Androıd 8 Yaşında >> 10 Resimde Mobil Androıd Tarihi

android-android_tarihi

Linux tabanlı Android 5 Kasım 2007’de doğdu ve açık kaynak modeliyle dünyanın önde gelen iki mobil işletim sisteminden biri oldu. Ancak Google bu başarıyı bir gecede yakalamadı. Android ünlü olmadan önce zor zamanlardan geçti ve Google bu sırada sektörün geleceğine yön veren yeni tecrübeler edindi. Bu yazıda Android’in kısa ama dopdolu tarihine bakıyoruz.

1. Cupcake (Androıd 1.5)

android-android_tarihi

Dünyanın Android kullanan ilk akıllı telefonu olan HTC Dream (Amerika’da bilinen adıyla T-Mobile G1) çoktan tarihe mal oldu. Ancak, Android 1.5 Cupcake halk arasında tanınan ilk sürüm olsa da genç Android HTC Dream’e ulaşana kadar birçok beta sürümünden geçti.

O yıllarda dokunmatik ekranlar gerçekten uzay, pardon iPhone teknolojisiydi. Android ilk kez bu sürümde üçüncü taraf sanal klavyeleri ve dolayısıyla dokunmatik ekranları desteklemeye başladı. Aynı zamanda HTC Dream’deki videoları Youtube’a ve Google’ın eski fotoğraf albümü Picasa’ya yükleyebiliyorduk. Yine ilk “widget”larımızla bu sürümde tanıştık!

İlgili yazı: Telefon pil ömrünü uzatmanın 5 yolu

 

2. Donut (Androıd 1.6)

android-android_tarihi

Android Donut, Palm akıllı telefonları iflasa götüren işletim sistemi oldu. Daha sonra HP Palm şirketini satın aldı, ama ne Donut’ın rakibi Palm Pre ne de daha sonra piyasaya çıkacak olan Palm Pre 2 Android’le rekabet edebildi.

Bu güncelleme ile evrensel Google araması, metin okuma özelliği ve SIM kart yerine CDMA desteği geldi. Tarihler 1 Kasım 2009’u gösteriyordu.

 

3. Eclaır (Androıd 2.0)

android-android_tarihi

Bu sürümde Android kameralarına flaş desteği, dijital zum ve beyaz dengesi gibi özellikler geldi. Kullanıcılar ise en çok canlı duvar kağıtlarını sevdi, ama bunun hızla pil tükettiğini öğrenmeleri uzun zaman almadı.

Google klavyesi de artık telefon rehberindeki kişilerin adını otomatik olarak tamamlayabiliyordu. Android tarihinin en büyük güncellemesi değil, ama kesinlikle en tatlı güncellemesiydi. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi ismini hep tatlılardan alan Android’in bu sürümü “ekler”di. 🙂

 

4. Froyo (Androıd 2.2)

android-android_tarihi

Sevgili Froyo, sen kullandığım ilk Android sürümüsün. Seni HTC HD2 Windows Mobile 6.5 telefonuma kurdum. Telefonda üretim hatası vardı ve sen de ana kartın aşırı ısınarak tekrar başlamasına neden oluyordun, ama Android kullanan ilk telefonu üreten HTC elbette Android’den nefret etmemi sağlayamazdı.

Froyo bugünkü Android sürümlerine göre sık sık çöküyordu, çünkü o yıllarda Android’i gerçekten sorunsuz kullanacak bir donanım bulmak zordu ama Froyo diğer sürümlerden gerçekten daha hızlıydı. Türkiye de Android’le Froyo ile tanıştı ve Android ilk kez bu sürümde bitmiş bir ürün izlenimi vererek tüketicinin kalbine yerleşti.

Örneğin Android kendi başlat çubuğunu bu sürümde kazandı, telefon aramayı açan kısayol düğmesi bu sürümde ekranın altına yerleşti. Keza uygulama kısa yollarını ekranın altına sabitlemek de bu sürümle mümkün oldu (uygulama çekmecesi).

 

5. Gıngerbread (Androıd 2.3)

android-android_tarihi

2010’da gelen bu sürümde, Google yeni özellikler yerine işletim sisteminin grafiklerine ve dış görünüşüne odaklandı. Ancak sistemi hızlandırmaya devam etti ve birkaç yeni özellikle de ekledi. Buna NFC desteği, çok yararlı bir indirme yöneticisi ile kopyala ve yapıştır geliştirmeleri dahildi.

Bu sürüm aynı zamanda Sony ve HTC gibi üreticilerin kendi hantal Android sürümlerini geliştirdiği yıl oldu. Android’in yaygınlaşması için bu gerekliydi, ama telefon üreticilerinin kendi gömülü uygulamalarını yerleştirmesi akıllı telefonların tekrar yavaşlamasına neden oldu. Stok Android sürümü ise Google Nexus S, Nexus One ve T-Mobile G2 gibi birkaç telefonla sınırlı kaldı.

Türkiye’de Android güncelleme belası da yine bu sürümde başladı. Ürün güncellemeleri için hem Sony Ericsson gibi bir telefon üreticisinin hem de telefonu taahhütlü almışsak Vodafone gibi bir operatörün keyfini beklememiz gerekiyordu. Ta ki 2014’te anında güncellenen Android One gelene kadar.

 

6. Honeycomb (Androıd 3.0)

android-android_tarihi

Bu sürümün de kalbimde yeri ayrıdır. Çünkü sadece Android tabletler için tasarlanmıştı ve 2011’de aldığım ilk tabletim olan Asus Eee Pad Transformer’da bu sürüm kullanılıyordu. Honeycomb büyük ekranlar için birkaç görsel iyileştirme ve Google’ın deyişiyle “holografik” arayüz getirdi.

