Büyük Keşif: Teknoloji İnsan İcadı Değil

Kuzeybatı Kenya çöllerinde kazı yapan bilim adamları 3,3 milyon yıllık yontma taş aletler buldu. Türümüz Homo sapiens 195 bin yıl önce ortaya çıktığına göre, bu aletler bizden ve hatta ilk taş aletleri ürettiği sanılan 2,5 milyon yıllık Homo habilis’ten (becerikli insan) çok daha eski.

Nitekim 2012 yılında World Science Festival kapsamında düzenlenen “Neden geriye sadece biz kaldık?” paneline katılan antropolog Alison Brooks, insan türünün ilk başlarda pek bir şey icat etmediğini söylemişti. Brooks’a göre, ilk yıllarda atalarımızdan sadece biraz daha becerikli ve şanslı olduğumuz için hayatta kalmayı başardık.

Dil yetisi ve bilinçli düşünme bile insan türüne özgü değil. Bunları da atalarımızdan aldık, ama evrim sürecinde insanlar daha gelişmiş bir beyne sahip oldukları için daha karmaşık bir dil geliştirdiler.

Stony Brook Üniversitesi araştırmacılarının bulduğu en eski taş aletler de bunu gösteriyor. İnsanlar 100 bin yıldır yeni şeyler icat ediyor. Bundan önce ne kullandıysak atalarımızdan öğrendik ve son keşfedilen taş aletler de bugüne kadar elimizde olanlardan 700 bin yıl daha eski.

Neandertahal-03Arkeoloji sil baştan

Stony Brook Üniversitesi’nden Sonia Harmand ve meslektaşları Nature dergisinde yayınlanan son makalede dünyanın en eski yontma taş aletlerini bulduklarını açıkladı.

3,3 milyon yıllık kalıntıların 195 bin yaşındaki Homo sapiens sapiens’ten, yani türümüzden çok daha eski olduğunu söyleyen Harmand, “Arkeoloji tarihini baştan yazmak gerekiyor” dedi.

“Bu beklenmedik buluş atalarımız olan insangillerin davranışında bilinmeyen bir dönemi aydınlatabilir ve insan beyninin zamanla gelişerek nasıl bilinç kazandığını anlamamızı sağlayabilir. Çünkü insan bilincinin evrimini sadece fosillere bakarak anlayamayız. Bunun için hangi taş aletleri ne zaman icat ettiğimize, yani ilkel teknolojinin gelişimine bakmamız gerekiyor.”

BizimkilerBizimkiler

Bilim adamları aralarında insan türü ve en yakın akrabalarımızın da yer aldığı diğer soyu tükenmiş türleri insangil alt familyasına dahil ediyor. 2000’lere kadar antropologlar taş aletleri Homo cinsinin geliştirdiğini sanıyordu (insan türünün ait olduğu cins).

Oysa son buluş, yontma taş teknolojisinin insan icadı olmadığını gösteriyor. Bu teknolojiyi 3,3 milyon yıl önce yaşamış olan uzak kuzenlerimiz icat etti. İnsan türü ise bildiklerini atalarından devraldı ve bugüne kadar getirdi.

Peki ilk taş aletler kimin eseri?

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz, ama bir tahminimiz var: 3,3 milyon yaşındaki Kenyanthropus platytops. Bu türe ait bir kafatası 1999 yılında, taş aletlerin bulunduğu yerden 1 km uzakta toprak altından çıkarılmıştı. Ardından, birkaç yüz metre ötede bir diş ve kafatası kemiği bulundu. Sonra da kazı alanına 100 metre uzakta hangi türe ait olduğu bilinmeyen bir diş ortaya çıkarıldı.

Taş aletlerle Kenyanthropus platytops fosilinin aynı yaşta olması, ilk taş aletleri bu türün geliştirmiş olabileceğini gösteriyor. Ancak durum karışık, çünkü Kenyanthropus platytops türünün insangiller arasında hangi oymağa ait olduğunu bilmiyoruz. Homo cinsinden 500 bin yıl daha eski olan bu insangil büyük ihtimalle doğrudan atamız bile değil, soyu çoktan tükenmiş olan uzak bir kuzenimiz.

Tabii bu söylediklerimiz de bir spekülasyon. Belki de taş aletleri Kenyanthropus platytops değil de daha uzak akrabamız olan ve kabaca gorillere benzeyen Australopithecus afarensis icat etti veya işin içinde hiç bilmediğimiz başka bir tür var.

Kenya_stone_tools_01Taş aletlerin yaşını nasıl anladık?

Radyoaktif tarihleme yöntemiyle. Ancak karbon-14 yöntemini kullanmadık, çünkü bu organik tarihleme tekniği karbon-14 izotoplarının yarı ömrünün kısa olması nedeniyle o kadar eskiyi ölçmeye izin vermiyor.

Ancak Kenya konusunda şanslıydık, çünkü bölgeyi kaplayan volkanik küller yarı ömrü uzun olan Argon izotopları içeriyordu. Bu da daha eski tarihlere uzanmamızı sağladı.

Yine de bu yöntem Rutgers Üniversitesi’nden Chris Lepre ve makaleye katkıda bulunan meslektaşı Dennis Kent (Columbia Üniversitesi Lamont-Doherty Yer Gözlemevi) için yeterli değildi. İki çalışma arkadaşı, 3 milyon yıldan eski taş aletler için daha kesin bir tarih vermek üzere toprak altındaki minerallerin manyetik özelliklerini de incelediler.

