Dokuzuncu Gezegen Güneşi 6 Derece Çarpıttı

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptünDokuzuncu gezegen Plüton’du; ama 2006’da yeni gezegen tanımına uymadığı için rütbesi indirilip cüce gezegen oldu. Öte yandan, astronomlar hem Güneş’in ekseninin hem de Plüton ve ötesindeki cüce gezegenlerin yörüngesinin çarpık olduğunu fark ettiler. Böylece gerçek 9. gezegen avı başladı.

Güneşi 6 derece çarpıttı

Güneş Sistemi’nin bugünkü şeklini ve gezegenlerin mevcut yörüngelerini dokuzuncu gezegen olmadan açıklamak gittikçe zorlaşıyor.

Örneğin, Plüton ve ötesindeki cüce gezegenlerin neden diğer gezegenler gibi Güneş ekvatoruna neredeyse paralel bir düzlemde dairesel olarak dönmek yerine, eğik ve eliptik yörüngelerde döndüğünü açıklamak için yaklaşık Neptün boyunda dokuzuncu gezegen gerekiyor. Güneş’in 6 derece çarpık olması da buna dahil.

İşte bu yüzden yaklaşık Neptün boyundaki 9. gezegenin Plüton’un ötesindeki uzak, soğuk ve karanlık bir dünya olduğu düşünülüyor.

İlgili yazı: Güneş Sistemi’ndeki Kayıp 9. Gezegen ve Kardeşleri

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Neptün benzeri uzak, soğuk ve karanlık bir gezegen.

 

Güneş çarpılır mı?

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in kütlesi bile bize hayat veren yıldızımızın yanında küçük kalır. Jüpiter kütlesi Dünya’nın 317,83 katı. Güneş kütlesi ise Jüpiter’in 1047,56 katı! Buna rağmen, Güneş’e bakınca eksen eğikliğinin 6 derece olduğunu görüyoruz (Dünya’nın eğikliği 23,4 derece).

Dünya’nın kendi çevresinde topaç gibi dönerken yalpalamasını ve eksen eğikliğinin yaklaşık 23 derece olmasını diğer gezegenlerin varlığıyla açıklamak kolay: Jüpiter ve diğer gezegenler Dünyamızın tek başına olsa yan yatmasına sebep olacak rezonans dengesizliklerine yol açıyor.

Şansımıza, bize göre büyük ve ağır uydumuz Ay, uzay çapası gibi işleyerek Dünya’nın yan yatmasını önlüyor. Hatta gezegenimizin çok hücreli hayatı destekleyecek kadar uzun süreler boyunca kendi çevresinde fazla yalpalamadan ve dengeli bir şekilde dönmesini Ay’a borçluyuz.

Öte yandan, Güneş Sistemi’ndeki bütün gezegenleri toplasak ağırlıkları Güneş’in binde biri etmez. Öyleyse dokuzuncu gezegen Güneş’in eksenini nasıl 6 derece çarpıtmış olabilir?

İlgili yazı: İnternetinizi uçuracak en iyi 10 modem

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

İşte dış cüce gezegenlerin yörüngelerini böyle çarpıtıyor. Sarı halka dokuzuncu gezegen yörüngesi. Kendisi de eliptik bir yörüngede dönüyor.

 

Hileli soru

Evet, Arşimet bana büyük bir kaldıraç ve sağlam dayanak noktası verin, sizin için Dünya’yı yerinden oynatayım demiş. Ancak, dokuzuncu gezegen Güneş’i yerinden oynatamayacak kadar hafif kalır. Bununla birlikte diğer gezegenleri yerinden oynatabilir.

Biz de Dünya’dan bakınca Güneş’in 6 derece eğik olduğunu sanıyoruz; ama aslında Dünya ve diğer gezegenler Güneş ekvatoruna 6 derece açıda olan bir yörünge düzleminde dönüyor. Kısacası dokuzuncu gezegen Güneş’i çarpıtmadı, fakat gezegenlerin yörünge düzlemini çarpıttı.

