Dünyanın en eski göktaşı kraterini buldular >> 3 milyar yıllık çarpışmadan kalan 100 kilometre genişliğindeki krater Grönland’da

Dünya’nın en eski kraterini bulmanın nesi marifet? Dünya’ya çarpan asteroitlerin açtığı kraterleri bulmaktan kolay ne var? Arazideki büyük çukurlara bakarız, olur biter! İlk bakışta böyle düşünebilirisiniz ama gerçek öyle değil.

Gerçekte Dünyamız jeolojik olarak aktif… Yanardağlar ve depremler var. Kıtalar kayıyor, milyonlarca yıllık sürelerde yer değiştiriyor. Yağmur yağıyor, rüzgâr esiyor, akarsular ve denizler gezegenin çehresini değiştiriyor. Kısacası, eski kraterlerin izleri birkaç yüz milyon yılda ortadan kayboluyor. İşte buna rağmen 3 milyar yaşındaki Dünya’nın en eski kraterini bulmak büyük başarı. 🙂

 

deepimpact-spix-lgİşin ilginci bu krateri kimse araziye çıkıp bulmamış. Evet, gidelim dünyanın neresinde hangi çukurlar var, toprağı kazıp araştıralım dememişler. Tersine, Dünya’nın en eski kraterini, Kopenhag’daki ofisinde otururken bilgisayarında haritaları inceleyen bilim adamı Adam Garde bulmuş. Evet, oturduğu yerde bulmuş.

Çünkü kraterleri bulmak için çukurlara bakmak zorunda değiliz. Aslında, kraterlerin çoğu doğa şartları ve afetler nedeniyle aşınıp yok olduğundan, bunları bulmanın en güvenilir yolu eski toprak katmanlarındaki nikel ve platin gibi metallere bakmaktır. Her ne kadar Dünya’nın 1220 kilometre çapında katı bir demir-nikel çekirdeği olsa da bu nikel, kıtaları ve okyanus tabanını oluşturan kayalardan (silikattan) daha ağır olduğu için gezegenimizin merkezine batmıştır.

 

Bu yüzden, Dünya kabuğundaki toprak katmanlarında platin, iridyum veya nikel gibi madenler bol bulunuyorsa, bu bolluğun artık üstü örtülü eski bir krateri açmış olan büyük bir göktaşından kaynaklandığına hükmederiz… Adam Garde de bilgisayarında bunu inceliyordu. Buna göre, en eski krater Batı Grönland’da bulunuyor. Tabii Dünya’da kıtaların kaymakta olduğunu ve Dünya kabuğunun 3 milyar yıl önce de tektonik olarak aktif olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Bugün Grönland, Kuzey Kutup dairesinde olabilir ama 3 milyar önce bu çarpışma gerçekleşirken kim bilir neredeydi? Belki de Grönland bir ada bile değildi ve tersine, antik bir kıtanın iç kesimlerinde yer alıyordu. Ancak eski kraterler nerede olursa olsun, Ruslar bu aralar göktaşı işini çok ciddiye alıyor.

 

Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitry Rogozin, geçenlerde Çelyabinsk’teki Çerbakul Gölü’ne düşen göktaşından oldukça etkilenmiş görünüyor!

Bildiğiniz gibi bu göktaşı patladığında, şehir merkezinde camların kırılmasına yol açan büyük bir şok dalgası oluşturmuş ve çok sayıda kişinin yaralanmasına sebep olmuştu. Rogozin de bu yüzden Dünya ülkelerinin bir araya gelerek, gezegenimize çarpacak asteroitleri uzayda vurması için bir savunma sistemi kurulmasını istiyor. Rogozin’e göre göktaşları, asteroitler ve kuyrukluyıldızlar insanlığın ortak düşmanıdır…

Artık Ruslar akıllandı mı demeliyiz, yoksa Kapitalist düşmanlarını (!) Kuyrukluyıldızlarla mı değiştirdiler bilemiyorum… Bir yandan, Rusların asteroit çarpışmalarının önemini kavraması ve insanoğlunu ortak bir tehlikeye karşı birleşmeye çağırması güzel bir şey. Ne de olsa Amerikalılar Irak’ta imparatorlukçuluk oynarken; uzayda rüşvet veremeyecekleri, iktidardan deviremeyecekleri ve öldüremeyecekleri bir asteroit tehlikesi olduğunu unutmuş görünüyorlar.

