com sitesi üzerinden Türkiye’nin internet omurgasına çaktığı Phorm adlı izinsiz takip sistemi, bizi gözetlemekten çok işte bu reklam pazarından gelir elde etmeyi amaçlıyor.

Tabii çokuluslu şirketler böylece hem reklamdan hem de veri simsarlığından, yani kişisel verilerin satışından para kazanıyor (Hatta denetime tabi olmayan kuralsız veri simsarlığının, yakında borsa spekülasyonun yerine geçeceğini ve dünyanın baş yolsuzluk ve yağma aracı olacağını da söyleyebiliriz). Şirketler bilgilerimizi istihbarat örgütleriyle paylaşarak aslında devletlere de göz kırpıyor. Devletlere sen veri yağmasına izin ver ben de karşılığında internet kullanıcılarını takip etmene yardım edeyim, böylece siyasi muhaliflerini fişlersin diyorlar.

 

312328_515983575111225_615995876_nStriptiz barlarda yasaklandı, kumarhanelerde de yasaklanır

Sözün özü, Google Glass’ı özel hayatınızla ilgili bir konuda internete girerek kullanmanızı tavsiye etmem. Tabii Google Glass’ı aktif internet bağlantısı olmadan kullanabileceğimizi de sanmıyorum. Kurnaz Google ve kurnaz striptiz barlar!

Evet, Las Vegas’taki Sapphire Gentlemen’s Club, müşterilerin Google Glass kullanmasını yasakladı. Sebebi belli: Millet sinemaya, striptiz kulübe, kumarhaneye gidip çekim yaparsa film yapımcıları iflas eder ve kumarhaneler kapanır. Kumarhaneler Google Glass kullanarak hile yapan kumarbazlarla başa çıkamazlar ve korsan film olayı Google Glass ile patlar, Hollywood ile striptiz barları bitirir.

 

Bütün bunlara Google Glass kullanan kişilerin sokakta bizi ne zaman kameraya aldıklarını bilemeyeceğimizi ve yurdum insanının kısa etekli bayanların peşinden koşabileceğini eklersek, eşyaların internetinin herkesi bir parça endişelendirmesi gerektiğini görebiliriz.

Yalnız teknoloji bir antagonizm alanıdır: Google Glass insan uygarlığının ilerlemesine katkıda bulunacak, hayatımızı kolaylaştıracak ve insanların organik bilgisayara dönüşme sürecini hızlandıracak. Ben de Google Glass’ı kısmet olursa Türkiye’de çıkar çıkmaz alacağım.

Yine de yukarıda sıraladığımız örneklerde, “eşyaların internetinin” mahremiyeti korumak için yeni yasal düzenlemeler gerektirdiğini görüyoruz. Her zamanki gibi yapmamız gereken, özel hayatın gizliliğinin devlet güvenliği veya şirket çıkarları gerekçesiyle ihlal edilmesini önlemektir. Bu nokta, internette para ödeyerek yayınladıkları online reklamlardan rakip firmaların para kazanmasını önlemek isteyen yerel şirketlerimiz için de geçerli.

 

 

Camdan bakınca ne görüyorsunuz?

 

 

 

Yazılım geliştiricileri için Google Glass’ta kod yazma deneyimi

 

 

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*