İlgili yazı: En Yakın Yıldızda Dünya Benzeri Gezegen

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Dünya’dan 10 kat büyük kütlesi var. Neptün kütlesi Dünya’nın 17 katı ve sağda Neptün görünüyor. Bu gezegen süper dünya olamayacak kadar büyük ve ağır. Mini Neptün olmalı.

 

En büyük sır

Astronomi tarihinin çözülememiş en büyük sırlarından biri Güneş’in neden 6 derece eğik olduğuydu. Şimdi bunu çözdüğümüzü düşünüyoruz. California, Pasadena’daki Caltech’te araştırmalarını sürdüren Elizabeth Bailey ve arkadaşları Astrofizik Dergisi’nde yayınlanacak araştırmalarında, “Bunun sebebi dokuzuncu gezegen” diyorlar.1

Öncelikle şunu belirtelim: Dokuzuncu gezegenin varlığını kesin olarak kanıtlamadık; ama Güneş bize göre 6 derece eğik olmasaydı bile, Plüton ve diğer dış cüce gezegenlerin eğik yörüngeleri, uzaklarda gizli bir dokuzuncu gezegen olma ihtimalini büyük ölçüde artırırdı. Bugün de Elizabeth Bailey bilgisayar simülasyonları ile bize yeni dolaylı kanıtlar sunuyor. Bu gezegeni yakından tanıyalım:

İlgili yazı: Başka Gezegenlerin Gözüyle Güneş

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

 

Kimlik kartı

Yeni gezegen Dünya’dan 10 kat büyük ve Güneş’ten en az 75 milyar km uzakta yer alıyor. Bu da Plüton-Güneş uzaklığının 12,72 ve Dünya-Güneş uzaklığının tam 500 katı! Ancak, Güneş Sistemi’ni 6 derece çarpıtmak için kaldıraç etkisi uygulayan bu gezegenin yörünge eğikliği de 6 derece sanmayın.

Yeni gezegen hem mini Neptün ağırlığında hem de yörünge eğikliği 30 derece olmalı. Yoksa kütlesi Güneş Sistemi’ni çarpıtmaya yetmezdi.

Şimdi diyeceksiniz ki “Ama hocam, Dünya gibi kayalık iç gezegenleri geçtik; Güneş Sistemi’nde Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün var. Yaklaşık Neptün boyunda olsa da tek bir gezegen koca sistemi nasıl çarpıtır?” Yukarıda ikincil sebebini verdim. Asıl sebebi ise uzayda yerçekimi olmaması:

Güneş Sistemi’ndeki gezegenleri yere doğru çeken bir güç olmadığı için uzaktan doğru açıyla etki eden yaklaşık Neptün büyüklüğündeki tek bir gezegen bile zamanla Güneş Sistemi’ni 6 derece kaydırabilir.

İlgili yazı: Dünya’da Eksen Kayması >> Buzların erimesiyle gezegenin eksenini 12 metre kaydırdık

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Güneş Sistemi’ni 6 derece çarpıttı.

 

Öyleyse dolaylı kanıt nerede?

Elizabeth Bailey ve ekibi bunun için bilgisayar simülasyonu yaptılar ve Plüton verilerine göre Neptün’den biraz küçük olması beklenen dokuzuncu gezegenin Güneş Sistemi’ni 6 derece çarpıtması gerektiğini buldular. Bu da gözlem verileriyle uyuşuyordu ve bize dolaylı kanıtlar sağladı.

Dokuzuncu gezegen neden çarpık?

Öyle ya: Dokuzuncu gezegenin yörüngesini kim 30 derece çarpıttı? Sonuçta Güneş Sistemi’ndeki 8 gezegen aynı düzlemde dönüyor; çünkü bu düzlem (zamanla oluşan 6 derecelik farkı saymazsak) 4,54 milyar yıl önce Güneş Sistemi’ni oluşturan gaz ve toz bulutunun doğal konumu.