 

7. Ice Cream Sandwıch (Androıd 4.0)

android-android_tarihi

Bu sürümü HTC Desire HD telefonuma root atarak kullandım. ICS’nin en büyük özelliği donanım tuşlarının tümüyle kaldırılmasına destek vermesiydi (eylem çubuğu ve son kullanılan uygulamalar düğmesinden söz ediyorum). Ya, onsuz nasıl yapmışız biz?

İkinci büyük özelliği ise tabletler için geliştirilen Honeycomb ile akıllı telefon Android sürümlerini birleştirmesiydi. Dondurmalı sandviç adını da buradan alıyor. Ayrıca bu sürüm akıllı telefonların ilk kez laptop işlemci gücünü yakaladığı bir dönemde çıktı. ICS o kadar yenilikçiydi ki Froyo’dan sonra en kapsamlı güncelleme unvanını aldı.

 

8. Jelly Bean (Androıd 4.1)

android-android_tarihi

Android 4.2 Jelly Bean’i Samsung Galaxy S4 telefonumla kullandım ve çok beğendim. Ayrıca Türkiye’de Siri benzeri kişisel dijital asistan özelliği kapalı olsa da Google Now uygulamasıyla bu sürümde tanıştık. Android ilk kez sesli aramayı düzeltmiş, ekran bildirimlerine çekidüzen getirmiş ve açılır menüyü zenginleştirmişti.

Bu sürüm Android telefonların iPhone’la gerçekten rekabet ettiği ilk sürümdü. Ayrıca ana ekranda widget boyutunu ayarlamak ve widget bileşenlerini ekranda istediğimiz gibi sürükleyip bırakmak da mümkündü.

 

9. KıtKat (Androıd 4.4)

android-android_tarihi

Kitkat güncellemesi 1 yıldan uzun bir süre sonra 2013 yılında, Cadılar Bayramı’nda, Nexus 5’e geldi. Google Now artık kullanıcılar sormadan önce ne istediklerini tahmin etmeye başlamıştı. Hangouts anlık mesajlaşma uygulamasına nihayet SMS gönderme desteği gelmişti.

Ancak en önemlisi KitKat’ın işletim sisteminin RAM ihtiyacını azaltması ve sadece 512 MB RAM içeren cihazların bile sistemi kullanmasına izin vermesiydi. Ancak Galaxy S4 gibi çok sayıda gömülü uygulama içeren akıllı telefonlar birkaç güncellemeden sonra 2 GB RAM’i bile tüketiyordu. Hatta Samsung bunu insanları daha hızlı yeni telefonlar almaya zorlamak için taktik olarak kullanıyordu.

Peki sonucu ne oldu? Google Nexus’lar yerine gömülü uygulama barındırmayan derli toplu Android One sürümünü geliştirdi (takvimler 2014’ü gösteriyordu). Android One, Android’in stok sürümüne çok yakın bir işletim sistemi olarak öne çıktı.

Özellikle ilk kez Android’le tanışanlar için geliştirilen Android One hemen hiç gömülü uygulama içermiyordu. Ancak bu sürümün gerçek gücü bellek yönetimini geliştirerek pil tüketimini azaltan Lollipop’la ortaya çıktı.

 

10. Lollıpop (Androıd 5.0)

android-android_tarihi

Bugün modern Android dediğimizde anladığımız şeyi yaratan sürüm bu. Lollipop tıpkı Ice Cream Sandwich gibi Android’i baştan yarattı desek yeridir. İşletim sistemi temasını değiştirmenin yanı sıra birçok yeni özellik ekledi.

Bunların arasında pilden tasarruf etmeyi sağlayan uyku modu ve ekran bildirimleri üzerinden uygulama reklamı yapmaya izin veren güncelleme de bulunuyor (bu özellik mobil reklamlara yepyeni bir kanal getirdi).

Ancak bana göre Google’ın en akıllıca kararı ekran bildirimlerinde tweetler gibi sosyal ağ iletilerini göstermeme seçeneğini ekleyerek çapkın kullanıcılara aşk hayatını gizleme imkanı vermesiydi. 🙂 Bunun dışında tüm bildirimleri sessize alma özelliği de geceleyin telefonun sesini kısmadan rahatça uyumamıza imkan veriyordu.

 

Bonus: Marshmallow (Androıd 6.0)

android-android_tarihi

General Mobile Android One telefonumda kullandığım sürüm bu ve Marshmallow’un yeniliklerini şu yazıda anlattım.

Ancak bu sürümde uygulama izinlerini detaylı olarak düzenleme, sessize alma modunu “rahatsız edilmek istemiyorum” şeklinde yeniden tasarlama ve ekranın üst kısmındaki açılır menüyü değiştirme gibi yeni özellikler eklendiğini söyleyebiliriz (ülkemizde pek işe yaramamakla birlikte parmak izi sensörü desteği de buna dahil).

Ayrıca Android’e otomatik olarak uykuya alma modu da geldi. Nexus akıllı telefonlarda bunu destekleyen sensörler var. Telefonun uzun süre sarsılmadığını tespit eden sensörler cihazı otomatik olarak uykuya alıyor. Bu durum uygulamaların başlamasını yavaşlatıyor ama pil ömrünü uzatıyor. Böylece Powerbank ve şarj kablosu kullanmadan, yani piliniz bitmeden günü kurtarabiliyorsunuz.

İlgili yazı: Türkiye’de 4.5G internet şakası

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*