 

homo habilis 3Sonuçta Dünya’nın manyetik alanı düzenli aralıklarla tersine dönüyor ve pusulanın güney kutbunu gösterdiği bu dönemlerin milyonlarca yıllık geçmişi iyi biliniyor. İşte bu kayıtlardan yola çıkan ve topraktaki mineralleri manyetik kutuplanma özelliklerine göre karşılaştıran bilim adamları, yontma taş aletleri 3,33 ila 3,11 milyon yıl öncesine tarihlediler.

Buna ek olarak Lepre’nin eşi ve makalenin ortak yazarlarından Rhoda Quinn (Rutgers Üniversitesi), topraktaki diğer karbon izotoplarını analiz ederek hayvan fosilleriyle karşılaştırdı. Bu da araştırmacıların bölgedeki eski bitki örtüsü hakkında bilgi edinmesini sağladı.

1374795539_mxoJLjRUSZCvbC8HH8uL_homosapiensBüyük sürpriz

Bilim adamları 3 milyon yıl önce bölgenin ağaçlar ve çalılarla kaplı olduğunu buldular. Bu büyük bir sürpriz oldu. Çünkü bugüne kadar teknolojinin dik yürüyen insanların ellerinin serbest kalması ile geliştiğini sanıyorduk. Bunun sebebini de ağaçların kurumasına ve boş araziye inen atalarımızın uzun otlar arasında önünü görmek için ayağa kalkmasına bağlıyorduk.

Oysa son buluşla öyle olmadığını anladık: 3 milyon yıl önce burası yarı ormanlık araziydi, çevrede önünü görmek için ayağa kalkmayı gerektiren yüksek otlar yoktu ve taş aletlerin icadının Doğu Afrika’nın kuraklaşmasıyla bir ilgisi bulunmuyordu.

İnsanlar taş aletleri kurak Afrika çayırlarında hayvan avlamak için üretmemişti. Aslında taş aletler insan icadı değildi. Yontma taş teknolojisini insanların ataları olan insangiller geliştirmişti.

sn-stonetoolsNeden icat ettiler?

Turkana Havzası Enstitüsü’nde çalışmalarını sürdüren ve makaleye katkı yapan Jason Lewis’e göre bunun sebebi leş yiyicilik. Atalarımız o zamanlar hayvan avlamıyor, ama hayvan leşlerini fırsatçı çakallar gibi değerlendiriyordu. Taş aletleri de hayvanların derisini yüzmek ve etini parçalamak için kullandılar.

Gerçi 4 Mart 2015’te Etiyopya’nın Afar bölgesinde bulunan kısmi alt çene kemiği Homo cinsinin 2,8 milyon yıl önce ortaya çıktığını gösteriyor. Ancak bu buluş Homo cinsinin yontma taş teknolojisini geliştirmiş olması için yeterli değil, çünkü elimizdeki taş aletler insanlardan daha eski.

 

Homo-erectus-530x397Ayrıca, Etiyopya’nın Dikika bölgesinde bulunan 3,39 milyon yıl yaşındaki hayvan kemiklerinde görülen kesik izleri de yontma taş aletlerin sanıldığından daha eski olabileceğini gösteriyor. Henüz o kadar eski aletler bulmadık ama her an bulabiliriz.

Yalnız ilginç bir durum var: 3,39 milyon yıl önce hasarlı kemiklerin bulunduğu o yörede Australopithecus afarensis yaşıyordu. Dolayısıyla taş aletler o kadar eskiyse bunları ancak Kenyanthropus platytops’un atası (?) olan Australopithecus afarensis veya çağdaşları icat etmiş olabilir.

Her durumda araştırmacılar 3,3 milyon yıllık bu taş aletlerin başka aletler üretmek için kullanıldığını düşünüyor. Bu da alet yapmak ile alet kullanmak arasındaki farkı gösteriyor. Yoksa şempanzeler de ormandaki kabuklu yemişleri kırmak için yerden taş alıp kullanıyor, ama bu şempanzelerin alet yaptığı anlamına gelmiyor.

İnsan beyninin evrimi

İnsangillerin 3,3 milyon yıl önce taş aletler yapmaya başlamış olması, insan beyninin ve omuriliğin de milyonlarca yıl önce ellerimizi bu tür işlerde kullanacak kadar geliştiğini gösteriyor. Ancak bu bilim adamlarının elindeki tek çarpıcı buluş değil.

Lepre ile Kent 2011 yılında beklenmedik bir keşif yapmış ve insan türünün atalarından olan Homo erectus’un 1,8 milyon yıl önce sanılandan çok daha gelişmiş taş aletler ürettiğini göstermişti (Homo erectus bu gelişmiş teknolojiyi öngörülenden 300 bin yıl önce kullanıyordu!).

Anlaşılan henüz bu işin başındayız ve insangillerin son 6 milyon yılda ortaya çıktığı Doğu Afrika’da daha eski yontma taş aletler buldukça insanlık tarihini defalarca baştan yazacağız. Buna da şaşırmamak lazım, sonuçta kendimizi yeni yeni keşfediyoruz. 🙂

Dünyanın en eski taş aletleri

Atalarımızın soyu tükenirken biz nasıl hayatta kaldık?

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*