Öyleyse en dışta ve en uzakta yer alan dokuzuncu gezegeni nasıl bir gökcismi etkiledi? Dokuzuncu gezegen en dış gezegense onu Güneş Sistemi’ndeki diğer sekiz gezegen etkilemiş olamaz. Zaten öyle olsa bizim yörüngemiz 6 derece çarpılacağına, 8 gezegen bir araya gelip dokuzuncu gezegeni hizaya getirirdi. 🙂

Ancak, makalenin ortak yazarlarından olan Doç. Dr. Konstantin Batygin konuya zekice bir açıklama getiriyor: 4,54 milyar yıl önce Güneş Sistemi oluşurken yakından geçen bir komşu yıldız, büyük kütlesi ile dokuzuncu gezegeni bir yandan 75 milyar km uzağa çekmiş ve diğer yandan da yörünge düzlemini 30 derece çarpıtmış olabilir.

İlgili yazı: Şemsiye Teleskop Starshade

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Düşük ihtimal; ama dokuzuncu gezegen 4,54 milyar yıl önce Güneş Sistemi oluşurken yakından geçen bir yıldızın Güneş çekimine kapılan dış gezegeni de olabilir. Sonda gönderip kimyasal bileşimine bakan ve büyük fark görürsek bunu anlarız.

 

Yıldızlar Güneş Sistemi’ni etkiliyor

Bilimkurgu romanlarında ve tıklama avcısı sözde bilim sitelerinde sürekli olarak “Katil gezegen Niburru geliyor veya soluk kırmızı cüce Nemesis yıldızı Güneş Sistemi’ni bozup Dünya’yı yok edecek” diye haberler okuyoruz. Elbette bunların hiçbiri gerçek değil. Ancak prensipte haklılar: Komşu yıldızlar uzaktan ve dolaylı olarak Güneş Sistemi’ni etkileyebilir.

Dokuzuncu gezegen kanıtlandı mı?

Batygin diyor ki “Dokuzuncu gezegen olduğunu kesin kanıtlamadık; çünkü hiç görmedik. Peki orada olduğundan emin miyim? Kesinlikle!” Bu durumda, bizden 75 milyar km uzaktaki soluk ve soğuk bir gezegeni nasıl görebiliriz? Korkmayın, bunun da bir çözümü var:

James Webb uzay teleskopu 2018’de fırlatılacak ve dev aynasıyla Dünya’dan bakıp komşu yıldızlardaki yakın dış gezegenlerin atmosferini inceleyerek yabancı dünyalarda hayat arayacak. Elbette keskin gözlü James Webb dokuzuncu gezegeni de 75 milyar km öteden görecek.

Tabii uzay çok büyük ve siz de bu yüzden “James Webb nereye bakacağını nasıl bilecek?” diye sorabilirsiniz; ama bilgisayar modelleri gezegenin uzaklığı ve yörüngesi hakkında bilgi veriyor.

Bunun için kuzey göğünde 400 derecekarelik bir alanı tarayacağız. Ancak bir sorun var: Bu gezegen bazı modellerde öngörüldüğü gibi Güneş’e iki kat, yani 150 milyar km uzaktaysa parlaklığı 25. kadire düşeceği için onu bulmak daha da zorlaşacak. James Webb bile soluk gezegeni görmekte zorlanabilir.

İlgili yazı: Kara delik arayan teleskop aragoskop

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Gezegenler hizalanınca yerçekimi rezonansı olacak ve Dünya’nın ekseni ile kıtalarını kaydırarak kıyamet kopartacak diyen uyduruk Hollywood filmlerinin ve sözde bilim sitelerinin artık senaryolarını gözden geçirmeleri gerekecek; çünkü dokuzuncu gezegen hiç hizaya gelmiyor! 😀

 

Hırsız Güneş (güncelleme)

Aslında Dünya’dan bu kadar uzakta büyük bir gezegenin bulunması elimizdeki güneş sistemi oluşum teorilerine aykırı. New Mexico Eyalet Üniversitesi öğrencisi James Vesper da bundan yola çıkarak 9. gezegeninin kökeniyle ilgili yeni bir teori geliştirdi.