 

 

Çelyabinsk meteoruÖte yandan, Rusların tüm sorunlarını nükleer bombalarla çözme merakı, 60 yıldır süren bu sakatlık beni güldürüyor.

Nükleer silahların tehlikeli asteroitleri yok etmek için yetersiz olduğunu biliyoruz. Bir asteroitin yüzeyinde bomba patlatırsak, ancak 100 metre derinliğinde ve 400 metre genişliğinde bir krater açabiliriz. Amerikalılar bunu Nevada çölünde, “nükleer silahlarla inşaat için hafriyat çalışması yapmak” gibi bir çılgınlık amacıyla 1962 yılında denediler (Hiçbirinin aklına insanların radyoaktif temeller üzerine kurulu bir apartmanda oturmayacağı gelmedi — Storax Sedan Krateri).

Sözün özü, asteroitleri nükleer silahlarla küçük parçalara ayırmak istiyorsak, Bruce Willis’in Armageddon filminde olduğu gibi hedef asteroite bir robot yollamalı, orada bir çukur açmalı ve bombayı asteroitin merkezine yerleştirmeliyiz. Ancak içeriden gelen bir patlama asteroiti parçalayabilir. Üstelik bir asteroit kayadan değil de demir veya nikelden oluşuyorsa, onu parçalamak daha zordur.

 

 

images (2)Elbette bir asteroiti 1000 parçaya ayırıp tuzla buz etmek de pek iyi bir fikir değil. Tek bir büyük asteroit Dünya gezegenindeki hayatın sona ermesine yol açabilir… Ama 1000 asteroit de Dünya’nın şehirlerini 1000 adet atom bombası gibi vurursa, yine uygarlığın sonu gelir ve bir tür nükleer kışa gireriz.

Akıl kârı olan, asteroitlerin yönünü değiştirmektir. Bugün elimizde asteroitlerin yolunu değiştirecek kadar güçlü roket motorları yok. Zaten bu motorları asteroite taşıyıp oraya monte etmek de para ve zaman açısından pratik değil. Oysa asteroitleri bize çarpmadan 20-30 yıl önce tespit edersek, bu asteroitlere “kütle sürücüleri” taşıyabiliriz.

 

Kütle sürücüleri dev kazı makinelerine benzer, asteroitin yüzeyini kazarak çıkan hafriyatı uzaya atar. Bu da asteroitin kütle kaybederek hafiflemesine neden olur. Sonuçta asteroitler Güneş’in ve Dünya’nın çekimine kapılarak üstümüze geliyorlar. Asteroitin kütlesini hafifletirsek rota değiştirmesini sağlamış oluruz. Asteroitlerin yolunu değiştirerek Dünya’ya çarpmalarını önlemek en akılcı çözümdür.

Ancak, Güneş Sistemi’nin en eski kraterlerini 3,5–4 milyar yıldır bozulmamış haliyle görmek istiyorsanız, internette Ay’ın fotoğraflarına bakmanızı veya gece göğünü teleskop ya da dürbünlerle tarayabilirsiniz. Ay’da atmosfer olmadığı, hava olayları yaşanmadığı ve Ay kabuğu yer değiştirmediği için, eski kraterler milyarlarca yıldır aynen korunmuştur.

 

 

0000421283Rusya Çelyabinsk olayında 1200 kişinin kırılan camlardan yaralanması, 50 kişinin hastanelik olması ve 33 milyon dolarlık maddi hasar meydana gelmesi elbette üzücü bir şey… Ama bu nükleer bombalama mantığıyla Allah Ruslara akıl versin demek geliyor içimden ya da Hopdediks’in dediği gibi: “Bu Romalılar kafayı yemiş!”

 

Aslında bilim adamları asteroitlerin Dünya’ya çarpmasını önlemek için yeni bir sistem önerdiler ama bunu başka bir yazıda anlatacağım. Bu arada, Çebarkul Gölü’ne düşen göktaşının havada uçarken çekilen video kayıtlarını aşağıda izleyebilirsiniz. Kimsenin başına düşmesin!

 

Çelyabinsk, Çebarkul Gölü Göktaşı Çarpışması, Rusya:

 

 

 

 

 

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*