Buna göre, Güneşimiz saklı gezegeni yakından geçen başka bir yıldızın yörüngesinden çalmış olabilir! Bu doğruysa komşu yıldız sistemleri arasında (özellikle de yıldızlar birbirine yaklaştığı zaman) gezegen değiş tokuşu olduğunu kabul etmemiz gerekecek.

Sonuçta Güneş’in çaldığı cüsseli 9. gezegen yeni yörüngesine yerleşirken, milyarlarca yıl önce Güneş çevresinde dönen ve eski bir gezegeni yerinden oynatıp uzaya savurmuş olabilir. Bu durumda serseri gezegen başka bir yıldızın yörüngesine girebilir veya sonsuza dek uzayda yalnız dolaşabilir.

Hayalet gezegen

Anlaşılan atalarımız Uçan Hollandalı efsanesini yaratırken haklıymış: Uzay boşluğunda milyonlarca yıl boyunca amaçsız dolaşan serseri gezegenler olabileceğini görüyoruz. Vesper bu teoriyi 150 ayrı bilgisayar simülasyonu ile geliştirdi. Geriye kayıp 9. gezegeni bulmak ve gizemi çözmek kalıyor.

İlgili yazı: Kızıl Nova: İkiz Yıldızlar 2022’de çarpışacak

dokuzuncu_gezegen-9gezegen-güneş-plüton-neptün

Kayıp 9. gezegen varsa, Güneşimiz bunu başka bir yıldızdan çaldıysa ve kayıp gezegen yerine yerleşirken Güneş Sistemi’nde bulunan eski bir gezegeni yerinden edip uzaya savurduysa elimizde çok ilginç bir olasılık var: Bu teoriyi ispatlamak için Güneş Sistemi’nin 9 gezegenle nasıl oluştuğunu gösteren bir simülasyon yapmamız gerek; çünkü elimizdeki oluşum simülasyonları sadece 8 gezegeni dikkate alarak yapıldı. Bu simülasyon işlerse eski gezegeni kovan yeni 9. gezegen senaryosu kanıtlanabilir. Gerçi 9. gezegen başka bir yıldızdan gelip Güneş yörüngesinde boş yere yerleşmiş de olabilir. Mevcut bir gezegeni kovması şart değil.

Ya bulamazsak?

Büyük sıkıntı olur; çünkü Güneş Sistemi’nin neden 6 derece eğik olduğunu ve neden Plüton ile diğer uzak cüce gezegenlerin çarpık yörüngelerde döndüğünü açıklayamayız. Elbette dokuzuncu gezegeni bulursak da sıkıntı çıkacak. 😉

Bugüne kadar Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunu gösteren teorilerimizde (örneğin, Jüpiter ve Satürn’ün zamanla Güneş’ten uzaklaşıp dış güneş sistemine nasıl göç ettiğini ve Uranüs’le Neptün’ü nasıl iyice uzağa ittiğini gösteren kuramlarda) köklü değişiklikler yapmamız gerekecek.

Bugüne dek hep 8 gezegene göre düşündük. Plüton’a 9. gezegen derken bile, çok küçük bir gökcismi olduğu için teorilerde onu pek hesaba katmıyorduk. Artık yaklaşık Neptün boyundaki dokuzuncu gezegeni de ele almamız gerekecek. Tabii bunlar bilim insanlarının en sevdiği konular; çünkü bize yeni keşiflerin kapısını açıyorlar.


1Solar Obliquity Induced by Planet Nine

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*